Ana Sayfa » hipergami

hipergami

Kadında KIRMIZI ALARMLAR-2

Kadında Kırmızı Alarmlar-2

Bu bölümde kadınlarla uzun süreli ilişki yaşarken kaçınmanız gereken davranışların Richard Cooper tarafından yazılmış “The Unplugged Alpha” kitabının 2. bölümüne bakacağız. Yazı tarafımdan birebir çevrilmemiş, büyük oranda sentezlenmiştir. İlk bölümde baba sorunlu kadınları işlemiştik.

2. Toksik-Feminist Kadınlar

Kadında kırmızı alamlar içinde en önemlilerinden biri yükselen toksik feminist inançlardır. Günümüzdeki kadınlar erkeklerin ayrıcalıklı olduğuna ve kadınların geri planda tutmak için uğraştıkları konusunda inandırılmış durumdadır. Bunu geçmiş yazılarımda da anlatmıştım. Baktığımızda üniversitede puanınızı alırsanız girersiniz, size kadınsınız diye giremezsiniz diyemez. Hukukta kadın ilişkiler konusunda öncelenir, çoğu iş yerinde “eşitlik” adına kadın çalıştırılır ve hepsine rağmen kadınlar 2. Planda olduklarına inanırlar.

Günümüzdeki doktrin sebebiyle her kadın feminist olduğunu iddia etse de aslında feminizmin temsil ettiklerini kabul etmediğini fark etmez bile. Maskülen ve feminen rollerin reddi başta gelir. Richard Cooper bu kadınlar için 3 temel ipucu önerir.

  • Geleneksel feminen roller yerine, kısa, renkli saçlı doğal olmayan saç tipleri.
  • Vücudunda birçok dövme ve piercing
  • Genellikle aşırı kilo ve uygunsuz giyim tarzı

Burada amaç kadının giyim tarzı değil, kendini erkekle rekabet etmek, tepki göstermek için bu hale sokmasıdır. Feministler tipik olarak sol görüşlere inanırlar. Özgürlükler adına sadece cinsel durumlara odaklanılır. Freud’a katılmamak mümkün değil. Örnek: Bekar annelik, serbest çocuk aldırma ve maskülenliğin kötü olduğunu iddia ederler.

Feministler yasanın kendilerini anne olarak zorlamasından nefret ederken, erkeği baba olmaya zorlamasından mutluluk duyarlar, çünkü bu onlar için nafaka parası demektir. Belki kadın cinsel stratejisi için mantıklı olabilir fakat feminist bir kadın için ikiyüzlülüktür. Benzer şekilde gynocentric düzen sayesinde hükümetin kadına tanıdığı vergi ayrıcalıklarından yararlanırlar.

Feminizm her sol fraksiyon gibi değerli olmayı değil, değerlinin değerini düşürüp eşitlemeyi öğretir. Burada erkekler zorba, kadınlarsa mağdurdur. Mağdur zihin setinde olan hiçbir insan mutluluğa ulaşamaz.

Günümüzdeki feminizm toksik ve anti-feminendir. Kadınlara erkeklerden “toksik maskülenlik” maskesiyle nefret edilmesi öğretilir ve kadınlara erkekler gibi davranması önerilir. Bir kadının önceliği kariyeri olmalıdır. (Önceden uzun uzun ben de üstünde durmuştum)

Feminizm kadını daha iyi yapmaz, sadece erkeklerin kötü bir versiyonu yapar. Kadınların kendilerine sahip olmaları yine kendilerinin en zorlandıkları konudur. Her nasılsa feministler buna uzaktır ve her şeyi patriyarkinin bir hatası olarak görürler. Metoo akımıyla birlikte birçok erkek yalancı iftiralarda suçlanmıştır.

Maalesef, feminen görüntü bazen toksik-feministleri tanımlamak için yetersizdir. Feminist değerlere sahip çıkarken feminen görüntüde kalan kadınlar da mevcuttur ve sizin dikkat etmeniz gereken esas bunlardır.

Bu tarz kadınlar cinselliği kolay sunabilir fakat uzun süreli veya evlilik yolundaysanız bir kadını en az 2 sene izlemeniz, nasıl kararlar aldığını görmeniz önemlidir.

3. Şanssız ve Mutsuz Kadınlar

Richard Cooper; Robert Greene’nin gücün 10 yasasından yola çıkarak mutsuz ve şanssız kadınlarda kaçınılması gerektiğini belirtmiştir. Böyle kadınlar zaman kaybıdır ve bitmek bilmeyen mutsuzlukları neşenizi çalacaktır.

Bu tarz kadınlar hayatlarında kendilerini kurtaracak bir erkek arar ve hayattaki yanlış seçimleri yüzünden kendilerinin kurtarılmasını bekler, bizdeki karşılığı beyaz atlı prenstir (Captain Save-Ho) ve maalesef hipergamininde açık hale gelmesiyle hiçbir erkek yeterli gelmez, yeterli gözüken erkekler kısa sürede elenir ve kadın hala mutsuzdur. Onu anlayacak mükemmel erkek ortada yoktur.

Bu tarz kadınlarda histeroid kişilik bozukluğu olabilir, çünkü eğlenceli görünürlerken erkeğin yaşam enerjisini emerler. Devamlı dramatiklerdir ve hayatlarına da mıknatıs gibi drama çekerler. Tabii bundan siz de zarar görürsünüz. Bu yüzden sadece mutlu ve şanslı kadınlarla ilişki kurun.

4. Sizinle Rekabet Eden Kadınlar

Bir kadın en başta sevimli görünürken sizinle devamlı rekabet etmeye çalışıyorsa bu durum erkek için bir uyum testidir. Temel amacı da kendi değerinizi onunla eşitlemeniz veya düşürmenizdir. Buna eşit partnerlik de diyoruz.

Feminen öncelikli sistem sosyal medyada devamlı olarak kadınların erkeklerden daha iyi olduğunu söyler, bu sebeple “patron-kadınların” sosyal medyada yükselmesine tanıklık etmekteyiz.

Bu bir kırmızı alarmdır, çünkü o kadın sizden daha iyi olduğuna inanır ve size saygı duymaz. Sizi devamlı değersiz hissettirir. 

Hipergmaik açıdan kadınlar o erkeğin cinsel piyasada kendisinden en az 1-2 puan üstte olmasını örtük şekilde ister. Eğer kadın sizinle devamlı rekabet halindeyse kendi değerini şişirmiş olabilir.

Sizinle rekabet etmiyorsa değerinizi yüksek buluyor demektir. Unutmayın ki kadınlar bir(mecazi anlamda) devle birlikte olmak ister, hipergami asla kendi seviyesindeki erkeklerle ilgilenmez.

5. Çevresinde Geçmişten Erkekler Bulunduran Kadınlar

Kadınlar seçeneklerinin olmasını sever. Yapılan bir araştırmada evli kadınların yarısının başka bir erkeği yedeklediği bilinmektedir. Bu hipergamik tavrın beta öder stratejisinin bir çıktısıdır. Eğer kadın cinsel stratejisini sürdürüyorsa sizin de “limitsiz şekilde limitsiz cinselliğe ulaşmak” olan cinsel stratejinizi sürdürmeniz gerekir. Yok eğer uzun süreli ilişkiye girmek istiyorsanız kadın geçmişten gelen erkeklerle gemileri tamamen yakması ve o erkeklerle duygusal bağını yok etmelidir. İyi ilişkisi olan erkekler bilir ki kadın, önce ilişkiye yatırım yapar ve geçmişteki bütün erkeklerle ilgili fotoları bile siler. Bu olmamışsa bir problem vardır.

Günümüzde birçok kadın kendini alfa-dul konumundadır. Çünkü alfa erkekler geçmişteki gibi kadına yatırım yapmayı yine feminizm sebebiyle tercih etmezler. Evlilik, yasalar bunu durdurur. Daha önemlisi cinsellik artık ücretsizdir, kadını baştan çıkartmak yeterlidir.

Alfa dul yüksek değer bir erkeğin zamanında kendisine yatırım yapmaması veya o erkeği kaybetmesi durumunda ortaya çıkar. Kadın belki o erkekle iletişim halinde değildir fakat o erkek hala kaçırılmıştır ve kafasında onu koyduğu yeri asla değiştirmez. Bu sebeple asla “en iyi opsiyon” olmazsınız. 

Bir kadınla ilişkide gerçek arzu şarttır. Sadece “yeteri kadar iyi, yani karne notunda 4 olan erkek” olmak istememelisiniz. O kadının hayatında her zaman pekiiyi (5) olmalısınız.

Bana güvenin geçmişteki eski erkek arkadaşıyla öğle yemeği yiyen veya durduk yere ortaya çıkan bir arkadaşa sahip kadınla birlikte olmak istemezsiniz. Bunu her ne kadar size “açık fikirlilik” olarak satsalar da hipergaminin, evrimsel kadın cinsel stratejinin, kurtarma planın bir ürünü olduğunu unutmamanız gerekir. Bu durum ilgi görmek isteyen bir kadının olduğunu da gösterir ve mükemmel bir erkek başkalarından ilgi bekleyen bir kadınla birlikte olmak istemez.

Bir ilişkide kadın ve erkeğin beklentisi farklıdır. Erkekler öncelikli olarak cinselliği, kadınlarsa ilgiyi ve kaynağı bekler. Bunu sizden almayan kadın kırmızı alarmdır. Özetle uzun süreli ilişkideye gireceğiniz kadının “erkek arkadaşları” olmaz. Eğer oluyorsa siz de onu sadece bir “tabak” olarak görmeniz gerekir.

6. Parayla problemi olan kadınlar

Çoğu erkek kadını kurtarmaya çalışan bir prens gibidir ve kadının korkunç harcama alışkanlıklarını görmez. Feminizm kadınlara global piyasada erkeğin kazandığının %75ini kazandığını satsa da kadınlar aşırı harcama yapmaya devam etmektedir. Bu ikircikli bir durumdur. Böyle kadınlar parayı değil, sizi harcar, bu yüzden uzak durulmalıdır. Ayrıca tipik bir dürtü problemidir. Aşırı harcama, aşırı cinsel ister, aşırı risk alma davranışları sınır durum kişilik bozukluğuna işaret eder.

7. Şiddet gösteren kadınlar

Bu tip kadınlar BÜYÜK kırmızı alarm taşır. En başta ufak yumruklar ya da tekmeler olarak başlayan davranışlar ilerleyen durumlarda bıçaklı saldırılarak, parmağınızı ısırarak kırmaya, çeşitli cisimleri kafanıza atmaya kadar gidebilir. Çoğu erkek bunu sevimli karşılasa da sonuçları kötüdür. Çünkü şiddet bir dürtü problemidir ve tatmin edilmek için ileri seviyelere taşınır.

Örneğin Türkiye’de kadına şiddete karşı koruma yasası olan 6284’de kadın mağdur olarak tanımlanır ve benzer şiddet davranışına meyil etmeniz halinde bile polisler ispat aranmaksızın alıkoyulursunuz. (Richard Cooper ABD’de de benzer durumun olduğunu belirtmiş). Birçok aile içi şiddet durumunda erkek otomatik olarak suçlu kabul edilir, kadınsa mağdurdur, böyle olmasa da yasalar bu yönde uygulanır. Temel sebep de erkeğin fiziksel olarak daha güçlü olmasıdır.

Geçenlerde konuştuğum 50+ yaş boşanma evresinde bir erkek, bana tartışma sonrası tek bir telefonla 24 sa. evinden uzaklaştırıldığını belirtti, bu olay Türkiye’de gerçekleşiyor. Düşünün parasını verdiğiniz kendi evinizden tek bir iddia ile uzaklaştırılabilirsiniz. Üstelik ortada şiddet bile olmayabilir.

