Ana Sayfa » kadınlar ne ister

kadınlar ne ister

Kadınlar Zoru Sevmez Ama En İyiyi Seçer

Kadınlar Zoru Sevmez Ama En İyiyi Seçer

Kadınlar zoru sevmez. Fiziksel gelişim, eğitim ve duygusal yatırım konusunda bunu görebilirsiniz. Örneğin eğitim hakları varken zor meslekleri seçmezler, ilişkiye yatırım yapmak yerine en güçlü erkeği seçmeye çalışırlar. Hatta porno sektörü bile bu yüzden oluşmuştur. Beyaz yaka olmayı istemeyen, emek vermeyen kadınlar ABD’de saatine 100-200 dolar alarak filmlere yazılır, böyle bir endüstri mevcut. Şu yazıdan detaylarını okuyabilirsiniz.

Neden kadınlar zoru sevmez?

Çünkü doğuştan bir değere sahiptirler. Geçmişte bu baskılanıyordu ama artık özgür. Kadın o güzelliğini istediği gibi kullanabilir.  Bu red pill’in teorisi değil, kendi atasözümüz var:

“Yoksa kadının parası, amıdır kumbarası.”

Çok çirkin gelebilir ama atalarımız böyle demiş.

Kadınlar ilişkilerde kendi yaşıtlarındaki erkekleri rakip görürler. Aynı sınıftaysanız eğer ekstrem iyi bir fiziğiniz yoksa genetik piyangoya sahip değilseniz (%3,5) şansınız yoktur. Geçmişte farklıydı, kadın potansiyeli olan erkeğe de yatırım yapardı. Değilse vazgeçerdi, günümüzde ise sabırsızlar.

Bizzat yaşadım da:

Kendimden büyük bir kadınlaydım. Facebook bile yeniydi. Ben de kendimden büyüğü etkiledim diye övünürken çoktan beta zihin setine girdiğimi fark edememiştim. Çünkü kısa bir süre önce de yine büyük bir kadınla(29 yaş) denemiştim ve kadın şunu söylemişti: “Evlenmem lazım, geçmişte belki ama seninle şu an olmaz, hala üniversitedesin, ben çocuk istiyorum.”

Kırmızı hap 101: Kadınlar 20 yaşında parti yıllarındayken, opsiyonları azaldıkça, 30larda bir anda duvar nedeniyle akıllanır ve bir beta aramaya başlarlar. (Kendini 1 sene sonra evlendi ve ona rağmen benimle buluştu.)

O dönemler bunu anlamadım tabii ama açıktı. Bu olay üstüne sanırım gurur yaptım ve başkasını denedim. Kadın statülüydü, parası da vardı. Muhtemelen alfa niteliklerim yüzünden benimleydi ve geleceğime yatırım yaptı. O da devamlı çocuk modundaydı.

Günümüzde sosyal medya nedeniyle global piyasa değeri yüzünden anlattıklarım çok geçerli değil, çünkü kadınlar opsiyonlar konusunda geniş. Beklemek istemiyorlar. Aynı ücretsiz şeker dükkanında gibiler. Rollo Tomassi buna “party years” der. Bu dönem kısa fakat çok parlaktır. En iyi zamanlarında erkeğe yatırım yapmak yerine, devamlı başka şekerleri yalamaya çalışırlar ama o şekerler bir süreden sonra dişleri çürütür!

Erkeğin hatasıysa kendi kapasitesini keşfedememesidir. Çünkü feminen düzen eşitlik yalanı satar. “Çiftler eşit, kadınlar eşitliğe inanıyor” şeklinde düşünülür. Maalesf doğru değil, önceden anlattık: maskülen olmak zorken feminenlik kolaydır.

Gerçekten eşitlik olsaydı (ki bu tarz solcu görüşler tamamen saçmadır) o kadın kendi yaşıtı, kendi eğitim seviyesinde, aynı boyda erkeğe arzu duyardı. Siz kaç kadının böyle bir erkek seçtiğini gördünüz?  

