Ana Sayfa » sadakatsizlik

sadakatsizlik

Aldatan Kadın – Bölüm 3

Aldatan Kadın – Bölüm 3

Aldatan kadın serisinin 3. ve son bölümüne geldik. Önceki yazılarda kadınların aldatması üstüne çeşitli istatistik veriler vererek, amaçlarının ne olduğunu tartıştık. Bu yazıda aldatılmamak için ne yaparız, nasıl davranmalıyız onlara bakacağız. Okumayanlar için: 1. Bölüm ve 2. Bölüm.

İyi ilişkinin koşulları bellidir, sadakat ve güvenin öncelikle sağlanması gerekir ki evrimsel süreç açısından başkasının çocuğuna bakmayın. Ekşi Sözlükte 240+ favori alan yazımda ayrıntılı olarak anlatmıştım:

Sorunlu Kişilerde Kısa ve Uzun Süreli İlişki Stratejisi

Kişilik bozukluğu veya yaşam tarzı problemlerine sahip kadınlar uzun ilişki yatırımına uygun değildir. Bu sorunların ilki genetik, ikincisi ise sosyal çevreyle ilgilidir. İçlerinde uzun süreli ilişki de yaşadığım 1 tane lisanslı paranoid, 2 tane borderline, 1 tane bipolar kadın var ki kısa sürelileri saymıyorum. Hepsi de pişmanlıktı. Tabii ki 1-2’siyle ciddi problem yaşadıktan sonra deneyimlenerek kesin kararlar aldım ve sonrakilerle uzun süreli ilişkiye girmedim. Merak edenler için en kötüsü paranoid olandı diyebilirim. Bu kişilerin ebeveynlerinde de genelde sorunlu oluyor ve genetik aktarılıyor. (Bkz: Narsistler)

Bir diğer kutup sosyal çevre etkisiyle uç bir yaşam tarzı seçmiş, fazla cinsellik yaşayan kadınlardır. Bunlarla da uzun süreli ilişkiye girmeye çalışmak pişmanlıktan öteye gitmeyecektir çünkü bağlanma yetenekleri tamamen törpülenmiş durumdadır. Kadının temel amacı bir çok gene değil, “en iyi gene” ulaşmak olmalıdır, tersini yapanlar doğalarına aykırı yaşar (Oranları %4 civarı, tabii gece yaşamında  bir bar ortamında bu oran 10’a katlanır.)

Bu tip kadınlardan bile yarar sağlayabilirsiniz! Pragmatist açıdan size tecrübe kazandırırlar, hem kadınlara yaklaşmayı hem de sevişmeyi öğrenirsiniz. Aynı şekilde kolay cinselliğe ulaşmanız evrimsel açıdan genlerinizi aktarmanızı sağlar(1. bölümde anlattığım gibi donör olursunuz.). Onu döllemeyi başarırsanız etik olmasa da genetik yapınız aktarılmış olur, kendi türünüzün geleceği için iyidir. Bunu başaramayan onlarca türün zamanında dünya tarihinden silindiğini hatırlatırım. (Referans: Charles Darwin – Türlerin Kökeni)

Özetle bu kategorideki kadınlar evrimsel ve pragmatist stratejiniz için uygunken duygusal stratejiniz için uygun değildir. Emin olun ki siz romantik bile yaklaşsanz o size öyle yaklaşmayacaktır.

Uygun İlişki Stratejisi

Bir ilişkide stabilite önemlidir. Devamlı ayrılma-barışma-küsme döngüsü yani bir savaş varsa zamanınızı boşa harcarsınız ki üstteki kadınlar bunu %100 sağlar. Kavga ettiğinizde veya küstüğünüzde karşı tarafın size sadık kalıp kalmayacağınızdan emin olamadığınız ilişkiyi kesinlikle sürdürmeyin derim ki bu kişiler kısa süreli olarak değerlendirilmelidir.