Şiddet gösteren kadın kırmızı alarmdır, çünkü dürtü problemini gösterir, hıncını alamayan ya da sizden ani tepki gören kadın yasayı arkasına alarak sizi suçlu gösterebilir. Böyle zamanlarda elinizde telefonla o kadını kameraya alıp kendinizi yasalara karşı koruyabilir ve ilişkiyi hızlıca bitirebilirsiniz. Bu durum asla tolore edilmemelidir. Öyle ki böyle kadınlar fb olarak bile çevrenizde bulundurulmamalıdır.

Kişisel tavsiyem kadın size yaklaştığınızda geri adım atmanız, size saldırmasına bile izin vermemenizdir. Yakın arkadaşım bunu yapan kadının kollarını tutup morarttı diye gece barda neredeyse meydan dayağı yiyecekti. Adı da kadın dövene çıktı.

8. Aşırı Kıskançlık

Kıskançlık konusunu geçmişte işledik. Kadınlar, başka kadınların yatmak istediği erkeklerle olmak ister. Buna David Buss mate-copying affect der. Bunu isteseler de o erkeğin başka kadınlarla yatmasını istemezler.

Kadın doğasının bu ikircikli yapısı erkeği her zaman zorlar. Kıskançlığın bir seviyesi olan rekabet kaygısı (korku oyunu) sizi kaybetmekten korkmasına ve size gerçek arzu duymasına sebep olur fakat kendine aşırı güvensiz olan kadınlar bunu abartarak, hayatınızı kabusa çevirebilir.

Öyle ki devamlı sizi arar, herkesi kıskanır, size gelen mesajları inceler, üstünüzdeki saçlara bakarak kendiyle kıyaslar ve telefonlarını inceler. Sizi takip eden ya da size ulaşan kadınları devamlı takip eder ve hatta cüzdanınızdaki kondomları sayabilir. Bu sevimli görünse de aşırısı sizi hedeflerinize ulaşmaktan alıkoyabilir, enerjinizi yiyebilir.

Bir süreden sonra neşenizi, saygınlığınızı ve akıl sağlığınızı tüketebilir. Bu durum kırmızı alarmdır çünkü kadın kendine hiç yatırım yapmazken, sizi iş olarak seçmiştir ve sizin göreviniz onu inandıran bir terapist olmak değildir.

Devamı gelecektir…

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin, siteye destek vermek için üye olabilirsiniz.)

Mükemmel Sıkıcıdır

Mükemmel Sıkıcıdır

Sadece iyi tip, sadece iyi fizik, sadece iyi eğitim, saygılı erkek sıkıcıdır. İlgili podcasti şuradan dinlenebilir.

Dürtüsel çekim dopamin sıçramalarıyla ilişkilidir. Sen bir erkek olarak bunu nasıl yaratacaksın? En önemli silahların: dışa dönüklük, zıtlıklar barındırmak ve sahip olduklarını sınırsızca sinyallemek(müsriflik) olmalıdır. Kendi yağımla kavrulayım evden işe, işten eve diyorsanız şimdiden hayırlı günler dilerim size.

Hatunların Efendi Yerine Piç Erkek Tercihi

“Sen de bütün iyi özellikleri götürdün şimdi” diyebilirsiniz fakat kadın

-Tipsizken, özgüvenli

-Tipi iyiyken, serseri

-Efendi görünürken, dark-triad sahibi

-Serseri gibi görünürken çok iyi eğitimli erkeklere çekilir. Çünkü bu erkekler içinde zıtlık barındırır. Günümüzde kadınlar sıkıcı mükemmel beyaz atlı prensi değil, Bruce Wayne’i istiyor. Yapılan çalışmalarda tip sabit tutulduğunda dark-triad sahibi erkeklerin kısa süreli ilişkide daha çok tercih edildiğini biliyoruz [Ref].

Klasik hipergami denklemine göre iyi işiniz varsa, yüksek statü sahibiyseniz, kadına güven veriyorsanız onunla olursunuz ama bunlar işin “beta öder” tarafıdır. Kadın seni kaybetmekten korkmuyorsa; evet belki geleceği için minnet duyar ama sana tutku duymaz, neden? Çünkü mükemmel sıkıcıdır! Sen kuralına göre oynayan bir efendi erkeksin ama kadın bir o kadar serseri erkeğe çekilecektir. Yani yüksek statüdeyken, serseriysen, eğlenceliysen, vizyonun varsa, fiziğine dikkat ediyorsan kadın sana çekilir. Anlatılanlarla ilgili olarak “Mustafa Hakkında Her Şey” filmini şiddetle öneririm.

İyi haber bu senin elinde. Yönetimi kadına verirseniz çerçeveyi kaybedersiniz. Çünkü kadınlar ne istediklerini bilmez. “Güven istiyorum, sadakat istiyorum” derken “arzu duyduğum dark-triad sahibi alfa erkek bunları yapsın” şeklinde düşünürler. Maskülen bir yönetime ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden erkekte yönetim en önemli güçtür.

Doğada Efendi Erkeklik Var Mı?

Doğada da böyledir dişi neden efendi gibi takılan, işinde gücünde bir aslanı seçmek yerine en güçlüsünü seçer? Oysaki her 2 aslanda hayattadır. Demek ki mesele hayatta kalmakla ilgili değildir.

Darwin, Pinker, Miller, Zahavi, Veblen, Baker, Buss gibi bir çok evrimsel psikolog/biyolog, sosyolog merak etmiş ve araştırmış. Şöyle özetlenebilir:

Doğada dişiler genellikle gösterişi, müsriflik yapanı tercih eder. Tavus kuşları içinden en parlak tüylüsü, balıklarda en güzel kuyruk, kuşlarda sesi en orjinal olarak dişiler tarafından seçilir. Hatta büyük tüyler erkeğin yavaşlamasına ve kolay av olmasına rağmen büyür. Yani müsriflik yapar.

Örneğin efendi erkek dediğimiz erkekler bu yüzden cinsellikte başarısızdır. Çünkü bu erkeklerin tek amacı kendine yetebilmek, etrafa rahatsızlık vermemek, kendi halinde yaşamaktır. Sadece kendi yaşamını idame ettirmeye çalışırlar. Risk almazlar, liderlik yapmazlar.

İnsanlarda da benzer ve müsrifliği görsel gösterişle veya harcamalarla yapıyoruz. Hatta sosyolog Veblen gösteriş toplumu diye eleştirmiştir.

Gösterişli Erkeğin Yolu

Gösteriş, erkeğin kapalı gücünü ve yapabildiklerini sinyalleme yoludur. Bu zıtlıklarla tamamlanmalıdır. İyi tip, gösterişte en kolayıdır ama kadınla tanıştığınızda içiniz efendiyse kaybedersiniz. İyi para avantajdır ama bunu yanlış kullanıyorsan söğüşlenecek kişi olursunuz. Zeki olabilirsiniz ama kadınlarla konuşmayı bilmeyip, nedensel yaklaşıyorsanız kaybedersiniz. Çünkü kadın için büyü ölür.

Önceden erkeğin kalabalık cinsel geçmişinin bir çekicilik parametresi olduğundan bahsetmiştik. 2019’da yapılan bir çalışmayla erkekte özgüvenin de bununla ilgili olduğu fakat kadınlarda benzer korelasyonun bulunmadığı birçok farklı denekle ispatlandı.

Dişiler de müsriflik yapar. Örneğin pahalı çanta-ayakkabı kullanır ki statüsü belli olsun. Sen yaklaşma, kendi seviyesindeki adam yaklaşsın.

Fiziksel Niteliklerin Önemi

İlk silahınız en kolay değiştirebileceğiniz nitelikler yani “fiziksel özelliklerinizdir.” statü zor kazanılır ama fiziksel nitelikler 6 ayda toparlanır. Tipi ve fiziği iyi erkekler bu yüzden cinsel seçilimde en tepededir. Çünkü hipergaminin alfa döller tarafında başarılıdırlar. Evet insellerin tek haklı olduğu ve hipergamiyi yanlış yorumladıkları kısım da budur! Çünkü beta öder’i görmezden gelmiş olurlar.

Daha önemlisi özgüven ve fiziksel nitelikler arasında korelasyon olduğudur. Ekşi Sözlükte ilgili bir yazı yazmıştım. Şukela modunda yazıma duyar yapan, kas yapmanın önemsiz olduğunu söyleyen kişileri görebilirsiniz. İşte bu erkekler cinsel seçilimde elenecek olanlardır.

Kaslarınız mı var? Gösterin! Mütevazı erkek, genelde silinir. Yalnız her şeyin abartısı iticidir. Aşırı kaslı olmak çekiciliğinizi azaltır ki efendi-sjw erkekler buna sığınır genelde. “Bak gördün mü kadınlar kaslı erkek sevmiyormuş! Gidip kaslarını büyütene kadar zekanı büyüt!” Üzgünüm ama yanlış. Kadın gider cinsel açıdan en gösterişliyle olur. Yine uzun boy çekicidir ama 2.01 metre boy değildir. Yüksek zeka çekicidir ama kadınla devamlı nerd gibi konuşup, nedensel açıklamalar yaparsanız değildir.

Para ve Statü Üstüne

Pahalı araba, pahalı saat taktığınızda veya aşırı cömert olduğunuzda kadına “ben varlıklıyım” sinyalini gönderirsiniz. “Hayatımı sürdürübilmekten daha fazlasını yapabiliyorum! lüks zevklerim var.” Demiş olursunuz. Sosyolog `Bourdieu`’nun habitus kavram vardı mesela. Herkesin belli statülere ait olduğunu ve bu seviyenin zevklerine göre yaşadığını ve bir şekilde çok zengin olursa yeni girdiği statüdeki zevklere sahip olamayacağını belirtmişti. Örneğin İbrahim Tatlıses’in zengin olunca lüks bir et restoruantı açmak yerine lahmacun zinciri kurması buna örnektir. İşte yüksek notada düşünen adamın basit endişeleri olmaz ve kadını etkiler. O yüzden kadınlar yüksek statülü erkeklerle birlikte olmaya çalışır, onun hayatını yaşamak ister.

Sanat, Edebiyat, Yetenekler

Sanatın, edebiyatın bir alanında iyi olmanız ve bunu sergilemeniz çekiciliğinizi arttırır. Esas problemse tip gibi kendini gösteremez. Farklı yöntemlerle sinyallemeniz gerektirir ama müsrifçe gösterdiğinizde etki alanı atom bombası gibidir.

Örneğin evde virtüöz olmanızın bir çekiciliği yoktur ama bunu barda bir grupla yapıyorsanız, Youtube’da dikkat çekiyorsanız, sosyal medyayı iyi kullanıyorsanız cinsel seçilimde dev bir paya sahip olursunuz.

Yalnız yeteneklerinizi kadına direkt söylemek pek işe yaramaz. Sizinle ilgilenmeyen bir kadın için nitelikleriniz `sıkıcıdır`. Mesele dikkat çektikten sonra kadının sizinle ilgilenmesi ya da sizin ilgilenmenizdir.

Harun Tekin örneğini vereyim. Adam Türkiye’de hangi bara gitse kızlar onunla tanışmaya gelir. Boş kalmaz. İstese her gün bir kadına olur. Çünkü müsriflik açısından sonsuz bir sinyalleme yapmış durumdadır ama ülke değiştirse İngiltere barlarında bunu yapsa bütün müsriflik çöp olacaktır. Çünkü onu kimse tanımaz ve elindeki tek gücü tipi ya da sinyalleyebildiği diğer nitelikleri olur.

Tinder’da Neden Başarısızsın?

Kötü haberse yapılan araştırmalara göre kadınlar Tinder’da erkeklerin %4.5’unun “tipini” çekici bulur. Yani sadece tipinizle iş yapmanız genelde zordur. İşte çoğu erkeğin kadınlara ulaşmadaki başarısızlığı da bununla ilgilidir. Kimsenin bahsetmediği son bir ekleme yapayım: Sizce %4.5 içinden kaçı buluşma içinde cinsellik alıyor? Hepsi mi? %1-3?(290 eşleşmede 3 buluşma) Peki %4.5 içindeki erkeklerin yüzde kaçı seks almak istiyor? %100.