Kadınların Eğitim Hayatı

İstatistikler kadınların okuma oranının arttığını ve eğitim fonlarının ağırlıklı kız çocuklarına yapıldığını gösteriyor. Esas acı nokta ise hep dandik bölümlerde okumaları. Mühendislik, sağlık, temel bilimler (matematik, fizik) kadın oranları çok düşük(%10-18 civarı). Onca eğitim fonu sonucunda kadınlar eğitim alsa da iş dünyasına bile giremiyor. Sonra da “wage gap(maaş adaletsizliği)” dedikleri konuda söyleniyorlar. Feminizm yazısında sebeplerini ayrıntılı açıklamıştım.

İzlanda’a bakın, her konuda erkek-kadın eşit fakat kadınlar hala daha basit işlere yönelirken, erkekler mühendislik, tıp, fen bilimlerinde ağırlıklı olarak çalışıyor.

Hep söylerim, basite kaçmak yerine mühendislik, tıp, temel bilimler okuyan kadın değerlidir.

Gerçi burada da dikkatli olmanız lazım. Zihin seti olarak başarılı ama çok ileri giderse stres yüzünden sizin de hayatınızın içine edebilirler. Örneğin yapılan çalışmalarda kadın CEO’kadın eşlerini daha çok terk ettiği biliniyor. Yani arzu; kadının size direkt duyduğu şeyler değil, daha çok ne temsil ettiklerinizle ilgili.

Ataerkillik Yaftası

Erkek hayatı boyunca mücadele eder. Geçmişten günümüze başarısız erkeklerin genetiği tamamen silinmiştir. Biz en iyileriz. Günümüzde başarılı erkekler kas inşa etmek, saatlerce çalışmak(eğitim, iş hayatı) zorundadır. İyi konuma gelmiş erkek bunu kesinlikle göstermelidir. Müsriflik önemlidir.(Podcast) Kadınların ise yediklerine dikkat etmesi çekicilikleri için yeterlidir.

Her şeyi başaran sensin, 10larca yıl gelişmişsin, statü-para-fizik konusunda zirveye gelmişsin, kadın sana arzu duyup ardından “equal partnership” diyerek ev işlerini bölüşecez, bak ben de çalışıyorum, çok ataerkilsin diyor. Bu utandırma taktiğidir. Geçmişte bir boşanma hikayesinde ayrıntılı anlatmıştık.

Buna cevabınız: Ben ataerkil bir erkeğim, istersen kendi seviyende 20deysen 20 yaşında aynı maaş bandında, seninle aynı boyda, seninle aynı kiloda birini bulabilirsin. O zaman bunu demeye hakkın olur işte. Ne garip ki kadınlar minimum 4 yaş büyük erkeği tercih ediyor, equal partnership adına yürüyen son 10 yıldaki evlilikler hızla bitiyor. Özetle kadının ne dediği değil, ne yaptığı önemlidir.

En iyisini seçip, size kadar örneğin 10 sene birçok erkekle olup, ondan sonra feminizmi arkaya alarak “eşit partnerlik” zırvasını savunmak bir ideolojiyle kendi çıkarlarını maksimize etmektir. Peki sizin 10 sene önceki halinizle olur muydu? Olsa da sürer miydi?

Geliştiniz beta zihin setiyle tamam canım biz eşit partneriz dediniz. Sonra? O kadın hukuki olarak da ortağınız olur. Boşanırsanız her şeyin yarısı onun, üstüne üstlük çocuk varsa o da onun bir de üstüne nafaka verirsiniz.

Kendi hayatımdan biliyorum, 20lerimde ulaşamadığım kadınlara hep 30’dan sonra ulaştım. Şuna eminim 20lerimde ulaşsam “oha kadın lütfediyor” diyerek belki her dediklerini kabul ederdim. Şimdi ise 20lerinde en ufak şekilde zırvalayan kadını ben eliyorum. Çünkü opsiyonum var.

Özetle “Sen mi lütfediyorsun, o mu lütfediyor?”

Geçmişte Hoşlanılan Kızı Elde Etmek Mümkün Mü?

