Ana Sayfa » sevgilinin geçmişini kurcalamak

sevgilinin geçmişini kurcalamak

İlişkilerde Partner Sayısı Önemli Mi?

İlişkilerde Partner Sayısı Önemli Mi?

İlgili yazının yayını bir süre önce canlı olarak şurada yapılmıştır.

Öncelikle kadınların ilişki sayısının yargılanmaması gerektiği unutulmamalıdır. Burada temel amaç erkeğin doğru kadını seçmesidir. Min. 15+ partneri olmuş kadının küçük görülmesi, kısıtlanması, hakaret edilmesi yerine o kadına uygun bir cinsel stratejiyle yaklaşılmalıdır. Örneğin uzun süreli ilişki veya evlilik yerine kısa süreli ilişki tercih edilebilir, önemli olan gelecekte sizi mutsuz edecek kadını baştan elemektir.

Neden Çok İlişki Yaşamış Kadınlar Kısa Süreli İlişki Tercih Edilmelidir?

Bu sorunun yanıtını bakirelik önemli mi-2 yazımdan kısaca özetleyeyim:

  1. 18+ sonrası bekaretini kaybeden kadınlara göre önce kaybedenler 2 kat daha fazla boşanma oranına sahiptir.
  2. 18 yaş civarında evlenen kadınlar %48’i 10 sene içinde boşanmaktadır.
  3. 20-24 arası evliliklerde boşanma ihtimali %60’dır ve ideal evlenme yaşı 25-29 arasıdır.
  4. Çok ilişki yaşamış kadınlarda mikrokremizim sonucu erkeğin spermlerinden kadına dna yerleşir ve maksimum %0.02 oranında kadının genetik yapısını değiştirir. Yani kadını maskülenleştirir. Maskülenleşen kadın daha fazla kısa süreli ilişki yaşar, çünkü maskülenleşmek bağımsızlığı doğurur.
  5. İstatistiklere göre 21-25 arasında 15’e kadar kadın-erkek cinselliğinde mutsuzluk oranları birbirine yakınken sonrasında kadınlardaki eğim hızla artar mutsuzluk %100’e yakınsar, erkeklerde ise eğim oldukça düşüktür.

Erkeklerde İlişki Sayısı Önemli Mi?

Erkeklerin bir kadına bağlanması vassopressin hormonuyla ilgilidir ve bu hormonun artışı o kadınla ne kadar zaman geçirildiğine bağlıdır, bu yüzden üstteki istatistiklerde bağlantılı olarak erkeklerin kısa süreli, tek gecelik ilişki yaşaması uzun süreli ilişki kalitesinden çok fazla götürmez. Yalnız zamanla kadına bağlanan erkeğin yansttığı hatalı projeksiyon, kadının da kendisinin aynı oranda sevgisinin arttığıdır. Yani ilişkinin ilerleyen süreçlerinde birçok erkek hipergami gerçeğini atlar, bu da kadının soğumasına neden olur. Birçok evlilik istatistiğinde kadının mutluluğunun daha yüksek bir eğimle azaldığını görüyoruz.

Kadının bağlanması oksitosion hormonuyla ilgilidir ve bu hormon o erkekle tanıştığı anda aktif olur, gerekli yeterlilikleri gören kadında bu hormon çok kısa sürede tepeye vurabilir, özellikle doğurganlık çağında maksimum düzeye ulaşan oksitosin sonrasında reseptörlerin azalmasıyla aynı miktarda doyurulamadığı için kadın “alfa dula” dönüşür. Yani bir alfa tarafından dul bırakılmış olur ve aynı miktarda bağlılığı başka bir erkeğe sağlayamaz. Böyle kadınlardan özellikle 30lu yaşlarda “artık aşk değil, arkadaş istiyorum”, “önemli olan saygı”, “önemli olan eşitlik” gibi cümleler duyarsınız, yine alttaki istatistikte 30-40 arası kadınların boşanma oranlarının ne kadar yüksek olduğunu görebilirsiniz.

Erkeğin Stratejisi Ne Olmalı?