Geoffrey Miller, Sevişen Beyin kitabında; bağış yapmanın, liderler için güç elinde olmasına rağmen doğru kaynak dağıtmanın ve hatta yüksek ahlak anlayışının bile duruma göre müsriflik olduğunu yazmıştır. Örneğin bağış, gizli gibi görünse de değildir, yakın statülü çevrece bilinir ve cinsel seçilimde değer yaratır.

Kadınlar Ayrılık Acısı Yaşar Mı?

Kadınlar Ayrılık Acısı Yaşar Mı?

Kadınların aşk acısını daha kolay atlatması duruma bağlıdır, önceden erkekleri tartışmıştık. Rollo bu konuda kadınlarda ruh eşi miti, erkeklerde oneitis vardır der. Çünkü kadın hipergami sebebiyle o ekeği özel, “ruh eşi” olarak görürken, erkekler o kadını kutsallaştırır ve “ya toprağınsın ya benim” modunda sahiplenirler.

Kadın ne zaman aşk acısı çeker?

Kadınlar da bu acıyı yaşar fakat erkek genelde oneitis yüzünden buna izin vermez, kızı hemen boğarak ve ne hissettiğine izin vermeyerek üstüne gider. Bu da kadının özgüvenini arttırarak kolay atlatmasına neden olur.

Kadınlar hakkında bilinmeyen gerçeklerden biri “dürtü-duygu-neden” 3lemesine göre karar vermeleridir. Hakkınızda negatif hisleri varsa zamanla buna nedenler bulur ve kendini iyi hisseder. Çoğu kadın sizden ayrıldığında en az 3-5 ay önce karar verir ve siz farkına bile varmazsınız. Çünkü erkek detaylarla değil, büyük resimle ilgilenir, erkek tümevarır; kadınsa tümden gelir, küçük parçalarla ilgilenir.

Bu yüzden uzun ilişki sonunda kadına ayrılık acısı yaşatma ihtimaliniz oldukça düşüktür,  tek yolu da karar verme sürecinde ani kararla kadını terk etmektir. Bu durumda kadın zor unutur. Saplantı geliştirir.

Ayrılık Acısını Kim Nasıl Yaşar?

Kadınlar ayrılık acısı yaşar mı? Evet yaşar ama üstte anlattığım nedenlerle daha az görülür. Boşanma oranlarına bakın, davaların %78i kadınlar tarafından açılmaktadır ve genelde maddi sebepler öne sürülür. Örneğin Adil Yıldırım videolarına yazan kadınların çoğunluğu daha yeni ayrılmış olan, kısa süreli veya kara-üçlemeye sahip bir erkeğe denk gelmiş kadınlardır. Yine “ayrılan kadın pişman olur mu” yazımda gerçek örnek üstünden diğer bir durumu anlatmıştım.

Temel kural erkeğin kadına, kadınların ilişkiye yatırım yapmasıdır. Kadın ilişkiye yatırım yaptığı için, bittiğinde “ilişki” için üzülür. Çünkü erkeğe değil, erkeğin temsil ettiklerine ilgi duyarlar. Yani süpermensiniz diyelim, ertesi gün güçlerinizi kaybederseniz terk edilirsiniz. 2 tarafın sevme biçimleri farklıdır. Devam eden ilişkiler de minnet yüzünden sürer, arzu değil.

Ayrılık Acısını Kadınlar mı Yoksa Erkekler mi Daha Çabuk Atlatıyor?

Kadınların erkek gibi “kişiye özgü” saplantı yaratmasına gerek yoktur ve 3 temel sebep gösterilebilir.

  1. Kadın çocuğunun kendinden olduğunu bilir, bu yüzden erkeği sahiplenecek şekilde evrimleşmemiştir. Erkek de kıskançlığın nedenleri de bununla ilgilidir. Yine çocuk yapabileceği biyolojik yaşın dar olması geçmiş acıları çabuk aşmasına neden olur.
  2. Psikanalitik açıdan kadın da erkek de önce annesiyle tanışır ve bakım görür fakat kadın annesine erkek gibi aşık olmaz, babasıyla geç tanışır. Bıu da aşka realist yaklaşmasına neden olur.
  3. Son nörolojik çalışmalar kadının özellikle ilk dönem yoğun acı çektiğini göstermiştir ki bunun temel nedeni üstteki 2 nedendir, örneğin erkekte salgılanan yoğun vassopressin uzun sürede kadına daha çok bağlanmasına neden olur.

Ayrılık Sonrası Kadın Ne Yapar?

Ayrılık sonrası duyguları kontrol altına almak zordur. Kadın ilişkilerle ilgili olduğu için soyal hayata dönerken erkek işine gücüne dönmeyi tercih eder. Bunun temel nedeni de Dr. Steven Pinker’ın dediği gibi “erkeğin nesnelerle, kadının iletişimde iyi olmasıdır.” Herkes kendi en iyi yaptığı işi yapmaya yönelecektir. Buna maskülen ve feminen tavırlar arasındaki fark da diyebiliriz.

3 hafta kuralı nereden çıktı?

Kadınların özellikle ilk ayda çok acı çektiği biliniyor ve sonrasında atlatıyorlar. Yani kadın çabuk unutur erkekse geç diyebiliriz. Çünkü kadın şimdiki zamanda yaşar, yani geleceğe yatırım yapmaz, o acıyla bir süre yoğun mücadele eder sonra da arkasında bırakır. Şöyle düşünün, bir insan ne zaman ayaklanır? Dayanamayacağı bir zorlamaya maruz kaldığında. İşte kadın 3 hafta bunu yaşar ve ya size döner ya da vazgeçer. Geri dönmesinin tek yolu rasyonelleştirememesi, sizin önce terk etmeniz gibi üste anlattığım durumlardır.

Siz hala “kusursuza yakınsanız” vazgeçilmezsiniz demektir. İşte bu dönemde sessiz kalırsanız ve o geri dönerse o zaman ilişki kurtarılabilir, aksi halde uzun süre sonra geri dönüş olursa iyi niyet aranmamalıdır. Çünkü bilim bize uzun sürede kadınların çoktan atlattıklarını geçmişe bağımlı kalmadıklarını göstermektedir.

Erkekse gelecek zamana önem verir. Bu yüzden yatırımları önemlidir ve zor atlatır. Acısının yoğunluğu ise inişli çıkışlıdır ve zamanla artar, bu yüzden kadın gibi sert vazgeçemez.

Umarım genel prensip ve kadınlar ayrılık acısı yaşar mı problemi anlaşılmıştır.

Makaleyi oylamayı ve üye olmayı ihmal etmeyin.

Ahh Keşke 50lerde Yaşasaydık!

Ahh Keşke 50’lerde Yaşasaydık!

Bu miti çeşitli mgtow komünlerinde, klasik muhafazakar görüş sahiplerinde, hatta kırmızı hapa yeni girenlerde görürsünüz. İnseller bile aynı şeyi sayıklar: “oyunu kuralları değişti, kadınların beklentileri arttı, hepsinden nefret ediyoruz!! Suçlu kadınlar! Ahh keşke 50’lerde yaşasaydık!

Bu erkekler gerçek arzuyu tanımadıkları için ideal ilişkinin bu olduğu yanılsaması içindeler.

Düşünce kalıpları şuna benziyor: “Çünkü o zamanlar erkekler erkek gibiydi, ailenin direğiydi, kadınlar sadıktı vs vs.” Hayır! Bunlar tam olarak sağlayıcı beta zihniyetidir, erkeğin kendi potansiyelini yok sayması ve monogamiye sarılmasıdır. Nasıl yani?

Çok basit bir soru: “O kadının mı sizi becermesini isterdiniz? Yoksa siz mi o kadını becermek isterdiniz?” Ben ilkini tercih ederdim ve bunu yapmayan kadınlara yıllardır en ufak yatırım yapmıyorum. Çünkü ilk kısım “alfa döller”, ikinci kısım “beta öder” seçeneğine aittir. Biri gerçek arzuyla diğeri takasla elde edilir.

1950lerde ilk opsiyon yok denecek kadar azdı. Kadınlar kendi potansiyellerinin farkında değillerdi, zaten yapma şansları da yoktu. Evet hissediyorlardı ama bu seçimlerinin onlara ağır geri dönüşleri mevcuttu.

Şekil: 1950’lerden mutlu aile kesiti

Hipergami neydi? Hipergami emekti!

Hayır değildi! Hipergami 2 uçtan oluşur, üstte dediğimiz gibi “alfa döller, beta öder”.  50lerde beta ödüyordu, o kadın arzu duyduğu için değil, zorunda olduğu için sizinleydi. Örneğin “alfa döller” kısmında “hiç emek yoktur!” Siz hangisini istiyorsunuz?

Böyle denildiğinde çoğu kişinin zihninde yanlış bir imaj oluşuyor ki alfa ve betayı yanlış tanımak yazımda anlatmıştım. Beta başarısız, karaktersiz, sorumsuz olan değildir, beta kurallara uygun yaşayan, çoğunlukla beyaz yaka olan, uyumlu bireydir. Kendi gen aktarımı sorununu çözmek için tek kadına yatırımı tercih eder. Bir kadını çok sever ve her şeyi yaparsa kadın ona yapay da olsa bağlanır ve sorunu aşabilir. Örneğin 50lerdeki bu strateji modern dönemde erkek 30+ tek çocuklu annelere yönelim olarak değişti. Hem bu kadınlar kolay elde edilebilir, hem de tekrardan çocuk yapabilirler.  Yani sağlayıcı olur.

Oysaki kadınların bir ilişki için tek seçeneğinin bu olmadığı bilinçaltı düzeyde yazılıdır. Alfa taraf ise yatırım yapmadan kadında doğal arzuyu oluşturur. Bir gecede; konuşmasıyla, dokunmasıyla kadını yükseltir ve yatağa geçer. Gerçek arzuya kim karşı gelebilir? Sıkıntı şu ki alfa karakterin(%80-90) etkin olduğu ilişkide yatırım yoktur ve yatırım yoksa kadın bunun sonuçlarını ağır öder!

İşte bu yüzden 50lerde alfa denkleme daha az dahildi. Özellikle dinler etkisiyle asırlardır evlilik kurumu sayesinde her erkeğe bir kadın stratejisi işliyordu. Oysaki kadın 2sini de istiyor. Yani hem arzu duymak hem de uzun süreli ilişkinin “destek” kısmından yararlanmak istiyor. Aksi halde alfa döller tarafı da kadının yıllar geçtikçe dezavantajına olan bir şey. Formülde biri eksikse kadın tamamlanmıyor.

50lerde ilişki anlayışı nasıldı?

O dönemde seks alabilmek için kaynak sahibi olmak gerekiyordu. Bütün sorumluluk erkekteydi. Kadınlar da gerçek arzunun ne olduğunu pek bilmiyordu. Bilse de tadamıyordu, çünkü opsiyonları kısıtlıydı, hamile kalmaları büyük sorunlara yol açabilir bütün toplum tarafından dışlanabilirlerdi. Yani toplum kuralları kadınlarda arzu oluşturan “alfa döller” opsiyonunu “sınırlandırmıştı.” 60larda önce doğum kontrol hapı ardından feminizmle cinsel devrim gerçekleştikten sonra işler değişti. Fiziksel ve sosyal düzeyde kadınlar çocuk sorumluluğu almadan hipergaminin alfa döller kısmını deneyimlemeye başladılar ve 70lerin sonu 80lerin başında boşanma oranları pik noktasına ulaştı, ardından eğitimli kadınlar için bu oran düşerken, eğitimsizler için artış dönemsel olarak devam etti! Evlilikler %50 oranda boşanmayla sonuçlanıyordu. İlerleyen zamanda evliliker artmasa da birlikte yaşamın arttığını görüyoruz. (Referans: Evolution of Divorce İstatistikleri)

Kadının temel beklentisi hem arzu duyduğu hem sağlayıcı birine ulaşabilmek. Rollo Tomassi bir podcastinde şöyle diyor:

“Kadınlar modern dönemde neden 30 yaşında aydınlanma çağına ulaşıp, zamanım geçiyor diye panik yapıyorki? Zaten pik noktalarına 23 yaşında ulaşıyorlar!”

