Ana Sayfa » mutsuzluk

mutsuzluk

Depresyondan Şak Diye Kurtulmak Mümkün Mü?

Depresyondan Şak Diye Kurtulmak Mümkün Mü?

İlgili podcasti şurada yapmıştık. Çoğu insan dönem dönem depresyona girer ve bununla mücadele eder. Tipik bir hata olarak mutsuzluğu da mutluluğun tersi olarak düşünerek mutlu olursa depresyonunun geçeceğini düşünür. Oysaki mutluluk, mutsuzluğun tersi değildir.

Bunu şöyle ispatlayabiliriz:

Örneğin en mutlu olduğunuz anı düşünün, hediye almak, terfi almak, aşık olduğunuz kadının size teklif etmesi? Hepsi aniden sizi mutlu eder ve yavaş yavaş söner, maksimum 1-2 gün bu his devam edecektir. Bir de sizi negatif hissettiren duyguları düşünün, hemen geçer mi? Ayrılık, terk edilme, bir sevdiğiniz ölümü? Bu hisler 1 günde geçmez, hatta ilk gün şok etkisiyle ne olduğunu anlamaz. 2. Ve 3. Gün daha çok acı çekersiniz. Örneğin depresyon tanıları 2 haftada verilir. İntihar süreci uzun depresyon sonunda ortaya çıkar. Negatif hisler, pozitiflere oranla çok daha bulaşıdır.

“Mutluluk sahip olmayla ve alışmayla; mutsuzlukta sahip olduğunu kaybetmeyle ilişkilidir.”

Kaybettiğiniz bir şeyi tekrardan bulduğunuzu veya  ayrılan sevgilinizin geri döndüğünde büyük sevinç yaşarsınız ama yine sahip olma yanılgısıyla kısa sürede bu hissi normalleştirirsiniz. O şeyi yine kaybettiğinizde yine yoğun negatif duygular içine girersiniz. Fark ettiyseniz mutlu olmak belki 1 birimken, negatif hissetmek -10 birimdir. Bu yüzden sırayla Epikür ve Stoa felsefesi gelişmiştir. Epikürcüler elinizde olanla mutlu olmayı çalışın derken, Stoacılar kontrol edemedikleriniz için üzülmeyin demiştir.

Demek ki negatif hislerden kurtulmanın basit, hızlı hap versiyonları yoktur. Bunu oboziteye benzetebiliriz. Obez insanlar yıllarca yanlış beslenmiştir, kas ve sinir sistemleri buna uygun gelişmiştir, kardiyovasküler sistemleri rezalet hale gelmiştir fakat mucizevi bir hapla zayıflamaya çalışırlar. Bunun örneğini 2000lerin başında gördük, çoğu kişi bu haplarla bağımlı oldu, rahatsızlandı ve hepsi aniden toplatıldı. Hatta Requiem For A Dream filminde bu çok iyi işlenir. Neyse.

Belki depresyon sırasında pozitif bir şeyler sizi iyi hissettirebilir ama sorun hala ordadır, zihin setiniz hala aynıdır ve kısa süre sonra mutsuzluk geri gelecektir.

Ne Yapmalıyız?

Obeziteyi nasıl yenersiniz? Rejim tamamen değişmeli, spor yapılmalıdır. 15 senelik birikim 1 ayda değişmez, aylarca mücadele edilir ve bir noktada üstesinden gelinir. İşte zihin de böyledir, yıllarca kendinizi yanlış beslerseniz, bunu değiştirmek için zihin rejimi yapmanız, zararlı şeylerden uzak durmanız, doğru kaynakları okumanız hatta terapi almanız gerekebilir. Terapilerin bile hemen işe yaramaması zihnin yavaş değişmesinden ötürü ortaya çıkar. Tekrarlı olarak terapi sürdürülmeli, tek başınaysanız size zarar veren kaynaklardan uzak durmalı sağlıklı bir hayat sürmelisiniz.

En basitinden stalk’dan uzak durulmalıdır. Çünkü eskiyi kurcalamak ve kontrol edemeyeceğin bir şeyi (örneğin eski sevgiliyi) geri kazanmaya çalışmak sadece eski anıları güçlendirmeyi ve unutma sürecinizi uzatmaya yarar.

Önceden anlatmıştım, pollyannacılık bile insanı geliştirir. Bu kişilerin negatif etmenlerden daha zor etkilendiği, para, kadın ve statüye daha kolay ulaştığı görülmüştür. Sizin düşmanınız sizsiniz. Sizin kararlarınız, sizin inandıklarınızdır. Önce bunu değiştirmelisiniz. (Bkz. Ayrılık Acısıyla Başa Çıkmak)

Çoğu kişi bir şey yapmak için önce duygunun gelmesini bekler fakat bilişsel davranışçı terapiden bunun yanlış olduğunu biliyoruz. Bir şey hissetmek için önce yapmanız da gerekebilir. Buna fake it until to make it diyoruz. Yani yapana kadar öyleymiş gibi davran. Örneğin spor yapınca “runner’s high” hissetmeniz en önemli çıktıdır. Öncesinde değil, spor yaptıktan sonra iyi hissedersiniz.