Çoğu erkek için geçmişte bir kadın vardır ve elde edememiştir. Yıllar geçer ve tekrardan karşılaşırsınız. İşte burada ne hissettiğiniz ve yaptığınız sizi siz yapan şeydir. Alttaki soru üstünden “geçmişte hoşlanılan kızı elde etmek mümkün mü?” bir bakalım.

Merhaba, 

Sitenizin ‘Karanlık Rüya’ya Sor Köşesi’ sekmesinden size e-posta ile soru gönderebileceğimi okudum ve size şu soruyu sormak isterim:

Bir buçuk sene öncesinde, hoşlandığım kız beni arkadaşı olarak gördüğünü söyleyip reddetmişti, o zamanlar da TRP, PUA tarzı blogları takip ediyordum, işi az çok biliyordum yani oyunu kurallarına göre oynamak için vs. elimden geleni yapmıştım ama olmamıştı. Reddedildikten sonra bir buçuk sene hiçbir şekilde konuşmadık, sosyal medyada bile görmedik birbirimizi

Yaptığın temel hata, kırmızı hap prensiplerini mavi hap hayallerin için kullanmak olmuş.

Birçok kişi başta “hoşlandığım kadını nasıl etkilerim” amacıyla pua ve kh araştırabilir, bu normaldir, fakat fişten çekilme dediğimiz aşama gerçekleştikten sonra bu yatırımı sürdürmemeli, başka kadınlara odaklanılmalıdır. Kadınlara uzun sürede güven verme stratejisi uygulamadan, kısa sürede arzu oluşturma ve olmuyorsa eleme pratiği geliştirmelidir. Aksi halde ya umarsızca bir kadının peşinden koşar ya da kadının güzelliğini geri plana atamadan ona bağlanırsınız. Senin durumun da bu.

Kırmızı hap üstüne hatalar yazısında anlattığımız gibi pua ve kırmızı hapın aynı şeyler olmadığını da iyi anlamak gerekiyor. Pua “nasıllarla” ile ilgilenir(pua podcasti), kırmızı hap ilişki dinamiğinin nedenleriyle ilgilenir.

Bu kız ile şimdi bi ortak arkadaşımız dolayısıyla aynı ortamda bulunmuştuk ve tekrar iletişimimiz başladı. Ben bu bir buçuk sene içinde kendimi değiştirdim; spor yapıyorum, daha iyi giyiniyorum, öz güvenim ve tecrübem arttı vs.

Olay; kendimi geliştirdim “oneitis (ruh eşi saplantım) nasıl elde edebilirim?” olmuş. Rollo buna “sniper zihin seti” diyor. Yani birçok kadın yerine, tek ve özel kadın için mücadele ederek onu elde etmeye çalışmak diyebiliriz. (Erkek Adam sitesindeki Rollo’nun “Tabak Teorisi” yazı dizisi çevirisini öneririm.)

Bu kızla bu defa olur mu? Neler yapmam gerek? Tekrardan hüsran yaşamak istemem çünkü neden bilmiyorum ama bu kıza karşı olan eski duygularım tekrar açığa çıkmaya başladı.

Olmaz. Başta arzu uyandıramadığın kadın için yapacakların enerji kaybıdır. Eğer gelişip kırmızı hapı sindirseydin; “kadın güzel olabilir fakat nasıl bu kadar yatırım yapmışım, ne aptalmışım.” şeklinde düşünürdün. Zihin setin hala muhtaç-beta zihin seti olarak kalmış, gelişmemişsin.

Öyle bir seviyeye çıkarsın ki geçmişte sende kaygı, nefret, aşk, kıskançlığa sebep olan dürtüler o kişi için geçerliliğini kaybeder, çünkü onunla aynı seviyede değilsindir, daha iyileri senin için uygundur ve o kişi önemsizleşir. Eski sevgili için de bu geçerlidir. Örneğin eski sevgilinin fotoğraflarına baktığında hala için çok sızlıyorsa, üzülüyorsan atlatamamış, yani kendinin bir üst düzey versiyonu olamamışsın demektir.