İyi bir ilişki zahmetsizdir, sorunlar olabilir ama çözülür ve her şey yine yoluna girer. Karşınızda üstte tanımlanan gibi biri varsa olabildiği kadar çabuk şekilde “evrimsel” ve “pragmatist” temelde düşünerek hayatınızdan atmanızı gerekir. Yapamazsanız kaybeden siz olursunuz. Zordur çünkü toksik karakterler bağımlılık yaratır, hele ki kurtarıcı rolündeki erkeğin ilgisini çeker. Bu kişiler doğal manipülasyon ustasıdır ve bunu fark etmeden üstünüzde uygularlar. Sizin göreviniz ise bu döngüden çıkıp, rasyonel düşünerek “kendi yararınız” için hareket etmek olmalıdır. (Çeşitli manipülasyon tekniklerine örnekler: gaslighting, lovebombing  vs.)

Bu kadınlarla kısa süreli eğlenmelik kategorisinde birlikte olursanız “pragmatik” açıdan stabil bir ruh haline sahip olursunuz. Zamanınız size kalır, daha verimli çalışarak başarılı bir insana dönüşürsünüz. “Evrimsel” olarak ise daha iyi bir eşle çiftleşme şansını ve daha sağlıklı bireyleri dünyaya getirme ihtimalinizi arttırırsınız. Gereğinden fazla zaman geçirirseniz anı oluşturursunuz. Size şahıslar değil, anılar acı çektirir. Acıdan kaçmanın tek yolu doğru anıları yaratmaktır.

Bir örnek;

İlişkilerime genellikle romantik yaklaşsam da realist bir tavır içine çabuk girerim.

Bu kadınlardan birini hayatımdam attıktan sonra o erkek benim, şu Tinder senin takıldığını öğrendim. Bir sitede de tesadüf: “Tinder’da erkeklerle yatmadan yapamıyorum, bazen çok tehlikeli oluyor ama vazgeçemiyorum.” gibi bir itirafta bulunmuştu. Öyle ki aldatılmaktan, terk etme kararımla kurtulmuştum. Aklımda ki “yanlış mı yaptım? Sinyalleri yanlış mı değerlendirdim” düşünceleri aniden silindi. 

Düşünsenize böyle bir kadınla sağlıklı bir ilişki ihtimali nedir? 1 sene geçmeden aldatılırsınız, belki de bir başkasının çocuğuna bakarsınız. Ben de izleri takip etmesem farkındalık kazanamayacak ve erkeklerin çoğunluğu gibi “romantik” gözlerle o kadına bakacaktım ama pragmatik yaklaştığınızda aslında karşı tarafın gayet kötü niyetli, tutarsız biri olduğunu ve size uygun olmadığını görüyorsunuz. Böyle zamanlarda güvendiğim için değmeyecek biri için boşa geçen birkaç aylık ilişki süresine bile üzülüyorum. Tabii daha beteri var ya 1 sene harcasaydım? İşte temel düşünceniz bu olmalıdır. Borsada bunun bir adı var: “batık yatırım.”

Bir yatırım tavsiyesi olarak üreme stratejinize uygun olmayan kişileri yolun başında hayatınızdan atın derim. Atamadığınız her gün, o bataklığa daha da çekilir ve sonunda da aldatılırsınız, bir de oluşturduğunuz anılar yüzünden uzun bir zaman kaybedersiniz ki buna ayrılık acısı diyoruz. Bu döngüden çıkarsanız 2-3 aya normal halinize dönersiniz. Aksi halde bu stresli dönem iq’nuz başta olmak üzere sizi kötü etkiler. (Bkz: Kadınlar çıkarcı, erkekler fırsatçıdır.)

Bilimsel Araştırmalara Örnekler

Çalışmalara öre ki aşırı stres altındaki bireylerde zeka da etkilenmektedir. Bir ilişki için gereğinden fazla çaba harcıyorsunuz ortada doğal olmayan bir durum vardır ve size zarar verir. (Referans-1)

Bir diğer çalışmaya göre  “Artan Stres seviyesi frontal lobdaki alfa sinyalinin gücünü azaltımaktadır. Stres toleransının artması tek lob kullanımına yani frontal lob da asimetriye sebep olmaktadır. Kısaca mantıklı karar vermeniz stres toleransı geliştirememeniz durumunda azalır ve kognitif yetenklerinizde düşme görülür.” Gora filmindeki çipli insanlar gibi dolaşırsınız. (Referans-2)

Şekil: Çipli Erkek

Chamfort`un sözüyle devam edelim:

“Bir kadın ve bir erkek birbirlerine karşı şiddetli bir tutku duyduklarında, bu ister bir koca ister bir ana baba veya başka bir şey olsun, mutlaka birbirini seven bu 2 insanı ayıracak engeller de çıkacaktır, ama onlar tabiat ve tanrısal yasa sayersinde birbirlerine aittir. İnsanların yasaları ve itibar ettikeri sair şeyler ne söylerse söylesin.”

