Ana Sayfa » Siyah Hap

Siyah Hap

Siyah hap pratikleri, biyolojik determinizm ve inseller üstüne düşünceler.

Insellerde Betabuxx ve Her Şey Tiptir Saplantısı

Insellerde betabuxx ve her şey tiptir saplantısı konusunu bir diyalog üstünden açıklayayım (Bkz: Insel nedir?):

A: Kartlar eşit dağıtılmadı, tipsiz, çenesiz, kısa boylu, sakalsız, feminen görünümlü vs vs. olabilirsin ama statünü iyileştirirsen yine kadınlara ulaşırsın.

B: Saçmalama! Böyle betabuxx olursun! Beni statüm için seven kadın gerçekten sevmiyordur! Bak Bezos da ayrıldı, nafaka ödüyor, kadın NBA oyuncusuyla yatıyor, nafaka alıyor. Her şey tiptir!

Bunu okuyunca içimden düşük iq’lu olmak zor diye geçiyor fakat yine de devam edeyim. İlk soru şu: “NBA oyuncusunun statüsü yok mu? Sonuçta varoş barda bir Chad ile yatmamış.

Genellike stereotip savunmalar görüyorum. “Her şey tiptir”e böyle örnek gösterilince otomatik “betabuxx olmak bunlar!!!” deniliyor. Demek ki her şey tip değil? ve cinselliğe ulaşıyorsan tam olarak ne fark eder? Tabiiki de kadına cinsellik almadan ilişki sunarsan fark eder sonuçta tam anlamıyla beta zihin setli betabuxx olursun ama statünle sadece cinsellik de alabilirsin.

Sanki Jeff Bezos olmak kolaymış, adam bir kadın için yıllarca uğraşmış gibi düşünülmüş. Bezos sabahları havyar, akşamları kobe eti yiyip, götünü parayla silecek kadar zengin ve istese her an 20lik kadınlarla olabilir. Diğer tarafta Johnny Depp ve Will Smith de aldatıldı. Prens Harry ve Meghan Markle ile en son boşanma davası açıyordu. Hepsi genetik açıdan en üstte adamlar. Demek ki olay “tip” değil. Olay mavi haplı beta zihin seti.

En büyük yanılgı da kırmızı hapın statü tipten önemiidir öğüdünü verdiğini sanmaları. Oysaki değil. Fiziksel nitelikler dürtü yaratmak için en önemli kriterdir, sürdürmek için statü/para vs gerekir. Ayrıca yüksek statünün ancak belli seviyede iq ile dolaylı yoldan genetik özellik olduğunu açıklamıştık (İleri okuma: Kırmızı Hap Üstüne Yanlışlar-3). Onun harici maskülen benliğinizin ve zihninizin geliştirilmesi gerekir.

Genetik açıdan bok gibi fiziğin var diyelim fakat statünü geliştirdin, zengin oldun. En son model araban ve Boğaz’da evin var. En lüks klüblere gidiyorsun. Habire kadınlarla birlikte oluyorsun. .m üstünde g.t modeli takılıyorsun. Lüks bir hayat yaşıyorsun. Kadınlar “sadece araban için” seninle yatıyor hatta.

Şimdi soruyorum insel olup hiçbir kadınla birlikte olamamak mı? Yoksa zengin olup kadınlarla “betabuxx” olup yatmak mı? İnsellerin sızlandığın konu zaten kadınlara ulaşamak değil mi? İşte ulaşmış oluyorsunuz. Rollo Tomassi’de benzer bir şey söylüyor, ulaştıktan sonra ne fark eder? Kadının zırhını aşmış, cinsel stratejiye çözüm üretmiş oluyorsun. Üstelik sadece kadınlara ulaşmıyor, hayat kaliteni de üst düzeye çıkartmış oluyorsun.

Insel kafasıyla fark eder tabii, çünkü ilk bulduğun kadına yapılabilirsin. İşte burada da alfa zihin seti konuya giriyor. Betabuxx senin kadınlara bir şekilde ulaşmana rağmen seni paran için sömürmek isteyen bir kadınla pazarlık yaparak bağlı kalman, aşık olman demek!

Madem paran/statün için seninle olmalarını kendine yediremiyorsun. İlişkiyi hak edene kadar her kadını kısa süreli olarak görürsün, e zaten alfafuxx! stratejisi bu değil mi?

Varsayalım biri 10/10luk tipte, diğeri betabuxx. Her 2si de sonsuz cinsellik alıyor. Ne fark eder?

Amacın seni anlayacak nitelikte, derin, özverili bir kadın bulmaksa emin ol bunu sadece tipinle de bulamayacaksın. Tipinle en fazla skorun artar ama sana iyi bir ilişki bulma garantisi vermez. Kadının senden etkilenmesi için çok fazla parametre gerekiyor. Hatta rezalet kadınları görüp kadınlardan soğuma ihtimalin artabilir.

Gerçekten sevilmek? Daha kadınların cinsel parametreleri ve hipergami bile anlaşılmamış. Olayın belli tüzüklere dayanan bir anlaşma olduğu kavranmamış.

Geçen bir inselde şunu duydum: “Beni sadece tipim için sevecek kadın hiç sevmesin!

Konuştukça aslında zihin setinde mavi haplı sevilme ihtiyacı olduğunu, meselenin cinsellik olmadığını görebilirsiniz. Yani sorun “muhtaçlık”, Oysaki erkeğin 1. misyonu kendini gerçekleştirmek olmalıdır. Temel amacın “sevilme” gibi bir durumsa sorun ailevi kökende aranmalıdır.

Betabuxx olmadın, tipin için de sevmesinler. Peki kadınlar seni neden tercih edecek? Kaldı ki kadınlar tipin için de seni sevmez, sadece dürtüsel olarak cinsellik isterler. Hipergami acımasızdır, erkekleri evrim boyunca genetik ve sağlayıcılık için seçmeye programlanmıştır. Yani “her şey tiptir” ve siyah hapın kendisi tamamen safsatadır.

Kadınlar çıkarcı, erkekler fırsatçıdır.” Kadınlar sizi temsil ettikleriniz için tercih eder. Bu tip, para, statü olabilir. Kimse sizi siz olduğunuz için sevmeyecektir.

Örneğin sadece tipin varsa bu “alfa döller” sinyallemelerinden biridir, dürtüseldir ve kısa sürelidir, her kadında işe yaramaz ve yarasa da kadın uzun sureli ilişki için “ee bunun parası yok” der. Hatta ben Rahmi’leyim artık çünkü o zengin dedi. Yine bir mendil gibi kullanılıp yere atılmış oldun.

(Bu hikayenin benzeri ünlü pua Troy Francies’in başına geliyor ve ardından kırmızı hap ile tanışıyor.)

Bezos, Gates gibi zenginlerin problemi zihin setlerinde, müthiş olmasalarda tiplerinde değil veya o kadınlar betabuxx stratejiyle elde etmediler. Eğer sorun tiplerinde olsaydı bu kadınlar 20lerinde ayrılır, süper yakışıklı adamlarla olurlardı ama 40/50lerinde ayrıldılar.

Bu adamların hatası yüksek statülerine ve birçok kadına ulaşabilmelerine ragmen mavi haplı hayallerle tek kadına yatırım yapmalarıydı. Hatta tipleri iyi olan Brad Pitt, Depp, Smith gibi isimler de aynı hatayı yaptı.

Kadınların ilişki çerçevesinde belli anlaşma şartlarınca durduğu anlatılmadı. İlişkileri bitti çünkü sadece parayla ilişki yürütlür sandılar. İlişkiyi monotonluktan kurtaramadılar ve 5 puntoyla yazılmış ilişki şartnamesi bozuldu. Bu, her uzun sureli ilişkiyi bekleyen en büyük tehlikedir ve tipinin 10/10 olması da kurtarmaz, tip sadece başta etkindir ve dürtüsel bir parametredir. Alfa döller, beta öder ilkesindeki “alfa döller” kısa süreli ilişkiyi sembolize eder.

Hadi itiraf edelim, sen sana göre “betabuxx” olarak kadınlarla sürekli cinsellik yaşasan “tipim yok yine de götürüyorum haha!” diyerek kendinle gurur duyardın, bunu yapamadığın için betabuxx kelimesi arkasına saklanarak bunu bir savunma mekanizması olarak kullanıyorsun.

