Resim: Caravaggio-Saint Francis of Assisi in Ecstasy (Sevgilim Terk Etti! Ne Yapacağım?)

Sevgilim Terk Etti! Ne Yapacağım?

İlgili yazının interaktif podcast playlistine Sevgilim terk etti,  ne yapacağım – YouTube ile ulaşabilirsiniz.

Terk edildim, ne yapacağımı bilmiyorum! Yarımı kaybetmiş gibi hissediyorum, eksik hissediyorum.

Önce sakin olun, bu hisler çok normal. Sonrasında ümit tacirlerine ve saçma mitlere inanmayacaksınız. 

Anlamanız gereken 2 gerçek var:

  • Karşı tarafın hislerini spritual hareketlerle canlandıramazsınız. Bu tarz totemler, onu düşünürsem beni arar, 50 kere kağıda yazarsam bu olur gibi internette dolaşan saçmalıklardan uzak durun.
  • Ona ulaşmanız her şeyi daha kötü hale getirir. Sizin değil, onun nasıl hissettiği önemli ve onun nasıl hisettiğini kendi düşüncelerinizle değiştiremez hatta onu daha da uzaklaştırırsınız.

Kadınlar Neden Geri Dönmez?

O kişi ancak, aynı sizin gibi sizi kaybettiğini düşünürse size geri dönebilmektedir. Nadiren olduğunu da belirtmeliyim. Özellikle de bir kadınsa erkek gibi düşünmediğini hatırlatırım. Kadınlar erkeklere göre güçlü rasyonelleştirme mekanizmalarına sahiptir ve geçmişi evrimsel kökleri ve solipsist doğalar sayesinde kolay unuturlar. Kadınlar ayrılık acısını ancak %20lik kesimden birini kaybettiğinde yaşar.

Boşanma oranlarına baktığımızda da ilişkilerin sıklıkla kadınlar tarafından bitirildiğini görürsünüz. Yani bir ilişkiyi tekrardan kurtarma görevi de kadına aittir. Eğer o kadın size arzu duymuyorsa, geri dönmek istemiyorsa yapacak bir şey yoktur.

Hatta tavsiyem rasyoneleştirmesine izin vermeyin, geri dönme çabalarında bulunmayın ki o kadın da rahat edemesin. Cümlelerinizle onu daha da rahatlatmayın. Tepkisiz kalmak daha iyidir.

Ancak ve ancak kaybettiğine inanan kadın ve genellikle de terk edilen kadın geri dönmeye çalışmaktadır. 
Bunun da tek yolu tepkisiz kalmaktır. Pazarlık yaparak arzuyu yaratamazsınız. Ayrınlarını önceden blog yazısında anlatmıştım. Ondan sonra sevgilim terk etti, ne yapacağım diye düşünürsünüz.

Neden Kurtarılamaz?

İlişkiler bittikten sonra değil, önce kurtarılmalıdır ve bir şey yapmamak, bir şey yapmaktan daha iyidir, çünkü kadın doğası hipergamik çalışır, sizin pazarlık çabalarınız, “artık bunu yapmayacağım” demeniz kadının gözünde daha da düşmenize neden olur.

Çünkü ilişkiler ilişki içinde kurtarılır, onca hata yapıldıktan sonra bunu 3-5 cümleyle düzeltemezsiniz. Tabii aldatılmış da olabilir ve buna rağmen onu istiyor olabilirsiniz bu bir çeşit bağımlı kişi paternidir ve kadınlarda görülür. Amasız olarak o kişi geride bırakılmalıdır. Kadınlar bu konuda ortada biri olsa da geri dönmek isteyebilir.

Barışmalar olsa da erkeğin aşırı çabasıyla gerçekleşir ve yaptığım istatistiklerde %4lük bir başarı mevcut diyebilirim. Rich Cooper’da sitesinde benzer sonuçlara ulaşmıştı.

Bittikten sonra ilişkiniz sürmüyor çünkü kadın karışısında minnet duyduğu değil, arzu duyduğu bir erkeği istiyor. Sonuç değişmiyor.

Rollo Tomassi ne diyor? “Yeni bir ilişkiye başlamak eski ilişkiyi kurtarmaktan daha iyidir, eğer kutarmaya çalışırsanız, üstünüz başınız kirlenir ve çevre de sizi başarısız görür.

Neler Yapmamalısınız?

Sizin belli dogmalardan “siyah beyaz” uçlardan kurtulmanız gerek. Nedir bunlar? Mesela:

-Havaya suya ihtiyacınız var ona yok, o özel kadına ihtiyacınız yok. O insanın ne hissettiğini cümleler kurarak etkileyemezsiniz fakat kendinizin ne hissedeceğini zamanla kontrol edebilirsiniz.

-Başkasını bulamayacağınızı düşünmek, size çekici gelecek kişilere hakaret olur.

-Çoğu insan o kişiyi kaybettiğinde sanki benzer kişiyi de kaybetmiş gibi hisseder ama o kişiler seni bekliyordur. Sadece sen bilmiyorsun.

-En önemli soru, onu değil, onunla olmayı değil, o kişiyi kaybetme fikrini sevmeyiz. Onun varlığı değil, bize yaptıklarını daha önemlisi özel anlarda beynimizde oluşturduğu dopamin sıçramalarını özleriz. Tabiiki ona koyduğumuz ünvanları özleriz, (güzeldi, seksiydi, zekiydi vs.)

