İçeriğe geç
Ana Sayfa » Genç Erkeklerin Yanılgıları

Genç Erkeklerin Yanılgıları

    Çaliş, çaliş, çaliş.

    Genç Erkeklerin Yanılgıları

    Bana ulaşan 20-25 bandındaki birçok erkekte benzer problemleri görüyorum. Çoğunda büyük kaygı problemleri mevcut. Özellikle de kırmızı hapa girdikten sonra 4 temel problemle uğraşıyor:

    1. Kısıtlı çevreden gözlem.
    2. Aşırı çalışma isteği ve boş zamansızlık sendromu.
    3. Geleceğe yanlış yatırım.
    4. Fizik-Statü çıkmazı

    Günümüzde ortalama erkeklerde kadına ulaşmada problemler mevcut çünkü ortalama kadınlar ortalama erkeklerden hoşlanmıyor fakat bu, sizin hep ortalama kalacağınızı da göstermiyor. Bunun yolu da gelişmek. Bakın çalışmak demiyorum. Birçok erkek iç görüsüzlük ve kendi hatalarını fark edememe ya da bunları aşırı büyütme sonucu kadınlara ulaşamıyor. Bunun da temel nedeni kısıtlı çevreden gözlem oluyor. Yani adam 3-5 örnek üzerinden kızların bile 175 olduğunu 180 erkeğin bile kısa olduğu zırvasına inanıyor. Hollanda gibi dünya ortalamasında en uzun insanların olduğu bir ülkede bile kızla 169 cm boy ortalamasına sahip. Türkiye’de de 160 civarında geziyor.

    Diğer tarafta kadınlara ulaşanlar da inanılmaz bir kaynağa ulaşmış gibi davranarak kısa sürede feminen bir erkeğe dönüşüyor. Genç erkeklere tavsiyeler yazımda uzun uzun anlattığım gibi 20lerde yapmanız gereken statünüzü ön-görmek, fiziksel özelliklerinizi ise geliştirmektir. En kolay gelişen fiziksel niteliklerdir, statü ise zamanla inşa edilir! 18-22 yaş bandında çoğu kadın statüyü ayırt edemez fakat 30’larda da kendinize bir şey katamadıysanız bu durumda da görünmez olursunuz. Statü inşa etmek istiyorsanız 20lerde doğru üniversite seçimi ve sonrasında network ile yapmalısınız. O yaşlarda “yaşıtlarım am üstünde götle oluyor” bak Berkecan yine biriyle birlikte gibi düşünmeyin. İşte bu, kısıt çevreden gözleme en iyi örnektir. Muhtemelen ya size yalan söylüyor ya da 10 sene sonra kendine bir şey katmadıysa A101’de kasiyer olarak çalışıp 3 çocuğa bakacak, belki de nafaka ödeyecek.

    Yine bununla bağlantılı olarak bir bölümünde aşırı çalışma ve yatırım arzusu doğuyor. Kırmızı hap kendini geliştirmeyi öngörür ve bu olmalıdır. Temeli de kapitalizme dayanır. Kapitalizminse çıkış noktası Max Weber’e göre “çalış-biriktir-tanrıya yakın ol” düşüncesidir. Bunu da Protestan Ahlakı kitabında temellendirir. Protestanlar tanrıya yaklaşmak için çok çalışkan olur ve asla harcamazlar. Devamlı biriktirir ve gerçek hazın çalışmak olduğunu düşünürler. Her ne kadar kapitalizm zamanla anlamını değiştirse de çıkış noktalarından biri budur. Kırmızı hap günümüzde hala böyle aktaran kişilerin olduğunu görüyorum ve bu, çok hatalı. Bununla ilgili bir tarihsel bir bilgi daha verelim: Hem Antik Çağ’da hem de Aristokraside çalışmak küçük düşürücüydü. Yani sadece işçiler çalışır, değerli erkeklerse fikir üretirdi, felsefe yapardı. Bunu da “boş zamana” bağlarlardı. Özetle geçmişten günümüze boş vaktin önemi unutturulmuştur. Sadece hiç haz etmediğim sosyalizmde buna gönderme yapılır. Buradan da hiçbir akımın tek başına kötü olmadığını görüyoruz.

    Çalışmak gelişmek demek değildir.