Neyinizi geliştirebiliyorsanız geliştirin ama 50 defa anlattığım gibi tipinizi ve oyununuzu düzeltmek daha kolay ve bence sızlanmak en kolay. Statü ile yıllar alır. Seçim size kalmış.

(Siteye destek olmak için üye olabilirsiniz. Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

SiyaH Hap Savını Destekleyen Psikolog/Sosyolog Var Mıdır?

Siyah Hap Savını Destekleyen Psikolog/Sosyolog Var Mıdır?

Geçenlerde bir inselle görüşme yazım içinde siyah hap savını destekleyen psikolog/sosyolog yok demiştim ve şaşırmadığım gibi alttakine benzer alaycı safsata içeren bir mesaj aldım. 

Hahaha, sen ciddi misin ya? Bu konuyu savunan ünlü bir yazar psikolog sosyolog yok diyor, şaka gibi. Birincisi, bir hakikatin hakikat oldugu gerçeğini onu savunanların sayısı degiştrimez. İkincisi sayacagım kişiler senden katbekat daha bilgili, ünlü ve şu anki blackpill ile tamamen örtüşen yaşam tarzı ve zihniyete sahip kişilerdir; Cioran, Schopenhauer, Caraco, Pavese, sadık hidayet, p.m., m.h., daha çok fazla sayarım ama bazı ulvi şahsiyetleri de saymak istemiyorum.

Benzer iddiaları farklı mecralarda da savunma olarak ortaya atan inseller olabiliyor. Çünkü bunları wiki.insel denen bir sitede okumuşlar. Bu isimler sosyolog/psikolog değil, çünkü bu dönemde psikoloji bile yoktu. Verdikleri bilimsel makalelerde “korelasyon”, “p value”, “t testi”  vs gibi kavramların ne olduğu pek bilinmediği için genetiği iyi bireyin daha fazla seçilimini “genetik her şey gördün mü?” gibi algılıyorlar (İlgili makaleden siyah hap yazımda bahsettim). Oysaki makalelerde psiko-sosyal etkileşim ihmal edilmesine rağmen 1’lik korelasyon yok. Çünkü olamaz. Aslında insellerin psikolojideki “idealleştirme” savunma mekanizmasını sıklıkla kullandığını görüyoruz. Yani bir şey onlara göre ya vardır ya yoktur.

Bazı Düşünürler Üstüne Notlar

Sitede Michel Houellebecq gibi şair (Lovecraft’dan etkilenmiştir) veya Beate Küpper gibi psikologların kitapları örnek gösterilmiş fakat bu kitaplarda da biyolojik determinizm savunulmuyor. Neo-liberal hamleler yüzünden ortaya çıkan aşırı bireyci özgür kadın seçimlerinden bahsediliyor, yani devamlı üstünde durduğum psiko-sosyal etkiler ve feminizm eleştirilmiş ve ilk defa “insel” tanımı yapılmış. Benzer kaynaklardan kırmızı hap da yararlanır.   

Siyah hap sadece bu nihilist düşünce şeklinden etkilenmiştir. Altta da göreceğiniz gibi alakalı alakasız birçok isim siyah-hap destekçisi olarak “protocel veya “protochad” diye anılmış. Bunların içinde Tesla, Einstein, Van Gogh, Newton hatta Jordan Peterson gibi alakasız isimler var. Bu isimlerden bazılarında şizofreni, paranoidlik, ağır nkb mevcut. Bazıları da ruh eşi saplantısına veya dönemi yüzünden beta öder’den çekmiş ve eleştirmiş isimler. Daha önemlisi hiçbir insel değildi veya biyolojik determinizmi savunmuyorlardı. KH tepki gösterdiği bazı konularda hassasiyetleri vardı ve çoğunlukla “sağlayıclık” konusunu eleştirdiler.

Tarihsel sürece geçmeden önce genel bir çarpıtma görüyoruz ve savunulduğu gibi “kadınlar tipten başka hiçbir şeye bakmaz” savunan tek bir kaynakla hala karşılaşamadık.

Feminizme kadar süren tarihsel süreç

Kırmızı hap, siyah hap, doom hap, beyaz hap vs. temel nedeni feminizmdir ve eğer tarihsel süreçte bulunan neden-sonuç ilişkisini bilmezseniz, dönemi kendi sosyal olgularıyla kavrayamazsanız yanlış çıktılar alırsınız. Şimdinin yapılanmasıyla geçmişi yorumlamak yanlıştır.

Tarih, felsefe veya sosyoloji okuyanlar bilir, bir olgunun gerçekleşmesi öncekiyle mümkündür. Örneğin Fransız devrimi öncesinde Aydınlanma Çağı gerçekleşmiştir. Katolik mezhebine karşı Protestanlık yükseldikten sonra bireycilik ön plana çıkmış, Tanrı’nın emri olan “üretin, çalışın, iyi bir birey olun” mottosuyla üretim artmış ve bu da Weber’e göre kapitalizme ve liberalizme neden olmuştur. Muhafazakar bir dini düşüncenin şu an özgürlüğün beşiği olan liberalizme sebep olması da ilginç sosyolojik bir olaydır bu arada.

Üretimin sanayi devrimiyle mutluluk getirmemesi ve aşırı tüketim ve sözde azalması beklenen aristokrat kesimin bu sefer zenginlikle yükselmesi sonucu Karl Marx da materyalizmle özgürlükten çok eşitliği ön plana çıkmıştır. Platon’un öne attığı idealizmde esas olan “her maddenin esası ruhtur” düşüncesi, “her ruhun esası maddedir” olarak diyaletik değişime uğramıştır. Yani her şeye sebep olan insan emeğidir, maddedir. Çünkü Marx’a göre topluma yön veren şey sanayi devrimiyle birlikte üretimi yapan kişilerdir. Üretim olmazsa altyapı ve üst yapı olarak adlandırdığı entelektüel süreçler gerçekleşmez.

Ne alakası var? şimdi diye düşünebilirsiniz ama…

Erkek-kadın ilişkileri de toplumsal olgulara bağlıdır ve 1900’lere kadar toplumları veya insanları inceleyen psikoloji /sosyoloji alanları yoktu. Olamazdı çünkü özgürlük kısıtlıydı, insanları incelemek de zordu. Marx sonrası feminist akımlarla özgürlüğe rağmen cinslerin eşitliği düşüncesi yükseldi. Cinsiyetçilik kavramları ortaya çıktı. (Daha fazlası için: Feminizm) Feminizm, sosyalist düşüncelerden etkilense de liberal düşünceleri de merkezine aldı. Bir andan eşitlik savunurken, bir andan kendi “bireyciliği” için en iyi olanı yapmaya yani hipergamik davranmaya çalıştı. Bence siyah ve kırmızı hapın tek ortak noktası da feminizmin toksik bir yükseliş olduğudur.

Sosyolojinin bile çıkış noktası buhranlardır. Özellikle Fransız Devrimi sonrası ortaya çıkan karmaşa daha iyi yönetim şekilleri için sosyolojinin doğmasına neden olmuştur. Üstte alıntılanan hiçbir isim psikolog/sosyolog olmadığı gibi bu alanda istatistiksel çalışma yapan kişiler de değillerdir.

Feminizm bile yoktu!

Bu dönemde yaşayan düşünürler biyolojik determinizmi ya da kadınların en iyi genetikli Chad’i seçtiğini savunmaz. Çünkü genetik emekliyordu. Evrimsel psikolojinin bile olmadığı, Freud’un daha psikanalitik teorileri, Skinner’in davranışçı-psikoloji çalışmalarını yapmadığı bir yüzyılda bu kişiler nasıl hipergamiyi, seçilimi, kadınların psikolojisini bilebilir? Sadece Darwin’in ortaya attığı İnsanların Türeyişi eseri mevcuttu. Ortada tek bir yayın yoktu. Onu bırakın Feminizm bile yoktu.

