İçeriğe geç
Ana Sayfa » Kırmızı Hap, Evlilik ve İlişkiler

Kırmızı Hap, Evlilik ve İlişkiler

    Şekil: Kırmızı Hap, Evlilik ve İlişkiler (Adam Elsheimer - Cares at the House of Hecuba)

    Kırmızı Hap, Evlilik ve İlişkiler

    Kırmızı Hap Kadın Tavlama İdeolojisi veya Düşmanı Değildir!

    Öncelikle kırmızı hap bir ideoloji değildir, prakseolojidir(Bkz: Yanılgı-3). Bir şeyleri çeşitli bilimsel verilerle öngörür. Düşünüldüğü gibi kadın düşmanı veya evlilik düşmanı da değildir. Kadınları götürme sanatı hiç değildir. Çünkü nasıllarla değil, nedenlerle ilgilenir. Podcastini şurada yaptık.

    Şöyle yorumlar görebiliyorum, hatta Rollo’da yeni bununla ilgili bir podcast yaptı ve şunları eleştirdi: “KH amacı kadınlardan yararlanmayı ve götürmeyi öğrenmektir, hepsi kadınları aşağılar, evlilik düşmanıdır!”

    Neden aşağılandıkarını düşünüyorlar?

    Kadın ve erkek eşit değil tamamlayıcıdır. Kadını kısıtlama amacı gütmez, geçmişe dönmek filan da istemez. Temeli çok basittir: Kadınların hipergamik seçimlerini anlamamızı ve buna uygun olarak kendimizi inşa etmemizi önerir. Sorun kadınlarda değil, erkeklerdedir. Çünkü erkeğin yanlış şartlanmaları(ruh eşi miti, yalnız bir erkek olarak ölme miti, kaliteli kadın, eşit partnerlik vb.) ilişkileri bozar. Bu yüzden “kırmızı hap lensleriyle” bakmak diyoruz. Sonuç olarak erkeğin verimli bir ilişki yaşaması ve kaliteli bir hayat sürmesi için cinsel stratejisini önceler.

    Fark ettiyseniz kadınlar konusunda bir şeyden bahsetmedik. Çünkü kadınların cinsel stratejisi feminen düzen sayesinde zaten güçlü olarak yaşanmaktadır.

    Kevin Samuels şöyle diyor:

    “Life is about relationship.”

    Hayat ilişkilerle ilgilidir ve ancak birilerinin hayatı iyileşirse senin de hayatın rölatif olarak iyileşir. Benzerini şöyle de ifade edebiliriz: cinsel seleksiyon, doğal seleksiyondan üstündür. Hatta bir lider olmanız, sürünün alfası olmanız için bile iyi ilişkilere sahip olmanız gerekir. İyi iş bulmanız, yükselmeniz için çevre önemlidir. Akademik sistemden örnek vereyim, bir şeyi refere vermeden saygınlık kazanamazsınız. Birileri sizi tavsiye etmezse ünvan alamazsınız.

    Varlığımız Önemsiz Mi? İlişkiler Neden Önemlidir?

    Varlığımız değil, “varlığın veya varlığım” önemlidir. Birey olarak var olabilmemiz için bile başkalarına ihtiyaç duyarız. İnsanlar evrende değersiz olsalar da yaratılış itibariyle her birey yaşamı için mücadele eder ve toplumu kurar.

    Bireyler tek başlarına var olamaz. Geçmişte kabileye günümüzdeyse gruba ihtiyaç duymuşlardır. Özellikle sanayi devrimi ve iş bölümünün artmasıyla bize satılan en büyük yalan “en büyük gücün kendimiz” olduğumuz yanılsamasıdır. Eğer ilişkiler olmasaydı insan kendi benliğini bile keşfedemez, konuşamaz ve düşünemezdi, hayvandan farkı kalmazdı. Sadece dürtüsel hareket ederdi.

    Varlığınızın önemsiz olduğunun düşünülmesinin saçmalığını en iyi hayatı tehdit alltında olan veya sağlığını kaybeden kişi anlar. Bu çıktılara rağmen bireyin kimseye ihtiyaç duymadığına inanıyorsanız solipsistsiniz demektir. Solipsizim genel olarak feminen bir duruştur ve bu da sizi bir yerde feminen yapar.

    Kadın-erkek ilişki dinamiği de böyledir. Milyon yıllık evrimimiz ilişkiler sayesinde oldu ve günümüzde tam tersi satılıyor, özellikle artan aşırı neo-liberal akımlarla toplumdan ve gruptan koptuk. Kadınlarda feminizm ile çıktısı ise “erkeklere ihtiyacım yok!” formatına evrildi. Erkeklerse maskülist/mgtow/mra ile benzerini düşünüyor. Oysaki erkek ve kadın tamamlayıcıdır. (Maskülenlikle maskülist olmak aynı şey değildir!)

