Kadınlar Hakkında Az Bilinen Gerçekler

Kadınlar Hakkında Az Bilinen Gerçekler

Kadınlar hakkında az bilinen gerçekler birçok erkek tarafından çarpık projeksiyonları sebebiyle kabul edilmez. Birçoğunu dağınık olarak anlatsak da burada biriktirmeye çalışacağım.

Bazı kadınlar kendi yaratılışlarını fark etmeyebilir bazıları ise bu gerçeklerin açığa çıkmasından memnun olmadığı için çirkefleşebilir fakat hepsinde “az ya da çok” bu gerçeklerin hepsi mevcuttur.

 

1) Kadınlara faydanız olduğu sürece birlikte olursunuz.

Kadınlar hakkında az bilinen gerçeklerden ilki kadın-erkek ilişkisinin eşitliğe dayanmadığıdır, bu feminizmin sattığı kadın doğasından çok uzakta olan bir gerçektir. Kadınlar bir erkekle birlikte olduklarında kendilerine bir şey katacak üstün olarak gördüğü bir erkeği tercih ederler. Buna hipergami denir. Bütün doğada bu böyledir. Tavus kuşu dişileri en gösterişli kuyruklu erkeği seçer, maymunlar hiyerarşide en üst seviye erkeklerle olur, Geoffrey Miller, Sevişen Beyin kitabında bunu detaylı açıklamıştır. Temellerini ekşi-şeyler yazımda okuyabilirsiniz.

Erkekler de tam tersi bir şey katabileceği ve fiziksel olarak beğendikleri kadınları tercih eder ve bu kattıklarınız pazarlık sebebi olamaz. Yani yıllar sonra bir ayrılık gerçekleşirse “ben senin için bunları yapmıştım” demenizin hiçbir önemi yoktur. Kadından duyacağınız tek cevap: “teşekkür ederim, çok iyi bir insansın, hakettiğini bulursun” olacaktır. Bir Türk atasözü vardır: “Otobüsün ve kadının peşinden koşulmaz.”

Eğer güçten düştüyseniz veya kadın sizden bir şey alamıyorsa (para, tecrübe, ilgi, bilgi her neyse) başka bir erkekten alabilecek konuma geldiyse sizden mezun olacaktır. Bu yüzden uzun ilişkide devamlı gelişmeye ve üstün bir erkek olmaya, eşitliği bozan tarafta olmaya dikkat etmelisiniz. Eşitlik sağlanması, kadının sizinle rekabete girmeye çalışması en büyük bir kırmızı alarmlardan biridir. İlişkinin biteceğine dair de bir işarettir. Örneğin yıllardır birlikte olduğunuz kadın durup dururken ağzını şapırdatma derse durun bir düşünün derim.

 

2) Kadınlar kendilerini güvene almadan bir ilişkiyi bitirmez.

Kim ne derse desin kadınlar tek kalmayı sevmez, parası da olsa gücü de olsa bunu istemez. Tek kalmak erkek işidir. Çünkü erkeğin doğum yapma yeteneği yoktur, varoluşsal dürtüsü kendini geliştirmek üstünedir, çok mutsuz erkekler görüyorum. Bunun tek sebebi var atalete yenilmeleri ve varoluşsal dürtülerini yerine getirmemeleridir. Bu gerçekleştirme de yalnızlığı gerektirir. Özetle yalnızlık erkek işidir! Siz hiç sevgilisinden ayrılıp mutlu olan, saçlarını kestirip, gym’e giden erkek gördünüz mü ama hemen kadın çetesine katılıp, eski sevgilisinin ne kadar hayırsız bir adam olduğunu anlatan, birçok leşçi meriç sayesinde kendi egosunu yükselten onlarca kadın görmüşsünüzdür.


Kadın iç güdüsel olarak çift olmaya daha yatkındır fakat bu gördüğü erkeğe yapışacağı anlamına gelmez. Süreç yine hipergamik ve gerekirse seri-monogami formunda ilerler.