Felsefe bilmeyenler için filozof olmanın dokunulmaz olmadığını ve bu görüşlerin devamlı değiştiğini de belirtmeliyim. Örneğin Descartes hayvanların ruhu yoktur, makinedir derken, Locke insan dünyaya boş bir levha olarak gelir diyordu. Şu an hepsinin yanlış olduğunu biliyoruz. Ne Schopenhauer ne de Nietzsche kutsal değildi. Kutsallık felsefeye aykırıdır. Kırmızı hapın farkın burada ortaya çıkar, çünkü bir ideoloji değil, prakseolojidir. Nedensellik ilkesiyle düşünür, her doğrunun değişebileceğinin farkındadır.

Bu düşünürler alfa dölleri değil, beta öderi eleştirdi!

O dönemde kişisel özgürlükler yoktur. Aristokrasi dediğimiz üst kesimin egemenliği mevcuttu. Para gerçekten çok önemliydi. Bütün değişimler 20 YY’da başladı ve 100 sene içinde gerçekleşti ve bu esnada kadınlar etkinlik kazanmaya başladı. Örneğin Schopenhauer, 1800lerde yaşamıştır. O dönemde kadın öylece bir erkekle flört bile edemezdi. Birçoğunun düşüncesinde araştırma yoktur, kişisel notlar gibidir. 

Siyah hap kavramı genetikçi yaklaşır, kadınların sadece fiziksel özelliklerle ilgilendiğini belirtir. Hipergami gerçeğine göre de kadınlar ya alfa döller tarafında genetik materyal toplamak için kısa süreli ilişkiyi tercih eder ya da uzun süreli ilişkide beta öderle sağlayıcılık tarafını tercih eder. Her kadın ideal olarak ortada noktayı bulmaya çalışır fakat zorlanır. İşte bu düşünürlerin bazıları tam olarak “beta öder” tarafını, parayla kadınların elde edilmesini eleştiriyordu. O dönemde kadınlar için fiziksel özellikler 2. Plandaydı. Yani kadınların sadece sağlayıcı erkek seçmelerini eleştirmişlerdir. [Daha fazlası: Kadınlar ve para]

Örneğin şöyle saçma bir yorum almıştım:

Maalesef çok yanlış bir bilgi. Pavese’i filozof zannetmekten tut, bu kişinin kadınların parayı seçmesini kadar hiçbir şeyi anlamamış. Bence bu kişilerdeki en büyük sıkıntı tarihsel döngüyü bilmemek. Schopenhauer’un veya Pavese’nin kadınları eleştirme nedeni de dönemiyle ilgilidir.  Hatta 1. Feminist dalga sonrası Psik. Esther Vilar ‘ın hala kadınların “zengin erkek” seçimlerini eleştirdiğini görüyoruz. (Daha fazlası için: 1950lerde yaşamak). Çünkü insan davranışlarındaki değişimler hemen gerçekleşmez.

Siyah Hap, Kırmızı Haptan Devşirmedir

Bu gerçeği göremiyor olmalarının sebebi de tarihsel döngüyü bilmemeleriyle aynı sebebe dayanır. 1995’de 3. Feminist dalga sonrasında, özellikle sosyal medya ve globalleşme ile kadınların hipergamisi iyice “alfa döller”, ben istediğimle sevişirim tarafına döndü ve kırmızı hap düşünceleri de 2000lerin başında ortaya çıktı. Başta Reddit-4chan, Sosuave forumları Tomassi, Roosh, Roissy, Pook pua üstüne deneyimlerini konuşurken kırmızı hap yükselmeye başladı, ortada siyah hap denen kavram yoktu. Ardından da siyah hap pua’a tepki olarak “alfa döller” tarafını alarak “biyolojik determinizm her şeydir, kadınlar başka bir şeyden etkilenmezler” gibi düşüncelerle ortaya çıktı ama hiçbir zaman düzgün bilimsel bir destekçisi de olmadı, bütün düşünceleri de kırmızı haptan çarpıtarak aldı.

Temel Argüman Hataları

Temel argüman hataları “kısa süreli(alfa döller)” ilişki paterni harici hiçbir ilişki tipini kabul etmedikleri ve statü, para gibi konuları negatif-beta özellikleri gibi görmeleridir. Daha felaketi kırmızı hapın sadece “statü veya para” ile kendini geliştirmeniz gerektiğini anlattığını sanmalıdır. Diğeri oyunu Pua kültüründeki gibi sanmalarıdır. Bunlar tam anlamıyla zırvadır. KH göre ki Rollo’nun tam tersine devamlı üstünde durduğu konu kadında arzu oluşturan ilk parametrenin “fiziksel özellikler” olduğu “beta öder” tarafta olmamak gerektiğidir ama bunun için Chad olmak gerekmez. Kişinin fiziksel görüntüsünü düzeltmesi ilk yapılması gerekendir.

Kadınlara mavi haplı “beta düşüncesiyle sağlayıcı yaklaşarak, onlara hediye ve yatırımla elde etmeye çalışmak başka şeydir, beta özelliklerini simgeleyen sağlayıcılık nitelikleri başka şeydir. İlki sizi beta-chump yaparken, elinizdeki statüyü ulaşılmaz biri gibi kullanmanız kadınlarda evrimsel “güçlü-erkek” şemasını uyarır ve arzu duymalarına neden olur. Aynı fiziksel özelliklerin “koruyucu” şeması gibi statü de benzer hisleri uyandırır. Oysaki korucuyuculuk “beta özelliktir”. 

İlginçtir ama bu düşünceler erkekleri kadınlardan uzak tutmak harici pek bir işe yaramaz, radikal-feminizme daha çok hizmet eder. Evrimsel olarak biliyoruz ki cinsel olarak seçici olmadığını düşünen kişiler hayatın hiçbir alanında motive olamazlar. Kadınların tip, para, oyun, statü gibi durumlardan girift olarak etkilendiğini, güce arzu duyduklarını, sadece görselden etkilenmenin basit yaşam formlarına özgü bir özellik olduğunu önceden açıklamıştık

Kadınların Özgürlükleri Kısıtlıydı

1900lerin ortasına kadınlar özgürce seçim yapamadıkları için hayatlarının devamında çıkarcı yaklaşıp, kendi seviyeleri üstünde zengin erkekleri tercih ediyorlardı. Öyleki hamile kalmak bile bir kadının toplumdan dışlanması için yeterliydi. Şu anda algıların çok değiştiğini Avrupa’da %43 gibi bir oranla evlilik dışı çocuk doğumu olduğunu ve desteklendiğini biliyoruz. 

Özetle bu isimlerin siyah hap destekçisi olması için tamamen genetikçi yaklaşması lazım fakat olmadığını görüyoruz.  Schopenhauer “Aşkın Metafiziği” metini dönemine göre kabul edilebilirdi. Çünkü kadınlar tamamen kendini kurtarmaya çalışan kişilerdi. Özgür olmadıkları için ve biriyle monogamik evlilik yapma hakları olduğu için acımasız davranayabiliyordı. Schopenhauer biraz fiziksel özelliklere de girer ve kadınların zekanın önemsiz olduğunu, kadınların aptal olduğu için kaba-saba erkekleri daha çekici bulduğunu söyler. Yapılan 90 sonrası çalışmalarda kadınların evrim boyunca özellikle zeki erkekleri seçtiğini net olarak biliyoruz.

Cioran ismi anılmış. Maalesef tam bir saçmalık. Öncelikle kendisi Simone Boué ile birlikteydi, insel değildi, en iyi ihtimal ruh eşi saplantısı mevcuttu. Cioran bu isimler içinde 2. Feminist dalgayı gören tek yazardır. Öfkeli ve karamsar olduğu doğrudur, nihilisttir fakat bunun siyah hap görüşleriyle uzaktan yakından pek alakası yoktur. Caraco yine 1900lerdeki buhranda dönemi eleştirmiştir. O dönemdeki çoğu düşünürün en büyük derdi değişen yüzyıldı. 1900ler, özellikle ortasından sonra gerçekten büyük bir karmaşayla geçti. Psikolojik akımlar gelişti, sosyoloji daha iyi bir toplum için gelişmek zorunda kaldı. Feminizm, eşitlik, sosyalist düşnceler ortaya çıktı. Tabiiki ABD liberal akımlar Vietnam savaşı vs. ortaya çıktı. Benzer durum Nietzsche için de geçerlidir, bazen refere edenleri görüyorum. Adam hayatı boyunca hiçlikte savaştı fakat nihilizm yaftası yapıştırıldı.