Sizi arzuyla isteyen, entelektüel düzeyinizin yakın olduğu, az ilişki yaşamış güzel kadın stratejiniz olmalıdır. Tek kriter bakirelik veya çok güzel kadın olursa sonucunda aldatılabilirsiniz. Çünkü kadının kırmızı alarmlarını görmezden gelirsiniz.

Bunun örneklerini orta çağda Courtly Love kavramında görüyoruz. Kadın sadece orada bir yerde dursun, ben ona bakarak mutlu olayım düşüncesi hatalıdır. Geçmişte mümkündü ama günümüzde alfa döller yüzünden mümkün değildir. Yani o kadın arzu için gider başkasıyla cinsellik yaşar.

Kadının Stratejisi Ne Olmalı?

Genetik ve sağlayıcılık materyali birlikte sağlayan erkek seçilmelidir. Kadın her zaman nitel niteliklere bakar, erkekse niceldir. Üstte bahsettik cinsel stratejisi açısından çok kadın erkek için uygundur fakat çok partner kadın için uygun değildir. Bazı kadınlar çok dürtüsel olabiliyor ve böyle kadınlara yaklaşım kısa süreli, friends for benefits ya da tek gecelik modeli olmalıdır.

Emin olun kadın size inatla uzun süreli sinyalini de verse o ilişki sürmeyecektir.

Bakir Erkek=Bakire Kadın Eşit Mi?

Böyle olmadığını önceki yazımda açıklamıştım. Örneğin “bakir erkeğim” o yüzden “bakire kadın” istiyorum durumu kadının hiç umurunda değil, bunu istiyor gibi görünse de eşleşme sitelerindeki istatistikler bize tam tersini söylüyor. Yani kadınların %80ni erkeklerin %20sini istiyor. Kadınlar tuttuğunu koparan, tecrübeli, kendilerinden büyük, kötü çocuklara arzu duyuyorlar. En iyi ihtimal dinsel nedenlerle veya toplum mühendisliğiyle dürtüsel hislerini bastıran insanlar olabilir. Bu da onların seçimidir.

Bakire Kadınla Evlenmeyelim Mi?

Burada en büyük sıkıntı idealist-realist 2leminde takılmaktır. İdealist erkek “bakire” olsun diye düşünür. Realist erkekse “kaç erkekle yattığı önemli değil, önemli olan bugün” diye düşünür. Her 2 düşünce de yanlıştır.

Günümüz normalarında idealizm, reel şartlar sebebiyle maalesef çalışmıyor. Yani isteseniz de böyle bir kadını bulmanız, bulsanız da elde tutmanız oldukça zor olacaktır. Bu yüzden daha gerçekçi seçimler yapmak sizi ileride yıkımdan korur.

İdealist düşüncedeki erkek kadını ruh eşi yapmaya yatkındır. Çünkü tek kriteri “bakirelik” olmuştur. Kadın sorunlu olabilir, günümüz şartlarında “bakirelik” zor bulunduğu için kendine gereğinden fazla değer yükleyebilir, her şeye hakkı oluğuna inanabilir.

Diğer durum o kadını bakireyken alabilir ki bunun için 20 yaş civarında evlenmesi gerek, üstte istatistikleri vermiştim. 10 sene içinde %48 ihtimalle boşanacaksınız.

Bu erkek cinsel açıdan da deneyimsiz olacaktır ve muhtemelen kötü cinsel performansla (Türkiye’de erken boşalma oranı 3.5 dk civarı) oksitosion hormonunu salgılatamayabilir. O kadın global dünya, sosyal medya sebebiyle biraz da gözü dışarıdaysa bakirelikten kurtulduğu anda başka erkekleri denemek isteyebilir. Sonuçta stratejiniz boş bir kümeye dönüşür.

Her şey bir kenara o kadının vajinal yöntemlerle bir şey denememeyi “bakirelik” olarak benimsemiş olabilir, bu da farklı yöntemlerle cinsel deneyimi olduğu anlamına gelir ve bu şekilde de oksitosin hormonu salgılamış olur. Sonuçta size yine bağlı olmayacaktır. Yani bakire olması demek sizi garantiye almaz.