Chamfort’un dediği gibi doğru kişiler eşleşirse(evrimsel ve pragmatist açıdan) ilişkiler her ne olursa olsun, önlerine kim çıkarsa çıksın, yürür. 

Sonuçta;

Mesele güçlü olmanız yanında size uygun eşi seçmekten geçer. Bu yazı dizisinde üstünde durmadık ama erkeklerin sadakatsızlığı daha fazladır. Çünkü erkeğin evrimsel yapılanması, kendisine avantaj getirecek formatta olabildiği kadar dişiyi döllemektir. Oysaki kadın güçlü bir gen arayışı içindedir. Aldatma sebebi güçlü bir bebeği dünyaya getirmektir.

Şöyle de diyebiliriz: Ne olursa olsun bir insanı değiştirmeye çalışmanız anlamsızdır. En iyi ihtimalle o ilişkiye uyum sağlarsınız. Siz sadakatsızsanız eşiniz de sadakatsız olur, yani sadakatsızlığa uyum sağlarsınız. Size uyar mı bilmem ama benim gen stratejime uygun değil.

Bir çok kişisel deneyim, okuduklarım, bana danışanlardan öğrendim şu ki; alfa-güçlü-harika vs. bir erkek olmanız size bir çok kadınla yatma avantajı sağlsa da düzgün bir ilişkiyi garanti etmez. Kısa vadeli bir avantajdır.

Eğer kadın ilişki yaşamaya uygun değilse, üstte bahsedilen koşulları taşımıyorsa huzurlu olamazsınız. Duygularınızı dinleyebilirsiniz, zorlayabilirsiniz, o da size aşık olabilir ama sonuç değişmeyecektir. Psikanalitik bakış açısında, insanların kişilikleri çocuklukta oluşur ve ileriki yaşlarda ancak bunların uzantıları değiştirilebilir. Siz kişilik bozukluğu olan ya da belli bir yaşam tarzına sahip uç bir kadını seçerseniz, başta size uyum sağlar, hatta onardığınızı sanırsınız ama zamanla eski formuna döndüğünü görürsünüz ve aldatılırsınız.

Benzer şekilde doğru bir eşleşme olursa, kadın daha güçlü birini bulduğu için onunla birlikte olmaz, hipergami dürtüsünü kontrol eder. Çünkü sizinle sağladığı toplam yarar, yeni birinden çok daha büyüktür. Aldatılanlar bunu başaramayanlar, kendi stratejisine uygun davranmayanlardır. 

Kısaca sadece güçlü olmak yetmez, aynı zamanda doğru kişiyi seçmek, olmayanla da en fazla kısa süreli ilişki yaşamak gerekir. Böylece daha verimli, eğlenen, güzel anılar biriktirmiş, tecrübeli sağlıklı biri olursunuz.

3. Bölüm Sonu

(1. Bölüm için tıklayın. Aldatan Kadın – Bölüm 1)

(2. Bölüm için tıklayın. Aldatan Kadın – Bölüm 2)

Aldatan Kadın – Bölüm 2

Aldatan Kadın – Bölüm 2

Aldatan kadın serisinin önceki bölümünde kadınların neden aldattığına girimiştik. Okumayanlar için: 1. Bölüm

Türkiye’de olmaz denen birçok şeyi yaşadım ama diğer kutupta bir çok erkek de güçlü olmanın ne demek olduğunu bilmiyor ve olaylara duygusal yaklaşıyor. Bu kadınların da kocaları/sevgilileri şüphelenmiştir ama sonrasında dokunduramamıştır. Tipik bir savunma mekanizması olarak “benim karım yapmaz” demiştir. Kadının tepkilerini doğru kontrol edememiş, aldatılmadığını sanmıştır, daha kötüsü görmezden gelmiştir.

Bir ilişkide erkeğe daha fazla yük düşer. Kadının her hareketini kontrol etmek zorunda değilsiniz ama kendinizi devamlı geliştirmek ve temel ilişki durumunu kontrol etmek zorundasınız. Örneğin seks sıklığı, hatta bu seksin reglin hangi periyodunda gerçekleştiği önemli.

