Feminizme neden katılmıyorum? (Şekil: Caravaggio_-Saint_Catherine_of_Alexandria)

Feminizme Neden Katılmıyorum?

Farklı dalgalar olsa da feminizmin zamanla toplumsaldan bireysele kaydığını görülür. 1. feminizmin masum görünse de temel amacı beyaz kadınlara eşitlikti örneğin. Ardından iyice çarptırıldı.

Feminizm “erkek-kadın eşitliğini” savunan bir kavram olarak doğru algılanması gerektiği dikte edilir ama gerçek bu değildir, ayrıca insanlar eşit de değildir.

Sizce liberal feministler ve sosyal-inşacıların ortaya attığı gibi “kadın-erkek her konuda eşittir. Feminen ve maskülen roller yoktur, bunlar toplumsal olarak öğretilmiş inşalardır” doğru bir tanım mıdır? “Kadınlar duygusal, kırılgan değildir, hepsi kalıp yargıdır” düşüncesi katılmadığım temel görüşlerden biri diyebilirim. Bunu çürüten çalışmalar vardır ve roller bir neden değil, sonuçtur.

Örneğin avcı-toplayıcı dönemde neden kadınlar avcılık yapmıyordu? Çünkü fiziksel olarak daha güçsüzlerdi, bunun sonucunda kadınlar feminen rollerle evrildi. Eğer bu doğru olmasa tarım devriminde kadınlar toplayıcı oldukları için kaynak sahibi olur ve maskülen rollere kavuşurdu. Günümüzde erkekler de feminenleşiyor çünkü sosyal inşa doktrinine kapılıyorlar. Bu da kadınlara ulaşamamalarına neden oluyor.

Tarihte Eşitlik ve Demokrasiye Kısa Bakış

Tarihte neredeyse Marx’a kadar insanlar arası tam eşitliği mantıklı gören olmamıştır. Genellikle özgürlük ön plana çıkartılır. Yani kölelik kurumu eleştirilir.

Erkek kadın arasındaki fırsat-eşitliği tavsiye edilebilir(ben de ederim), insan hakları ön plana çıkartılabilir ama temelde eşit değiliz. Hatta erkekler bile kendi arasında eşit değildir. Bunu özellikle ortaçağda aristokraside çok net gördük. Bir değer katmayan erkekleri sosyolog Comte bile insan artığı olarak değerlendirmiştir. Keza Saint Simon da benzerini düşünmüştür. Antik Yunanda cumhuriyet algısı sadece nitelikli insanlar içindir. Montesquieu’nun günümüze damga vuran demokrasi anlayışı, güçler ayrılığı yasası yine aristokrasiyi güçlendirme ve nitelikli insanları korumak üsteneydi örneğin. İşçilere değer veren sadece Marx’dır. Nedense değer katmayan işçi haklarını artı değer kavramıyla çok yüceltmiştir. Tocqueville eşitlik ve özgürlüğün aynı anda olması zordur demiştir. Çünkü özgürleşen bireyler gücü eline almak ister ki bu da kapitalizmin yükselişini doğrurur. Eşitlik içinse tam bir otorite gereklidir, çünkü bireyler farklı düşünür.

Her şeyi doğal akışına bıraktığımızda, örneğin egoist-liberal (veya anarko-liberal) akımlarda gücü alan her şeyi alır. Gerçi onlar da bireyciliğin denge ile güvenliği sağlayacağını savunur. Doğru bir sistem olmasa da bize net olarak insan doğasının kötü, acımasız ve eşitsiz olduğunu gösterir. Buradan çıkan sonuç sol görüşlerin(feminizm dahil) her dönem eşitlik vurgusuyla bir çeşit dengeleme yarattığıdır. Bence temel olumlu misyonu da budur ama esas problem kendi ideolojilerini “olması gereken”, “kesinlik içeren” olgular olarak sunmalarıdır. Kadın ve erkek yasa ve fırsat eşitliğinde eşit olması önerisi ve isteği dile getirilebilir ama “bu böyle olmalıdır, çünkü toplumsal inşa gerçek olandır, aslında erkek ve kadın aynıdır, biz farklı olduğunu düşünüyoruz çünkü toplum bunu dayatıyor. Tamamen hatalı bir görüştür.

Bu görüşlerde geçen maskülen/feminen rollerin olmadığını savunmanın kendisi bir şartlamadır. Çünkü bu “eşitlik olması önerilir” gibi söylenseydi, hiçkimse bilimsel olarak temellendirilmemiş bu görüşü önemsemezdi ama günümüzde feminizm ideolojisiyle yankı bulduğu için siz aksi bir argüman sunduğunuzda “onların hepsi rol, aslında cinsler arasında fark yoktur!” düşüncesiyle yargılanıyorsunuz.

Tekrar ediyorum: İnsanlar eşit değildir. Olmak zorunda da değildir ama olması iyi ve uyumlu bir toplum için tavsiye edilir ve sol görüş burada dengeleyici bir unsur olabilir. Esas problem sol görüşün bununla kalmayıp, otoriterleşmesidir.