İlişkilere baktığımızda kadınların boşanma kararı almada oranlarının %78’e tırmandığını görürüz ki çoğu erkek kadını terk edemez, bu yüzden terk edilen kadınlar büyük bir varoluşsal sorgulamaya girer. Çünkü kadının elinden rasyonalleştirme imkanlarını söküp alırsınız. Çoğu kadının rahatlama mekanizması karşısındaki erkeği suçlu hissettirmekle ilişkilidir. Siz önce terk ederseniz, sizi suçlu hissettiremezler ama çoğu erkekte bu yapılanma yoktur. Erkek biyokimyasal bir süreçle o kadını elde ettiğini ve hep kontrol edebileceğini sanır. Oysaki erkeği güçlü yapan kontrol etmesi değil, kadının kontrolü erkeğe bırakmasıdır. Bırakması içinse erkeğin gücünü koruması gerekir.

Eğer bunu yapamazsanız ilişki normal gidiyor sanırken, kadın çeşitli sebeplerle ilişkiyi bitirmek üstüne kafasında rasyonalizasyon mekanizmaları yaratır ve sizi öcü yapar. O adamla olmayacağına kendini inandırır, bu esnada bir başkasını bulur, kendisini “tek kalmamak için” garantiye alır ve ilişkiyi bitirir.

Çoğu erkek, kadın neden ayrılık acısı çekmez diye düşünür. Çekmez çünkü erkek o kadına izin vermez. Kadın da ilişki içindeyken acıyı çekmemek için bütün sorumluluğu erkeğe atmış, onu suçlamıştır. Ardından maymun gibi bir daldan diğerine çoktan atlamıştır. Diğer leşçi meriç kadının ekmeğine yağ sürer ve kendinin “özel” olduğunu sanarak o erkeğin ne kadar güçsüz olduğunu onaylar gibi o kadına yardım etmeye çalışır. Kadının hatalarını olumlar. Oysaki o kadının kendini koruma mekanizmasına yardım ettiğini bilmez.

 

3) Kadınlar hipergami filtresinden sahte yollardan geçen erkeklerden nefret eder!

Birçok erkek oyunu öğrendiğini sanarak, sahtekarlıkla kadınları etkileyebilir ve onlarla yatabilir. Yani kadının hipergami filtresinden geçerek cinsellik almış olur. İşte bu kadının en büyük varoluş korkusudur. Çünkü kandırılmıştır. O erkeğin sandığı gibi bir erkek çıkmaması, tamamiyle “feyk” olmasından nefret eder. Literatürde “shit test” denen nanenin olması sebebi bile budur. Kadın sizi dener, bu erkek hala alfa mı yoksa ezik bir betayı mı dönüştü diye dürtükler.

Aynı çizgide kadının birilerinden taktik aldığınızı öğrenmesi, ilişki koçları veya ilişkiyi kurtarmaya çalışan ilişki terapistleri hiçbir işe yaramaz! Kadının bilinçaltına onunla arzu oluşturacak taktikleri üstelik kadınla anlaşarak almaya çalışmanız sizden hızla soğumasına sebebiyet verecektir. Çünkü kadın bunlara doğal olarak sahip olmanızı bekler!

Siz mantıklı olarak şunu düşünebilirsiniz: “ilişkimide sorun var, bu sorunu çözmek için yardım almalıyız, bunu sevgilime de söylemeliyim” kadının bilinçaltında oluşan ise “bu adam erkek değil, sorunlarımızı çözemiyor, ilişkimizi yürütmek için bir neden yok” şeklindedir. Kabul edebilir, terapiye gidebilirsiniz ama sonuçları kaçınılmaz olarak kötü olacaktır.

Bir erkeğin yapması gereken kendi hatalarını fark ederek çözmesidir. Büyülü bir değnek ya da hap beklemeyin. Kadının arzusu siz güçten düştüğünüz için azaldı veya sadece uygun değilsiniz işte. Bunu terapistle, pazarlıkla çözemezsiniz. İşiniz kötüyse düzeltin, yatakta kötüyseniz iyileştirin, spor yapmıyorsanız spora başlayın. Kadında bir tetiklenme oluşmuyorsa “siktir edin.” Bitti. Başka bir kadın bulun.

Unutmayın, kadınlar bir şeyi nasıl elde ettiğinizle değil, o şeye sahip olup olmadığınızla ilgilenir.


Bir kadına bir konuda danışmanız sizi daha tecrübeli yapmadığı gibi sizi itici yapar. Balıkçılık balıktan değil, daha çok balık tutarak öğrenilir. Yani reddedilmeyi öğrenmeden kadınları elde edemezsiniz.

 

4) Kadınlar duygularıyla hareket eder ve anlıktır.