Bazı Sadakatsızlık Verileri

“Erkek ve kadınların sadakatsızlığıyla ilgili istatistiksel bir çalışma yapılmış ve ilginç sonuçlar ortaya çıkmış. Erkeklerin seks fantezilerinin partnerlerini aldatmalarıyla ilgili olmadığı görülmüş. Yani sadık erkeklerin %54 başka bir kadını hayal ederken, sadık olmayan erkeklerin %55’i başka bir kadını hayal ediyor. Oranlar birbirine çok yakın. Kadınlarda durum daha enteresan. Sadık kadınların %30’u başka bir erkeğe odaklanırken, sadık olmayan kadınlarda bu oran %53’e çıkıyor. Bu nedenselliğini açıklayamasa da sadakatsızlığın kadınlarda oranı arttırdığı üstüne net bir kanıttır (David Buss – The Evolution Of Desire)”. Şöyle de yorumlayabiliriz: Erkek sadık olsun ya da olmasın ekstra kadın hayalini kurar, bunun da temel sebebi nörolojik açıdan testosteron hormonu, evrimsel açıdansa genlerini yayma isteğidir ama kadınlar sadece sadakatsızca aldatma meyilli olur ki bu durum bize hipergamiyi kanıtlar. Yani daha iyi bir aday yoksa kadın aldatmaz. Demek ki biz de erkek olarak önlemimizi buna gore almalıyız.

Şunu unutmayın: bir erkek sevmese bile o kadını elinde tutmak isterken, bir kadın sevmediğinde hiç bir şekilde “etik” sebep beslemez. Kadının duyguları her zaman kendi “iyiliğine” bağımlıdır. Duygusal olarak kötü hissediyorsa, size tutku duymuyorsa aldatılırsınız. Özür dilerse de minnetten diler veya sizden hala bir alacağı vardır. Şöyle diyebiliriz:

“Kadınlar, sizden ancak bir şey bekliyorsa iyi kalpli alacaklılardır.”

Kısa Bir Hikaye

Geçmişte tanıştığım bir kadın vardı. Sevgilisinden ayrılmıştı fakat kızın geçmişte unutamadığı bir sevgilisi de var, hep onu sayıklıyor, hatta bu adamdan kurtulmak için gidip 21 gün Tibette özel bir yoga programına katılmış. Hatta öyle bir travma ki eşcinsel eğilim geliştirmiş, bana şöyle anlattı:

“Neden bilmiyorum, kız çok güzel göründü gözüme öpüştük, sonra da seviştik.”

Neyse… Son sevgilisi kadına geri dönmek istiyor, kadın olmaz diyor haliyle. Baya kavga ediyorlar, kadın yolda bu adam beni rahatsız ediyor diye bir de şikayet ediyor. (Bkz: utandırma taktikleri) Karakolluk oluyorlar. Düşün ki kadın bu kadar istemiyor adamı. Kısa süre sonra tekrardan konışuyorlar, adam iyice saplantı geliştirmiş ve kıza ev tutuyor. Sizce kız ne yapıyor? Kabul ediyor! Bana söylediği şuydu: “Ne yapayım daha iyi bir aday yok, param da yok, en azından iyi yaşarım.” Bu hikayede tutku adına bir şey var mı sizce?

Ayrılma ve Geri Dönüşler Üstüne

Erkek en fazla sekse ulaşamadığı için kötü niyetlidir ama maddi bir menfaat gütmez. Kadının ise romantik amaçlarla dönme ihtimali erkeğe göre çok çok düşüktür. “Kadın çıkarcı, erkek fırsatçıdır” yazısında bahsettiğim gibi sizden fayda sağlamak için örneğin sadece zenginsiniz diye veya yakışıklısınız diye size geri dönebilirler çünkü bu, onların iyiliği içindir. İlk durumda çocuğuna ve kendisine iyi şartlar sağlamış, ikinci durumda ise ona iyi genler vermiş olursunuz. Aranızda ne geçerse geçsin kadının menfaati olduğu sürece gururunu ve söylediklerini yok sayacaktır.