    Çalışmak her zaman gelişmek değildir, şöyle düşünün kasiyer olarak bütün gün çalışmanızın sizi hangi konuda geliştirir? Devamlı çalışmak fikir üretememenize veya ürettiklerinizin keyfine varamamanıza neden olur. Gelişmek ve çalışmak eş anlamlı değildir. Gelişmeniz için boş vaktinizin olması, boş vaktinizde “boş” yapmanız gerekir. Bu vakit düşüncelerin çekirdeklenmesini ve yaratıcı olmanızı sağlar. Bu yüzden çoğu yaratıcı düşünce tuvalet-banyoda çıkar çünkü zihin orada rahattır, boş olduğunu biliyordur. Hatta sosyolojide bununla ilgili çalışmalar mevcuttur. Örneğin gündelik rutinler ve bu rutinler içerisindeki takındığımız personalar ve hiç fark etmeden benzer saatler “boş vakit sosyolojisi” içerisinde incelenir. İşte çoğu işi bu süreçlerin önemini anlamıyor.

    Monk mode’da bile devamlı çalışmak diye bir şey yoktur. 3-5 ay yapar ve sonrasında hayatınıza devam edersiniz. hayat boyu monk modda kalınmaz. Bu tip düşünceler sabırsızlığa ve başarısızlığa büyük kaygı dönüşümlerine yol açar. Devamlı gelişmediğinizi düşünmenize ve geçmişi yanlış değerlendirmenize neden olur. Şöyle hedefler duyuyorum mesela: “Şu kursa gidecem, yüksek lisans yapacam, İngilizce öğrenecem, kas geliştireceğim, edecem-yapacam-edecem”. Böyle bir hedef seti olamaz! Hayatınızda en fazla 2-3 temel amaç olmalıdır. Aksi halde kaybolursunuz. Bunların herhangi birinde gelişmek bile yıllarınızı alır ve hedefler arttıkça boş zamanınızdan yemeye ve “esas hayatınızdan zevk almayı” ertelemeye başlarsınız.

    Hayattan zevk alın!

    Düşünsenize hayattan zevk almıyorsanız, çalışmanın anlamı var? Tam tersi de geçerli. Çalışmak için yaşıyorsanız hayatın ne anlamı var? Özetle çalıştığınız kadar boş vakit geçirmeli ve gelişmelisiniz.

    Unutmayın gelişimin yolu boş vakit yaratmak ve bu aşamada düşünebilmektir. Aksi halde çalışmanızın farkına varamaz ve gelişemezsiniz. Şöyle de düşünebilirsiniz: Kas geliştiriyorsunuz fakat hiç dinlenmiyorsunuz, bu durumda gelişir misiniz? Özetle kural şudur: ÇALIŞMAK eşit değildir GELİŞMEK.

    Makaleyi oylamayı unutmayın. Sponsorumuz olarak bize destek olabilirsiniz.

    4.8 26 votes
    Makaleyi puanlamayı unutmayın.
    Subscribe
    Bildir
    guest

    5 Yorumlar
    Inline Feedbacks
    View all comments
    Ahmet
    Ziyaretçi
    Ahmet
    2024-01-23 2:26 AM

    25 yaşında beyaz yaka bir erkek olarak kadınlara ulaşımın sınırlı olduğu bir Anadolu şehrindeyim. Ulaşabildiğim kadınlar da beni hemen evlilik kıskacına almaya çalışan türden. Ailemleyim ve kira ödemiyorum şimdilik. Hedefim 30’uma kadar finansal hedeflerimi gerçekleştirip kadınların görece daha bol olduğu batıya taşınmak. Night game yapabileceğim yerler kısaca… Doğru yolda mıyım… Read more »

    Kemal
    Ziyaretçi
    Kemal
    2024-01-23 4:16 AM

    Ciddi anlamda bittiğine üzüldüğüm bir yazı oldu hocam bir sorum var 24yaşındayım sağlık sorunlarından üniversiteyi bırakmak zorunda kaldım ve geçtiğinde ciddi anlamda beni çeken bir bölüm olmadığını gördüm ama gelişmek statümü yükseltmek istiyorum tek yolu üniversite midir? Statümüzü üniversite olmadan yükseltebilir miyiz? Cevaplarsanız çok sevinirim teşekkürler.

    Can
    Ziyaretçi
    Can
    2024-01-23 11:23 PM

    Yine güzel bir konu ve farkındalık.Yalnız fazla sorgularsam çalışma azmim de düşüyor.
    Sorgulanmamış hayat da yaşanmaya değmez. Bu da bir paradoks oluyor

    5
    0
    Would love your thoughts, please commentx