Sizinle tanıştıktan yıllar sonra o kadın sizinle tekrardan konuşmak isteyebilir, çünkü kadınlar kötü çocuklarla aynı gece cinsellik yaşar, efendi çocuklardan yıllar sonra güven-sağlayıcılık-garanti aldıktan sonra evlenir, arada cinsellik yaşar. Sonra da kötü çocuğu hayal ederken, sizinle olgunlaştığını “düzeyli bir ilişki” içinde olduğunu, en iyi arkadaşınızın siz olduğunu söylerek hayatını rasyonelize eder. Buna kadınların düalistik seçim mekanizması denir. Siz de beni seçti diye sevinirsiniz.

Cinsel pazar değeri azalmış, arada birçok erkekle olmuş, belki tek gecelik birçok ilişki yaşamış ve sonra sizi lütfeder gibi kabul ediyor. Oysaki yıllar geçtiğinde değeri artan taraf sizsiniz. Daha acısı senin durumunda “sen” konuşmak istiyorsun!

Madem geliştin neden yeni opsiyonlar yaratamıyorsun? Neden o kadın gelişimini görüp, ilk adımı atmıyor? Bu, mavi hap koşullandırmasıdır.

  • Ona bir şey hissediyorsan, özel biridir.
  • Bir şey hissettiğin kadın için daha fazlasını yap.
  • Onu hak etmek için uğraş, gerçek sevgi, emek gerektirir.
  • Ona yeteri kadar ilgi gösterirsen belki olur.

Kadın ve erkek arasındaki arzu anlık oluşur, etkilenmeyse sürece bağlıdır. Önce arzu sonra etkilenme (en azından birlikte) gelmelidir. Sen de her 2’si de olmamış görünüyor ve bu kız için mükemmel bir beta öder adayısın, bir çeşit efendi erkeksin ki zaten seni “arkadaşı” olarak gördüğünü belirtmiş, yani friendzone’a atılmışsın.

Erkek utangaç değilse; bir kadın o erkekten hoşlandıysa ilk birkaç buluşmada cinsellik (veya öpüşme vs.) gerçekleşir. Gerçekleşmiyorsa o kadın düzgün biri olduğu için değil, onun için bir şey ifade etmemenden ötürüdür. Sağlayocılık ise kadın uzun süreli ilişkiye uygunsa sunulur. Unutma ki kadınlar hakkında az bilinen gerçeklerden biri onların her zaman tabak çevirdiği ve çoğu erkeğin harcanabilir olduğudur. Değerli erkeklereyse kısa sürede cinsellik sunulur.

Öncelikle aranızda arzu veya sağlayıcılık ilişkisi hiç olmamış. Anlattıklarım yerine, yaşayarak canın sıkılsın istiyorsan 2 stratejiden birini deneyebilirsin:

  1. Kadına aşırı yatırım yaparsın. 3-5 ay enerji sarf edersin. Gerçi bu enerjisi sarf edene kadar eskorta gitmen daha anlamlıdır. Sonunda kadınla “beta öder” stratejisiyle birlikte olursun. Pazarlık cinselliği alırsın, 3-5 ay sonra da terk edilirsin.
  2. Kadına normal yaklaşırsın. Yarın x saatte buluşmaya nedersin, bir şeyler içeriz önerisinde bulunursun. Gelirse yakınlaşmaya çalışırsın. Bir kıvılcım olmazsa ya 1. stratejiye dönersin ya da hayatından tamamen o kadını çıkartırsın.

Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin, siteye üye olarak destek verebilirsiniz.

Kadınlara Ulaşırken Yapılan Mavi Hap Hataları

Kadınlara Ulaşırken Yapılan Mavi Hap Hataları

Geçen bir danışandan e-posta aldım, anonim olarak kadınlara ulaşmada mavi hap hayallerini ve bunun nasıl içselleştirildiğini inceleyelim.

“Merhaba, sizi ve sonrasında da sitenizi ekşi sözlük’te başlıklar arasında gezinirken keşfettim. Şu ana kadar ziyaret ettiğim trp siteleri içinde en olgun olanı diyebilirim.”