Eşitlik İsteminin Neden Hatalı Olduğuna Bir Örnek

İyi çalışan 3 kişi(2 erkek, 1 kadın) var 2sini almalısın diyelim. Senaryoda 2 erkek çok başarılı, kadın aday çok başarısız. Eşitlik olsun diye 1 erkek, 1 kadın mı alırsınız? Yoksa 2 erkeği mi tercih edersiniz?

Görüldüğü gibi eşitlik de özgürlük(Tocqueville örneği) gibi baskıcı bir sisteme neden olabilir. Tek fark liberal bireysel akımların kişisel olması ve kontrol edilebileceğidir, sol görüş ise devlet gibi otoriter bir gücü içerir, bu yüzden tehlikelidir.

Şunu unutmayın toplumsal-eşitlik talepleri ancak refah varsa savunulur. Savaş gibi kaos hallerinde maskülen ve feminen roller hemen güç kazanır. Feminizmi savunan kadınların çoğunluğu savaş ortamında asker olmak istemeyecek ve “biz kadınız” diyecektir.

Feminizm eşitlik değil, intikam projesidir.

Feminizm özellikle 2. akımdan sonra toplumsaldan bireysele kaydı. Haklı mücadeleleri istediklerini almalarına rağmen (hukukta eşitlik gibi) aşırılık ve intikam süreci olarak güncellendi ve günümüzdeki gynocentric düzenin sonuçları açıktır. Hukukta kadın üstündür, eğitimde kadınlara daha çok burs önceliği verilir. Kadın beyanı esastır!

Kadın cinayetleri var, sen ne diyorsun!!!??

Kötü örnekler olabilir(kadına şiddet, doğudaki olaylar gibi), buna ben de karşıyım ama bunları çözmenin yolu feminizm değil, yargıyı güçlendirmek, bireyi ön plana çıkartmaktır. Kadın hakkı diye bir şey olamaz, birey hakkı olur. Örneğin cinsiyet belirtmeden “kendinizden güçsüz birine zarar verirseniz şu ağırlaştırılmış ceza olmalıdır” gibi yasalar geliştirilebilir. Bu aynı zamanda erkek cinayetini de önler, çünkü oransal olarak erkek cinayetleri, kadınlardan da fazladır. Aksi halde ÖTEKİLEŞTİRME yaparsın. Her sol fraksiyonda olduğu gibi mağdur yaratırsınız, olmayan bir savaş ortamı oluşturursunuz. işte bu yüzden bir şeye tepki olarak geliştirilmiş hiçbir düşünce güçlü değildir. Erkek ve kadın birbirine düşman ya da savaşması gereken SINIFLAR değildir. İşte feminizmin temel argüman hatası budur.

Özetle feminizm doğru algılanması gereken veya eşitlikçi değil, tamamen ortadan kalkması gereken bir ideolojidir. Sol görüş, sosyal inşacılık gibi ideolojiler/görüşler bunu desteklerken hatalı kabuller üstünden gerçekleştirir.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

4.9 25 votes
Makaleyi puanlamayı unutmayın.
Subscribe
Bildir
guest
6 Yorumlar
Inline Feedbacks
View all comments
Spartacus
Ziyaretçi
Spartacus
2021-12-21 12:37 PM

feminist kadının başına gelenleri anlattıği ve özeleştiri yaptığı bi video var:.ingilizceniz varsa izlemenizi tavsiye ederim. https://www.youtube.com/watch?v=3WMuzhQXJoY

Flemberger
Ziyaretçi
Flemberger
2021-12-21 11:01 PM

Hakikaten Marx’a kadar 3-5 eşitlikçi hareketler haricinde ideoloji veya din kadar güçlü olabilen bir akım çıkmamıştır. Çıktığı zamanlar bile bastırılmış veya verimsizlikten çökmüştür. Marx’ın ve Marksistlerin en büyük hatası insanların karıncalar ve arılar gibi kollektivist yaratıklar olabileceği inancıdır. Aynı şekilde Liberaller de insanların sürüngenler gibi İndividualist yaratıklar olabileceğine inanıyorlar gibi… Read more »

Yakup
Ziyaretçi
2021-12-22 11:21 PM

Feminizm akımı kadınlara kibir kapris trip ego gibi alçak değerleri kazandırdı
sonuç
Kadın olmaktan çıktılar sürahi nine oldular

ddoroloji
Ziyaretçi
ddoroloji
2021-12-26 11:00 AM

Git şu dinozoru vur gel mağarada bişey vericem.Verilmiş bin yıllık gazı şimdi almaya çalışıyorlar.

Kadında oto tamircisi olabilir ama olması geremiyor. Neden olabilir çünkü yetenek yoktur çok çalışmak vardır.

barış
Ziyaretçi
barış
2022-06-28 8:06 AM

Karanlık rüya selamlar. Benim üniversitedeki bütün arkadaşlarım kız. Herkesin feminist olması gerektiğini falan düşünüyorlar. Tek bir cinsiyetin yüceltilmesinin doğru olmadığını ve herkesin problemleriyle ayrı ayrı ilgilenilmesi gerektiğini düşündüğüm için feminist olmadığımı, benim de birçok kadın gibi çocukluğumda cinsel tacize uğradığımı söylemiştim ve hadi ya üzüldüm demeyi bırakın, bazıları mesaja görüldü… Read more »