“Kocamı arzulamıyorum veya ıslanmıyorum” diyen bir kadın olduğunda “arzunun ne kadar değerli ve zor bulunur” olduğunu görebiliyorsunuz. “Kocamla ıslanmıyorum” demek; o evlilik/ilişki çoktan bitmiş olduğunu gösterir. O andan itibaren en sevimli senaryoda karınızı bir başkasıyla paylaşıyorsunuz… Tanıştığım evli bir kadından şunu duymuşluğum var: “Seninle yaşama şansım olsaydı, kocamdan hemen ayrılırdım.” Bunu aklınız alıyor mu? Kocasıyla beraber olmasının tek nedeni, kadına yuva vermesi, kadının çalışmak zorunda kalmaması. Aptal bir erkek burada kendini özel sanar, oysaki sadece o kadının yaşam şartlarından memnun değil. Siz olmasanız, benzer bir başkasına bunları söyleyecektir.

Tabii ki bütün kadınlar böyle değil ama siz yine de farkında olun! Yine bir kadının size sadece tutku duyarken güvenebileceğinizi iyi kavrayın. Çünkü geçmişte yaptıklarınızın hiçbir faydası olmayacaktır.

Bundan kurtulmak için ne yapmak lazım?

Unutmayın ki kadın bunu tek yapmıyor! Bir erkekle yapıyor, peki siz hangi erkeksiniz? Önceden üçgen anolojisinden bahsetmiştim, bunu biraz daha açıklayalım, alttaki şekilde gördüğünüz gibi 3 farklı köşede taraflar var ve kadın-aldattığı eşi mesafesi en uzunken, kadın-sevgilisi mesafesi oldukça kısa; hipotenüs ise 2 erkek arasındaki uzunluktan ibaret. Burada yakınlık arttıkça ilişki seviyesinin arttığını görüyorsunuz. Bu bağlantı ancak kadın bir tarafı tercih ederse doğruya dönüşüyor.

Şekil: Üçgen anolojisi

“Robin Baker” kitabında mali durumu iyi olan ailelerin tek çocuğu varsa çok daha başarılı olduğundan bahseder. Bu başarıdaki en büyük sebebin çocuğun kendini geliştirmesi şansının yüksek olması ve zengin olmasıdır. Daha fazla kaynağa ve eğitime sahip olan genç yüksek özgüven geliştirir.

Haliyle böyle bir erkek daha fazla kadına ulaşabilir, daha fazla kadını tanır ve kazık yemez. İlişki potansiyeli taşımayacak, seni kötü duruma düşürecek rezalet kadınları ayırt etmeyi öğrenir, baştan elemiş olursun. Tabii ki daha fazla tercih edilir ve birlikte olduğu kadın da bu sebeplerden dolayı sana bağlı olur. Kısacası alfa erkek, otomatik olarak kendi çocuklarına sahip olduğu gibi, uydu erkeklere de donör sağlar, yani spermlerini sadece karısı değil başka kadınlarla taşımış olur ve evrim ilerler. Kısacası kaliteli erkekler kendi çocuklarına sahip olmasalar bile birçok çocuğun da babası olurlar.

Bu bölümü bitirmeden önce içinizi rahalatayım. Sadakatsız kadınların oranı başka bir erkeği %54 oranında düşünebilir ama erkeklerin ortalama %10’u başkasının çocuğuna babalık yapar.

Bazen erkekler bana ayrıldıkları sevgilileri üstüne mesaj atıp, “beni aldatmış mıdır?” gibi senaryolar soruyor. Onlara bu yazıyı okumalarını öneriyorum. Genetiğinizi soru işareti duymadığınız bir kadınla birlikte hala olarak aktarabilirsiniz.

Kısaca;

  • Baştan sorunlu kadınları elemekten,
  • Kaliteli bir erkek olmaktan,
  • Arkanıza bakmamaktan ve geçmişe takılmamaktan geçer. Geçmişe takılıp kalmanın hem bugünüze hem yarınınıza nasıl zarar verdiği üstüne yakında bir podcast olacak (Ekşi Şeyler’de yayınlanan uzun makalesini şuradan okuyabilirsiniz: ” Geçmişe takılıp kalmak kötüdür“.)

Cevaplardansa doğru soruyu sormanız daha önemli. Düşük aldatılma ihtimaliniz içinde kısa çöpü kim çekecek? Siz mi? O mu?


