Ana Sayfa » beta öder

beta öder

Ahh Keşke 50lerde Yaşasaydık!

Ahh Keşke 50’lerde Yaşasaydık!

Bu miti çeşitli mgtow komünlerinde, klasik muhafazakar görüş sahiplerinde, hatta kırmızı hapa yeni girenlerde görürsünüz. İnseller bile aynı şeyi sayıklar: “oyunu kuralları değişti, kadınların beklentileri arttı, hepsinden nefret ediyoruz!! Suçlu kadınlar! Ahh keşke 50’lerde yaşasaydık!

Bu erkekler gerçek arzuyu tanımadıkları için ideal ilişkinin bu olduğu yanılsaması içindeler.

Düşünce kalıpları şuna benziyor: “Çünkü o zamanlar erkekler erkek gibiydi, ailenin direğiydi, kadınlar sadıktı vs vs.” Hayır! Bunlar tam olarak sağlayıcı beta zihniyetidir, erkeğin kendi potansiyelini yok sayması ve monogamiye sarılmasıdır. Nasıl yani?

Çok basit bir soru: “O kadının mı sizi becermesini isterdiniz? Yoksa siz mi o kadını becermek isterdiniz?” Ben ilkini tercih ederdim ve bunu yapmayan kadınlara yıllardır en ufak yatırım yapmıyorum. Çünkü ilk kısım “alfa döller”, ikinci kısım “beta öder” seçeneğine aittir. Biri gerçek arzuyla diğeri takasla elde edilir.

1950lerde ilk opsiyon yok denecek kadar azdı. Kadınlar kendi potansiyellerinin farkında değillerdi, zaten yapma şansları da yoktu. Evet hissediyorlardı ama bu seçimlerinin onlara ağır geri dönüşleri mevcuttu.

Şekil: 1950’lerden mutlu aile kesiti

Hipergami neydi? Hipergami emekti!

Hayır değildi! Hipergami 2 uçtan oluşur, üstte dediğimiz gibi “alfa döller, beta öder”.  50lerde beta ödüyordu, o kadın arzu duyduğu için değil, zorunda olduğu için sizinleydi. Örneğin “alfa döller” kısmında “hiç emek yoktur!” Siz hangisini istiyorsunuz?

Böyle denildiğinde çoğu kişinin zihninde yanlış bir imaj oluşuyor ki alfa ve betayı yanlış tanımak yazımda anlatmıştım. Beta başarısız, karaktersiz, sorumsuz olan değildir, beta kurallara uygun yaşayan, çoğunlukla beyaz yaka olan, uyumlu bireydir. Kendi gen aktarımı sorununu çözmek için tek kadına yatırımı tercih eder. Bir kadını çok sever ve her şeyi yaparsa kadın ona yapay da olsa bağlanır ve sorunu aşabilir. Örneğin 50lerdeki bu strateji modern dönemde erkek 30+ tek çocuklu annelere yönelim olarak değişti. Hem bu kadınlar kolay elde edilebilir, hem de tekrardan çocuk yapabilirler.  Yani sağlayıcı olur.

Oysaki kadınların bir ilişki için tek seçeneğinin bu olmadığı bilinçaltı düzeyde yazılıdır. Alfa taraf ise yatırım yapmadan kadında doğal arzuyu oluşturur. Bir gecede; konuşmasıyla, dokunmasıyla kadını yükseltir ve yatağa geçer. Gerçek arzuya kim karşı gelebilir? Sıkıntı şu ki alfa karakterin(%80-90) etkin olduğu ilişkide yatırım yoktur ve yatırım yoksa kadın bunun sonuçlarını ağır öder!

İşte bu yüzden 50lerde alfa denkleme daha az dahildi. Özellikle dinler etkisiyle asırlardır evlilik kurumu sayesinde her erkeğe bir kadın stratejisi işliyordu. Oysaki kadın 2sini de istiyor. Yani hem arzu duymak hem de uzun süreli ilişkinin “destek” kısmından yararlanmak istiyor. Aksi halde alfa döller tarafı da kadının yıllar geçtikçe dezavantajına olan bir şey. Formülde biri eksikse kadın tamamlanmıyor.

50lerde ilişki anlayışı nasıldı?