Yine bu sitede çirkin ve kısa boylu olduğu için Beethoven’ın da insel olduğu savunulmuş. Yine safsata. Beethoven’ın oldukça narsist, kendini beğenmiş bir müzisyen olduğunu biliyoruz. İlginçtir mgtow kaynaklarında da güçlü bir erkek olarak bahsedilir. Oysaki kendisi bir kadına aşık, ruh saplantısı olan bi erkektir. Hatta aşık olduğu kadın için bu motivasyonla ve yaratıcılıkla birçok eser üretmiştir. Benzeri Van Gogh için de geçerli. Kendisinin şizofren olduğu biliniyor. Birçok yaratıcı edimde norm dışı sapmalar görülür. Gerçekten kadınlardan nefret eden kişiler de olsalar düşüncelerinin bu konuda felsefi açıdan temellendirildiğini göstermez. Bu confirmation bias yanılgısına çanak tutmak olur.

Özetle

Sonuçta dönemleri kendi olgularıyla bilmezseniz, daha önemlisi sosyolojiyi bilmezseniz söylenen her şeye “nihilizm” diye inanırsınız. Unutmayın kişisel davranışlar kitlesel hareketlerden etkilenir. Eğer Fransız devrimi olmasaydı, ne materyalizm ne de feminizm ortaya çıkacaktı, ne kırmızı hap ne de siyah hap düşünceleri olacaktı.

Bu isimler kadınlardan çok hayat ve dönemle ilgili görüşler ortaya atmıştır. Çoğu da nihilist olmasına rağmen evliydi. Kadınlar konusunda ise üstte anlattığım gibi siyah hapın tersine “beta öder” fazını eleştirmişlerdir. Çünkü o dönemde kadınlar özgürce cinselliklerini yaşayamıyor, kendilerince beğendikleri “en Chad” ile yatamıyordu.

Not: altta insellerden gelecek olan “%100 biyolojik determinizmi gösteren” bir kaynak/makale olmadığı sürece, yani bir anti-tez ortaya atılmadığı sürece yorumları yayına alınmayacaktır. Çünkü yazıyı bile okumadan nasıl hakaret içeren gereksiz yorumlar geleceğini deneyimlerimden biliyorum.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin. Siteye üye olmayı unutmayın.)

 

Bir İnselle Görüşme

Bir İnselle Görüşme

Bu kişilerin genel probleminin “sorunlarını” kabul etmeme olduğunu söyleyebilirim. Çözüm aramak yerine kendi dertlerini nesnelleştirmeye çalışıp başarısızlıklarını kadınlara ya da kendi dışındaki sebeplere bağlamaya çalışıyorlar. Altta paragraf paragraf konu başlıkları altında inceleyelim:

Madde 1: Özgüveniniz karşı tarafa bağımlı olmamalıdır

Madem özgüven önemli neden boyu kısa tipsiz olanları özgüvenli görünce “bu tipe bu özgüven nereden geliyor? Boyu gecekondu özgüveni rezidans dürzünün” neden diyorsunuz?

Öncelikli olarak özgüvenin karşı tarafın ne düşündüğüyle ilgisiz bir tanımdır, başkası ne dediye takılırsanız 1 arpa yolu gidemezsiniz. Karşı tarafın yaptığıysa “utandırma saftasa” örneğidir. Kadınlar ya da seni küçük görmek isteyen kişi utandırmak istediğinde bulabileceği en bel altı noktadan saldırır. Özgüveni yüksek insan bunun komik olduğunu ve söylediği şeyle özgüvenin bağlantısız olduğunu, o kişinin dikkatini dağıtarak konuyu farklı yere çekmek istediğini bilir.

Mesela Richard Cooper hem kaslı hem 190+ boyunda bir adam, kariyeri var, parası var. Bunu utandırmak isteyen biri kendi sitesinde haber yaparak, “sen önce yağlı iğrenç sakallarını şekillendir kel cinsiyetçi herif” zırvalamış. Bir diğeri şişko, çirkn insel diye sataşmış. Cooper da bununla eğlenen bir video çekip  “Sadece kelim” diye böyle efsane bir twit atmış. Şuradan bakabilirsiniz.

Utandırmak isteyen kişi hassas olduğunuzu düşündüğünüz herhangi noktayı kullanır. Böyle kişilerin %100 karaktersiz olduğunu rahatça söyleyebilirim. Konudan ilgisiz bir özelliğinizle sizi küçük düşürmeye ve kendini tamamlamaya çalışan kişi zavallıdır.

Peter Dinklage’in güzel bir sözü var(kendisi cüce): “Kim olduğunuzu asla unutmayın çünkü diğer insanlar unutmayacak. Kimliğini bir zırh gibi üzerinde taşı; böylelikle kimse bunu sana zarar vermek için kullanamayacak.”

Madde 2: Sen de pozitif ayrımcısın çünkü eşitliği savunmuyorsun!

“kızların hiç bir suçu yok demen seninde pozitif ayrımcı olduğunu gösterir kardeşim hiç bozulma. bu resmen kızlar ne yapsa doğrudur onların haksız bir durumu yoktur haksız olan tüm erkeklerdir demek oluyor. bu çok yanlış. cinsiyetçiliğe de girer bu. kendileri aynaya bakmadan 1.50 boylarıyla en mükemmelini istemek çok saçma. şimdi sen en çirkin erkeğin manken gibi bir kız istemesini yadırgamaz mısın? yadırgarsın değil mi? kız seni yapsın dersin aynaya bakmıyor musun dersin. bir erkek performans yüküne sahip olacak kadında olması zorunlu değil diyemezsin. böyle diye diye zaten Türk kızlarının götü kalktı herkese köpek çekiyorlar. kadınlar eşit değil değil de bu hayatta her şey karşılıklıdır. çirkin bir erkeğin nasıl güzel bir kız istemeye hakkı yoksa güzel olmayan bir kadının da yakışıklı erkek istemeye hakkı yok. bu düşüncede olmadıkça kızlar daha çok götü kalkık yaşar”

Bu pozitif ayrımcılık değil, seçen seçilenle ilgili. Bu kara propaganda neredeyse her inselde mevcuttur. “Hakları olduğunu ve kızların suçlu olduğuna inanmak.”  

Daha kötüsü tamamiyle dış görüntü saplantısı var. “O da tipsiz, o da çirkin onun da istemeye hakkı yok.” Bu çok hastalıklı bir düşünce şekli. Birinin dış özelliklerine bakarak birini hakedip haketmemesine karar veremezsiniz.

Kızlar ne yapsa yapsın suçsuzdur demiyoruz, seçimlerinde yagılanamazlar diyoruz. O kadına neyin çekici geldiğine sen karar veremezsin, evrim böyle işler. Ona bakarsan yakışıklı adamların yanında bu kızın ne işi var diye de sorulabiliyor ama o adamın ne gördüğü önemli.

“Bana soruyorsan” ben hiçbir şeyi yargılamam. Okan Bayülgen kendinden 20 cm uzun hem 20 yaş küçük birçok kızla çıkıyor ve yargılamıyoruz. Neden? Çünkü o adamın statüsü yüksek. Herkes yakışır diyor. Al Pacino keza öyle. Kaç kadınla yattığını düşünmek bile istemiyorum. Tom Cruise öyle… Beethoven öyle. Buna benzer bir sürü örnek verebilirim ama senin hiçbir vasfın yoksa kadında arzu uyandıramazsın anca ağlarsın. Kafandaki stereotip düşüncelerde boğulursun. Hipergami yazısını okumanı tavsiye ederim.

Madde 3: Chadlerin hepsi bizimle dalga geçiyor

Tamam söylediğin doğru da Türkiye’de yaşıyoruz. Bu muameleyi kızlar bile yapıyor. hadi erkekler aşağılık kompleksinden ve amguardlığından yapıyor. kızların böyle bir muamele yapması daha da koyuyor. Karşılğında lafı oturtsak o zaman da kaba saba oluyoruz.
şu insel konusuna değinmek istiyorum. Neden hiç kız arkadaşı olmayan hep fiziksel görüntüsünden(boy-tip) reddedilen ve düşmanca karşılanan bir erkeğe direk insel damgası çakılıyor? Biliyorsun insel kelimesi hakarettir ve alay etmek için kullanılır chadler tarafından. Yani kızların hiç mi suçu yok? Kendilerine gelince erkek en çirkinini bile beğenmek zorunda iken kızlar en üst seviyeleri beğeniyorlar. Buna pozitif ayrımcılık denmez mi? chadlerin sürekli kendi penceresinden bakıp empati kuramayıp reddedilenleri beceriksizlikle suçlamak ne kadar doğru? Her çirkin özgüvensiz değil her yakışıklı da özgüvenli değil ama kızlar aşık oluyor.”