Kadınlar bir erkeğe 5. maddeyle ilgili olarak zor bağlanır ve hisleri belli bir süre aralığını kapsar. Programı güncellemezseniz deneme sürümü biter. Duyguları maksimumdayken size aşık hissederken, bu dönemden çıktıklarında soğuyabilirler. Çünkü kadınların uyum yeteneği erkeklere göre daha yüksektir, sağlayacağı fayda üstüne güçten düşmenizle bağlantılı olarak hisleri hızlıca optimuma ulaşır. Davranışları buna göre şekillendir. Rollo Tomassi’nin burada güzel bir tespiti var. İnsanlar davranışsal psikolojiye göre “içgüdü-neden-davranış” paterniyle hareket eder. Kadınlar davranışlarını nedene değil, içgüdüye bağlı oluşturur. Yani limbik sistemlerinin ortaya çıkarttığı duygulara(korku, endişe, aşk, öfke) göre hareket eder. Sonunda ise bunu nedenlere bağlar. Yani bir nevi olayı yaşar, ardından boşlukları doldurur. Bu yüzden kadınlar, mantıklı değil, duygusal kararlar verir ve her ne yaparsa yapsın bu duygusal kararını olumlama üstüne çalışır. Çünkü sonuç ortadadır, sonuç içgüdüsel duygularla ortaya çıkan davranıştır, bunu içten hisseder. Olayın mantıklı ya da mantıksız olması önemli değildir.

Kadınlarla birlikte olduğunuzda çok mutlu olduklarını görebilirsiniz. Gözlerinden size olan aşklarını okuyabilirsiniz evet öyledir ama belli bir zaman dilimine aittir, uzun vadeyi kapsamaz. Kadın şimdiki zamana erkekler ise geleceğe aittir. Jack London bu konuda Yıldız Gezgini isimli kitabında şöyle yazmıştır:

“Bizim gözlerimiz(erkekler) yıldızları gözetleyelim diye uzak görüşlüyken, onun gözleri (kadının), ayağını bastığı sert topraktan, göğsünün, üstündeki aşığının göğsünden, kollarının arasındaki gürbüz bebekten ötesini görmez. ama yine de çağlar boyunca kimyamız böyle oluştuğundan kadın düşlerimizde ve damarlarımızda sihir yaratır.”

Belli bir süre geçtikten sonra bu o arzunun güzelliğini hatırlarlar fakat tekrardan hissetme kapasitesine sahip değillerdir, çünkü bunu oluşturan içgüdüsel durum ortadan kalkmıştır. Hatta buna da sinir olarak size düşman olabilirler. Çünkü bu hissi onlara kaybettiren sizsinizdir. Onlar için geride kalmış bir anı olursunuz. Oysaki erkekler anılara ve geleneklere kadınlara göre daha bağlıdır ki bu yüzden ayrılık acısını daha çok yaşarlar. Çünkü erkek kadınla yaşadıklarını içgüdülerine değil nedenlere dayandırır. Her konuda bir sebep arar ve bulamadığı için kötü hisseder, çünkü kadınların duygusal davrandığını bilmez.

 

5) Kadınlar da tabak çevirir.

Kadınlar gerçekten doğru oldukları, güvendikleri bir erkeğe rastlayana kadar birçok erkekle eş zamanlı olarak flört eder. Yapısı bunu gerektirir. Erkek olabildiği kadarını döllemeye, kadınlar ise en iyiyi seçmeye çalışır. Anlamanız gereken gerçek: O kadının size ait olmadığıdır ve muhtemen özel olmadığınızdır. Sizinle olma sebepleri arzu duymaktansa yalnız kalmamak bile olabilir ki kadınlar buna “seviyeli ilişi” der. Alfa döller, beta öder denkleminde betayı oynuyor, onun ihtiyaçlarını(maddi veya manevi) karşılıyorsunuzdur. (Ref)

Çoğu erkek feminenleşen son dönemde kendisine aşılanan onun peşinden koş, onun için her şeyi yap mottosu sebebiyle “arzu duyan kadınla”, “minnet duyan kadını” ayırt edemez. Tavsiyem o kadın neden benimle değil diye düşünmek yerine sizin de aynı şeyi yapmanızdır. O kadının size ilgi duymaması ve bunu dert etmeniz, sizi “ihtiyacı olan(needy)” kişi durumuna dönüştürür, sizin güçsüz olduğunuzun göstergesidir. Bir insanın ne düşündüğünü sizin değerinizi belirlemez. İşte bunu ayrıt edemiyorsanız, beta zihniyetinden çıkamamışsınız demektir. 