O dönemde seks alabilmek için kaynak sahibi olmak gerekiyordu. Bütün sorumluluk erkekteydi. Kadınlar da gerçek arzunun ne olduğunu pek bilmiyordu. Bilse de tadamıyordu, çünkü opsiyonları kısıtlıydı, hamile kalmaları büyük sorunlara yol açabilir bütün toplum tarafından dışlanabilirlerdi. Yani toplum kuralları kadınlarda arzu oluşturan “alfa döller” opsiyonunu “sınırlandırmıştı.” 60larda önce doğum kontrol hapı ardından feminizmle cinsel devrim gerçekleştikten sonra işler değişti. Fiziksel ve sosyal düzeyde kadınlar çocuk sorumluluğu almadan hipergaminin alfa döller kısmını deneyimlemeye başladılar ve 70lerin sonu 80lerin başında boşanma oranları pik noktasına ulaştı, ardından eğitimli kadınlar için bu oran düşerken, eğitimsizler için artış dönemsel olarak devam etti! Evlilikler %50 oranda boşanmayla sonuçlanıyordu. İlerleyen zamanda evliliker artmasa da birlikte yaşamın arttığını görüyoruz. (Referans: Evolution of Divorce İstatistikleri)

Kadının temel beklentisi hem arzu duyduğu hem sağlayıcı birine ulaşabilmek. Rollo Tomassi bir podcastinde şöyle diyor:

“Kadınlar modern dönemde neden 30 yaşında aydınlanma çağına ulaşıp, zamanım geçiyor diye panik yapıyorki? Zaten pik noktalarına 23 yaşında ulaşıyorlar!”

Neden 30larda fark ediyorlar? Çünkü gynocentric(feminen baskıcı sistem) düzen kadınların da erkek gibi olduğu yanılsamasını ve alfa döller tarafında kalmalarını öneriyor. “Her erkeği dene, sonunda sağlayıcı bul.” Siz bu oyuna alet olup kendini tüketmiş bir kadınla evlenmiş oluyorsunuz ya da o kadın mutsuz olarak hayatına devam ediyor. Bunun diğer kutbu olan 50ler de bu konuda başarısızdı. Kadınların kendi doğalarını tam yaşayamadıkları için arzu oluşmadan cinsellik yaşadıkları “beta öder” tarafında kalmaları da büyük sorundu. Sonuçta beta öderi öven “ahh keşke 50’lerde yaşasaydık!” diye üzülen erkek gruplar oluşuyor.

Feminizmin başardığı bir diğer konuda çirkin kadınlara mavi hap satmak oldu. Önceden feminenleşen toplum yazısında bahsettiğim gibi, çirkin kadınlar bu akıma sarıldı, çünkü cinsel pazar değeri düşük kadınlar %20’deki erkekleri kafesliyemiyorsa, onlardan yararlanıp beta öder tarafında güvenli birliktelik kurmalıydılar, o da olmadı nafaka ile güvenli bir yaşam sürmeliydiler. Yani kadınların çoğulcu, çift taraflı seçimleri yüzünden bunlar ortaya çıktı. Önceden monogamik yaklaşım erkeğin avantajıyken şimdilerde “evliysen öyle kalacaksın ya da boşanırsan kadının her türlü ihtiyacını karşışamak zorundasın” ile değişti. Yani kadın doğumda kendisine verilen değerin yine kendileri tarafından hızlıca tüketilmesini erkeğe ödetmeye çalışıyor. 

Rollo Tomassi’den güzel bir alıntı yapayım: “Bir tarafın cinsel stratejisinin gerçekleşmesi, diğer tarafın cinsel stratejisine boyun eğmesiyle mümkündür. 2si aynı anda gerçekleşemez.”

Alfa neydi? Alfa sahiplenmekti?

Eğer ki “hiç düzgün kadın kalmamış, ben kiminle evleneceğim” diye düşünüyorsanız kendi doğanızı bastırmış, daha doğrusu feminen-baskıcı sistemin tam yapmak istediği üstünüzde işe yaramış demektir. Bu tipik mavi hap yapılanmasındaki beta düşüncesidir. Üzülmeyin erkeklerin %80ni böyle, çoğunluk da bunu isteyerek kabulleniyor. “Daha güzelini bulamam” diye düşünerek kadını hemen kafeslemeye çalışıyor mesela. Oysaki o kadının sizin yanınızda durmak için mücadele etmesi, aksi halde sizin başka kadınlarla yatacağını bilerek çıldırması lazım. 