Geçmişte Neden Daha Kolay Bakire Kadın Bulunuyordu?

Bunun en önemli nedeni cinsel devrim öncesindeki aşırı baskıcı sistemlerdi. Kadınların romantik ilişki yaşama şansı pek yoktu, örneğin 1950lerde “alfa döller” dediğimiz erkekleri seçemiyordu. Hamile kalmaları veya cinsellik yaşamaları toplumdan dışlanmalarına neden oluyoruz. Bu yüzden kadınların genel eş seçim stratejisi “beta öder” oluyordu. Yani kadın hayatını kurtarmak için zengin erkekle evlenmeye çalışırdı.

Tıptaki gelişmeler ve doğum kontrol hapıyla birlikte yükselen feminizm sonuçta kadınların alfa döller seçimlerini körükledi. Aslında bunu Freud’un dürtü kuramıyla açıklamak mümkün. Yaşasaydı haklı çıktığını görecekti. 19 yy. kısıtlanan kadın haliyle aşırı dürtüsel davrandı, 1980’de boşanmalar en üst düzeye ulaştı ve feminen düzen dediğimiz bir yapıya geçtik.

Bunun sonuçlarını feminizm savunucularında da görüyoruz. Örneğin Sheryl Sandberg bir yazısında “Serseri kötü çocukları  dene, 30’dan sonra iyi babayı seç” demiştir. Bu sıklıkla bahsettiğimiz “alfa döller, beta öder” stratejisinin kadın tarafından onaylanmış halidir. Ne gariptir ki arzunun azaldığı bu stratejide kadınların 30+ yaşından sonra evlendiklerinde daha fazla boşandıklarını görüyoruz. Üstteki istatistiklere bakabilirsiniz. Kadın yaşla birlikte artan statüsünün kendi değerini belirlediğini sanıyor fakat erkeklerin önceliği doğurgan sinyallemeler yapan kadını seçmektir. Erkeklerin hangi yaşta olursa olsun 20li yaşlardaki kadınları tercih ettiğini görüyoruz[ref], bu da 35+ kadınların istediği erkeklere ulaşmamasına neden olur, ulaştığı erkekle de 40 yaşından sonra %40 ihtimalle boşanıyor. 35+ yaş üstündeki kadınların özellikle batıda her yaşta değerli olduğu söyleniyor ve bu kadınların boşanma oranı artan gerçek üstü erkek beklentileri yüzünden Asya’a göre daha yüksek. Tabiiki gerçekte erkeklerin beklentisinin statü öncelikli olmadığı da net olarak görülebilir.

Özetle uçlarda salınmamak doğru stratejiyle kadını çok yönlü değerlendirip seçim yapmak en doğrusu olacaktır. Sadece güzellik, bakirelik kriterleri gibi “önemli olan bugündür, kadının geçmişi önemsizdir” diye düşünmek sizi kötü bir ilişkiye sürükler. Sevgilinin geçmişini nasıl anlarız üstüne yazıyı da şuradan okuyabilirsiniz.

(Siteye destek olmak için üye olabilirsiniz. Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Sevgilinin Geçmişi Önemli Mi?

Sevgilinin Geçmişi Önemli Mi?

Erkeğin en büyük hatası ona satılan “geçmişte ne yaşadıysa yaşamıştır, seni ilgilendirmez” kadın suçlama mekanizmasını kabul etmektir. Diretirseniz cinsiyetçilikle suçlanırsınız.

Oysaki o kadının geçmişte neler yaşadığı size yaşatabileceklerinin bir göstergesidir. 5 ilişkişinin 4ü aldatmayla biten kadının size de yapacağı budur. Aşırı nevrotik kadın size de benzer şeyler yaşatır. Tek gecelik ilişkiler yaşayan kadının sizi aldatacağı, grup tecrübesi olan bir kadının benzer taleplerle size geleceği kaçınılmazdır.