Maalesef insellerin devamlı küçümsendiğini düşünmek patolojik düzeyde olmasa da paranoyak bir algı. Kimseye bir şey ispat etmek zorunda değilsiniz. İnseller Chadlerin değil, bu kişilerin kendilerine yakıştırdığı isim. Chad dediğin özel bir grup yok, aslına bakarsan çoğu da insel diye bir kavramdan haberdar değil.

Hayır kızların suçu yok, üzgünüm. Kimse sana veya birine bir şey borçlu değil. Kadının doğurganlık süresi kısıtlı ve en iyisini seçmek zorunda. Performans yükü erkeğe ait. Neyseki tavus kuşu veya lepistes değilsin ve sadece fiziksel özelliklerin yüzünden seçilmiyorsun. Sosyal varlıklar olduğumuz için zeka, statü, oyun işin içine giriyor. Siyah hap safsataları yazısında bunlarn evrimdeki önemini anlatmıştık.

Madde 4: Bir özelliğe takıntı yapmak

“tamam da sürekli boydan reddedilen bir erkeğin ne suçu var? boy değiştirebilen bir şey olsaydı zaten herkes gider uzatırdı boyunu. kimse bana veya birine karşı borçlu değilse her reddedilen erkek hiç kız arkadaşı olmayan erkekte beceriksiz değil kardeşim kusura bakma. kimse anasının karnından can yaman gibi doğmuyor. birisi kısa boylu doğra birisi uzun boylu doğar genetik olarak
benimde bu yaşıma kadar kız arkadaşım olmadı nedeni hep kızların uzun boylu erkek istemesiydi. kendini hiç geliştirmemiş bir erkeğin bile uzun boy sayesinde sevgili yaptıklarını görebiliyorum. bu zamanda boy çok önemli bir kriter haline geldi. ben çok çirkin biri değilim ama boyum 1.65 ve gerçekten ilişki konusunda sıkıntı çekiyorum. başka şeylerle her zaman ön plana çıkmayı denedim çok denedim ama sonuç yine nafile. şimdi burada yine suç bendeyse o zaman yapayım başka? her şey erkeklerden beklenmemeli.”

Kötü bir saplantı durumu. Herhangi bir niteliği (tip, boy, çene yapısı) yüzünden aşağılandığını söylemiş. Oysaki soru şu olmalı: “Ben kendim için ne yaptım?” Evet böyle doğduğun için de kendini zayıf olduğu konularda geliştirmek zorundasın. Sıkıntı çekmeni anlıyorum fakat başkalarını suçlamanı ve bunun için bir şey yapmayı “gereksiz” bulmanı ve savunma olarak “yaptım ama olmadı” demeni anlamıyorum. Çünkü altta yapmadığını anlatmış. Bahsettiğin ünlü isimler %1’de. Kendini %1 ile kıyaslaman anlamlı değil ki o adamı bile beğenmeyen birçok kadın vardır. 

-6 pack’in var mı kolların 35 cm üstü oldu mu? Haftada 4 defa salonda enerjin kalmayacak kadar çalışıyor musun?
-Statün iyi mi? İnsanlar sana saygı duyuyor mu? Yıllık gelirin yüksek mi? İyi bir işin var mı?
-30 yaşını geçtin mi? Belli bir birikimin var mı?
-Herhangi bir yeteneğini parlattın mı? Mesele bir enstrumanı iyi seviyede çalıp, sahne alıyor musun?
-Gündüz oyunu oynayıp, günde 100 kadınla tanışmaya çalıştın mı? Oyun teorisi doğru anladın mı? yoksa 3 kadından reddedilip vaz mı geçtin? Daha önemlisi bu kadınlara nasıl yaklaştın?

Kimse “aaa bu da çok çalışmış, arzu duymalıyım” demeyecek ama belli bir seviyeye eriştiğinde sana arzu duymaya başlayacaklar. Benzer şekilde hiç kimse 190’lık adam için de eriyip bitmiyor. Burada yazılanları oku, boyum 190 ama kız arkadaşım olmadı diyenler var. Bana bu konuda danışan kişiler mevcut.

Demek ki yeterli kadar gelişmemişsin, belli bir sınırı aşmadan kadınlar için görünmez kalmaya devam edersin. 

Madde 5: Yetersizlikleri kabul etmemek

      1. 6 pack’imin olması zorunlu değil Türkiye’de sevgili olan kaç kişinin 6 pack ve 35 cm kolu var? kolumu ölçmedim ama boyumun kısalığından dolayı 35 cm olduğunu sanmıyorum. haftada 2 gün fitness 2 gün kick boks yapıyorum. pandemi olmasa fitness’ı 3 güne çıkaracam ama şu an olmuyor
      2. 28 yaşındayım ve birikimim var
      3. elektronik müzik yeteneğim var youtube’a yüklüyorum ama sahne almıyorum
      4. şimdi 100 kadınla tanışmaya çalışmadım malum çekici bir yüze ve boya sahip değilim sapık durumuna düşmek istemem he fırsat bulursam tabi ki tanışmaya çalışırım ki benim sohbet konusunda bir problemim yok kızlarla.

Bu kısıma dikkat, çözülme:

Yarım yamalak hareketlerle kendini geliştirdiğini sanıyorsun. Daha acısı “kim de var bu özellikler” diye söyleniyorsun.

Rollo Tomassi güzel bir şey söylüyor, “fiziksel çekicilik önemlidir diyen bir siyah haplı inselin spor salonundan çıkmaması lazım, bunu yapmayarak söyleniyorlar” diyor. Gidip 35+ cm kol ve six pack yap önce. Kısa boylu erkekler daha kas kolay yapar ama bilgisizliğin yüzünden bunu bile bilmiyorsun. Çünkü yazılarımı takip etmek yerine bir tane insel konusunu okuyup, kendi başarısızlığını haklı çıkartacak sebepler aramaya gelmişsin.

 Fitness değil, body building yap, sonra konuşalım. Hepsini yapmana rağmen(oyun ve vücut) değişim olmazsa, seni kadınların beğenmediğini ve istenmeyen iğrenç biri olduğunu kabul edeceğim. 

-Evet üzgünüm, kimse tip önemsiz demiyor ve görsel niteliklerin iyi olmak zorunda, sıradan kadınlar için de zorunda çünkü 80/20 ilkesi mevcut. Hipergami başlığında açıkladığımız gibi özellikle 23 yaşında önce kadınlar öncelikli olarak görsel niteliklerinize bakıyor. Kaslı, maskülen görünüme ve tavıra sahip olmak zorundasın. İyi giyinmek zorundasın, statünü gösteren dış göstergelere sahip olmak zorundasın. O yok, bu yok, kadın sana neden arzu duysun? Üzülüyorsun diye mi? Kendini geliştirdiğini düşündün diye mi?

-Sahneye çıkmadığın sürece ve enstruman çalmadığın sürece müzikle ilgili değilsin. Elektronik müzikle ilgileniyorsan ona uygun yerlerde sahne almadığın sürece hala görünmezsin.

-Statün ne kadar yüksek? Ona cevap vermemişsin. Aylık 10k gelirin var mı mesela? İşinde saygın mısın? Ünvanın var mı? Bunu dışarı yansıtabiliyor musun?

-Yine tipik aynı zihin yapısı. “Buna sahip değilsem, tipsizsem, kadınlarla tanışıp sapık damgası yememeliyim” Peki kadınlarla tanışmadan oyun tekniklerini nasıl geliştireceksin?