“Sayı, çok seks; kadının değil, erkeğin doğasıdır.” Cinsel devrim de gerçekleştiğine göre önce kendi beta zihniyetinzden, ardından kadının kafasında oluşan “benimle oldu, benimle ilişki de ister bu şimdi” sinyallemesinden kaçınmanız gerekiyor.

Rollo Tomassi erkeğin doğası için ne diyor? Unlimited acess to unlimited sexuality.

Hala KH ile haşır neşir olan çoğu erkek bile tam anlamıyla hipergami eşitliğini anlamıyor, daha acısı en alfa benim diye ortada gezerken, “bunun bir kişilik değil bir duruş olduğunu” anlamıyor ve sözde dark triad yaparken sadece bir beta olduğunu farketmiyor çünkü kendi fantezi dünyasında alfayı istediği gibi tanımlıyor, acımasız görünmeyi, kadınlara s.ttir çekmeyi özümsemeye çalışıyor ve daha kötüsü ideallerine uydurmaya çalışıyor. Hala inatla özel kadını arıyor, özel kadın harici bütün kadınları 2. Sınıf görüyor. 2012lerde Türkiye’de inci-sözlükte “tcma(they call me alpha)”, “bunu çok sık yapmam” diye biri çıkmıştı, aynı sıkıntılar orada da mevcuttu ve erkeklere benzer yanılsamayı satıyordu. Ekşi Sözlükte de bu konuda çok yanlış yönlendirmeler ve işin “nefret” aşamasında kalmış kişi mevcut. Hipergami her kadında olmaz diyen mi ararsın, alfa erkeği yanlış tanımlayan mı? Yoksa bütün kadınlar kaşardır diyen mi? “Kırmızı hapın amacı bir tarafı suçlamak değil, kadın-erkek ilişki dinamiğini doğru anlamaktır.”

En güçlü benim diye gezmek, devamlı seri monogami yaşayıp (3 ay bir kadın, 6 ay diğer kadın sonra 1 sene kimse yok vs.) ardından ayrılık acısında debelenmek, bütün kadınları 2. sınıf görmek alfa karakter özelliği değildir.

Özetle

Başta da dediğim gibi, 50lerde yaşamayı istemezdim ve “bir kadının beni becermesini tercih ederim”. Çünkü bunun karşılığı “gerçek arzudur.” Artık hipergami aşırı serbest, kadınların ne amaçladığını en azından kırmızı hap yapılanmasını sindirmiş erkekler biliyor. Bazıları bunu sindiremeyip mgtow veya insel oluyor. 50lerdeki evliliği hayal etmeyin ve ancak size gerçek arzuyu sağlayan bir kadına kaynaklarınızı açabilirsiniz, bunun haricinde tamamiyle alfa döller kısmında kalmanızı tavsiye ederim. 

Sen özel kadını aramayacaksın ve işin kadını yargılamak da değil, stratejiniz gereği cinselliğini yaşayacaksın, kadın “seçme” yeteneğiyle özel adamı arayacak ya da kendini bir erkek stratejisi olan sınırsızlık cinsellikle tüketecek. Senin o kadını kurtarma gibi bir misyonun yok. Ne 30’dan önce ne de sonra.

Bırakın oyun oynansın. Size sadece doğru hamleyi yapın.

Unutmayn, kadınlar suçlu değil, sadece bu sürece neden oldular. Erkeğin yapması gerekense suçlamak değil, performans yükümlülüğüdür. Erkek söylenmek için değil, çözüm üretmek için yaratılmıştır.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Kadınların Karar Verme Mekanizması ve Suçlu Hissettirme

Kadınların Karar Verme Mekanizması ve Suçlu Hissettirme

Kadınlar hakkında az bilinen gerçekler yazımdan sonra şöyle bir mesaj aldım ve kadınların neden duygularıyla hareket ederek yazılanları çarpttırma ve doğal mekanizmaları olan “karşı tarafı suçlu hissettirme” mekanizmalarını açıklamak için güzel bir örnek olduğu için yorumlamaya karar verdim.

