Resim: Orazio Gentileschi - St Francis Supported by an Angel (Erkekler Tekrardan Ayrılık Acısı Çeker Mi?)

 

Neden Tekrardan Ayrılık Acısı Yaşarız?

Çoğu erkek bir kere bu hatayı yaptıktan sonra bir daha yaşamayacağına düşünür. Hatta boşanan birçok erkek tekrardan gider başka bir kadına aşık olur, bir de o yüzden acı çeker. Çünkü aklında hep yaşadığının en kötü olduğu düşüncesi vardır. Erkekler tekrardan ayrılık acısı çeker mi? Neden tekrardan ayrılık acısı yaşarız? sorusunun yanıtı basittir. Çünkü kadınlara göre daha zor atlatır ve bu süreç uzun sürdüğü için bir süreden sonra neden acı çektiğini bile hatırlamaz hale gelir. Bu aslında bir avantajdır çünkü çoğu erkek sağlıklı unutma evresini geçirirken, kadınlarda böyle olmadığını görüyoruz. Hızlı etkileşimler ve kadının kolaya kaçması sağlıksız unutmalara sebebiyet verir.

Erkek hem evrimsel hem psikanalitik sebeplerle acıyı daha uzun süre yaşar. Önceden ayrıntılı açıklamıştık. En sonunda ihanete uğramış gibi hisseder ki istatistiklerden erkeklerin ağırlıklı olarak terk edilen taraf olduğunu biliyoruz.

 

Temeller

Karen Horney’in rahim kıskançlığı ismiyle geliştirdiği bir teorisi vardır ve buna göre erkek “doğurma” yeteneğine sahip olmadığı için yaratmak zorundadır. Yani kadının rahmini kıskanır ve hayatı boyunca bu boşluğu doldurmaya çalışır. Bir feminist olan Horney haklıdır ve sonuçta medeniyeti erkekler kurmuştur. Başarma/İnşa etme boşluğu doldurmanın bir diğer yolu da zor ulaşılan bir şeyi elde etmektir. Evet bildiniz: Kadın! 

Evrim boyunca erkeğin devamlı kadınları elde etmeye çalıştığını, kur yapmayı öğrendiğini, bu uğurda sanatı, zanaatı, müziği ve bilimi geliştirdiğini görürüz. Sonuçta dilin geliştiğini, iq puanlarının arttığını görürüz. Tabii feminizm yazısında anlattığım gibi negatif sonuçları ve kadınlara baskı da artmıştır. Temelde ise sorun kadını elde ettiğini ve kendisine aynı romantizmle bağlandığını sanan erkek psikolojisidir. O kadına yatırım yapar, yaşar, yıllar geçer, hele ki kadın parti yıllarındaysa bir yerde terkedilir. Aslında terkedileceğini görür  fakat anılara bağlanarak kabul etmek istemez. Romantizm her şeyin üstündedir, oysaki hipergami romantizm dinlemez [Ref: Geoffrey Miller – Sevişen Beyin].

 

Erkeğin Boşa Giden Emekleri

Sonunda erkek o kadından ayrılır işte. Onca emek boşa gitmiş gibidir. Sıfırlanmak yazısında anlattığım gibi tek başına kalır. Hayırlı birkaç arkadaşı yoksa kimse aramaz, her şey suya yazılmış gibidir sanki. Yıkılmaz denilen dağlar yıkılmıştır. O, “erkek olmanın” doğası yüzünden hemen bir kadına ulaşamaz, %20 içinde bile olsa bir kadın için çabalaması gerekir ama o gücü bile bulamaz kendinde. Özellikle feminenleşen toplumda erkeklerin ilk ayrılık acısını bile atlamakta ekstra zorlandığı, mücadele edemediği ortadadır.

Zaman öylece geçer, en başta vücut dengeye oturana kadar acı çeker, ardından kişinin içinde biraz maskülen tavır varsa bir şeyler yapması gerektiğini içgüdüsel olarak fark etmeye başlar ve Horney’in dediği gibi inşa etmeye başlar. Her adım o erkeğin geçmişi daha iyi hatırlamasına sebep olur. Başka ayrılık aklına geldikçe yaptığı yeni işlerle karşılaştıracak ve moral bozukluğu elbet yaşayacaktır ama devam eder. Belli bir seviyeden sonra statüsü yükselen erkek geçmişi önemsemez hale gelir. Bu süreçte ünlü olan insanlar bile mevcut. O ünlü aşk şarkıları ve şiirler nasıl yazıldı sanıyorsunuz?

