Narsist Kişilerle İlişki Anlamsızdır

Narsist Kişilerle İlişki Anlamsızdır

Tartıştığınız -ki bu çok basit bir şey olsa da- anlamak istediği gibi anlayan insanlara bir şey anlatmak imkansızdır. Altta açıklayacağım fakat bunun diğer adı “çarpık algı mekanizmasıdır”. Özellikle narsistik kişilik bozukluğunda ortaya çıkar. Kısaca narsist kişilerle ilişki anlamsızdır. Yalnız bu hastalığın nüfusun %1’inde göründüğünü, yüksek özgüvenden farklı olduğunu unutmamak ve patolojik düzeyde narsistik kişilik bozukluğuyla da narsist karakteri karıştırmamak gerekiyor.

 

Narsistik Kişilik Bozukluğu Nedir?

Önce kavramları birbirinden ayıralım “narsist kişilik bozukluğuna sahip” olmak bir çeşit psikozdur. Yani kişi “farkında” değildir. Bu kişiler mükemmelliyetçidir, bir şey mükemmel olmuyorsa kötüdür ve bu da onları kötü hissettirir. Empati duymazlar, her şeyin en iyisine layıktır, özgüveni zedelenmeye açıktır bu yüzden saldırgan tavır halindedir. Bilinenin tersine iyi olduğu konularda kendini en üst düzey görürken, başarısız olduğu konularda ise en kötüsü odur. Bu, bir savunma mekanizmasıdır ve bu sayede “esas değer verdiği” özelliğini diğer özelliklerinden ayırarak zarar görmeyi önler. 

Genellikle kendi düzeyine yakın gördüğü kişilerle dostluk kurar ve diğerleri 2. Sınıftır. Yalnız dikkat edin en ufak sarsıntı da siz de 2. Sınıf olabilirsiniz, bu kişilerin ömür boyu sürdürecekleri çok yakın bir arkadaşları olmaz, çünkü hepsini kaybederler. Eleştirmeye kesinlikle açık değildirler ve hızlıca saldıraya geçerler. Onlardan onay alabilmeniz için üst düzey olmanız lazımdır. Bu kişi kadınsa kendi özgüveni için cinselliğini ön plana sürebilir. İlişkilerinde siz onun uzantısı gibi bir şeysiniz. Her şeyi kendini iyi hissetmek için yapar. Hele ki karşılarında “bağımlı bir kişilik” varsa o kişi cehennemi yaşar. Detay için tıklayınız.

Narsisistik kişilik bozukluğu aile ile ilgilidir ve genetik temellidir. Örneğin anneniz narsistse, size anormal ilgi gösteriyorsa muhtemelen kişi de bir kişilik bozukluğu olabilir. (Şizoid, Borderline, Narsisizim vs.) Bu konuda Özellikle ünlü psikanalist Dr. Otto Kernberg ve Dr. James F. Masterson‘ın önemli yaklaşımları mevcuttur. (Ref: Narsisizm)

Narsist karakterler biraz daha farklıdır. Benzer paternleri gösterseler de kişilik bozukluğundan çok bir çeşit yapay bir karakter özelliğidir, yüksek özgüvenle ortaya çıkabilir ama mantıklı düşünerek bu özelliklerini törpüleyebilirler.

Frued der ki “N-K-B” en zor tedavi edilen psikolojik rahatsızlıktır.  Çünkü aktarım nevrozları gibi kişiye kolay ulaşılamaz. Narsist kişi kendini öyle korumaya alır ki psikanalistin söylediklerine bile savunma geliştirir, tedaviyi reddeder, bunu ekşi-şeyler yazımda uzun uzun anlatmıştım: Obje Libidosu-Sigmund Freud

 

Algı ve Anlaşamamak

Konuya geri dönelim ve algıdan bahsedelim. Neden bazı kişilerle hiç bir şekilde anlattığımızı aktaramıyoruz? Basit şekilde `Inception` filminden bir sahne ile örneklendirelim:

Düşünceyi yerleştirmek için insanların bilinçaltına inerler ve oraya bir düşünce tohumu koyarlar. Bu basit bir şeydir. Bir kavramı anlatmaz ya da açıklamazlar.

Çok mantıklı bir sahnedir ve düşünce kendiliğinden yeşerir. İşte bir şey anlatmanızın imkansız olduğu insanlardaki problem budur. Mesele “sizin söylediklerinizin o kişide hangi temel düşünceyi uyardığıdır.” Filmin temeli biraz psikanalize dayanıyor. Psikanalizde de esas düşünceyi kişinin fark etmesi aydınlanması sağlanır. Bu sırada kişiye telkin verilmez, serbest çağrıştırılan düşüneler üstünden kişinin olayları anlatması istenir. Önemli noktalar kişiye geri aktarılır ve olay çözümlenir.

Kısacası bu kişilerle anlaşamıyorsunuz çünkü o cümlelerin uyardığı cümleler o kişide farklı. Bununla ilgili basit bir test var mesela. erkeklere pornografik görüntüler yanında dairesel şekiller de gösteriliyor ve erkek dairel şekilden bile tahrik oluyor. İlginç değil mi? Buna algı diyoruz.

 

Sonuç

Narsist kişiliklerle tartışmak anlamsızdır, en azından o fark edene kadar imkansızdır. Belki kişilik bozukluğu olan bireylere göre daha ulaşılabilirlerdir fakat zorlanacağınıza emin olabilirsiniz. Sorun “algı” ile ilgilidir ve bahsettikleriniz “ne kadar pozitif ve mantıklı” da olsa onun bildiği kavramlar içinde negatifse, beyin tanıdığı yanlış düşüncelerle eşleştirir ve anlaşamazsınız. Bununla uğraşana kadar ayrılık acısı yaşamanız daha iyidir.

 

4.8 5 votes
Makaleyi puanlayın.

Karanlikruya

Sitenin psikolojik delisi.

Subscribe
Bildir
guest
1 Yorum
Most Voted
Newest Oldest
Inline Feedbacks
View all comments
Karizma
Ziyaretçi
Karizma
26 Eylül 2020 17:44

Çevrede ne çok insan var böyle, kendimi bile sorgulattı bana.

1
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x