Alttaki yazının sebebi şu metin ve onun yorumlamasına göre “kadınların asla aşk acısı çekmeyeceğini ve ayrılmak için başka bir erkeğe ihtiyaç duymayacağını” belirttiğimi düşünmüş. Şöyle demiş:

Yazdiklarinizi ask acisi cekerken bulmustum. Fakat kadinlara karsi okadar cinsiyetci ve gaddar bi bakis aciniz var ki sizede muhakak bu kadinlar cokca tranva yasatmis.
-Ask acisi ceken birsuru kadin taniyorum, ask acisi ceken erkek hic gormedim.
– Ekonomik ustuluk ve ya guc olmadan evlenen cokca kadin taniyorum.
– Hic bi arkadasligim ve ya iliskim yarar uzerine kurulu degil. Katiliginiz objektiflikten degil, bence tranvanizdan.
Selamlar& Saygilar

Bunun acıyla ve kötü hissetmeyle yazıldığını anlayabiliyorum. Metinde görüldüğü gibi 2 temel nokta dikkat çekiyor.

  • Kişisel yaşadıklarının sebebini kısıtlı çevresine ve kendi deneyimlerine bağlayarak sonuç çıkartmış.
  • Bunun doğru olmadığını ispatlamak için olayı değil de benim kişiliğimi kullanmış ve “gaddar” ve “travma” yaşadığım için bunları yazdığım belirtmiş.

Bu tipik bir kadın savunma mekanizmasıdır. Kadınlar sinirlendiklerinde duygusal karar vererek, olayı şahsınıza yöneltirler ve ekseni kaydırırlar. Burada iddiaların neden yanlış, hatta çarptırılmış olduğunu referanslarla açıklayalım:

Bilimsel çalışmalardaki istatistiklere baktığımızda duygusal ilişki ve evlilik sonrası intihar oranlarının erkeklerde 2.5-3 kat yüksek olduğunu görüyoruz[ref]. Erkekler boşandıktan sonra büyük bir depresyon yaşıyor. Bunun yanısıra Norveç’te 18523 çiftle yapılan boşanma çalışmasında genellikle kadınların ayrılığı tercih ettiği ilişki kalitesinin niteliği yanında ekonomik duruma bağladığı görülmüş, genç yaşta evlenen kadınların daha çabuk boşandığı belirtilmiş (ref) ki nedenini 30 yaş sonrası kadınlar makalesinde açıklamıştık. Rollo Tomassi de buna parti yıllarındaki kadınların hızlı değişen seçimleri olarak açıklar.

Kadınlrın daha çok acı çektiği ve erkeklerin çekmediği zırvadır. Benzer şekilde kadın fayda sağlayamadğı erkeği terk ettiği açıktır.

Yazılarıma bakıldığında ekonomik gücün tek parametre olmadığını şiddetle savunan nadir kişilerdenimdir. Kadınların girift doğaya sahip olduğunu sizi toplamda göre sevdiğini de bu makalemde de uzun uzun açıklamıştım. Tip, para, oyun üstüne erkeği çekici yapan kriterleri anlatmıştık. Tersinin düşünülme sebebi öğrenilmişliklerden ve çevreden kaynaklanıyor. Kişi farklı fakat kendine uymayan bir düşünce duyduğunda, geçmişte öğrendiği en yakın şablonlardan birine koyuyor. Çevresinde de benzer düşünen birileri varsa kanıksıyor. (Örnek: Kadınlar faydacıdır yazılmış. Fayda para ile sağlanır. O zaman yazar bütün kadınların parayla elde edildiğini savunmuş. Oysaki fayda burada “bilgi”, “tecrübe”, “sosyal statü”, “karizma”, “kadın psikolojisini bilmek”, “zeka” anlamlarına geliyor. Çoğu kadın kendinden uzun erkekleri tercih ediyor mesela. Ben söylemiyorum, istatistikler söylüyor.)

“Sadece ekonomik kritere” bakan kadınların temelde alfa döller, beta öder kısmındaki betayı seçtiklerini de özellikle belirtmek gerek. Yani yazılarım kadının arzusu üstüne kurulu olduğu için bunu savunmam saçma olurdu.