Bir çalışmaya göre bu tip kişiler için de uygun olan %5’lik bir kesim olduğu belirtilmiş. Olabilir fakat normalarda bir bireyseniz, örneğin sadakat sizin için önemliyse o kişi siz değilsiniz. Önce bunu anlamalısınız.

İşte kötü ya da iyi kadından öte kendiniz için doğru kişiyi seçmek için yapmanız gereken “sevgilinin geçmişini” doğru öğrenmektir. Başta hormonlar tavandayken herkes iyidir ama bunun sürdürülebilir olmadığını unutmamak gerek. O kişi er ya da geç kendi “davranış paternine” dönecektir. (Daha fazlası için: Kadınlar hakkında az bilinenler)

Erkek-Kadıın Cinsel Eşitliği Boş Kümedir

Feminenleşen toplumla kadınların erkek-kadın cinselliğini aynı oranda değerlendirilmesi de bu boş eşitliğinin bir sonucudur. Kadınlar erkeğin cinsel stratejileri farklıdır. Erkeğin temel dürtüsü limitsiz cinselliğe ulaşmakken, kadının en iyiyi seçmek üstüne kuruludur. İnsanlar psiko-sosyal etkiler altında tabii ki tamamen dürtüsel davranmaz. Bakirelik önemli mi yazımda çok ilişki yaşayan kadınların erkeklere oranla daha mutsuz olduğunu ve boşanma oranlarının neden yüksek olduğunu tartışmıştık.

Geçmişin önemsizliğini söyleyen kadınlar aslında geçmişinin ne kadar önemli olduğunu içten içe bilir ve yaptığı birçok hatanın görmezden gelinmesini ister. Çünkü o özgürdür fakat “aydınlanma çağı” olan 30’dan sonra bu hataların hepsinin görünmez olmasını ister. Özgür seçimler yapmıştır fakat “kandırıldığını” ifade eder, o hatalı geçmişinden dolayı iyi erkekleri kafeslemesi engellenmemelidir. Geçmişin önemsizliğini savunan erkekler de benzer feminen düzenle bunu kabullendirilmiş bireylerdir.

Herkes hata yapar, yanlış kişileri seçebilir fakat bunu alışkanlık haline getirmiş, davranışı kanıksamış kişilerde bir problem aranmalıdır. Bu kişilik yatırımlarında bir problem olabileceğinin de göstergesidir. Çünkü insanlar psikanalitik düzlemde bazı sorunları çözmek için tekrara düşer. 10 senede doğru düzgün uzun süreli ilişkisi olmamış, 3-5 aylık ilişkilerde savrulmuş bir kadının sizinle mutlu olma ihtimali nedir mesela? 

Kadının geçmişini nasıl anlarız?

İşte bu en çok sorulan cevabı da basit olan bir soru. Kadının dürüst olmayacağı algısı mevcut ki kısmen doğru. Gözlemim şu ki 20lerin başındaki kadınlar bir şey gizlemeye gerek duymuyorken artan yaşla bu oran artıyor ve bir süreden sonra “geçmiş önemli değildir!” savunmasına dönüyor. Çoğu kadın size sadık, iyi biri olduğunu anlatan masallar satacaktır fakat konuştukta, bu kadınların kendini kandıran solipsist yapısını göreceksiniz.

Maddeler halinde gerçek olaylarla özetleyelelim:

Geçmişi pasif yöntemle araştırarak, aktif yöntemle yargılamadan konuşarak öğrenebilirsiniz. Yargılamadan konuştuğunuzda kadın rahatladıkça size her şeyi ifade edecektir ama bu yöntemin ancak ilişki başında işe yarayacağını unutmayın. Doğrudan sorular da sormamalısınız.

Geçmiş İlişkiler

Örneğin sevgilini aldattın mı diye sormanız size “evet ama…” veya “hayır ama…” şeklinde cümleler kurmasına neden olur. Bir kadınla konuşmamda bana şöyle demişti: “O esnada Ahmetle tanıştık ama sadece arkadaştık, sevgilimden ayrılıp bir gece Ahmetle sevgili oldum.” Buradaki anafikir: “Ahmet’i yedeğe aldım, zaten sevgilime arzu duymuyordum, diğer adama transit geçiş yaptım ama kendi içimi rahatlatmak ve etik-dürüst hissetmek için kulp buldum.”