Madde 6: Reddetmek

“ya birader bi yürü git seninle vakit harcıyorum ya. ne 10 k geliri ya ne sahneye çıkması? birader bunları manken gibi en uç seviyelerde kızları ayarlamak için yapılır.
işim bilgisayar mühendisliği 10k almıyorum ama iyi bir maaşım var e kalanı ayırıyorum. bunu kimle tanışsam söylüyorum işimde de saygınım başarılıyım tabi. yoksa hiç bir işte çalışamazdım.
kızlarla sevgili olan çevresi olan erkeklerin hepsi six packli de değil 35 cm kolları da yok bunu geç önce. göt göbek bağlamışların da sevgilisi var. tek özelliği uzun olması başka bir şey değil. sen buradaki yazdıklarını belli ki en mükemmel kızları ayarlamak için söylüyorsun. benim o kızlara ihtiyacım yok. nasıl olsa benden iyisini bulunca gidecekler
ben 4/10 – 5/10 kızlar için tüm bu listeye sahip olmam gerekiyorsa en o zaman derler ki bana tam bir abazansın onlar için yapıyorsun. tipsizlerin daha çok sapık damgası yediği ortada

kardeşim sen bu listeyi manken gibi kızları tavlamak için yazdın sanırım. ben ortalama kızlardan bahsediyorum. ortalama bir kızın bu listedeki “tüm” özelliklere sahip bir erkek istemesi de ne bilim yani.”

İşte sıkıntı tam bu düşünce şeklinde yatıyor, 80/20 pareto ilkesi anlaşılmamış. Belli bir sınıra gelmeden kadınların ilgisini çekemezsin, hangi kadın olduğu önemli değildir. Bu iş parabolik bir eğride ilerler, lineer değildir. Belli bir noktaya kadar oyun, tip ve statünü devamlı geliştirmelisin.

Ben bir şey yapmayayım ama kızlar bana baksın mankene gerek yok denilmiş. Başta ise “kendimi geliştirdim yine bakmadılar” diyordu. Bu büyük bir çelişki maalesef. Yani bir şeye hakkı olduğunu düşünme paterni hiç değişmiyor. Daha kötüsü karşıdaki kadını da hakir görme durumu mevcut.

Sonuç

“ben bir şey yapmayayım kızlar bana baksın demiyorum. bir erkeğin tabiki kendini geliştirmesi önemli sen yazdıklarımı başka tarafından anlayarak çarpıtıp bana insel diyorsun. kaç tane sevgilisi olanın 10k geliri var, sahne alıyor, six pack ve 35 cm kolu var? taş çatlasa %30
ben sadece bir kızla ilişki kurabilmek için bu derece uç seviyelerde olmam gerekmiyor diyorum. ha ben deseydim ki ben mükemmel kız istiyorum 90 60 90 manken gibi bir kız istiyorum deseydim, o zaman sonuna kadar haklısın derdim sana ki doğru da öyle kız isteyen o listeye sahip olması lazım orada haklısın. Türkiye’de 3/10 – 4/10 luk olan kızların bile bu derece götü kalkık olmasının sebebi sizlersiniz işte. gelene geçene insel damgası çakmak tüm sorumluluğu erkeğe yüklemek. bu hayatta her şey karşılıklıdır. o saydığın listenin tüm özelliklerine sahip bir erkek 4/10’luk bir kızı ne yapsın? kendi gibi bir kız ister

beni tanıyor musun da vasfın yok diyorsun? orada listeye cevap verdim. mesleğim de bilgisayar mühendisliği. ya sevgili olan erkeklerin kaç tanesinin statüsü yüksek? vasıfsızların bile var o da fizikten dolayı boy pos tip bilmem ne. orada gelmiş bana 10 kat çaba sarfetmelisin diyorsun. can yaman gibi herifler hiç bir çaba sarfetmeden kız kapar ben 10 kat çaba sarfetsem belki o da. olmayınca da insel oluyoruz ya ne diyim ki sana. sana bir şey diyim mi sende yakışıklı ve uzun boylu olduğun için kızlarla haşır neşirsin. ersin korkut gibi bir herif olsaydın ne yapardın acaba? diyorum ya empati kurmak diye bir şey yok”

Döndük dolaştık maalesef aynı döngüye geldik. Empati duyduğum için açıklama yapıyorum, burada esas empati duyamayan taraf bu arkadaş.  “O yapıyorsa benim de hakkım!” Hayır değil. Üzgünüm. Eksiklerin varsa o eksiklerini kapatmak zorundasın ya da seçilmezsin. Evet x10 emek sarfetmelisin diyorum. Hiçbir kadın sen üzülüyorsun diye sana arzu duymayacak. 

Mesela o göbekli ve tipsiz olan erkek neden götürüyor ya da sevgilisi var? Çünkü oyunu ve statüsü var. Yani bunu kapatmış. Kendine baktığında tipin olmadığını belirtiyorsun, oyunun da yok! Kadınlarla tanışmıyorsun çünkü çirkin olduğunu düşünüyorsun. Statü de yaratmamışsın? Kadın neden seninle olsun? Başa döndük: Yine bir özelliğe takıntı yapmak.

Konu ben değilim ama uzun boylu bir erkek değilim, hatta benden uzun kadınlarla çıktım. Belli seviyeleri atlamak için emek verdim. Oyunumu, tipimi, statümü, paramı geliştirmek, yükseltmek yıllarımı aldı. Bir laf vardır: Ölülerde dirileri her gün helva yiyiyor sanıyor diye.

Fiziksel özelliklerinin iyi olması demek kadınların üstüne atlayacağı anlamına gelmez. Bunu tipsiz erkek olmak başlığında anlattık. Bu sitede 190 boyu olmasına rağmen kadınlarla tanışamayan, ilişki olmamış ya da başarısız erkekler mevcut. Üstte Okan Bayülgen, Al Pacino, Beethoven, Tom Cruise örneklerini verdim ama işe yaramadı. Neil Strauss yine kısa boylu ünlü bir pua. Oyun kitabını okuyabilirsin. Erkeğin fiziksel özellikler hale etkisiyle ilgilidir, o kişinin statüsü hakkında bilgi verdiği için kadınlara çekici gelir, bunu farklı şekilde yaratabilirsin.

Tabiiki narsisistik bir savunma mekanizması mevcut. “Sen nasıl bana vasıfsız dersin!” Ben öyle bir şey demedim, belli vasıflarını geliştirene kadar 80/20 pareto prensibine göre kadınlar için görünmezsin dedim.

Özetle

Zayıf girişimler göstermek gelişmek değildir. Fark yaratmak için belli eşiklerin üstünde olmanız gerekir. (İleri okuma: Erkeği çekici yapan kriterler.)

Anlaşılması gereken: erkeğin bir performans nesnesi olduğudur, bu düşünce paterni kadına aittir ve feminenleşen toplumda normal görüyorum. Kadın doğuştan bir değer olarak gelir ve özellikle 30 yaşına kadar seçen taraf olduğu için erkek de aynı “eşitlik” algısıyla olduğu gibi kabul edilmek ister, bunun maalesef yanlış olduğunu anlatamıyorum ve asla değişmeyen bir döngüye giriyor konuşmalar.

Bu çarptırılmış akım ve düşünceler üstüne diğer konuların makalelerle çürütülmüş halini okumak için:

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Siyah Hap Safsataları

Siyah Hap Safsataları

Görünüşle her şeyi ilişkilendirmek tipik bir `siyah hap` pesimistliğidir. Olayı tamamen biyolojik faktörlere bağlayıp kendine acıyan ve buna gerçekler diyen gruba `insel` diyoruz ki oradan okumaya başlamanızı öneririm.

Bu grup insanların birbirini sadece görsel nitelikleri için seçtiğini öne sürer. Çünkü kendisi öyle seçmektedir. Bu bir yanılgıdır. Temel aldıkları görüşlerden biri `pareto prensibi` ve kadınların 80/20 kuralıyla erkekleri seçtiğidir. Kadınların kendinden iyi erkeklere ulaşmak istediği doğrudur, yani popülasyonun %80, tepedeki %20’i elde etmek ister fakat black pill bunu sadece “fenotipe” yani görünüşe bağlar. Biyolojik faktörler hariç her şey önemsizdir. Bilişsel terapide sıklıkla hastaların düştüğü bir hata vardır buna “ya hep ya hiç” denir, işte bu kişisel insel yazımda da anlattığım gibi katastrofik hataya düşer.