 

Hiçbir arkadaşının yarar üstüne ilişki kurmadığını belirtmiş

Bu da tamamen solipsist bir bakış açısı. Kadın önce hisseder sonra bu hissine mantıklı sebepler bulur. Yani zengin kişiye aşık olmuş olabilir ama doğası bu çıkarcılığını örtmek için farklı sebeple öne sürecektir. Çünkü kadın temelde zaten erkeğin temsil ettiklerine aşık olur, aksi olsaydı işini kaybeden erkeklerde boşanma davalarının ezici olarak kadınlardan geldiğini görmemeliydik.

Temel çalışmalar doğada Briffault Kanununa göre kadınların yarar sağlamadığı sürece birlikte olmadığını belirtiyor, benzer şekilde hipergami’den evrensel olarak anladığımız temel bir şey var ki: “O kadından üstün değilseniz ve sizden alacak bir şeyi yoksa o kadının sizinle olmak için bir nedeni yoktur.” Hipergami yazısında çeşitli bilimsel kaynaklarla bunu açıklamıştık.

 

“Aşk acısı çeken hiçbir erkek olmadığını” belirtilmiş.

Bu da tamamen hatalı, böyle bir deneyim yaşayan kadın için kolaylıkla kendi liginin çok üstünde ve genellikle alfa erkeklerle zaman geçirdiğini ve cinsellik için kullanıldığını söyleyebiliriz. Muhtemelen yıllar boyu reddediği onlarca erkeği görmezden gelmiş. Beta erkekler çoğu kadına görünmezdirler ve hatırlanmazlar.

İstatistikler bize net olarak erkeklerin daha çok acı çektiğini gösteriyor. Hatta bunun çalışması Richard Cooper tarafından yapıldı. 2000 erkeğin sadece %2si kadının geri döndüğünden ve ilişkinin iyiye gittiğinden bahsetmiş. %63’ü bir daha haber alamadığından, %17si aldığından fakat ilişkinin sürmediğinden bahsetmiş (Oran %80). Böyledir çünkü erkek-kadın ilişkilerinde her ne kadar eşitlik dayatılsa da kadınların daha seçici olan taraf olduğunu biliyoruz. Bu da genel olarak ekeklerin havuzunun daha dar olduğunu ve acı çekme ihtimallerinin yükseldiğini gösterir. Çünkü yalnız kalırlar. Cinselliğe ulaşamayan insel ordusunun büyüme sebebi budur.

Bu iddiada bulunan kişinin acıyla karşıyı suçlama sebebi hipergamidir. Hipergamik dürtüleri karşılanmayan veya terk edilen kadınlar ayrıldığı erkekleri unutamaz. Çünkü o kadının duygusal düşünerek ayrılmayı içselleştirmesini ve ardından buna neden uydurma mekanizmasını elinden almış olursunuz. O kadın bu tavrın üstesinden uzun bir süre gelemez. Yeni ilişkiye başlamakta zorluk yaşar. Bunun bir adı da var: “Alfa dul”. Bu podcastimde biraz bahsetmiştik.

Doğadaki genel dişi tavrın genelde bir başka erkeği bulmadan geçmişteki partnerini bırakmadığına şahit olursunuz. Monkey Branching tipik bir kadın paternidir. Çünkü erkeğe ulaşması, seçici taraf olduğu için daha kolaydır. O kadın neden benimle değil yazısında bundan bahsetmiştik ve erkeklerin görsel niteliklerine çabuk arzu duyduğunu anlatmıştır, hatta makalelerle desteklenmiş benzer bir yazım Ekşi-Şeyler’de yayınlandı.

Erkek kendi statüsüne göre mevcut havuzundan kendini seçen kadınlar içinden tercihte bulunabilir. Bu yüzden düşük statülü erkekler kadınlara daha az ulaşır ve ulaştıklarında da ruh eşi kriziyle ayrılık acısı yaşar, bu da erkeklerin neredeyse %80’nine denk gelir. Buradaki esas kadınların çıkarcı, erkeklerin fırsatçı olmasıyla ilgilidir. Yani kadın en çok yarar sağlayabileceği kalitatif kişiye ulaşmaya çalışırken, erkek olabildiği kadar spermlerini yaymaya çalışır, çünkü soyunun tükenme tehlikesi vardır.