Size anlattıkları da büyük bir gösterge. Örneğin eski sevgilim şöyle iğrençti, böyle hayvandı diye anlatan bir kadına: “kaç sene birlikteydiniz” sorusuna 2 sene diye cevap veriyorsa bir düşünün derim. O adam mı böyle biriydi, yoksa kızımız mı öyle hatırlamak istiyor? İstatistiklere göre evliliklerin %70’i kadın tarafından bitiriliyor ve çoğunluğu şöyle diyor :”Şiddet gösteriyordu, beni istismar ediyordu” %70inin hepsi mi böyle yapıyordu?

Kadın hafızası evrimsel olarak akılcılaştırmaya oldukça müsait. Geçmişi hissetmek istediği gibi değiştirebilir. Kadınlar önce hisseder, ardından bunu rasyonelleştirir.

Sosyal Medya

Günümüzde sosyal medyadan çok fazla bir şey saklanmıyor, mutlaka iz bırakıyorsunuz. İlk tanıştığınız dönemde öncelikle neler paylaştığını mutlaka araştırın. Devamlı vücudunu sergileyen, hikaye atmadan çişe gidemeyen, bol takipçili kadınlardan şüphelenmeniz gerekir. Stalk yapacaksanız başta yapın, sonda değil. İlişki bitince kadının ne yaptığı sizi ilgilendirmez ama başta bunu yapmanız bir daha hiç yapmanıza neden olmayacak şekilde ilişkiyi yönetmenizi sağlar.

Beğenilerle tatmin olmak, limbik sisteminin frontal loba göre daha aktif olduğuna işarettir, basit hazlarla kendini devamlı tatmin eden bir kadından fazla beklentiniz olmasın.

Kötü arkadaşlar da kızımıza eşlik ediyorsa iyice tehlikeli. Bir atasözümüz vardır: ”Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.”

Ailesi en önemli kriter

Sorunlu, kısa süreli ilişkiler içinde boğulan kadınların %90’nında ailevi problem mevcut. Ya babası şiddet uyguluyor ya anne-baba arasında aldatma geçmişi var, ya taciz durumu(yakın akraba da olabilir) var. Konuştuğum histerik kadınlardan birinde baba dolandırılmıştı ve o dönem depresyona girmiş, çocuklarını dövmeye başlamış, annesi terk etmeye çalışmış sonra vazgeçmiş. Kızımız büyüyünce uzun süreli çıktığı bir adamı kendini istismar eden, uç seviye cinsel fantezileri olan, döven birinden seçiyor. Tipik psikopat adamın histerik kadını kontrol etme durumu. Sonunda kız tabii ayrılmış, bu sefer roller değişmiş ve adam peşinden koşmaya başlamış. Kadın hasta bile olsa feminen gücünü keşfettikten sonra bunların yaşanması kaçınılmazdır, ben tanıştığımda çoktan grup tecrübesi bile vardı. Hatalı davranışlar hatalı davranışları doğrurur, bu davranışçı-psikolojinin temelidir, eğer koşullanmanızı cinselliğe göre ayarlarsanız karşınızdakinin kim olduğundan bağımsız devamlı benzer hazları kovalarsınız, hatırlayalım: “Mutluluk, mutsuzluğun tersi değildir!

Eğlence anlayışı önemlidir

Kız geceleri, devamlı gece yaşamı olan bir kadınla romantik uzun süreli bir ilişki beklemeyin bu kadınlar kısa süreli ilişki için daha uygundur. İstatistiklere göre de gece klüpte veya barda çalışan kadınlarda boşanma oranı diğer mesleklere göre en yüksek düzeydedir.

Bunu kadına sorarken de yine aktif yöntemle rahat bir ortamda, hatta biraz alkollüyken sormanızı tavsiye ederim. Yani öyle bir ortam olsunki sizden bir şey gizlemeye gerek duymasın. Hatta arada tek gecelik durumları bile ağzından kaçırabilir. O an zaten o kadınla stratejiniz belli olacaktır.