    Evlilik Erkek İçin Dezavantajdır

    Mesele evlilik değil, evlilik kurumunun günümüzde geldiği acınası haldir. Özellikle aile kavramı feminizm ile güçsüzleştirilmiştir, çünkü değişmeden çoğu feminist kuramda ailenin ataerkil bir kurum olduğu ifade eder(İlgili podcast). Eşit partnerlikle ilişkilerin içi boşaltılır. Evlilik yerine kadının avantajına oluşan, kendinden daha güçlü niteliklere sahip bir erkekle her şeyi bölüştüğü ve hatta hukukça üstün olduğu bir şeye dönüştürülmüştür. İlk yıkılan değerse ailenin direğinin erkek olduğudur.

    Erkekler evlilikten neden korkar? Çünkü günümüzde erkek için evlilik hukuki açıdan dezavantajlıdır. Sözde eşit partnerliğe rağmen erkeğin hala birçok sorumluluğu varken hiçbir otoritesi yoktur.

    Kadınlar da “güçlü  kadın” şartlandırmasıyla şuna inanır “erkeğe ihtiyacım yok”, “gerekirse yumurtlarımı dondururum” veya “tek anne olabilirim” ama istatistikler bize son 10 senede erkeğin x2 katı artan kadın depresyon oranlarıyla doğru olmadığını da gösteriyor.

    Gerçek şu ki kadınlar her dönem erkeğe; erkeklerin kadına duyduğundan daha fazla ihtiyaç duymuştur, şu dönemde böyle olmamasının sebebi kaosun bulunmamasıdır.

    Evlilik için çözüm ya da alternatif nedir?

    Açık ilişki saçmalığı ya da polyamory gibi kadının beta bulma stratejisi uygun bir çözüm olamaz, çünkü erkeklerin doğal bir kıskançlık dürtüsü mevcuttur.

    Bunun yıkılması direkt kadın cinsel stratejisine hizmet eder. C.ckold artar ve antinatalizm yükselir. Çünkü kadının temel cinsel stratejisi ya en iyi genetiğe ya da en iyi kaynağı sunan erkeğe ulaşmaktır.

    Erkeklerin özellikle “o kadını elinden kaçırma, bak çok şanslısın” şartlandırmasından kurtulması gerekir. Özellikle potansiyelini keşfetmemiş genç erkeklerde sıklıkla görünen bir durum diyebilirim. Kendisini geliştirmesi gerekirken bir kadına bağımlı olması gerektiğine inanıyorlar.

    Aaron Clarey kitabında evliliklerin mutlu gitme ihtimalini %14 olarak belirtmiş. Erkeklerin çoğunluğu dev gibi artan oranlarla evlilikte kadını aldatabiliyor veya kadın zamanla “evlilik sondur artık imzayı attık” düşüncesini taşıyan adamı aldatıyor. Sizce neden? Çünkü eşit partnerlik, feminenleştirme projeleriyle resmen hadım edildik.

    Eğer sadece sen, kadını buldum diye kendini şanslı görüyorsan hala mavi haplısın demektir. Çünkü ruh eşi mitine yakınsın, şartlandırıldığın hataların sonucusun. Hep ne diyoruz? Bir kadın güçsüz bir erkekle olmaktansa güçlü bir erkeği paylaşmayı tercih eder.

    ((Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin, siteye destek için sponsorumuz olabilirsiniz.)

    4.5 32 votes
    Makaleyi puanlamayı unutmayın.
    Subscribe
    Bildir
    guest

    40 Yorumlar
    Inline Feedbacks
    View all comments
    AŞK ADAMI
    Ziyaretçi
    AŞK ADAMI
    2022-09-05 9:05 PM

    Bir aşk erkeğinden daha çok otoriter, kadının efendisi, kadını bize boyun eğme mertebesine getirerek, nabza göre şerbet vererek bir ilişki ya da arkadaşlık yürütmek gerektiğini düşünüyorum. Tabii bunu yapabilmek için de yüksek bir seviyede olmamız gerekiyor. Doğru mudur, çok saçma mı düşünüyorum?

    AŞK ADAMI
    Ziyaretçi
    AŞK ADAMI
    2022-09-06 8:45 AM
    Reply to  Karanlikruya

    Bu, varsa kadında bağımlı kişilik bozukluğu var demektir.
    Bu cümleyi erkek için mi kullandınız, tam anlamadım?

    acemineilstrauss
    Ziyaretçi
    acemineilstrauss
    2022-10-31 1:12 PM

    Hocam merhabalar, su an 1 senedir feminen, evlenmelik, bana baglı bir kızla beraberim ama kiz bana yeterince zeki ve çalıskan gelmiyor.O yuzden hafif karakter uyumsuzlugu var gibi. İlk sevgilisi benim belki de o yüzden bu kadar baglidir bilmiyorum.Bir de ozguven eksikligi var gibi o yuzden de bana çok aşırı baglı… Read more »

    acemineilstrauss
    Ziyaretçi
    acemineilstrauss
    2022-11-08 12:30 AM
    Reply to  Karanlikruya

    Hocam ama bir kızın ilk sevgilisine bağlılığı gibi bir şey cidden var. Kaç tane sevgilim oldu hiç bu kadar bağlı olan bu kadar seven kız görmedim, bu sanki ilk sevgilisi ben olduğum için ve her şeyi benle yaşadığı için bana böyle oldu gibime geliyor. İlerde yaşım geçeceği için bir başka… Read more »

    40
    0
    Would love your thoughts, please commentx