Kadınların ise seçim havuzu neredeyse sonsuzdur. Psikanalitik bir sebep yoksa ve o kişide obsesyon geliştirmediyse kolaylıkla başka bir erkeğe geçiş yapabilir. Bu acıyla tek kalmak yerine çıkarcı davranması ve acıyı aşmaya çalışması evrimsel bir dürtüdür. Eğer bunu yapmazsa kendini yer, çünkü kadınlar mantıklı düşüncedense duygusal düşünmeye daha yatkındır (İçgüdü->duygu->neden) ve hissettiği duyguya neden üretemezse (bunu elinden alırsanız) erkekten kat kat fazla üzülür ve kendini bitirir. İflah olmaz. Bu yüzden bu acıya hiç girmemeyi evrimsel olarak tercih eder.

 

Özetle diyebiliriz ki:

Bir kadın olarak sizin acı çekmeniz, “sadece sizin bir gerçeklik” olduğunuzu ve buradan bütün kadınların ayrılık acısı çektiğini değil, sizin içgüdü-duygu-neden 3lemesinde neden üretemediğinizi gösterir. Örneğin ben, üstteki çarpıtmanın aksine nadiren ayrılık acısı çektim ve beni de unutmayan, geri dönmek isteyen birçok sevgilim oldu fakat onları düşünerek erkekler acı çekmez diye genelleştirmedim. Çünkü istatistikler ve evrim tersini söylüyordu.

Acı çekmediğini düşündüğünüz erkekler gördüyseniz o erkeğin seviyesi sizden en az 2 puan yukarıdadır ve opsiyonları vardır ve bu yüzden bu erkeğe şiddetli arzu duymuşsunuzdur ki hipergami de bize bunu söylüyor.  

 

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin)

Alfa ve Betayı Ayırt Edememek

Alfa ve Betayı Ayırt Edememek

Çoğu kişi betaları başarısız olarak tanımlar, bir nevi doğrudur. Bu adamlar “kadınlar” konusunda başarısızdır fakat diğer konularda gayet başarılı olabilir. İyi kazanırlar, ev işlerinden anlarlar, araba-evleri olabilir.

Örneğin şu denkleme bakalım:

Alfa Döller, Beta Öder

2. kısımda beta neden ödüyor? Bunu hiç düşündünüz mü? Oysaki fakir biri ödeyebilir mi? Nasıl olur da bir kadın kendi geleceği için 30 yaşından sonra betayı seçer?

Çünkü beta, kadının istediği kaynağı sağlayan, iyi hayat sunabilen başarılı kişidir (fakat bunu yanlış kadına sunar). O güvenilirdir. Çoğu için kadınlar kendi değerini bilmemekte ve alfalar tarafından kandırılmaktadır! Çoğu erkek maalsef kadınların güce çekilmesindense, zayıf olmalarına inanmayı daha rahatlatıcı bulur. 

Beta Erkek Ne Demek?

En iyimser ifadeyle sokakta boza satan Şakir abi betanın en alt sınıfıdır. O talihsizdir. Eğitim alamamıştır, zor şartlarda büyümüştür, anne babası kötü davranmıştır, aşık olmamıştır, ilk bulduğu kadınla görücü usulü evlenmiştir. Oysaki beta erkek kadınların, arzunun, şehvetin farkındadır. Aşk ve ayrılık acısı çeker, o tek özel kişi karşısına çıkmalıdır. Hatta feministtir. Kadının geçmişini önemsemez, çünkü erkek yapabiliyorsa kadın da yapmalıdır. Bir beta; aşkı bulduysa her şeye inanır. Mantığı devre dışıdır, hatta kadını ikna etmeye çalışır.