Neden 30larda fark ediyorlar? Çünkü gynocentric(feminen baskıcı sistem) düzen kadınların da erkek gibi olduğu yanılsamasını ve alfa döller tarafında kalmalarını öneriyor. “Her erkeği dene, sonunda sağlayıcı bul.” Siz bu oyuna alet olup kendini tüketmiş bir kadınla evlenmiş oluyorsunuz ya da o kadın mutsuz olarak hayatına devam ediyor. Bunun diğer kutbu olan 50ler de bu konuda başarısızdı. Kadınların kendi doğalarını tam yaşayamadıkları için arzu oluşmadan cinsellik yaşadıkları “beta öder” tarafında kalmaları da büyük sorundu. Sonuçta beta öderi öven “ahh keşke 50’lerde yaşasaydık!” diye üzülen erkek gruplar oluşuyor.

Feminizmin başardığı bir diğer konuda çirkin kadınlara mavi hap satmak oldu. Önceden feminenleşen toplum yazısında bahsettiğim gibi, çirkin kadınlar bu akıma sarıldı, çünkü cinsel pazar değeri düşük kadınlar %20’deki erkekleri kafesliyemiyorsa, onlardan yararlanıp beta öder tarafında güvenli birliktelik kurmalıydılar, o da olmadı nafaka ile güvenli bir yaşam sürmeliydiler. Yani kadınların çoğulcu, çift taraflı seçimleri yüzünden bunlar ortaya çıktı. Önceden monogamik yaklaşım erkeğin avantajıyken şimdilerde “evliysen öyle kalacaksın ya da boşanırsan kadının her türlü ihtiyacını karşışamak zorundasın” ile değişti. Yani kadın doğumda kendisine verilen değerin yine kendileri tarafından hızlıca tüketilmesini erkeğe ödetmeye çalışıyor. 

Rollo Tomassi’den güzel bir alıntı yapayım: “Bir tarafın cinsel stratejisinin gerçekleşmesi, diğer tarafın cinsel stratejisine boyun eğmesiyle mümkündür. 2si aynı anda gerçekleşemez.”

Alfa neydi? Alfa sahiplenmekti?

Eğer ki “hiç düzgün kadın kalmamış, ben kiminle evleneceğim” diye düşünüyorsanız kendi doğanızı bastırmış, daha doğrusu feminen-baskıcı sistemin tam yapmak istediği üstünüzde işe yaramış demektir. Bu tipik mavi hap yapılanmasındaki beta düşüncesidir. Üzülmeyin erkeklerin %80ni böyle, çoğunluk da bunu isteyerek kabulleniyor. “Daha güzelini bulamam” diye düşünerek kadını hemen kafeslemeye çalışıyor mesela. Oysaki o kadının sizin yanınızda durmak için mücadele etmesi, aksi halde sizin başka kadınlarla yatacağını bilerek çıldırması lazım. 

“Sayı, çok seks; kadının değil, erkeğin doğasıdır.” Cinsel devrim de gerçekleştiğine göre önce kendi beta zihniyetinzden, ardından kadının kafasında oluşan “benimle oldu, benimle ilişki de ister bu şimdi” sinyallemesinden kaçınmanız gerekiyor.

Rollo Tomassi erkeğin doğası için ne diyor? Unlimited acess to unlimited sexuality.

Hala KH ile haşır neşir olan çoğu erkek bile tam anlamıyla hipergami eşitliğini anlamıyor, daha acısı en alfa benim diye ortada gezerken, “bunun bir kişilik değil bir duruş olduğunu” anlamıyor ve sözde dark triad yaparken sadece bir beta olduğunu farketmiyor çünkü kendi fantezi dünyasında alfayı istediği gibi tanımlıyor, acımasız görünmeyi, kadınlara s.ttir çekmeyi özümsemeye çalışıyor ve daha kötüsü ideallerine uydurmaya çalışıyor. Hala inatla özel kadını arıyor, özel kadın harici bütün kadınları 2. Sınıf görüyor. 2012lerde Türkiye’de inci-sözlükte “tcma(they call me alpha)”, “bunu çok sık yapmam” diye biri çıkmıştı, aynı sıkıntılar orada da mevcuttu ve erkeklere benzer yanılsamayı satıyordu. Ekşi Sözlükte de bu konuda çok yanlış yönlendirmeler ve işin “nefret” aşamasında kalmış kişi mevcut. Hipergami her kadında olmaz diyen mi ararsın, alfa erkeği yanlış tanımlayan mı? Yoksa bütün kadınlar kaşardır diyen mi? “Kırmızı hapın amacı bir tarafı suçlamak değil, kadın-erkek ilişki dinamiğini doğru anlamaktır.”

En güçlü benim diye gezmek, devamlı seri monogami yaşayıp (3 ay bir kadın, 6 ay diğer kadın sonra 1 sene kimse yok vs.) ardından ayrılık acısında debelenmek, bütün kadınları 2. sınıf görmek alfa karakter özelliği değildir.

Özetle

Başta da dediğim gibi, 50lerde yaşamayı istemezdim ve “bir kadının beni becermesini tercih ederim”. Çünkü bunun karşılığı “gerçek arzudur.” Artık hipergami aşırı serbest, kadınların ne amaçladığını en azından kırmızı hap yapılanmasını sindirmiş erkekler biliyor. Bazıları bunu sindiremeyip mgtow veya insel oluyor. 50lerdeki evliliği hayal etmeyin ve ancak size gerçek arzuyu sağlayan bir kadına kaynaklarınızı açabilirsiniz, bunun haricinde tamamiyle alfa döller kısmında kalmanızı tavsiye ederim. 

Sen özel kadını aramayacaksın ve işin kadını yargılamak da değil, stratejiniz gereği cinselliğini yaşayacaksın, kadın “seçme” yeteneğiyle özel adamı arayacak ya da kendini bir erkek stratejisi olan sınırsızlık cinsellikle tüketecek. Senin o kadını kurtarma gibi bir misyonun yok. Ne 30’dan önce ne de sonra.

Bırakın oyun oynansın. Size sadece doğru hamleyi yapın.

Unutmayn, kadınlar suçlu değil, sadece bu sürece neden oldular. Erkeğin yapması gerekense suçlamak değil, performans yükümlülüğüdür. Erkek söylenmek için değil, çözüm üretmek için yaratılmıştır.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Kadınlar Hakkında Az Bilinen Gerçekler

Kadınlar Hakkında Az Bilinen Gerçekler

Kadınlar hakkında az bilinen gerçekler birçok erkek tarafından çarpık projeksiyonları sebebiyle kabul edilmez. Birçoğunu dağınık olarak anlatsak da burada biriktirmeye çalışacağım.

Bazı kadınlar kendi yaratılışlarını fark etmeyebilir bazıları ise bu gerçeklerin açığa çıkmasından memnun olmadığı için çirkefleşebilir fakat hepsinde “az ya da çok” bu gerçeklerin hepsi mevcuttur.

 

1) Kadınlara faydanız olduğu sürece birlikte olursunuz.

Kadınlar hakkında az bilinen gerçeklerden ilki kadın-erkek ilişkisinin eşitliğe dayanmadığıdır, bu feminizmin sattığı kadın doğasından çok uzakta olan bir gerçektir. Kadınlar bir erkekle birlikte olduklarında kendilerine bir şey katacak üstün olarak gördüğü bir erkeği tercih ederler. Buna hipergami denir. Bütün doğada bu böyledir. Tavus kuşu dişileri en gösterişli kuyruklu erkeği seçer, maymunlar hiyerarşide en üst seviye erkeklerle olur, Geoffrey Miller, Sevişen Beyin kitabında bunu detaylı açıklamıştır. Temellerini ekşi-şeyler yazımda okuyabilirsiniz.

Erkekler de tam tersi bir şey katabileceği ve fiziksel olarak beğendikleri kadınları tercih eder ve bu kattıklarınız pazarlık sebebi olamaz. Yani yıllar sonra bir ayrılık gerçekleşirse “ben senin için bunları yapmıştım” demenizin hiçbir önemi yoktur. Kadından duyacağınız tek cevap: “teşekkür ederim, çok iyi bir insansın, hakettiğini bulursun” olacaktır. Bir Türk atasözü vardır: “Otobüsün ve kadının peşinden koşulmaz.”

Eğer güçten düştüyseniz veya kadın sizden bir şey alamıyorsa (para, tecrübe, ilgi, bilgi her neyse) başka bir erkekten alabilecek konuma geldiyse sizden mezun olacaktır. Bu yüzden uzun ilişkide devamlı gelişmeye ve üstün bir erkek olmaya, eşitliği bozan tarafta olmaya dikkat etmelisiniz. Eşitlik sağlanması, kadının sizinle rekabete girmeye çalışması en büyük bir kırmızı alarmlardan biridir. İlişkinin biteceğine dair de bir işarettir. Örneğin yıllardır birlikte olduğunuz kadın durup dururken ağzını şapırdatma derse durun bir düşünün derim.

 

2) Kadınlar kendilerini güvene almadan bir ilişkiyi bitirmez.

Kim ne derse desin kadınlar tek kalmayı sevmez, parası da olsa gücü de olsa bunu istemez. Tek kalmak erkek işidir. Çünkü erkeğin doğum yapma yeteneği yoktur, varoluşsal dürtüsü kendini geliştirmek üstünedir, çok mutsuz erkekler görüyorum. Bunun tek sebebi var atalete yenilmeleri ve varoluşsal dürtülerini yerine getirmemeleridir. Bu gerçekleştirme de yalnızlığı gerektirir. Özetle yalnızlık erkek işidir! Siz hiç sevgilisinden ayrılıp mutlu olan, saçlarını kestirip, gym’e giden erkek gördünüz mü ama hemen kadın çetesine katılıp, eski sevgilisinin ne kadar hayırsız bir adam olduğunu anlatan, birçok leşçi meriç sayesinde kendi egosunu yükselten onlarca kadın görmüşsünüzdür.

Kadın iç güdüsel olarak çift olmaya daha yatkındır fakat bu gördüğü erkeğe yapışacağı anlamına gelmez. Süreç yine hipergamik ve gerekirse seri-monogami formunda ilerler.

İlişkilere baktığımızda kadınların boşanma kararı almada oranlarının %78’e tırmandığını görürüz ki çoğu erkek kadını terk edemez, bu yüzden terk edilen kadınlar büyük bir varoluşsal sorgulamaya girer. Çünkü kadının elinden rasyonalleştirme imkanlarını söküp alırsınız. Çoğu kadının rahatlama mekanizması karşısındaki erkeği suçlu hissettirmekle ilişkilidir. Siz önce terk ederseniz, sizi suçlu hissettiremezler ama çoğu erkekte bu yapılanma yoktur. Erkek biyokimyasal bir süreçle o kadını elde ettiğini ve hep kontrol edebileceğini sanır. Oysaki erkeği güçlü yapan kontrol etmesi değil, kadının kontrolü erkeğe bırakmasıdır. Bırakması içinse erkeğin gücünü koruması gerekir.

Eğer bunu yapamazsanız ilişki normal gidiyor sanırken, kadın çeşitli sebeplerle ilişkiyi bitirmek üstüne kafasında rasyonalizasyon mekanizmaları yaratır ve sizi öcü yapar. O adamla olmayacağına kendini inandırır, bu esnada bir başkasını bulur, kendisini “tek kalmamak için” garantiye alır ve ilişkiyi bitirir.

Çoğu erkek, kadın neden ayrılık acısı çekmez diye düşünür. Çekmez çünkü erkek o kadına izin vermez. Kadın da ilişki içindeyken acıyı çekmemek için bütün sorumluluğu erkeğe atmış, onu suçlamıştır. Ardından maymun gibi bir daldan diğerine çoktan atlamıştır. Diğer leşçi meriç kadının ekmeğine yağ sürer ve kendinin “özel” olduğunu sanarak o erkeğin ne kadar güçsüz olduğunu onaylar gibi o kadına yardım etmeye çalışır. Kadının hatalarını olumlar. Oysaki o kadının kendini koruma mekanizmasına yardım ettiğini bilmez.