33 yaşındayım yıllardır benimle ilgilenen, arayan, soran, mesaj atan, görüşmek isteyen, hatta açık açık evlenmek isteyen 40 yaş üstü, üstelik çoğu da evlenip boşanmış ve çocuklu (2,3) kadınların olması (yalnız onlardaki bu özgüven akıl alır gibi değil) çok özel bir durum olmadığından bu konuda herhangi bir soru sormayacağım. Z kuşağı ile aramızda zaten uçurum var. Durum böyle olunca geriye kendi yaşıtlarım kalıyor (30 35) Onların arasından da kafa dengi birini bulmak biraz şans. Dolayısıyla kuşaklar arası bir sıkışmışlık var ama bunu kendim halledebilirim.

Bu tip kadınların temel stratejisinin beta öder olduğunu önceden yazmıştık. Sıkışmışlık durumu göremedim ben, daha çok kendini şartlamışsın. Senin temel amacın zaten genç kadınlar olmalı.

Kendi yaşıtın kadınlar senin yanında muhtemelen yaşlı görünecektir ve tam aydınlanma çağında oldukları için yalan söylemeye ve beta öder fazında erkek aramaya çalışacalardır ve şu an onlar için mükemmel ve gönüllü bir avsın.

Kadınlar 30 yaşında birçok erkeğe zaten ulaşmış olurlar. Çünkü kadının 20leri parti yılları gibidir, seçenek çoktur. Erkekse buna 30ların ortasında o da başarıylısa yaklaşır.  

Z kuşağı ile aranda uçurum olmasının tek nedeni sosyalleşmenin ve çevrenin zayıf olması olabilir.

Yakın zamanda yaşadığım şöyle bir olay yaşadım. Bende numarası kayıtlı kızlardan birinin sosyal medyada durumunu gördükten sonra tamamen içimden geldiği gibi davrandım. Attığı fotoğrafın altına yorum yazdım.”Çok şık olmuş dedim.” Bu kısa anekdotun görünürde üzerinde bir saniye bile düşünecek hiçbir elle tutulur yanı yok fakat gel gör ki hanım kızımız (z kuşağı, 23 veya 24 yaşlarında) ertesi günden itibaren benimle selamı sabahı kesti. Görünce yol değiştirmeler vb. Yanında gezdirdiği diğer kız arkadaşları da bana tuhaf tuhaf bakmaya başladılar. Alfa, beta, kırmızı hap mavi hap hepsini geçiyorum inanın, insana dokunuyor.

İçinden geldiği gibi mi davrandın? Yani ona yaklaşan diğer onbin erkek gibi davrandım diyorsun. Erkek nedensel, kadın duygusal davranır. Burada nedensel bir şey göremedim.

Kadının tepkisinde bir gariplik yok, senin hareketinde var. Kırmızı hapı içselleştirmiş olsaydın, kadınlara iltifat etmenin gereksizliğini, heleki parti yıllarında 23 yaşında bir kadına bunu yapmanın büyük bir aptallık olduğunu bilirdin. Kadın bunu mesaj kutusu dahil olmak üzere binlerce defa duyuyor. Tinder açsa 100 kişiyle eşleşiyor. Senin özelliğin nedir?

“Benim amacım sosyal medyada kızı ‘stalk’layarak iltifat yoluyla düşürmeye çalışmak değilken sanki öyleymiş gibi bir duruma düştüm.“

Üzgünüm ama tam olarak yaptığın “ilfitat ederek efendi adam görüntüsü çizmek” olmuş. “Aslında seninle hiç ilgilenmiyorum, sadece fotonu beğendim!”

“Halbuki görürsün, beğenirsin, yorum da yazabilirsin, alt tarafı bir Fotoğraf. İçimden geldi, yazdım.”

Senin “içimden geldi” gibi bir lüksün yok. Arzu bu şekilde çalışmıyor.

Seninki kendine gaslighting uygulama yöntemi. İstediğin o kadını elde etmekti fakat “alt tarafı bir fotoğraf” diyerek hafife alıyorsun. Düşündüğün değil, yaptıklarının kadında ne uyandırdığı daha önemli. Böyle yaptığın anda kadın “al işte bir tane daha?” diye düşünüyor.