İnsanların sadece biyolojiyle eş seçer şeklinde bir düşünce insanın sosyal bir varlık olduğunu reddetmektir. İnsanın fenotipinde genetik yanında sosyal çevre %51’e yakın etkiye sahiptir ve bilim bilmezseniz işi trajediye ve çıkmaza bağlarsınız. İnsellere önerim öncelikli olarak epigenetik nedir, ne değildir, onu araştırarak başlamalarıdır.

 

Birkaç araştırmadan bahsedelim

Bir araştırmaya göre maskülen görünüşün yaydığı sinyal bu kişilerin kadın-erkek ilişkilerindense erkek-erkek ilişkilerinde pozitif ayrımcılığa daha çok uğradıkları saptanmış. Aslında bu her şeyi erkek projeksiyonundan yorumladığımızı gösterir. Kadınların tipten çok derin ses tonu, simetrik vücut, kendine güvenli hareketlerden daha çok etkilenir, bunların hepsi de özgüvenle ilişkilidir. [ref ]. Uzun süreli ilişki için müsriflik yapacak kadar kaynağa sahip olması, yani statü sinyallemesi Buss’ın araştırmalarına göre en önemli kriterdir. Bu zengin insanların partnere ulaşma kolaylığını açıklar.

Kadının sadece parası için o adamla birlikte olduğunu düşünebilirsiniz fakat kadın kendi iç dünyasında ona tutku duyduğuna kendini inandıracaktır. Cesare Pavese’in güzel bir lafı var: “Kadınlar bir milyonerle evlenmeden önce ona aşık olacak kadar akıllıdır.”

Hayatta kartların eşit dağıtılmadığı konusunda hem fikirizdir sanırım? yani kimse size bir şey borçlu değil. Cüce olarak doğduysanız buna uygun yaşamanız gerekir. İnsel de olabilirsiniz, `Peter Dinklage` de.

 

Kısa kısa algılarda hatalara bakalım:

1) “Kur yapma” yani oyun bir yöntem değildir.

İnsanın evrimleşmesi Dr. Geoffrey Miller’ın Sevişen Beyin kitabında kur yapma ve zekaya göre gerçekleşmiştir.

Doğada memeliler hiçbir zaman sadece görsel niteliklere göre eş seçmez, zaman zaman liderlik, zaman zaman güç etkindir. Darwin de en güçlü olan değil, en uyumlu olanın doğada var olduğunu belirtir.

Sosyal yapılanması olan türlerde fenotip tek belirleyici değildir. Tek eşli veya arada kalmış bizim gibi türlerin erkeği ve dişisi arasındaki fiziksel farklar azdır. Örneğin gorillerde dişi ve erkek arasında kas bakımından ciddi farklılıklar varken insanda daha azdır. Bu da fenotipe göre seçimi zorlaştırır. [ref]

Görsel niteliğin tek parametre olabilmesi genellikle o türün çok eşli olması, sosyal ilişkilerinin zayıf olması ve zeka faktörünün olmaması ile mümkündür. Dişi değerlendirebileceği başka bir nitelik olmadığı için görsel niteliklere göre seçer. Örneğin tavus kuşlarının erkekleri, bazı kuşlarda gaga etkindir. birçok balık türünde de erkek görsel nitelikleriyle ön plana çıkar. Oysaki insanlarda sosyal yetenekler de görünüş kadar önemlidir.

Burada kısaca statik ve dinamik niteliklerden de bahsetmek gerek. Statik fotoğrafta birini görmektir. Oysaki dinamik nitelikler, mimik, davranış, verdiği tepki, özgüven statikte kötü olan birini direkt çekici yapabilir. Bu da sosyal ilişkilerde insan davranışının ne kadar önemli olduğunu bize ispatlar. [ref]

 

2) Kişilerin çekicilik puanı artmaz, genetiğin neyse odur

Bu tipik biyoloji bilmemekten kaynaklanıyor. Çünkü genotip senin potansiyelini, fenotip ise ortaya çıkartığın görseli belirler. Yani fenotip gelişebilen bir konudur.

En kötümser tabloda kendinizi olabileceğinizin en iyisine çıkardığınızı ve bununda aslında yine genetiğinizle ilgili olduğunu düşünebilirsiniz ama o sınıra geldiniz mi? Amacınız doğal sınırlarınıza ulaşmak olmalıdır. Bir erkek bu sınırlara ancak çalışarak erişir. İşte insel ya da siyah hap bedavacılığı burada devreye girip, yan gelip yatarak genetiğe pas atıp dururlar.

Örneğin “erkeklerde vücut yapmak karşı tarafı kandırmaktır.” gibi de bir iddiaları mevcut. Oysaki erkekler doğal formda iyi bir vücuda sahip olamaz ve evrensel olarak kadınlar geniş v-form vücudu tercih eder.

Bir kadın rejimle kolaylıkla yağ yakabilirken erkek ancak ağırlık kaldırırsa kaslı bir vücut görünüşüne ulaşabilir. Doğuştan çok kaslı görünmek sadece gorillere özgüdür. Bunun da sebebi insanlara göre daha az salgıladıkları durdurucu protein olan `myostatin`’dir. Yani spor salonuna gitmezseniz genotipinizin nelere sebep olacağını göremezsiniz.

Demek ki genetik faktörler yanında evrensel olarak kadınların beğendiği özelliklerden birine erişmek için “çalışmak” şarttır! Örneğin boy uzaması genetik olduğu kadar çevresel faktörlere bağlıdır. Hollandalıların ve Japonların boy ortalaması sanayi devriminden sonra artan süt ve protein tüketimiyle ciddi artış göstermiş. [ref]

 

3) Tip değiştirilemez! yanılgısı:

Tipiniz kadının değerlendirdiği nitelikler içinde sadece bir tanesidir[David Buss – Kadınlar neden seks yapar?]. Maskülenlik sinyallemesi için önemlidir ve modifiye edilebilir. Kırmızı hap teorisyenlerinin hiçbiri “tip önemsiz, ilgilenme demez.” Çünkü kadına ilk veriyi görünüşünüzle verirsiniz ve eğer görünüşünüzde önemli bir deformasyon yoksa vücut çalışma, saç-sakal-cilt bakımı, giyim tarzıyla modifiye edilebilir.

Kolaylıkla 3/10’dan 6/10’a geçebilirsiniz. burada Yin‘in paylaştığı güzel bir görsel var. çok net söyleyeyim size 1-3-5)İnsel 2-6) Alfa erkek. Oysaki hepsi aynı kişi. Demek ki olay doğru imajı yaratmaktadır.

Yeri gelmişken, bir araştırmalara göre kadınların “aşırı-maskülen” tiplerdense feminen nitelik taşıyan maskülen yüzlere(baby-face) daha çok yakınlaştığı bulunmuş. Aşırı maskülen tipleri güvensiz bulan kadınlar gelecek kaygısıyla tercih etmeyebiliyor. Burada ilginç bir durum var, kadın kaslı maskülen erkek vücudunu tercih ederken, daha feminen yüzleri tercih ettiği görülmüş. [ref] Kısacası yine sinyalleme var. Yani baby-face bir erkek karakterli olmak zorunda değil fakat kadın öyle sanıyor ve tanıdıkça öyle olmadığını görebiliyor.

Altta kadın ve erkeklerin uzun ve kısa vade için seçimlerini özetlemiştir. görüldüğü gibi iyi genlere ulaşmak birçok kriterden sadece biridir. Kadınların kısa vadede bile kaynak arayışında olduğunu görüyoruz. Özetle sosyal varlıklar olduğumuzu unutmamak gerekiyor.