O kadın geçmişte 23 erkekle sevgili bile olsa, grup yapıp, eroin bile kullansa önceden kandırılmıştır, artık kendisiyle doğru yolu bulmuştur. Böyle düşünür çünkü kadınları ilahileştirir. Bu bir mucizedir! Çünkü herkes gerçekten inanırsa o erkek karşısına çıkarsa düşünerek değişebilir! (Haha! Freud mezarından kalkıp tokat atardı son cümleye)

Aslında beta gerçeklikten uzakta yaşayan, çabuk kanandır, kendinin özel kişi olduğuna kolaylıkla inanır. Benim son dönem gördüğüm en büyük problem beta nüfusunun bile azalıyor ve insellerin artıyor olması… Erkeklerin bir bölümü beta bile olamayacak kadar kendilerini küçük görüyorlar, kadınların kendilerini hiçbir şekilde seçmeyeceğine inanıyorlar. Bu çarpık trp imgesinin moral bozukluğu ve kendine güvensizlik sebebiyle black pill‘e dönüşmesinden ibaret hatalı bir olgu… 

Beta Erkekler ve Feminizm

Feminizminin sağlayıcı erkeklerin değerinin azalmasında etkili olduğunu söyleyebiliriz. Geçmişte tamamen negatif-çıkarcı ve zorunda olan kadın doğası arzu olmadan bir beta sağlayıcıyı seçebiliyordu, oysaki günümüzde erkekten beklediklerinin yönü değişmiş durumdadır. Eğitimli kadınların hayatlarını sürdürmeleri için bir erkeğin parasına ihtiyaçları kalmadı fakat hala rahat bir yaşam sürme arzuları devam ediyor. Bir diğer durumsa çocuk yapma amacıyla süreli olarak erkekleri tercih edilebilmeleridir.

Çocuk için betadan yararlanan kadınlar doğaları nedeniyle pair-pondingi çocuk yapana kadar sağlayıp, ardından memelilerin bir bölümü gibi kendi çocuğuna bakacak şekilde yapılanarak boşanıyor. Bunu bilinçli yapmıyor ama çocuktan sonra bilinçaltı ona “o erkekten sağlayacağı” bir şey olmadığını söylüyor. Sonuçta ise babasız çocuklar ve daha feminen bir nesil ortaya çıkıyor. Rahat, kontrolsüz, sadakat içermeyen ilişkiler sayesinde bu oran arttı. İstatistiklere göre 10+ partner geçirmiş kadınlar az partnerle olmuş kadınlara göre daha çok boşanıyor ve partner sayısı arttıkça da bu oran logaritmik artıyor. Bir çeşit distopya gibi görünebilir, yani evlenme oranları düşükken, bu kadar çocuk doğumu ve boşanma olması bunun göstergesi ama doğa her zaman kendine çeki düzen verir, dengeye ulaşır. En azından son 10 senede feminizm oranlarının düşmesi dengeye örnektir.

Unutulmamalıdır ki kadın her çağda  -sebepleri değişse de- iyi erkeklere ulaşma ve onu elde tutma gayesinde olacaktır. Tek fark bunu çıkarcı(örneğin para veya bakım için), zorunda olduğu için yapmayacak olmasıdır. Yani betaların şansı azaldı ki bu da insel nüfusunu arttırıyor.

Ne olacak? Kötü niyetli 10’dan fazla çarpık ilişki yaşamış kadın en iyi ihtimalle bir betayı damızlık olarak seçecek veya sizinle yatacak. Siz ise bunları trp lensleriyle fark edip elemeye çalışacaksınız. 

…Konuya dönersek bir alfa her 2 gruba da dahil değildir diyebiliriz.

Betaların çoğunluğu iyi oğlanlardır. Gerçekten işinde gücünde, başarılı, hatta trp terminolojisinde “kendine yatırım yap” tavsiyesini tam uygulayan kişilerdir. Çoğu beyaz yakadır örneğin. Plazada çalışırlar, aileleri iyidir, iyi eğitim almışlardır. Şaşırtıcı değil mi?

Peki o zaman beta güçlüyse, zenginse, iyi kaynakları varsa neden kötü özellikleri kendisine yüklüyoruz?

Çünkü kadın-erkek dinamiklerinin farkında değiller.

Bundan önce alfa erkek yazımda anlattığım gibi; alfa olmak bir zihin-setidir. Alfa zengin, arabası olan veya kaslı-güçlü-höd diyen erkek değildir. Doğada da böyle değildir ve sadece fiziksel güçle bir yere gelen tür sayısı çok azdır. 