 ” Benim arzu ettiğim tepki nedir? İltifatımın kızın hoşuna gitmesi. Böylelikle erkeklik gururum okşanmış olacaktır. …Yarın da içimden gelir başka bir kıza kahve ısmarlarım. Kabul edip gelirse, gelmezse sıkıntı yok ama örneğin bunu gidip kız arkadaşlarına alaylı bir biçimde anlatırsa, …o zaman kendimi kötü hissederim.

İltifat, bir şey ısmarlama gibi gereksiz döngülerin mevcut. Kadına bir şey vererek “arzu” oluşturmaya çalışman hata. Bu şekilde ancak “minnet” oluşturursun. Amacın iltifatının beğenilmesi değil, o kadının seni arzulaması olmalı ve bunun yolu iltifat değil.

Arkadaşlarına anlatır çünkü diğer 13535 kişiden birisin, %20lik Berkacanların değil, %80lik dilimdeki Rahmilerin içindesin. Opsiyonlu 23 yaşındaki kadının nasıl bir yaşamı olduğu hakkında pek fikrin yok. Onu özel gördüğün için onun da sana öyle davranmasını istemişsin. Şöyle düşün. “Günde 1500 kişiden iltifat alsan, o kişiler senin için özel olur muydu?”

Ne ilginçki sana ilgi duyan kadın iltifatını anlamlı bulur ve genelde pozitif dönüş yapar. Çünkü onore olmuş hissedecektir. Senin durumun tipik “efendi erkek” sendromu diyebilirim. Kadınla arzu için pazarlık yapmışsın fakat bunu itiraf edemiyorsun.

Böyle bir senaryoda piçin sırrı nedir onu da bilmiyorum. İnadına kızın bütün fotoğraflarını beğenmek mi? Kızın yanına gidip hayırdır ne o küs müyüz diye pişkin pişkin gülmesi mi? Başka bir hatun koluna takıp ona caka satmak mı? Kız başını çevirip yolunu değiştiriyorsa aldırmayıp aynısını ona yapmak mı?

“Bana ilgi duymayan bir kadını etkilemek için ne yaparım” sorusu bunlar.

Cevap: Hiçbir şey yapmamalı ve diğer kadına geçmelisin. Amacın bir kadını etkilemek değil, senden etkilenen kadınlar içinde tercih yapmak. Sana ilgi duyan kadını da rekabete sürükleyip, korku oyununa çekmen kazandıracaktır, kafasını çeviren kadın için pek şansın yoktur.

Bir diğer sorum, seni baştan çıkarmaya çalışan bir kadına karşı tüm soğukkanlılığınla tepki vermemek, hemen yelkenleri suya indirmemek midir asil olan davranış biçimi? …diyelim bir kadının seni bir şekilde baştan çıkarmaya çalıştığını farkettin ve çizgi filmlerdeki gibi uluyan gözleri yuvalarından fırlamış bir kurda dönüştüğünde kadın tarafından abazan olarak görülme ihtimalin var. Ben bu tür hareketlere karşı genellikle geri duruyorum. Atlamam. Bu karşı cins tarafından çekingen, utangaç, özgüvensiz, tutkusuz olarak algılanır mı? “

Gerçek dünyada ilk tanıştığınızda kadınlar erkekleri baştan çıkartmaz, o senin görevin. Kadın reaktif, erkek proaktiftir. Amacın normal davranarak kadınla iletişim kurmak olmalı, soğuk veya tam tersi aşırı sıcak davranış kadınları iter.

Bir de şöyle bir şey oluyor. Beş dakika önce beni baştan çıkarmaya çalıştığını düşündüğüm kadın beş dakika sonra uysal ve namuslu bir ev kedisine dönüşebiliyor. … belki ben de ona karşılık verip yakınlaşmaya başladığım an kaçacak, beni deniyor bilemeyiz öyle değil mi?

Seni denediği filan yok, o an ilgisini çektiğin için dürtüsel olarak bakmış. Hepsi bu. 5 dk sonra ilgisini kaybediyor olabilir ya da bir sevgilisi olabilir. Bir kadının sana bakması senden etkilendiğini belki gösterir fakat sana olumlu tepki vereceğini göstermez ama sen her durumda şansını deneyebilirsin. 