 

3) Kadınlar hipergami filtresinden sahte yollardan geçen erkeklerden nefret eder!

Birçok erkek oyunu öğrendiğini sanarak, sahtekarlıkla kadınları etkileyebilir ve onlarla yatabilir. Yani kadının hipergami filtresinden geçerek cinsellik almış olur. İşte bu kadının en büyük varoluş korkusudur. Çünkü kandırılmıştır. O erkeğin sandığı gibi bir erkek çıkmaması, tamamiyle “feyk” olmasından nefret eder. Literatürde “shit test” denen nanenin olması sebebi bile budur. Kadın sizi dener, bu erkek hala alfa mı yoksa ezik bir betayı mı dönüştü diye dürtükler.

Aynı çizgide kadının birilerinden taktik aldığınızı öğrenmesi, ilişki koçları veya ilişkiyi kurtarmaya çalışan ilişki terapistleri hiçbir işe yaramaz! Kadının bilinçaltına onunla arzu oluşturacak taktikleri üstelik kadınla anlaşarak almaya çalışmanız sizden hızla soğumasına sebebiyet verecektir. Çünkü kadın bunlara doğal olarak sahip olmanızı bekler!

Siz mantıklı olarak şunu düşünebilirsiniz: “ilişkimide sorun var, bu sorunu çözmek için yardım almalıyız, bunu sevgilime de söylemeliyim” kadının bilinçaltında oluşan ise “bu adam erkek değil, sorunlarımızı çözemiyor, ilişkimizi yürütmek için bir neden yok” şeklindedir. Kabul edebilir, terapiye gidebilirsiniz ama sonuçları kaçınılmaz olarak kötü olacaktır.

Bir erkeğin yapması gereken kendi hatalarını fark ederek çözmesidir. Büyülü bir değnek ya da hap beklemeyin. Kadının arzusu siz güçten düştüğünüz için azaldı veya sadece uygun değilsiniz işte. Bunu terapistle, pazarlıkla çözemezsiniz. İşiniz kötüyse düzeltin, yatakta kötüyseniz iyileştirin, spor yapmıyorsanız spora başlayın. Kadında bir tetiklenme oluşmuyorsa “siktir edin.” Bitti. Başka bir kadın bulun.

Unutmayın, kadınlar bir şeyi nasıl elde ettiğinizle değil, o şeye sahip olup olmadığınızla ilgilenir.

Bir kadına bir konuda danışmanız sizi daha tecrübeli yapmadığı gibi sizi itici yapar. Balıkçılık balıktan değil, daha çok balık tutarak öğrenilir. Yani reddedilmeyi öğrenmeden kadınları elde edemezsiniz.

 

4) Kadınlar duygularıyla hareket eder ve anlıktır.

Kadınlar bir erkeğe 5. maddeyle ilgili olarak zor bağlanır ve hisleri belli bir süre aralığını kapsar. Programı güncellemezseniz deneme sürümü biter. Duyguları maksimumdayken size aşık hissederken, bu dönemden çıktıklarında soğuyabilirler. Çünkü kadınların uyum yeteneği erkeklere göre daha yüksektir, sağlayacağı fayda üstüne güçten düşmenizle bağlantılı olarak hisleri hızlıca optimuma ulaşır. Davranışları buna göre şekillendir. Rollo Tomassi’nin burada güzel bir tespiti var. İnsanlar davranışsal psikolojiye göre “içgüdü-neden-davranış” paterniyle hareket eder. Kadınlar davranışlarını nedene değil, içgüdüye bağlı oluşturur. Yani limbik sistemlerinin ortaya çıkarttığı duygulara(korku, endişe, aşk, öfke) göre hareket eder. Sonunda ise bunu nedenlere bağlar. Yani bir nevi olayı yaşar, ardından boşlukları doldurur. Bu yüzden kadınlar, mantıklı değil, duygusal kararlar verir ve her ne yaparsa yapsın bu duygusal kararını olumlama üstüne çalışır. Çünkü sonuç ortadadır, sonuç içgüdüsel duygularla ortaya çıkan davranıştır, bunu içten hisseder. Olayın mantıklı ya da mantıksız olması önemli değildir.

Kadınlarla birlikte olduğunuzda çok mutlu olduklarını görebilirsiniz. Gözlerinden size olan aşklarını okuyabilirsiniz evet öyledir ama belli bir zaman dilimine aittir, uzun vadeyi kapsamaz. Kadın şimdiki zamana erkekler ise geleceğe aittir. Jack London bu konuda Yıldız Gezgini isimli kitabında şöyle yazmıştır:

“Bizim gözlerimiz(erkekler) yıldızları gözetleyelim diye uzak görüşlüyken, onun gözleri (kadının), ayağını bastığı sert topraktan, göğsünün, üstündeki aşığının göğsünden, kollarının arasındaki gürbüz bebekten ötesini görmez. ama yine de çağlar boyunca kimyamız böyle oluştuğundan kadın düşlerimizde ve damarlarımızda sihir yaratır.”

Belli bir süre geçtikten sonra bu o arzunun güzelliğini hatırlarlar fakat tekrardan hissetme kapasitesine sahip değillerdir, çünkü bunu oluşturan içgüdüsel durum ortadan kalkmıştır. Hatta buna da sinir olarak size düşman olabilirler. Çünkü bu hissi onlara kaybettiren sizsinizdir. Onlar için geride kalmış bir anı olursunuz. Oysaki erkekler anılara ve geleneklere kadınlara göre daha bağlıdır ki bu yüzden ayrılık acısını daha çok yaşarlar. Çünkü erkek kadınla yaşadıklarını içgüdülerine değil nedenlere dayandırır. Her konuda bir sebep arar ve bulamadığı için kötü hisseder, çünkü kadınların duygusal davrandığını bilmez.

 

5) Kadınlar da tabak çevirir.

Kadınlar gerçekten doğru oldukları, güvendikleri bir erkeğe rastlayana kadar birçok erkekle eş zamanlı olarak flört eder. Yapısı bunu gerektirir. Erkek olabildiği kadarını döllemeye, kadınlar ise en iyiyi seçmeye çalışır. Anlamanız gereken gerçek: O kadının size ait olmadığıdır ve muhtemen özel olmadığınızdır. Sizinle olma sebepleri arzu duymaktansa yalnız kalmamak bile olabilir ki kadınlar buna “seviyeli ilişi” der. Alfa döller, beta öder denkleminde betayı oynuyor, onun ihtiyaçlarını(maddi veya manevi) karşılıyorsunuzdur. (Ref)

Çoğu erkek feminenleşen son dönemde kendisine aşılanan onun peşinden koş, onun için her şeyi yap mottosu sebebiyle “arzu duyan kadınla”, “minnet duyan kadını” ayırt edemez. Tavsiyem o kadın neden benimle değil diye düşünmek yerine sizin de aynı şeyi yapmanızdır. O kadının size ilgi duymaması ve bunu dert etmeniz, sizi “ihtiyacı olan(needy)” kişi durumuna dönüştürür, sizin güçsüz olduğunuzun göstergesidir. Bir insanın ne düşündüğünü sizin değerinizi belirlemez. İşte bunu ayrıt edemiyorsanız, beta zihniyetinden çıkamamışsınız demektir. 

Bunu birçok erkeğin yapamadığına şahit olursuz ve bu beceriksizliklerini kadınlara aşırı bağlanma ve ruh eşi kriziyle öderler. Çünkü erkeklerin tabak çevirmesi genelde kadınlara göre daha zordur, bulduğunu da özel olduğu saplantısına kapılır. Bu yüzden alfa erkek olarak tarif edebileceğimiz kaymak erkek tabakası aşk acısını pek yaşamaz, alternatifleri çoktur. Bir erkeğe düşen bir kadının tabağı olmamak, buna vereceği enerjiyi kendisine yöneltmektir. O kadınla cinsellik yaşamadığınız sürece tabak olmaya devam edersiniz, yaparsanız avantaj size geçer.

 

6) Kadınlar, erkekler kadar cinsellik düşünmez.

Çoğu erkekten “olur mu? kadın da erkek kadar sevişmek ister” düşüncesini duyabilirsiniz. Bu palavradır. gerçeklikten uzak bir erkek projeksiyonudur. Kadın ve erkek cinselliği aynı değildir. Benzerini siyah hap projeksiyonunda tip üstünden de yapıldığını görürsünüz.

Kimin ne dediğinden bağımsız olarak, hormonal ve döngüsel olarak biyolojik bir gerçek vardır ki o da kadınların arzusunun yumurtlama döneminde maksimum seviyeye çıkmasıdır. Oysaki bir erkek inişli çıkışlı da olsa kadına göre x15 testosteron salgıladığı için devamlı düşünür ya da hazır durumdadır. İşte bu fark, kadına kontrol gücü verir.

Benzer şekilde kadın yumurtlama döneminde alfayı, sonrasında ise betayı tercih eder. Çünkü öncesinde zincirlerinden kurtulmuş gibidir, sadece en iyi genlere ulaşmayı isterken, sonrasında güven periyoduna girerek, kendisini ve çocuğunu koruyacak erkeğe arzu duyar.

Kadınlar hakkında az bilinen gerçekler bu şekilde özetlenebilir. Bunları aklınızdan çıkartmazsanız hangi kadınla uzun, hangi kadınla kısa süreli ilişki yaşayacağınızı kolayca belirlersiniz.

 

Referanslar

1] Rollo Tomassi – The Rational Male

2] David Buss – The Evolution of Desire 

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin)

Bir Kadınla Ciddi İlişki Kurma Üstüne

Bir Kadınla Ciddi İlişki Kurma Üstüne

Size 2 temel görüşten bahsedeyim. Yalnız normal ilişkiler için geçerli olduğunu unutmadan okumanızı öneririm. öncelikli olarak burada bahsettiğim temelleri iyi anlamalısınız.

1) Kadın sizi beğenerek ilişki başlar.

2) Kadın size nötr olarak ilişki başlar.

Kadının size yaklaşımı aranızdaki relatif puan farkına bağlıdır. Görsel niteliklerin de etkisi olsa da bahsettiğim farklı bir durum. Sizi bir bütün olarak nispeten ulaşılmaz bulması, “sizi beğenmesine” sebep olurken, kendine yakın bulması “nötr” algısıyla sonuçlanır.

Nötr algısı olunca ne olur? O kadın için emek vermeniz gerekir. Bu emek hiçbir zaman yeterli olmayadabilir. Freud’un bahsettiği tipik sevilme ihtiyacını karşılamak temel stratejiniz olur fakat arzuyu da öldürmeden yapmanız gerekir. Yani gizemli olurken, ona ilgi gösteriyor olmalısınız ki işe yarasın. Tahmin edeceğiniz gibi bu zor bir stratejidir ve sizi yorar. Oranları tam tutturamazsanız, muhtemelen ilişki oluşmaz. Baştan size nötr olan kadınla ilişkiyi yeşertmeniz ciddi emek gerektirir.

Sizi beğendiği algısında ise siz 1 adım attığınızda o 2 adım gelecektir. Yine gizem korunmalıdır fakat stratejik oyunlara çok bulaşmanıza gerek yoktur. Kadının arzusunu öldürecek hatalar(aşırı kıskançlık, kısıtlama, kontrol) yapmadığınız sürece size ulaşma arzusu devamlı büyür.

Tabii şu da var: Aradaki puan farkı çok ise bu durumda erkek kadına arzu duymayabilir. Çünkü kolaylıkla elde etmiş hisseder ama kadın muhtemelen çekilmeye devam edecektir. It’s the hipergami! Sonuçta kadın devamlı çekilirken, erkek uzaklaşır ve erkekler bu durumlarda o kadını cinsellik için kullanabilirken; eğer erkek puan olarak düşükse flört dahi gerçekleşmez.