2.Bölümün Sonu

3. Bölüm için tıklayın: Aldatan Kadın Bölüm-3


(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)


Twitter

Aldatan Kadın – Bölüm 1

Aldatan Kadın – Bölüm 1

Aldatan kadın bir yazı dizisi olarak tasarlandı. Ekşi-Sözlükte oldukça dikkat çekmesi, olumlu mesajlar ve ilgi üstüne çok daha ayrıntılı olarak kendi deneyimlerimi de aktararak yazmaya karar verdim. Öncelikli olarak yazımda “bütün kadınlardan” bahsetmediğimi, istatistiksel olarak %10-30 arası değişen “sadakatsız kadınları” anlattığımın üstüne çizmek isterim.

Anılar

Fazla serseri olduğum, etik kaygılarımın minimum olduğu bir dönemde böyle bir kaç kadınla fark etmeden birlikte oldum. İtiraf ediyorum sadece birini biliyordum ama bir çok kadın gibi kocasını suçlardı. Ayrılmak istiyordu ve tutku duymuyordu. Tanıştığım başka bir evli bir kadınla barda sadece 2 saat konuşmama rağmen bana yaklaşmıştı. İnanlmaz birşey. 2 saat yahu! Bir şey yaşanmadım ama kadın wc’e gidelim modundaydı. Düşünsenize evli bir kadın sizinle barda her şeyi yapmayı hazır. Penetrasyon olmasa da aldatmış oluyor. Pek gurur duymasam da bunları anlatıyorum ki bir kadın gözünüze bakarken sizi aldatmasın. Hiç bir kadını masum olarak kodlamayın. İşaretleri görün. Çünkü ben bu olayın her 2 tarafında da bulundum. Böyle olunca artık kadınların nasıl paternler izleyebileceğini biliyorum.

20’li yaşların başında üçgende zayıf köşeye düşsem de; 30 civarıyla öğrendikçe hep güçlü tarafta oldum. İlişki potansiyeli görmediğim kadını ise hayatımdan direkt attım. Çünkü kadın mı yoktu?

 

Evrimsel ve Psikolojik Süreç

Tecrübem ve etik kısmı bir yana; evrimsel kısmından bahsetmek istiyorum. Bir kadın neden kocasına arzu duymuyorken bana duydu? Olayı kişiselleştirmeyeyim ve şöyle diyelim: “başka bir erkeğe neden duydu?” Şunu anlayabilirim: bazen istemeden alakasız birine çekilebilirsiniz ki erkekler bu konuda hormonları sebebiyle çok daha keskindir ama kadınlarda da olur. Mesele bu dürtüyü, bilinçaltı süreci kontrol etmektir. Çünkü bu his geçicidir.

Erkek genelde kontrolde daha çok zorlanır ama kadın ne zaman kontrol edemiyor ya da etmek istemiyor? İşte bu sorulması gereken soru. Birlikte olduğum kadınlarda; hepsinin söylediği tek bir şey vardı: “bunu yapmayı asla düşünmezdim ama zamanla o çok değişti!” Kısacası siz maddi-manevi güçten düşerseniz, kadın sizden soğumaya başlayacaktır. Buna kadınların çıkarcı davranışı diyoruz.

Bir kadın şimdiki zamanda değerinizi düşük görüyorsa aldatılırsınız. Geçmişte yaptığınız hatalar ya da manevi olarak değerinizin düşmesi yeterlidir. Maddi durumunuz yeterliyse fakat arzu oluşmadıysa kadın maddiyat için sizi kullanır ve gider arzu duyduğu daha iyi genlere sahip adamdan çocuk yapar ve başkasının çocuğuna babalık bakarsınız. Memelilere baktığımızda bile sürüye yeni gelen erkeğin -eğer değeri yüksekse- o dişinin ilgisini çektiğini görüyoruz. Primatlar bu konuda evrimleşmiş ve kadını koklamayı öğrenmişlerdir. Oral ilişki esnasında kadının kokusundan cinsel ilişkiye girip girmediğini anlayabilirler.

Bu durumu evrimsel-biyolog olaran “Dr. Robin Baker – Sperm Savaşları” ve Evrimsel – Psikolog “Dr. David Buss – The Evolution of Desire” ve kırmızı hapın en önemli temsilcisi “Rollo Tomassi – The Rational Male” kitaplarında kadının aldatma ihtimali olan periyodu benzer şekilde anlatır.