Heleki bir kadın “alkol” içince ne yaptığımı hatırlamıyorum derse sorumluluk almıyordur ve hep mağdurdur. Gece yaşamında böyle birçok kadın gördüm. Ayakta duramayacak kadar içen sonra ilk gördüğü adamın masasına oturup onunla birlikte olmak isteyen ertesi gün ne yaptım ben diye pişman olan kişilerle yaşayacağınız ilk kavganızda aldatılmaktır.

Tek gecelik ilişkileri olan ve “bunu savunan” kadınlar bu yüzden kötü aşıklardır. Muhtemel birçok defa bu eylemi gerçekleştirip normalleştirmeye çalışıyordur. Bir kadınla tanışmıtım, “tabii ki tek gecelik yapacağım, sonra ailemin yanına döndüğümde aylarca kimseyle sevişemiyorum, yalnız kalmayı sevmiyorum” demişti. Bu kadının en uzun ilişkisi 6 aydı.

Dr. Winnicott bu durumu “yalnız kalma kapasitesine sahip olmayanlarda görülen bir obsesyon” olarak açıklar. Çünkü yalnız kalmayı güçlü olmakla değil çaresiz, kimsesiz, tutsak olmuş kavramlarıyla birleştirmiştir. Özetle yalnız kalma kapasitesine sahip olmayan, bir dönem olsun kendini dinleyememiş insanlarla birlikte olmayın.

Size baştan aşırı hayran kadınlar tehlikelidir.

Daha ilk buluşmada ölen bayılan kadınlar erkeklerin hoşuna gider fakat bu sizi idealize ettiğini gösterir. Psikanlizde önemli bir kavram olan idealleştirme ilkel bir savunma mekanizmasıdır ve tehlikelidir. Genellikle histerik, borderline kadınlarda sıklıkla gözlemenen bu durumun karakteristik özelliği bir hatanızda sizi yerin dibine sokmalarıdır. Evet sizi beğenmiş olabilir ama emin olun ki uzun sürmeyecek.

Sorumluluk ve Para

Sorumluluk almayan kadınlar tehlikelidir. Ne olursa olsun hatalı sizseniz büyük problem var demektir. İlginçtir sizi seven kadın bırakın suç yüklemeyi kenindeki hataları da bulur, bunu yapamıyorsa muhtemelen sorunludur.

Para harcama eğilimlerine dikkat edin. Aşırı harcama yapan, kredi kartı borcu yüksek savurgan kadınlar gelecekte size bela olacaktır. Tabiiki bir erkek olarak sıklıkla ödemeleri siz yapacaksınız fakat size hiç yatırım yapmayan, hediye bile almayan, elini cebine hiç atmayan, ortak bir eylem sonrası ödemeyi teklif bile etmeyen kadına şüpheyle bakın derim. 

Tavırlar ve Göstergeleri

Kadınların geçmiş ilişkilerinden ötürü maskülenleştiğini önceden anlatmıştık. Bunun göstergeleri başta tavırlardır. Küfürlü konuşan, delikanlı modeli takılan rahat kadınların çoğunluğu tehlikelidir ama tabii güzel arkadaş olurlar fakat sevgili olmaya, uzun süreli takılmaya filan çalışmak ölümcül hatadır. Örneğin erojen bölgeleye yakın yerlerde veya büyük kas gruplarında(bacak veya sırt gibi) büyük, tehlikeli dövmeleri olan kadınlar tehlikelidir. Burada yapılan araştırmalara göre bu durum çeşitli sorunların dışa vurumu, hatta zihinsel bozuklukların göstergesi olarak değerlendirilebilir. Dövmenin maskülen bir gösterge olduğunu ve aşırı dövme sahibi kadınların “ben istediğimi yaparım” gibi düşünen feminenlikten uzak kişiler olduğunu unutmayın.

İlgili yazının podcastini dinlemek için tıklayın.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)