 

Görür görmez aşık olan kadın üstüne:

Kadının sizi görür görmez hayranlığı da problemdir. Çoğu erkeğin hoşuna gider çünkü kendi görsellikten etkilendiği için kadının da bundan etkileneceğini düşünür fakat erkeğin aksine çabuk hayran olan kadın tehlikelidir. İlişki yavaş yavaş gelişmelidir. Bu durumda kadın narsisistik tarafını size yansıtarak aslında sizde kendini sevdiği durumunu oluşturur. Bir diğer ihtimal ulaşılmaz olana duyulan arzu durumudur fakat sizi kısa sürede elde ederse aşkı söner. Böyle kadınlar dengesizdir, genellikle çok kıskançtırlar. Her ne kadar kadını iyi yönetseniz de bir yerde sorun çıkacaktır. Yanlış kadınla ilişkiye çıkmak yazımda bundan bahsetmiştim.

 

Hangi Strateji?

2 stratejide her erkeğin seçimi tabii ki de 1 olacaktır fakat 1 olması tahmin edeceğiniz gibi daha zordur. Toplumda erkeklerin %80’i 2 seviyesindedir ve onda da kadına yanlış yaklaştığı için başarısız olur. Acı şekilde popülasyondaki alfa erkekler 2’leri asla anlayamaz ve bir erkeğin nasıl kadınlara ulaşamadığını kavrayamaz. Onun doğal hali zaten boş kalmama üstüne kuruludur. Siz de bu yazıyı okuduğunuza göre muhtemel %20 içinde değilsiniz demektir, demek ki gelişmeye devam etmeniz gerekli.

Bir düşününün kadın sizi 1. şıktaki gibi neden beğensin? Ne ayrıcalığınız var? Erkek olmanın kurallarını yerine getirebildiniz mi? Demek ki esas olan relatif puanı aşmak olmalı. Bunun da tek yolu fiziksel ve zihinsel olarak gelişmekten geçer. Ekşi Şeylere giren bir yazımda bahsettiğim rahip moduyla başlayabilirsiniz.

 

30 Yaş Öncesi Kadınlarla İlişki Paradoksu:

Şunu garanti edebilirim ki siz kendinize yatırım yapıp erkek olmazsanız, hiçbir kadın sizin için mücadele etmez ki bunu 30 yaşından önce uzun süreli ilişkiye başlamamak podcastimde anlattım fakat gözden kaçan nokta hiç ilişki yaşamamak ya da 30 yaşını bekleyip de mucizevi şekilde kadınlara ulaşmanız değildi.(Bazı arkadaşlar bunu yanlış anlamış) Mesele kendinizi geliştireceğiniz, finansal olarak özgür olacağınız, en azından 1 tane güçlü ilişkiyle hayal kırıklığına uğradığınız bir yaş olmasıydı. 2 defa aynı hatayı tekrarlamayın ve 30 yaşına kadar hiç kadınlarla olmamak gibi bir hata yapmayın. Sadece tanıştığınız anda “onun özel olmadığını anlayarak, davranışlarını doğru analiz ettiğinizde” genellikle uzun süreli ilişkiye değmediğini göreceksiniz. Özetle 30 yaş istatistikidir ve sembolik olarak verilmiştir. Anafikir “kadınları tanımadan, erkek olmadan uzun ilişki yaşamamaktır.” (Erkek doğulmaz, olunur lafına ithafen.)

 

Sonuçta

Kaliteli bir ilişki istiyorsanız, hoşlandığınız kadının 1. opsiyondaki gibi sizi beğenmesini sağlayacak şekilde kendinizi devamlı geliştirin; şöyle düşünün en kötü ihtimalde bile puanca relatif açıklığınız çok olduğu kadınları elde etmiş olacaksınız.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Hipergami ve Evrimsel Temelleri (Bölüm – 2)

Hipergami ve Evrimsel Temelleri (Bölüm – 2)

Neden kadınların bir çoğuna görünmezsiniz? Bunu sorguluyorsanız hipergamiyi hala anlamamışsınız demektir. Bir önceki bölümde kimlerin reddetiğinden ve kadınların seçim önceliğinden bahsetmiştik.

Temel prensibi hatırlayalım: “Erkekler değer üretebildiği sürece havuzlarını genişletir ve kendilerini seçen kadınlar içinden tercih yapabilirler.” Bu evrimin temelidir.

`Geoffrey Miller` – `Sevişen Beyin` kitabından bir alıntı ile başlayayım:


“Dişiler genelde çok çekici ve uyum yeteneğine sahip erkeklerle seks yapmak ister, böylece yüksek uyum yenteği ve çekicilik sinyallerine karşılık vermeye yönetilen duyarlılıklar evrimleşmeye eğilim gösterir.”


 

G-M kendi kitabında evrimle ilgili Stanford Üniversitesinde geliştirdikleri bir bilgisayar simülasyonundan bahseder, temel bir tür ve kurallar belirtir ve simülasyon başladığında her seferinde farklı özelliklerin popülasyonda öne çıktığını ve yeni alt türler oluştuğunu gözlemler. Örneğin birinde parlak gagalar dişilerin ilgisini çekerken, diğerinde mavi tüyler önem kazanır. Birinde x-y-z türleri oluşurken, diğerinde x-z-t türleri oluşur y hiç oluşmaz. Buradan da anladığım şudur ki: “evrimde hangi özelliklerin tercih edileceği tesadüfidir.” Örneğin insan türünde daha çok “zeka” evrimleşmiş. Bu yüzden konuşabilen, düşünebilen, üretebilen varlıklar oluşmuştur. Bundan da çirkin erkek vs çirkin kadın bölümünde hem podcast ile hem yazılı olarak bahsetmiştik.

 

Çeşitli Evrimsel Görüşler

Hipergamiyi ispatlayan en önemli çalışmalardan biri Buss & Kenrick (1998) ve Fletcher (2002) makaleleridir. Buna göre insanlar 3 sebepten dolayı seçim yapar.

1) Sadakat ve bağlılık

2) Fiziksel çekicilik

3) Kaynak ve statü

Makaleye göre erkekler öncelikli olarak fiziksel çekiciliğe odaklanırken, kadınlar kaynak/statü ardından sadakat aramaktadır. Demek ki kadın kendinden daha üst seviyede kaynaklara veya sosyal statüye sahip erkekleri seçmektedir.

Memelilerde de durum böyledir. Cinsel seçilim için erkekler süs geliştirir ve kadınlar için mücadele ederler. Bunu ilk fark eden Charles Darwin olmuş ve bunu İnsanın Türüyeşi adlı kitapta anlatmıştır. Ardından Denetimli seçilim teorisi güç kazanmıştır, burada herhangi bir süsün sebepsizce seçilip nesiller boyu iyileştiği görülmüştür ki üstteki simülasyonda anlattığımız gibi hangi süsün seçileceği tesadüfidir. Bu süsler bazen o kişinin ölümüne yol açabilir.

Eğer çok gösterişli tüyleriniz varsa yırtıcılar tarafından daha kolay avlanırsınız ve buna rağmen gösteriş artabilir. Çünkü türün devamlılığı, kişinin hayatından daha önemlidir. Dikkat edin bunları göze alan hep erkektir. Önce erkek evrimleşir, sonra daha üst seviye kadınlara yönelir, böylece türler evrimleşir.

Dr. Zahavi ise handikap ilkesiyle türlerin güvenilir eş potansiyeli taşımaları için bu süsün maliyetinin yüksek olması gerektiğini savunur. Yani süs geliştirme maliyetini göze alamazsanız seçilemezsiniz der. Bu yasayı insanlara uygulayan kişi ise Dr. Thorstein Veblen‘in 1989’da teorisidir. Şöyledir:


“İnsanlar gösteriş toplumunun üyeleridir, aşırı tüketimle kendilerini gösterirler.”


Pahalı hediyeleri ancak o yükü karşılayacak donanıma sahipseniz alabilirsiniz. Yani zenginseniz bunu gösterişle sergilersiniz, örneğin gider sevgilinize çok pahalı elmas bir yüzük alırsınız ama 2 aylık maaşınızla bu yüzüğü almak akıllıca değildir. Demek ki zengin olmak bu süsü karşılayabilmektir. Bunu karşılayamansa kendine uygun bir hayat seçer. Çünkü herkes fayda/maliyet oranında optimumu bulmaya çalışır.

 

Hipergamiye Örnekler

Eğer kadınlar kör şekilde; erkekler gibi her fırsatta biriyle yatsaydı ve bir yasaya uymadan seçim yapsaydı, şu an fiziksel ve zihinsel yeteneklerimiz ne durumda olurdu? Bunu anlamak için tarihe ve toplumsal olgulara bakmak lazım.

 

a) Yüksek statülü erkekler (Rock starlar, devlet adamları vs.)

Zengin erkeklerin, rock starların, devlet adamlarının çok eşli olmayı tercih edebilecek miktarda sevgilisi olmuştur, sırf bununla ilgili `groupie` kavramı vardır. Kadın o erkeğin kaynaklarına ulaşabilmek için birlikte olmayı ister ve diğer kadınlara da kabul eder. Oysa ki erkek kadını paylaşmayı kabullenmez fakat kadın erkeğin haremine bile girmeye razı olabilir. Geçmişteki genetik araştırmalara bakıldığında güçlü tek erkeğin 17 kadını döllediğini görüyoruz. Geçmiş bir yazımda bahsetmiştim.

 

b) Çok eşlilik

Çok eşlilik bile hipergamiye örnektir. Varsayalım sürüdeki en güçlü, en uyumlu erkeksiniz. Bu durumda bütün dişiler iyi genetik yapıya sahip bir nesil üretmek için sizinle çiftleşmeyi seçecektir. İnsanoğlu çeşitli sebeplerden(vücut oranı, hormonal farklar ve etik sebepler) dolayı tek ve çokeşlilik arasına kalmıştır, eğer tamamen çok eşli olsaydık, bir çok erkek elenirdi [Geoffrey Miller – Sevişen Beyin]. Araştırmalara göre vücutları arasında büyük farklar olan türlerde çok eşlilik daha yaygın, insanın dişisi ile erkeği arasındaki fark çok büyük olmadığı için arada bir yerde kalmaktadır. Örneğin “kuğu” veya “kurt” olsaydık tamamen tek eşli olabilirdik.

 

c) Fahişelik Kurumu

Sosyal olgulardan biri olan fahişelik en önemli ispatlardan biridir. Eğer hipergami gerçek olmasaydı, erkekler de kadınlara rahat ulaşır ve eskort kavramı olmazdı. Oysa ki sadece “insanoğlunda” değil; penguenlerde, maymunlarda hatta bazı kuş türlerinde bile bu kavramının olduğunu görüyoruz. Bir iş(yemek, kalacak yer vs.) karşılığında kadınlar “seks” sunarak ödeme yapıyor. Bu da demektir ki bir çok tür aslında “seksin” erkekler için kadınlara göre daha değerli olduğunu biliyor ve bunu kullanıyor. [Robin Baker – Sperm Wars].

 

Sonuç olarak;

Bitirmeden paradan da bahsedelim. Para bir güç parametresidir fakat tek başına yeterli değildir. Kadını nasıl etkilerseniz öyle devam eder. Eğer “sadece” paranızla etkilerseniz devamlı pahalı hediyeler bekler, rock star gibi etkilerseniz, devamlı konser vermenizi bekler. Bu yüzden olabildiği kadar bir bütün olarak kendinizi değerlendirin ve bu şekilde kadını etkilemeye çalışın ki kadının beklentisi tek yönlü olmasın!

Bunları kabul etmemek ve sosyal statüde düşükken veya eşitken bir kadınla mutlu olacağınızı düşünmek aldatılmanıza neden olacaktır. Gücünüzü kaybettiğiniz anda teori bir yanda milyon defa şahit olduğum gibi acıların çocuğu olarak hayatınızı devam edersiniz.


2. Bölümün sonu

1.bölüm için tıklayın.