 

Kadında yumurtlama dönemi

Kadının regli 2 dönemdir. İlk 14 günü yumurtlama, son 14 günü ise bu sürecin sönmesidir. Kadın 2 dönemde de arzu hisseder ama kanama bittikten sonraki 5-7 günde bu isteği evrimsel sebeplerle “çocuk” için gerçekleştiği için çok daha tutkulu olur. Bu döneme “fertilized”, yani yumurtlama dönemi denir. Kadın bile spesifik olarak hangi günde yumurtlayacağını bilmez; dölleme olsa bile sperm yumurtayı ıskalayabilir. Çocuk istemeyen kadın ise bilinçaltında bu günü bilinçsizce saptırarak (örneğin ıslanmayarak) geçiştirebilir.

“Robin Baker” kitabında bir çiftin çocuk yapma hikayesini ve başarısızlığını anlatır. Hikayede aldatan kadın bir şekilde bütün yumurtlama günlerinin 5 gün öncesinde veya 3 gün sonrasında cinsellik yaşayarak; hamile kalmamayı başarır ama bunu bilinçsiz yapar. Yumurtlama sonrası dönemde de kocasını daha çok tercih eder.

İlk 14 günde kocasıyla cinselliğinin sıklığı azalırken, son 14 günde artmaktadır. İlk 14 günlük periyotta kendi kız grubuyla gece dışarı çıkan kadın çok eski bir sevgilisini görerek tekrardan ona arzu duyar, hatta öyle ki sonraki yumurtlama döneminde istemsizce bir otel odasında içine boşalmasına izin verir. İşin garip tarafı ıslanmayan hatta orgazm olmayan bu kadın o buluşma başında sırılsıklamdır ve orgazm olur. İşte bu pazarlık edilemeyen “gerçek arzudur.”

Bunu ben de yaşadım, uzun seneler anlamlandıramadım. Kadın(başkasıyla ilişkide olmasa bile) öncesinde arzu duyduğu adama çoktan hazırdır. Oysa ki erkek ilk birliktelikte o kadar büyük bir arzu duymayabilir. Kadınsa ilk gece gerçekten istediği bir adamla birlikte ağlayarak orgazm olabilir. Ağlayarak mı? Hemen bakalım:

 

Kadınlar neden her zaman orgazm olmaz?

Aldatan kadın olmakla pek ilgisi yoktur. İstatistiklere göre orgazm ön sevişmede %35, sonrasında %15, ilişki esnasında ise %10’dur. Hepsini toplarsak %60 eder. Kadınların orgazmı bir savunma mekanizması da olabilir. Rüyada, mastürbasyon veya ön sevişmede yaşanan orgazm kadının döl tutmasını engelleyicidir, çünkü şiddetli kasılmadan dolan adet kanı, yaşlı spermi dışarı atar ve enfeksiyonlara karşı savunmaya geçer. Buna “servikal filtrenin” güçlenmesi denir.

Bunun yanısıra ilişki esnasındaki orgazm rahim vakum gibi çalışarak daha fazla spermi emebilir. Yani serviks açılarak sperm havuzundan daha fazlasını alabilir. Bu oran orgazm sonrası erkek hemen boşalırsa %50-90 arası, olmadığında ise %50 civarı olur. (Ref: Robert Baker – Sperm Wars)

Sadakatsızlık döneminde kadınların orgazm sıklığı %33’e kadar çıkarken, eşinde ise %22 civarında kalır. Düzenli ilişkide olan kadınlar da %22’e düştüğü biliniyor. Benzer şekilde sadık eşler %55’e kadar sevgilinin spermlerini tutarken, sadakatsızlık döneminde %38’e düşer, sevgilisiyle ise %68 olur. (Ref: Robert Baker – Sperm Wars). Yani aldatan kadın çocuk yapma arzusuyla aldatır ve hamile kalma oranı yüksektir. Eğer eşinden çocuk yapmak istemiyorsa, ön sevişmede boşalmayı, önceki gece rüyada orgazm olmayı ve mastürbasyonu tercih eder ve servikal filtresini güçlendirir. Kadınların ön sevişmeyi, erkeklerin normal penetrasyonu tercih etme sebebi de budur. Kadın aldatma durumu olmasa bile önceden orgazm olarak evrimsel açıdan hamile kalmayı servikal filtresini güçlendirerek engellemek istiyor olabilir. (Bu süreç bilinçli değildir.)