 

Erkek Sağlıklı Unutur

İşte sorun burada başlar. Uzun süren acı ve atlanan statü yüzünden geçmiş küçümsenir, o acının neden çekildiği bile hatırlanmaz. Çocuk gibi yeniden doğmuştur ve bir daha acı çekmeyeceğini düşünür fakat yanılır. Erkekler tekrardan ayrılık acısı çeker mi? Evet! Çünkü yükselen statüsü sayesinde yeni kadınlarla karşılaşır. Kalibresi önceye ayarlıdır daha önemlisi “sağlıklı olarak unutmuştur”.  Asla aynısını yaşamayacağını düşünür. Gider çocuk gibi tekrardan aşık olur ve uzak geçmişi hatırlamaz. Bazen aynı hataları yapar, bazen ummadığı bir şeyler gelir başına ve bu güzeldir. Tekrardan bu duyguyu yaşayabilmek statünüzün arttığına ve duygularınızın ölmediğine kesin bir kanıttır.

 

Kadınlar Tekrardan Ayrılık Acısı Çeker Mi?

Kadınlara baktığımızda bu acıyı tekrardan çok da yaşayamadıklarını görürüz, hatta sonraki aşkları bile “seviyelidir.” Sevgi yatırımları komple çocuklarına yapılmıştır. Erkeklere doğaları sebebiyle faydacı sebeplerle yaklaşırlar ve bunu rasyonalize ederek aşık olduklarına inanırlar. Daha önemlisi ayrılık sonrası kısa sürede yeni kaynaklara ulaşabilirler. Bu acılarıyla yüzleşememelerine neden olur. İçselleştirilemeyen, ders çıkartılamaya, üstü kapanmayan yaralar iz bırakır. Bu yüzden atasözümüz bile vardır: “kadın bir kere sever” denir. KH literatüründe buna alfa dul olmak diyoruz.

Belki birkaç defa olabilir ama erkek gibi tekrardan aşık olamayacağı kesindir. Bir diğer sebebi de statüdür. Çoğu kadın, erkek gibi yalnız kalmadığı için ve çocuk yapma yeteneği olduğu için geleceğe yatırım yapmaz ki şimdiki zamanda yaşarlar demiştik. Bu yüzden statüleri artmaz, anca üst seviye bir erkek bulduklarında buna “izafi” olarak inanırlar. Örneğin Brad Pittle çıkan 5/10luk kadın bir daha iflah olmaz, çünkü kendini 9/10 sanır ve 10/10 erkek alır durur, halbuki esas değeri hala 5/10’dur. Her türlü erkek hala kendisine ilgi gösterdiği için gerçek seksüel market değerini (SMD) daha yüksek görür.

Kadınların da ayrılık sonrası kendiyle kalmaya daha fazla dikkat ederek, bu süreci sindirerek geçirmesi gelecekleri için daha olumlu olacaktır.

 

Sonuçlar

Aşk her zaman benzer duyguları yaşatacak kalibrede insanlarla yaşanır. Çoğu erkek acı çektikleri, bununla yalnız kaldıkları ve statülerini zorunlu olarak arttırdıkları için geçmiş yüzünden acı çekmezler, geçmiş önemsizleşir ve tekrardan benzer duyguları yaşayabilirler. Çoğu kadınsa ayrılık sonrası statüsünü geliştirmeye ihtiyaç duymadığı için aynı seviyede kalır. Yani kalibresi değişmez, bu da ayrılık acısını sağlıklı atlamamasına neden olabilir. Hatta bazıları çok üst seviye erkeğe ulaşmaları durumunda gerçeklik algılarını tamamen kaybedebilirler ve sonuçta ayrılık acısını aynı şiddette bir daha yaşama ihtimalleri düşüktür.

 

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

 

5 28 votes
Makaleyi puanlamayı unutmayın.
Subscribe
Bildir
guest
6 Yorumlar
Inline Feedbacks
View all comments
Sordid
Ziyaretçi
Sordid
2020-12-03 2:54 AM

Herhalde elli yıl önceye dönüp, karşımıza çıkan bir erkeğe, “Biliyor musun 2000’li yıllarda erkeklere nasıl erkek olacaklarını anlatmak zorunda kaldık,” desek muhtemelen ne demek istediğimizi anlamazdı.

acemineilstrauss
Ziyaretçi
acemineilstrauss
2020-12-04 1:12 PM

Hocam gene defalarca tartıştığımız konu ama, aslında burda bile benim gibilerin düşündüğü bekaret konusunu savunmuşsunuz. ”Kadınlara baktığımızda bu acıyı tekrardan çok da yaşayamadıklarını görürüz, hatta sonraki aşkları bile “seviyelidir.” Sevgi yatırımları komple çocuklarına yapılmıştır. Erkeklere doğaları sebebiyle faydacı sebeplerle yaklaşırlar ve bunu rasyonalize ederek aşık olduklarına inanırlar. Daha önemlisi ayrılık… Read more »

Asim
Ziyaretçi
Asim
2020-12-07 2:13 AM

Üstat beynimden vurulmuşa döndüm… Doğru söze ne denir?

gamingklavyergbsi
Ziyaretçi
gamingklavyergbsi
2021-04-04 2:47 PM

Üstadım her seferinde aynı filmi baştan izliyormuş gibi oluyorum. Yalnızca ben böyle değilimdir sanırım. Neden hatalarımızdan ders almıyoruz sence?