Hipergami ve Evrimsel Temeller (Bölüm – 1)

Hipergami ve Evrimsel Temelleri (Bölüm 1)

Hipergami ve evrimsel temeller diyor ki “bir kadın daha iyi nesiller için kendinden bir tık üstteki erkeği bazen farkında olarak bazen farkında olmadan seçer”. Yakın zaman önce Youtube’da bunun podcastini yapmıştık. Örneğin neden bazı kadınlar sizi tercih etmiyor? Neden iyi giden ilişkin bozuluyor ve ağırlıklı olarak buna karar veren kadın oluyor? Çünkü yumurta pahalı ve dişiler acımasızdır.

Her türde çocuk yapma yetisine sahip taraf esas seçendir. Çünkü yanlış seçim sonuçları ağırdır, insanlarda kadın 9 ay hamile kalır, çocuğunu büyütmek ve yetiştirmek masraflıdır, kadının Tinder istatistiklerine göre erkekler tarafından en çok tercih edildiği yaş 23’dür mesela. Yani zamanı kısıtlıdır ve ilerleyen yaşlarda kadının işi zorlaşır. Bir de işin bir de psikolojik ağırlığı var. (Ref: Dr. David Buss – The Evolution of Desire). Eğer bu seçim erkeklere bırakılsaydı, fırsatçılıkları yüzünden sperm ucuz olduğu için, yüksek testosteron ile -ki bu erkeğin her an sekse hazır olması demek- çok kötü nesiller ortaya çıkardı.

Darwin, Zahavi, Fisher gibi evrimsel-biyologlar; David Buss veya Veblen bu yüzden erkeğin sosyal veya fiziksel göstergelerle kendini beğendirmeye çalıştığını belirtir. Tabii bu kısa ve uzun süreli stratejiler için değişir. Bir çok türde erkekler, diğer erkeklerle savaşır ama amaç ölürmek değildir(çünkü her türde gruplar kaynak toplamak ve iş bölümü önemlidir), sadece gözdağı verilir. Tersi olsaydı çok eşliliğe yatkın olan erkek belli standart üstünde beğendiği her kadını döllemeyi seçerdi ki bu davranışı da eşcinselliğin heteroseksüel ilişkilere yansıması konusunda erkek-erkek ilişkilerin sonsuz çok eşliliğinde tartışmıştık.

Alfa Döller, Beta Öder İlkesi

Basit bir örnek: Sizin erkek olarak değeriniz 6/10 diyelim, 3 aydır da seks yapmadınız. Önünüze 3/10luk da çıksa 7/10luk da çıksa seks için seks yapardınız, böylece genetiğiniz aktarılır. Oysaki 6/10luk kadın ancak 7/10 ve üstünden hamile kalmayı tercih eder. İşte bu hipergamiye ve erkeğin seçim zayıflığına en güzel örnektir.

Şu sorulabilir: “6/10’luk erkek neden 3 aydır seks yapmıyor?” Çünkü 80/20 ilkesince; kadınların %80ini tepedeki %20’ilik dilime giren erkeği kapatmaya çalışır. Eğer en üstteki en iyi %20 erkek arasında değilseniz %70 ya da %50 olmanız kadın gözünde neredeyse aynıdır. Buna alfa döller, beta öder diyoruz. Kadında cinsel çekim oluşturan tepedeki erkekler “kısa süreli” stratejiyle kadınları elde ederken, %80 içindeki kısım tek bir kadına yatırımla, fazla emek vererek elde etmeye çalışır. Yani pazarlık yapar. 1950lerde beta oyunu çalışıyor olsa da cinsel devrim sonrası pek işe yaramadığını görüyoruz, kadınlar cinsel arzu oluşmadan erkekleri daha az tercih eder oldu. Bu yüzden siyah hapa sarılan bir insel ordusu mevcut. Her konuda kadınları suçluyorlar.

Tip ve Oyun Önemlidir

Özetle kadınların kısa süreli ilişkide tek istediği arzuyu yakalamaktır ve bu esnada erdem, gelecek, para, dürüstlük hiçbirini önemsemezler, bunları uzun süreli ilişkide beklerler. Yine kısa süreli ilişkilerde dark-triad pratikleri ve fizik önem kazanırken, uzun süreli ilişkide parametreler değişir. David Buss’ın araştırmalarını çeşitli yazılarımda vermiştim. Hiçbir kadın kısa süreli ilişkide veya arzu hissettiği erkeğin obez, kendine bakmayan, modadan uzak, pis olmasını istemez. Her şeyi değiştiremesek de değiştirebildiğimiz her özelliğimiz için çaba sarf etmemiz gerekir ki arzu eşiğini aşabilelim. Kendi açımdan da bunun nimetlerini spor yapıp fit bir vücuda sahip olduktan sonra görmüştüm, şurada da bilimsel olarak açıklamıştık. Tam bu aşamada oyun da işin içine girer ama tipin oyunu veya oyunun tipi gereksizleştirdiği düşünülmemelidir. (Ref: Rollo Tomassi – Preventive Medicine). Tabii ki zayıf olduğunuzu düşündüğünüz konularda kendinize güçlü bir duvar örmelisiniz ki buradan gelecek tepkilerde yıkılmayın, kendinizle barışık olun. Çünkü kadınlar fiziksel özelliklerinizin zihinsel özelliklerinizle ne kadar uyumlu olduğuyla da ilgilenirler. Burada sinyalleme oyunun da temel kuralıdır. Bir özelliğiniz konusunda aşırı alıngansanız sizi güçsüz olarak kodlayarak elerler.

Erkeği çekici yapan kriterleri doğru öğrenip, tipinizi, statünüzü ve paranızı devamlı iyileştirin derim. Kadının size nasıl yaklaştığını iyi anlayın. Eğer “beni çok iyi anlıyorsun, ben eskiden kötü bir kızdım, kendimi buldum” diye yaklaşıyorsa çekim(attraction-beta öder) tarafındadır, ben kötü bir kızım, becer beni diye yaklaşıyorsa arzu(arousal-alfa döller) tarafındadır. Bence 2sinin ortasında bir yerde fakat arzuya yakın olmak iyidir. Tamamen arzu tarafında olmanız da ilişkinin devamlılığını sağlamaz, ismi üstünde “kısa süreli” ilişkidir.

Tabii kadınların sadece arzuya yenildiği anlaşılmasın: Kadınlar anlık olarak %20e çekim duysa da onları elde tutmayı da ister, bu yüzden idealde “uzun süreli ilişki sağlayan alfaları” ararlar diyebiliriz. Bu da ancak kapasitesi yüksek bir kadın için geçerlidir, düşük veya yanlış strateji güden kadınlarsa güzellik çağlarından sonra “saf arzuyu”, sağlayıcı niteliklerle takaslamaya başlar. Örneğin zengin olması da bir parametre haline gelir. Ancak tepedeki erkekler uzun süreli ilişkiye nadiren yaklaşır. Hatta bu erkeklerin tek talepleri “güzellik” olmayabilir. Kendi kriterleri için gerekli güzelliğe sahip bir kadını diğer faziletleri için tercih edebilirler. Örneğin çok güzel-seksi bir kadındansa 7/10 görsele sahip fakat az ilişki yaşamış, sadık ve zeki bir kadını tercih edebilirler. Kadınların günümüzde sosyal medya etkisiyle değerini daha yüksek sanıyor ve üst seviye erkekleri avlayamadığı için hep “alfa döller” kısmında kalarak mutusz oluyor, yani ancak kısa süreli iliişki alabiliyor fakat bu denklemin başka bir sonucudur.

Aldatan kadın serisinde anlattığım gibi bazen sorunlu kadınlar stratejileri gereği sadece betaları değil, alfa erkekleri de kullanabilir. Çünkü kararsız kalırlar! Örneğin alfa erkeği sadece seks için tercih ederken, güven veya para için sevgilisiyle devam edebilir. Bir çeşit toplama erkek yapar, Frankenstein üretir. Bu durumda alfa erkek de en az beta kadar aldatılmış olur fakat alfa bunu önemsemeyebilir.

Kadın iyi genlerin temel savunucusudur. Çıtasını “erkekler sürünsün” diye değil, daha iyi nesiller ortaya çıksın diye yükseltir. Hipergami ve evrim acımasızdır. Gerekirse psiko-sosyal yönelimlerle bilinçli ya da bilinçsiz başkasının çocuğuna baba olabilirsiniz. Şu an popülasyonun %10’u başkasının çocuğuna bakmaktadır! Rollo Tomassi’e göre de cuckoldry‘nin ta kendisi budur.

Seçim, havyanlar alemi için kolaydır.

İyi gen göstergesi tüyler ya da bir gaga olabilirken, kompleks ve sosyal bir yapıya sahip insanlarda daha zordur. Bu yüzden erkeklerin temsil ettikleri önem kazanır, yani sadece “fiziksel özellikler” yeterli değildir ya da sadece kısa süreli ilişkide etkindir diyebiliriz. 20li yaşların başına kadar görüntü daha ağırlıklı bir parametre olsa da zamanla giderek azalır. Yalnız bu, fiziksel özellikler önemsiz ya da statü daha önemli demek değildir, hepsi birlikte sağlanmalıdır.

Kadın sizinle doğal arzu sebebiyle birlikte olmalı, yararcı olarak örneğin “paranız” veya “eviniz” için birlikte olmamalıdır, bunlar beta öder tarafını temsil eder (Ref: Rollo Tomassi – Preventive Medicine).

80/20 sonucu bilinçsizce erkeklerden şunu çok duyarsınız: Onunla birlikteydim ama başka opsiyonum olmadığı için hatalarına göz yumdum. Yoksa senelerce bir kadın göremezdim. Erkek bazen tek bulabildiğiyle idare etmek zorunda kalır” ki bu tipik bir beta zihin setidir. Bu durum kendini geliştiremeyip, opsiyon yaratamayan erkekleri bekleyen bir trajedidir. Tabii ki erkeğin seçmediği anlaşılmamalıdır, 35-40 aralığında eğer kendini gerçekleştirip maksimum çekicilik noktasına ulaşırsa denklemin dengeleri yavaştan erkeğe doğru kayar. Sonuçta “erkek kendini seçen kadınlar içinden en iyisi seçmekle sorumludur” ki daha iyi nesiller ortaya çıksın. Flynn etkisi ile 10 senede bir iq ortalamamızın 3 puan artması buna güzel bir örnek.

Kimler reddeder?

Hipergami gün ışığı gibi bir gerçektir. Bir şekilde reddediyorsanız, bunun sebebi yeni öğrendiğiniz bir kavrama öfke duymanız ya da kavramları yanlış anlıyor olmanızdan kaynklanıyordur. Benim gözümde `Charles Darwin`’i eleştirip insan Adem-Havva’dan gelmiştirlerle aynı kafa yapısına sahipler. Özellikle cinsel devrim sonrası satılan yalanlardan biri cinsiyetlerin toplumsal formlar olduğu ve biyolojik olmadığı yanılsamasıdır. Bunu detaylıca feminenleşen toplum başlığında anlatmıştık.

Tartışılması gereken hipergaminin olmaması değil, kadının hangi sebeplerle hangi özellikleri seçtiği olmalıdır ki evrim süreci boyunca en çok sorulan sorulardan biridir. Ahlak burada sınırlarımızdır ve çıkış noktası belki de bu yeteneklerin sorumsuzca kullanılmasına bir tepkiydi. (Zahavi – Handikap İlkesi)

Bunlar 3 grupta inceleyebiliriz. Erkekler(2 grup halinde), feminist kadınlar ve biseksüel erkekler.

a) Reddeden Erkekler

Romantik erkekler örnek verilebilir. Bunlar erkeklerin sevilme istediğini kadınların karşılayabileceğini yani kendilerinin “karşılıksız” veya “romantik” sebeplerle sevilebileceğine inanır. Mottoları: “Beni olduğum gibi sevmeyen kadın benimle olmasın” şeklindedir. Evet siz %20’lik kesimdeyseniz bunu söyleyebilirsiniz ama sıfır kas kütlesine sahip, kitap okumayan, kendini geliştirmeyen, düşük sosyal statülü biriyseniz buna hakkınız yoktur. Kadın sizi neden sevsin? Kendiniz gibi olduğunuz için mi?