Bunu birçok erkeğin yapamadığına şahit olursuz ve bu beceriksizliklerini kadınlara aşırı bağlanma ve ruh eşi kriziyle öderler. Çünkü erkeklerin tabak çevirmesi genelde kadınlara göre daha zordur, bulduğunu da özel olduğu saplantısına kapılır. Bu yüzden alfa erkek olarak tarif edebileceğimiz kaymak erkek tabakası aşk acısını pek yaşamaz, alternatifleri çoktur. Bir erkeğe düşen bir kadının tabağı olmamak, buna vereceği enerjiyi kendisine yöneltmektir. O kadınla cinsellik yaşamadığınız sürece tabak olmaya devam edersiniz, yaparsanız avantaj size geçer.

 

6) Kadınlar, erkekler kadar cinsellik düşünmez.

Çoğu erkekten “olur mu? kadın da erkek kadar sevişmek ister” düşüncesini duyabilirsiniz. Bu palavradır. gerçeklikten uzak bir erkek projeksiyonudur. Kadın ve erkek cinselliği aynı değildir. Benzerini siyah hap projeksiyonunda tip üstünden de yapıldığını görürsünüz.

Kimin ne dediğinden bağımsız olarak, hormonal ve döngüsel olarak biyolojik bir gerçek vardır ki o da kadınların arzusunun yumurtlama döneminde maksimum seviyeye çıkmasıdır. Oysaki bir erkek inişli çıkışlı da olsa kadına göre x15 testosteron salgıladığı için devamlı düşünür ya da hazır durumdadır. İşte bu fark, kadına kontrol gücü verir.

Benzer şekilde kadın yumurtlama döneminde alfayı, sonrasında ise betayı tercih eder. Çünkü öncesinde zincirlerinden kurtulmuş gibidir, sadece en iyi genlere ulaşmayı isterken, sonrasında güven periyoduna girerek, kendisini ve çocuğunu koruyacak erkeğe arzu duyar.

Kadınlar hakkında az bilinen gerçekler bu şekilde özetlenebilir. Bunları aklınızdan çıkartmazsanız hangi kadınla uzun, hangi kadınla kısa süreli ilişki yaşayacağınızı kolayca belirlersiniz.

 

Referanslar

1] Rollo Tomassi – The Rational Male

2] David Buss – The Evolution of Desire 

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin)

4.6 99 votes
Makaleyi puanlamayı unutmayın.

Karanlikruya

Sitenin psikolojik delisi.

Subscribe
Bildir
guest
33 Yorumlar
Inline Feedbacks
View all comments
Bvb
Ziyaretçi
Bvb
8 Kasım 2020 01:54

Onunla sabrimin sonuna geldigim icin ayrilmistim. Hatta belkide son 4 5 ayda kadin erkek kimseyle tanismamistim. Yani kadinlar ayrilirken birisini garantiler dusunceniz de dogru degil. Bunu da paylasmak istedim.

Bvb
Ziyaretçi
Bvb
8 Kasım 2020 17:19
Reply to  Karanlikruya

Cevabiniz icin tesekkur ederim. Evet istatiklerde sapma olabilir. Ben ayrilirken baska birisi yoktu. Bana gore tamamen bitirmeden baskasi olmuyor, birsekilde onun yorungesinden cikamiyorsunuz, ya da dogru mesajlari veremiyorsunuz. Baska biri varsada gormuyorsunuz. Unutmama sebebim hipergamiydi bilmiyorum fakat insan 5 senesini bi kalem, bir toka ile gecirse, hatirlamasi normal olmaz mi?… Read more »

Yolo
Ziyaretçi
Yolo
26 Aralık 2020 19:17

Merhaba hocam Youtube’daki “Sevgilinin Geçmişi Önemli Mi?” videonuzu izleyip, ilgili yazıları okudum. Daha önce hiç sormadığımdan, direkt değil yolunu yaparak kız arkadaşıma eski ilişkilerini sordum, daha önce sadece lisede 2 ilişkisi olmuş. Biri kısa biri uzun. Uzun olan oğlan da peşinden çok koşmuş o da en sonunda kabul edip çıkmaya… Read more »

33
0
Would love your thoughts, please commentx
()
x

Adblock'u kapatıp reklamlara tıkladığınız için teşekkür ederiz. Bu sayede sitemiz ücretsiz kalabilecek.