Alfa temelde uyumsuz, bildiğini okuyan, farkındalığa sahip, riskleri göze alabilen, lider kişidir. Özetle hırçın çocuktur. Kötü bir önek ama Hitler bir alfadır. Narsist, lider, dediklerini uygulayandır. Fiziksel özellikleri hiç de Brad Pitt veya kaslı-maskülen-190lık erkek değildir. Hatta black pill terminolojisinde tipinden dolayı inseldir. Oysa ki o, kendi kadar güçlü diğer liderleri sallamamış, bütün dünyaya karşı durmuştur ve bütün dünyada onu anca bir araya gelerek durdurabilmiştir. Sonunda ise kendi ülküleri için intihar etmiştir. Aslında bir alfadır ama “başarısız” olmuştur. Demek ki alfa başarılı olmak demek değildir, bilge kavramıyla karıştırılmamalıdır.

Onu güçlü yapan düşünce şekli, cesareti ve uygulama tarzıdır. Zamanında Hitler’e de birçok kadının hayranlıkla yaklaştığını hatırlatırım ama o sadece ülkülerini önemsiyordu.

Demek ki “beta her şeyden önce kendi aşkını ve kadını merkeze koyandır” bilgisini de ekleyebiliriz. Alfa ise o kadının uygun olup olmadığını şimdiki davranışları ve geçmişiyle değerlendirir. Uygunsa uzun sureli ilişki yatırımı yapar, değilse sadece cinsellik yaşamaya devam eder.

“İlişkiyi kontrol etme, o kadına sahip olma arzusu sadece betalara özeldir.“

 

Kırmızı Hap Farkındalığı

Bir kadının cinsellik için yapabilecekleri; ona sağladığınız emekten, karşılıksız aşktan büyük olmalıdır. Aksi halde güven stratejisi için bunlardan yararlanırken, geçmişte her şeyi yapabileceği erkekler gibi size teslim olmaz. Eğer bir alfa erkek, bu farkındalığa sahip değilse ve mavi haplıysa kayıplar verebilir, hata yapabilir ve sonunda bunu ödeyebilir. TRP farkındalığı varsa kadını şimdiki ve geçmişinde yaptıklarıyla değerlendirerek uygun olan ilişki formuna devam eder.

Arzuyla pazarlık yapamazsınız, bu sadece felaket getirir ama size!

Maalesef betalar yüksek uyum yetenekleri sebebiyle uyanmak istemiyorlar, zaten onları beyaz yaka yapan da bu uyum yetenekleridir. Risk almak istemeyecek, ileride bir gün hayatlarının kadını onlara gelecek ve onların değerini anlayacaktır.

Betalara karşı en güçlü savunma mekanizması “geçmişin geçmişte kaldığıdır”

30+ kadınların tehlikesinden bahsederken aydınlanma çağına girdiklerinden, opsiyonlarının azalması sebebiyle dürüstlüklerinin de azalacağından ve hatta kendilerini bile kandırabileceklerini fakat ne yaparlarsa yapsınlar 20li yaşlarda birlikte oldukları alfa erkekleri unutamayacaklarından, gerçek arzu nesnelerini erkeğe yansıtamayacaklarından bahsetmiştik. İlginçtir bu bile eğer kadının geçmişini öğrenmezlerse betalara yeterli gelmektedir.

Burada kadının en büyük savunması kadının utandırtma taktikleri olacaktır. Yani o geçmiştir, bugün o insanlar yoktur fakat yaşananlar kişide yarattığı psikolojinin değişmeyeceğini ve bir kere iyisini bulan kadının fiziksel veya psikolojik olarak istese de kötüsüne razı olmayacağını, o kişiden sadece yararlanacağını itiraf edemezler. Kadın da içten içe eskisi gibi yüksek kalibre bir erkek ister fakat o dönem bile onu ya elde edememiştir ya da opsiyonları sebebiyle benzer başka kişileri deneyerek “alfa dul” olmuştur. Bunu  kendine bile itiraf etmez ama böyledir.

Özetle beta bunlara inandığı için betadır, feminist propagandaya ve erkek-kadınların cinselliğinin eşit olduğuna kandığı için bu hale gelmiştir.

(Makaleyi oylamayı ihtmal etmeyin.)