Erkeklerdeki diğer kesim kadınların evrimi yönlendirdiğini unutan taraftır ve seçileceğini kabul etmez. Onlara göre erkek esas seçendir ve en üsttedir. En iyi erkeğin her kadını seçebileceğini düşünürler. Bu bir yanılsamadır. Gerçek: “Erkeğin kalitesi arttıkça sadece kendini seçen kadınların havuzunun genişlediğidir ve erkek bu havuz içinden tercih edebilir.” Örnek verelim, siz %10’a dahilsiniz, içinde her kategoriden 30 kadın var(Çoğunluğu 5/10 ve 6/10 ve az miktarda 8/10), sizi 20 tanesi seçti, alfa erkek bu 20 içinden birini seçebilir, hatta harem kurabilir. Diğer 10’u (5/10’dan 8/10’a) başka alfa erkeklere aittir. Çünkü bazı kadınlar “serseri rock starlara” bazı kadınlar “takım elbiseli devlet başkanlarına” hayran olacaktır. Yani sizin puanınızın kadından yüksek olması o kadınla birlikte olacağınızı garantilemez.

b) Reddeden Kadınlar

Bu gruba feminist kadınlar girer. Eşitlikçi davranışları ve çoğunlukta fark etmeden çekildikleri maskülen taraf sebebiyle hipergaminin dediği gibi kendilerinden iyi birine arzu duyacaklarını inanmazlar. Çünkü bu feminizme zıttır. Oysaki kadınların genetik olarak yapısında üst erkeği seçme arzusu vardır, garip şekilde doğurganlığı azalan kadınların “beta öder” kısmına geçtiklerinde bu erkeklere eşitlikçi yatırım yaptığını daha çok görürürüz. Rollo Tomassi ne diyor? “Kadınlar betalar için kurallar koyar, alfalar için kuralları yıkar.”

Alfred Adler, İnsan Tanıma Sanatı” isimli kitabında önemli tehlikeden bahseder. Kadınlar yanlış yetiştirilme sebebiyle 2 tarafa savrulur. 1. uç maskülen karakter gösterenler, diğer uç ise aşırı feminen olanlardır. Maskülen uçta olanlar; aşka inanmaz, liderlik yapmaya çalışır ama temelde topluma zıt özellikle sergilerler. 2. uç ise devamlı muhtaçtır, amiyane bir tabirle birine yamanmaya çalışırlar, kendi kişilikleri aşırı geri plandadır. Her 2’si de yanlıştır. İşte buradaki kadınlar 1. gruba girenlerdir. Nasıl olur da bu kadın kendinden üst seviye birine arzu duyabileceğini kabul eder? Hele ki aşırı maskülen karakterdeyse ilişkiye bile inanmayacaktır. Kendi doğasını anlayamayan kadın bu sebeple ilerleyen yaşlarda mutsuz olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Konuyla ilgili değil fakat 2. gruba girenler de size özel bir arzu duymayabilir, yani aşırı muhtaçlık hissi sebebiyle sizden hemen sonra “bağımlı karakter” tavrı göstererek başkasına yamanırlar. Bu da hipergami temellidir ama kadının güçsüzlüğünü de içerir. Bazı kadınlardan duyarsınız: “Tek kalamıyorum!” İşte bu kadınlar tek kalamıyorumun zirve üyeleridir.

c) Reddeden Biseksüller

Son gruba erkek-biseksüeller girer. Normal bir erkek ya da kadın duyar yaparken bu kişiler gerçekten anlayamaz. Çünkü hipergamiyle işleri yoktur. Homoseksüel-erkek ilişkileri tesadüfi olabilir, evrimsel bir bütünlük amacı taşımaz. Bunu ayrıntılı olarak şurada anlatmıştık. Kadınlarla ilişkileri de erken yaşta sosyalleştikleri için kadınlara daha rahat yaklaşırlar. Kadınlarda ise anti-natalizm’e kapılanlar olabiliyor.

Hipergaminin evrimsel temellerine 2. bölümde devam edeceğiz. Unutmayın ki “hipergami acımasızdır!”


1.Bölümün Sonu

2. Bölüm için tıklayınız.


(Makaleyi oylamayı ihtmal etmeyin.)

İlişkilerde Evrim Etik’e Karşı

İlişkilerde Evrim, Etik’e Karşı

İlişkilerde evrim etik’e karşıdır. Siz uyumlu eşi seçmediğiniz ve doğru ilişkiyi sürdürmediniz sürece anlaşamazlar ve evrim etiğe karşı her zaman kazanır. 

Evrim Acımasızdır

Bir ilişkide evrim; uyumsuz erkek ve kadın için acımasızdır. Çünkü sonraki nesille ilgilenir, sizin öneminiz yoktur. “Robin Baker” Sperm Wars kitabında savaşlar ve esirler üstünde acımasız bir örnek vermektedir: “Etik davranan bir asker esirlere tecavüz etmemeyi seçer ve ertesi gün ölebilir ama güçlü olan zorla sahip olarak  kendi ertesi gün ölse de genleri aktarmış olur.” Etik değil, iğrenç bir şey ama evrimle çelişiyor demiştik. Birinin genetik yapısı devam eder, diğeri elenmiş olur ve 5 nesil sonra bu kararın doğru veya yanlış olmasının önemi kalmaz.

Kadınlar ise kendi avantajı için en uyumluyu seçer (Kadın çıkarcı, erkek fırsatçıdır). Devamlı aldatma eğiliminde, hipergamide boğulmuş bir kadın hep en iyisini arayarak belki iyi çocuk için doğru geni seçebilir ama psikolojisi kayacağı için o çocuğa bakamayacak hale gelecektir. Bu seçim; çocuk için iyi, kadın için kötüdür (Yani şahsın önemi yoktur). Etikten uzaklaştıkça sosyal bir varlık olduğu için kötü hissedecektir. 

Erkekte de sonuçlar farklı olmayacaktır ama tek bir avantajı var ki doğurduğu çocuğun yükünü çekmek zorunda değildir. Çünkü çocuğuna kadın gibi yüksek miktarda oksitosin salgılayarak güçlü bir bağ duymaz, o sebeple süreci daha iyi kontrol edebilme yeteneğine sahiptir. Bunu da ilgili yazı” dizisinde uzun uzun açıklamıştık.

Kısaca şöyle diyebiliriz etik “şimdiki zaman ve doğru psikolojiyi, evrim ise fizikselliği ve gelecek zamanı temel alır ama sosyal sınırlarımız sebebiyle sınırsız evrimsel seçim psikolojimize mal olabilir.” Tam tersi sadece minnet için bir insanla birlikte olmak da kötü nesillere ve yine arzu içermeyen bir ilişkiye sebep olabilir, doğru ihtimalleri azaltır. Demek ki her 2’si de tek başına yetersizdir.

Fahişelik ve Evrim

Erkeklerin sperm yayma isteği evrimsel olarak fahişelik kavramını da ortaya çıkartmıştır. Yani arzuyu kendi değerlerinizle yaratamıyorsanız parayla elde edebilirsiniz. Doğada bile dişi Kapuçin Maymunları gümüş plakalar karşılığında cinsellik yaşamaktadır veya dişi maymunlar tımarlanma karşlığında cinsellik sunmaktadır. Altta biraz da insanlara yansımasına bakalım.

Kısa Bir Hikaye

Şöyle basit bir Türk filmi senaryosu düşünerek evrimsel ve etik açıdan irdeleyelim:


“Tek çocuklu aile babası patronunu korumak için patronun işlediği bir suçu üstüne alıyor ve hapise giriyor. Patron da bunun karşılığında ailesine yardım ediyor ve karısıyla yakınlaşıyor. Karısı da patrondan güçlü-zengin bir erkek olduğu için etkileniyor, birlikte oluyorlar ve hamile kalıyor. Kocası döndüğünde bile karısı patronunu bırakmayı tercih etmiyor fakat patron evliliği bozulmasın diye kadını istemiyor. Kadın da hiç bir şey olmamış gibi kocasıyla devam ediyor.”


Bu senaryo evrimsel açıdan doğru mu? Evet doğru. Kadın, kaynakları güçlü olanı tercih etti fakat adamı tam kafesleyemediği için sonuca ulaşamadı. Kocası ise hata yaptı, çünkü başka bir erkeğin suçunu üstüne alarak aslında ailesi için fedakarlık yapayım derken güçsüzlük gösterdi.

Evrim mi, Etik mi?

Bunun sonucunda 5 durum oluşabilir. Kazanan ve kaybedenlere bakalım:

1) Adam durumu fark etmedi, o vakit aldatan kadın yazı dizimizde bahsettiğimiz gibi kadın güçlü genler için patronun genlerini kullandı: Doğan yeni çocuk kazandı, eş aldatılarak kaybetti ve başka bir çocuğa babalık yapacak, kadın iyi bir gen seçti ama duygusal olarak yıkık durumda. Patron kazandı, çünkü genleri başka bir kadınla taşındı. Evrim stratejisine uygun bir hamleydi ama etik açıdan yanlıştı.

2) Adam durumu fark etti ve gitti patronu namus davasına öldürdü. Adam hapise girdi, kadın hem kocasından hem aşık olduğu sevgilisinden oldu, hem ailenin sahip olduğu çocuk hem de patronun çocuğunun geleceği karardı. Çünkü hem kocası hapiste hem de kadın psikolojisi bozuk olarak yalnız başına kaldı. Daha kötüsü patronu öldürmesi onca işçinin ve patronun ailesinin de ortada kalmasına sebep oldu. Adamın kararı hem evrimsel hem etik açıdan yanlıştı.

3) Adam durumu fark etti, gitti kadını öldürdü. Patron kadından kurtuldu ama kadın öldüğü için genlerini aktaramadı, eşi yine hapise düştü ve öz çocuğu ortada kaldı. Hem evrimsel hem etik açıdan yanlıştı.

4) Adam durumu fark etti, durumu ispat etti ve karısını boşadı. Anne hem sevgilisinden hem eşinden oldu ve yalnız kaldı. Eğer patrondan çocuk doğarsa patron yine kazandı, çünkü güçlü genler aktarılmış oldu. Boşanma sebebiyle velayet muhtemelen babaya verildi. Evrimsel ve etik açıdan doğruydu.

5) Adam dayanamadı ve intihar etti. Evrim açısından 2. seçenekten daha mantıklı bir seçim. Çünkü patron yaşıyor ve hala kadına çocuk için maddi destek sağlama ihtimali var. Etik açıdan baktığımızda ise çok kötü bir seçim. Çünkü hikayedeki suçsuz insan ölmüş oluyor. 

Yorumlayalım:

Bu senaryoda amaç patronun her durumda yaşaması, kadının ise cezalanması formatında olmalıdır. Evrimsel açıdan baktığımızda 3. Seçeneğin en kötüsü olduğunu görürüz çünkü iyi genlere sahip patronun öz oğlu doğmadan ölüyor, aynı zamanda diğer ailenin öz evladı açıkta kalıyor ve hikayedeki en fedakar kişi hapise düşüyor. Yani gelecek neslin(hem öz oğullarının hem patronun oğlunun) hayatı kötü etkileniyor.

Özetleyelim

Sonuç olarak uyumsuz bir eş seçimi veya sonrasındaki yanlış hamleler sonucunda hiç bir durumda etik kazanamaz ve evrim galip gelerek erkeği olumsuz etkiler. Özellikle sosyal statü ve geliri düşük olan insanlar arasında bu farklılık iyice belirgin hale gelir. Hikayede de görüldüğü gibi böyle bir durumda en güçlü gen yani “patron” -2. seçenek hariç- hep kazanıyor, başarı oranı %80…

Eş seçimi yaparken ve ilişki sürecinde her zaman evrimsel ve etik davranışı bir arada değerlendirmemiz bu sebeple önemlidir. Denge önemlidir.


Twitter