Üçüncü ve son sorum ise biliyorsunuz genellikle kadınlar konusunda bir erkekten tavsiye aldığınızda konuşabildiğin kadar çok kızla konuş, tek bir kıza bağlanma… fakat, sizinki benzeri platformlarda, asla kadınların peşinden koşma. onlar senin peşinden koşsun. Hem atılgan ol, yeni insanlarla tanış, kızlara karşı olan reddedilme korkunu yen, sosyal ol vb. diyorsun hem de kadınların peşinden koşmak yanlıştır, romantik ilişki için ısrar etmek racona terstir vb minvalinde laflar ediyorsun.

Bu tür akımlardan soğumamın sebebi işte bu kendi içinde paradoks barındıran öneriler hocam. Ben çaba sarf etmezsem kızlar nereden ayağıma gelecek? Flüt ile mi çağıracağız? Yerinde durmak gibi geliyor bana, armut piş ağzıma düş hesabı. Ben kendimi ağırdan satayım ama hatunlar benim ayağıma gelsin.

Tam olarak neresi paradoks anlayamadım. Kendin de söylemişsin “kadınlarla konuşmaya çalışmak” emek sarf etmek olmuyor mu? Kadınlar kendi gelmeyecek, sen de uğraşacaksın. (Geçmişte “bir kadın için mücadele edilmesi gerektiği miti” diye bir şey yazmıştık.)

Amaç kendini ağırdan satmak değil. Bahsedilen “sana ilgi duymayan kadına yatırım yapmak” yanlıştır durumudur. Temel hedefin cinsellik olmalıdır ve baştan ilişkiye hazır görünmemektir. Kadın eğer hak ediyorsa, kırmızı alarmları yoksa, seni ikna edebilirse uzun süreli ilişki sağlamalısın. Çünkü senin vereceğin en değerli şey ilişki ve kaynak sağlamak. Kadının vereceği en değerli şey cinsellik.

Muhtemelen hiç yaşamadığın için tek yolun sana öğretilen “kadına iyi davran, güven ver, onun yanında ol, eğer kadın seni severse, ilişki yaşar” mottosu olduğunu düşünüyorsun. Oysaki kadın arzu duyuyorsa en güvensiz ortamda seninle cinsellik yaşar ve devamını ister.

” Bilirsin Chase Amante adlı blogger pua ”don’t chase girls” çıkış noktasından ilerler hep yazılarında ki kendisine hiç katılmam. Brad Pitt veya Tom Cruise değilsen böyle bir lüksün olmadığına inanıyorum erkekler açısından.

Ünlü biri olmana gerek yok. Kadınları değil, mükemmeli yakalamak temel hedefin, kadınlarsa yan ürün olmalıdır. Bu kadınlarla hiç ilgilenme anlamına gelmez. (Diğer sorunla sebebini açıklayacağım.)

Son olarak, bu tür yazı içeriklerinde hep gördüğüm şey, bütün o yazılan yüzlerce sayfa makalenin ana fikrinin ”en ufak bir hatada elenirsin” olması. Eğer Hollywood aksiyon filmlerindeki gibi mavi kablo yerine kırmızı kabloyu kesip en ufak bir hatada eleneceksek, bir bakış, bir söz, bir mimik, bir reaksiyon, bir duygu durumu, ruh hali vb. öyleyse bunca emeğe ve eziyete ne gerek var?

En ufak hatada elenirsin diye bir şeyi hiçbir yazımda söylemedim. Ufak hataları görmez, “bir kadına” baştan sırf güzelliği yüzünden devamlı ilişki yatırımı yaparsan elenirsin. O zaman mavi kablonun kendisi sen olursun.

Son olarak kadın-erkek veya dişi-erkek ilişkilerinde erkek doğada genelde harcanan, performans yükünü taşıması gereken taraftır. Bunun yolu da erkeğin kendi hayalleri peşinde kendini geliştirmesidir. Temel hedefin kadınlar olursa bunu gerçekleştirdiğinde geriye bir hedef kalmaz ve harcanan taraf olursun.

Sitenin gelişmesine yardımcı olmak için üye olabilirsiniz. Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.