HER ŞEY AYNI YERE ÇIKIYOR:  Siz kendi duygularınızı kontrol edebilirsiniz, nasıl onu yücelttiyseniz, indirmek de sizin elinizde!

-Bir hata da şunu yapsam düzelirdi düşünceleridir, o değiştirilemez. rahat etmeniz şunu ekleyebilirim, varsayalım doğru olanı yaptınız,  bunun karşlığında onun tepkisini bilmiyor ve onun yerine de düşünmüş oluyorsunuz ama realitede belkide onun tepkisi yüzünden her şey daha da kötüleşecek. bazen her şey doğruyken bir şeyler yanlış olur.

Hisleriniz neden hemen değişmiyor?

Hisleriniz binlerce saatlik alışkanlıktan geliyor, nörolojik bir yapılanma mevcut ve bunu hemen aşamamamanız normal aynı rejim gibi, 15 sene obezsen 3 aylık rejimle hayatını değiştiremezsin, rejimi yeni beslenme şeklin yapman gerekir.

Sosyolojik etmenler de var, siz belki bireysel karar verdiğinizi düşünüyorsunuz fakat bir şeyler size öğretildi, geri dönmeniz, acı çekmeniz öğretildi ve bu tutumları değiştirmenin tek yolu inatla farklı davranmaktan geçer.

Unutmayın ki geçmiş geçmişte kaldı ve inatla kurtarmaya çalışmanız şimdiki zamanınıza da mal olur ve zaman en değerli şeydir.

Karışık sinyaller gönderen eski sevgili

Ayrılık süresi kişilerde kaygı ve hisset oluşturur ve hatalı davranmalarına, kendinize yeni bir trajik son yaratmalarına neden olur. Bir taraf dengesiz olabilir, size karışık sinyaller gönderebilir. Siz de bir sürü sebep yaratırsınız, rasyonelize etmeye başlarsınız. “Bu yüzden mi aradı? Beni seviyor mu? Hemen duygusal yaklaşıp gerilim yaratmalıyım.  Gerçekleri söylersem her şey düzelir” diye düşüncelerle kısa sürede nedenselden à dürtüsele dönersiniz. Eğer bir kişinin size ulaşması sizi aşırı iyi ya da kötü hissettiriyorsa sizi kontrol ediyor demektir. Bu tehlikelidir.

Sakinleşip olumlu düşünenene kadar uzak durun. Yoksa oluşan kaygı sonucu bir telefon ya da mesajla her şeyi daha kötü hale getirebilirsiniz.

Özellikle seven taraf sizseniz onun karışık sinyallerinin tamamen olumsuza dönmesine neden olur ve kuracağı cümleleri duymanız sizi daha kötü hissettirir. siz ilgi duyarken, barışıyoruz sanırken o sizden uzaklaşır.

Sadece yeni hayatınıza odaklanın eskinin tortusuna değil.

Temel Amacınız Duygusal Stabilite Olmalıdır!

Zamanında bir arkadaşım şey demişti. Acı çekebiliyorsun, güzel bir duygu ama sonra ne olacak? Zaman kaybederek fırsatlar mı kaçıracaksın, yoksa kendine yeni bir hayat mı inşa edeceksin? Bir mayına bastınız, bundan sakat kalıp kalmamanız yapacaklarınıza bağımlı olacaktır. Bu arada bir çalışmaya göre aşırı aşk acısı sizi aptallaştırıyor. Iqnuza yazık etmeyin. gerçekten de ayrıldığınız kişiler sizin hayat diliminizdeki en küçük parçadır ve bunu büyütme eğilimine siz girersiniz.

Hisleriniz şunun göstergesi: “ben yine böyle hissedebilirim, ona bağımlı değilim.”

Size yapatıklarını kabul etmeniz(aldatma, terk etme vs.) o kişinin artık sizinleyken olduğu kişi olmadığını hatırlamanız gerekir. Siz aslında geçmişteki “X” kişisine aşıktınız ama artık o başka biri.

Hemen İlişki Yaşamayın ve Benzer Kişilere Yönelmeyin.

Hemen birine geçmemenizdir, yoksa herkes size onu hatırlatır. En ufak olayda beyniniz bağlantı kurar, çünkü o kişi beyninizde tek bir odada değil, her yerdedir ve bu bağlantılar ancak zamanla zayıflar. Baştan başkasına geçerseniz anılarınız devamlı uyarılır ve karşılaştırırsınız.

Aynı davranışlar aynı sonuçları oluşturur. Bunu hep hatırlayın.

Bir de aynı kişileri bulmamaya dikkat edin, genelde birlikte olduğumuz kişiler bizi etkiler ve bilinçaltında yine sorunlu birilerini çekip, aynı problemleri yaşayabiliriz. Freud buna tekrar etme diyordu, yine Zegarnik etkisi olarak da yorumlabilir. Yani yarım kalmış bir olayı tekrardan yaratıp aynı şekilde davranmamaya çalışıyorsunuz.

Unutmayınki başta acı çekmek normaldir ama zamanla süreç devam ediyorsa, kendinizi yeteri kadar meşgul etmiyorsunuz demektir.

(Makaleyi oylamayı ve yorum yapmayı ihtmal etmeyin, bloga sponsor olarak destek verin ve konuk olarak her Pazar canlı yayınlara katılın.)

 
Subscribe
Bildir
guest
10 Yorumlar
Most Voted
Newest Oldest
Inline Feedbacks
View all comments