Eğer sevgilinizin/eşinizin mastürbasyon sıklığı arttıysa muhtemelen sizi aldatmaya hazırlanıyor diyebiliriz. Bununla birlikle mastürbasyon yapmayan ve servikal filtresi güçlü olmayan kadın (üstte de bahsttiğimiz gibi) orgazm olmak zorunda değildir veya sizi aldatıyor/şehvet duymuyor anlamına gelmez. Şunu diyebiliriz ki sadece sadakatsız kadınlarda bu süreçler önemlidir. Kadınların orgazm numarası yapma sebebi bile evrimsel bir süreçtir. O an orgazm olmadığı için hamile kalma riskini azaltarak korunurlar. Spermleriniz emilmez.

 

Bilimsellikten çıkıp konuya dönelim

Rollo Tomassi’nin güzel bir bir lafı var: “bir kadın sizi istiyorsa şehirleri aşar, gerekirse bacadan girer, dolaba saklanır ama yine sizinle sevişir”. Burada tarif edilen şey tam olarak “alfa erkeğe” duyulan arzudur. Son 14 gün cinsellik yaşadığı kişi ise maalesef betadır. Kısacası üstteki hikayede kadın kocasını betaize etmiş durumdadır. Tabiiki de her 2 dönemde de aynı kişiye arzu duyuyorsa problem olmadığını söyleyebiliriz.

Bahsedilen hikayelerde kadın çocuk yapması gereken kişiyi “kocası” değil de serseri, bağımsız, 30+ rağmen hala evlenmemiş, piç ve başarılı “eski sevgilisi” olarak belirliyor ve tam yumurtlama yapacağı gün o adamla birlikte oluyor. Aslında o gün yumurtlayacağını o da bilmiyor fakat “iç güdüsel” olarak arzu duyuyor, hatta o an orgazm olarak sperm alımını kolaylaştırıyor. Sonuçta o çocuğun babası sevgilisi ve kocası kendine ait olmayan bir çocuğa bakacak. Peki kadın nasıl vicdanını rahatlatabiliyor? Önceki yazımda açıkladığım bir kavram olan solipsist yapısıyla… Bu davranışı “çocuğunun rahat yaşamı için” ve kendi huzuru için olmamış gibi davranarak yok sayıyor. Hatta kendi bile kocasından olduğuna inanıyor.

 

Özet olarak;

Bunlar şaka değil. Anlattıklarımla ilgili istatistiksel çalışmalar var. Dünyadaki erkekler %9 ila %30 oranında kendi çocuklarının sahibi değil. (Referans-1).  25 erkekten 1’i aslında kendi çocuğuna bakmıyor. (Referans-2)

Buna hadım edilmek denir. Sizin genleriniz aktarılmıyor ama evrim açısından kadının seçtiği güçlü “gen” kendini aktarmış oluyor.

Yaşadığım olaylar da gariptir ama bunları doğruluyordu… Benimle olan evli kadın o dönem ne istiyordu tahmin edin? Evet çocuk. Bu kadın kocasıyla bile birlikte olmayı istemiyorken; benimle yaptıklarını hayal bile edemezsiniz. Çok azgın olduğunda devamlı içime boşal diyordu. Sizce bunu neden diyordu? Çünkü o dönem yumurtlama periyodundaydı ve çocuk istiyordu. Belki bir çocuğum olacaktı ve o çocuk başkasına, bir beta sağlayıcıya baba diyecekti. Bu dramdır.

Kadın teknik olarak burada 2mizi de kullanmış oldu. Düşünsenize oğlunuz var sanıyorsunuz fakat o size ait değil ölüm anında sadece onu görmek istiyor fakat kendi oğlunuz olmadığını öğreniyorsunuz bundan daha büyük bir hayal kırıklığı veya boşa yaşanmış bir hayat olabilir mi? Peki ya çocuk açısından? Duygusal durum bir yana fark etmediğiniz bir diğer gerçekse suyunuzun yok olduğudur genetik yapınız aktarılamamıştı. İşte esas buna ne pahasına olursa olsun izin vermemelisiniz!


1. Bölümün Sonu

(2. Bölüm için tıklayın: Aldatan Kadın – Bölüm 2)

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

 



Twitter