Tablo: Buss – Long vs Short Term Mate Selection Criter]

İnsel yazısında referansını verdiğim Fenotiple(boyla) zeka ve genel başarı arasındaki korelasyon sadece %15’dir. Yakışıklı diye aldığınız adam gayet 80 iqlu, kanser genleri taşıyan biri çıkabilir. Bu da hayatla mücadele edemeyeceği, size iyi bir hayat yaşatamayacağı anlamına gelir. Daha önemlisi sizinle mhc genleri uyumsuz olabilir. Yani ortaya çıkan çocuk hastalıklı, kötü bir immün sisteme sahip olabilir. Kadınlar bunu içten içe bildikleri için ve yumurta pahalı olduğu için erkekleri “tek gecelik” bile olsa sosyal açıdan da test eder, çünkü hipergami denkleminin “alfa döller” kısmı kadının doğal arzusu ovülasyon evresinde çocuk yapma isteğiyle ilgilidir. Bu yüzden fiziksellikten fazlasını arar. İstatistklere göre daha zor “seni seviyorum” der. [ref]

Daha ilginç bir Tinder istatistiğinden bahsedeyim. Erkeklerin sadece %10’u info’a bakarak sağa atıyor fakat kadınların %80’ni info’a baktıktan sonra sağa atıyor. Yani erkek sadece görsele bakarken, kadın statü göstergesi veri var mı onu da kontrol ediyor. Mesleğiniz, zenginlik göstergesi özellikleriniz, okuduğunuz üniversite, belki yaşadığınız yer bile kadının bilincinde statü sinyallemeleri gönderiyor. Tinder sanki daha çok erkek tüketimine uygun, kadınlar için iyi bir seçim merkezi değil. 

 

4) Genetik her şeydir, diğer her şey yalandır safsatası:

Siz görüntü olarak %20 içinde bile olsanız eğer eğitiminiz kötüyse, fakirseniz veya iyi kazanan bir su tesisatçısıysanız o kadını etkileyemezsiniz, buna homogami denir. Kadınların evrensel seçimleri benzer statüde erkeklere dayanır. Yani üniversite mezunu, iyi kazanan, eğitimli bir ailenin kızı; bakkalın yakışıklı çocuğuna bakmaz, o çocuk görünmezdir. Görüntü olarak 8/10 bile olsa sexual market value (smv) 5/10 olacaktır. En iyimser tabloda o erkekle tek gece birlikte olur sonrasında da ilişkiyi yürütmez.

Geoffrey Miller, Sevişen Beyin kitabında özellikle insanların zekaları üstüne odaklanmıştır ve insanların evrimsel süsünün bu olduğunu söylemiştir. Yüksek bilişsel yetenekler, iyi kur yapma, ahlak vb niteliklerle birleştiği zaman kadın için çekici hale gelir. İnsanların evrim boyunca fenotipi çok değişmemiştir. Yani kas miktarımız artmamış, boyumuz diğer niteliklerimize göre daha az uzamıştır. Toplam değişme belki %1-2 iken iqumuz her geçen yüzyılda Flynn etkisiyle hızla artmaktadır. Bu da cinsel seçilimin zeka tarafında olduğunu bize gösterir. Yani basitleştirirsek kadınların fenotipten çok iyi kur yapan erkeğe yönlendiğini görürüz. Çünkü erkekleri konuşarak tanımak daha kolaydır.

 

Briffault Yasası

Kadınların seçim arzuları girifttir, sadece görsel niteliktense gelecekte kendilerine “briffault yasası” sebebiyle faydalı olabilecek kişileri seçmeye çalışırlar. Fenotip burada da yararsızdır. Bir araştırmaya göre kadınların erkeklerin en çok kendini gerçekleştirmeye çalışmasını sever ve bu durum briffault yasası ile ilgilidir. Eğer tiple her şey kurtarılıyor olsaydı işini kaybettiği için boşanan erkekler olmazdı. [ref]

 

5) Çarptırılmış 80/20 safsatası

En standart biçimsel safsatalardan biri en iyi örneği gösterip, diğer konuları tek doğruyla yalanlayarak haklılıklarını savunmalarıdır.

Örneğin: “Brad pitt mesela… Kızlar ona hayran, oysaki Ahmet’e değil… Kız olsan hangisini seçerdin?” burada en iyi örneği gösterip, diğer örneklerin hepsini yanlışlama safsatasına düşülüyor. Brad Pitt’in ve o ayarda Will Smith, Di Caprio’nun bile aldatıldığını hatırlatırım. Yani üstlerine başka erkek tercih edilmiş. Bu arada istatistikte bir kural vardır, en iyi ve en kötü örnekler kabul edilmez, çünkü ekstremi ifade ederler. Burada ünlüler %1 içindedir.

Yakışıklıya en güzele herkes hayran olur. Ben de bir erkek olarak ünlü x kadınına hayranım ama gidip plaza kızı Fatma’a aşık oluyorum. Buna zorunda değilim ama bunu hissederek içten şekilde yapıyorum. Kadınlarda da durum benzer tek fark hipergamiye uygun olarak daha statüsü yüksek bir erkeğe bu duyguyu yaşıyorlar.

Kıvanç Tatlıtuğ mesela, Türk insellerinin korkulu rüyası! O adam sıradan biri değildir, bunu anlamak lazım. Kadın KT’u sadece tipi yüzünden sevmiyor. Kendisi hem ünlü, hem zengin, hem entelektüel, kısaca statü sahibi ve buraya tipiyle gelmemiştir. Tipi sadece “sinyal yayar” ama kadın bu sinyalin arkasının dolu olduğunu bilir.

Benzer bir örnek İlyas Salman. Çok çapkın olduğunu ve sayısız kadınla birlikte olduğunu biliyor muydunuz? Aslında black pill terminolojisine göre tam anlamıyla inseldir ama birçok kadınla nasıl birlikte olmuştur? Hani statü önemsizdi? Bukowski, en azından 50 yerde örnek gösterdim, o nasıl bunu başarmıştır? [ref]

 

6) Bazı kişiler aldatıldıktan sonra siyah hapa bulaşabiliyor.

Genelde de 2 nedeni olabilir:

a) Uzun ilişki kurallarını yerine getirememiş, söylenmiş, kadına dertlerini yıkmışsındır, podcastte anlatmıştık. 

b) Her şeyi kuraına göre oynamışsındır fakat kadın karaktersizdir. Herkes karakterli, düzgün olacak diye bir kurak yok. 

Sonuç olarak da bütün kadınların şeytan olduğuna inanır, onlara karşı nefret geliştirebilirler.

 

7) Kadınlar tipe doğru puan verir. En iyiyi seçer safsatası

Bu da yanlış bir iddiadır. Örneğin ünlü bir okcupid istatistiği var. Erkekler tipe doğru puanlar verirken, kadınların veremediğini görüyoruz. Ancak en iyiyi o da %20-30 arası değerlendirmiş. Kadınlar bu yüzden sadece tiple kişileri değerlendirmez. Başta bahsettiğimiz “dinamik-süreçlere” ihtiyaç duyarlar. Önceki yazılarımda bahsettiğim gibi amaçları yumurtalarını korumak aşkı geciktirmek ve güven, sadakat ve statü sunan kişilere aşık olmayı kendilerince geciktirmek olacaktır. [Buss-Sexual Strategies Theory]

Şekil: Eş seçim istatistikleri

Mesela alttaki tabloya bakalım. (Bilmeyenler için Einstein, Planck, Brogile gibi kuantum mekaniğini bir yere getirmiş kişiler.)

Şekil: Fazla IQ Patlaması

Bir iq patlaması görüyoruz. Siyah Hap terminolojisine göre buradaki hiç kimse %20 içinde değil, çoğu Yahudi ve fenotip olarak çirkinler fakat hepsinin iqsu 140+ üstünde dünyaya bir şey katmışlar. Çoğunlukla da Almanya’da yaşamıştı ve Hitler rejiminden kaçmıştı. Eğer kaçmasaydı fenotipleri sebebiyle belki de sabun yapılacaktı.

Oysaki çoğunun miras bıraktığı çocuklar bile bilime büyük katkı yapmış durumdadır. sizce görüntü her şey diye düşünüp vazgeçmek mi önemli yoksa bu kişilerden biri olup katkı yapmak mı? Bakın bu kişilerde evli ve çocukları var.

 

Sonuç olarak:

Eğer sadece görünüşünüze odaklanırsanız potansiyelinizin farkına varamamış olur ve kendinizi zihninizde kısıtlarsınız. Belki kendinizi 4/10 sanıyorsunuz fakat 6/10sunuz. Belki potansiyeliniz, genetiğinizin ön gördüğü 7/10.

Aksi halde yaşayacağınız hayat standardını düşürmüş olursunuz. fit bir vücuda sahip, iyi eğitimli bir birey olmaktansa evde patates cipsi yiyip, benim zaten tipim kötü diye kendinizi kandırırsınız ama siyah hap alanlar gelişime alerji gösterdiği için her şeyi siyah ve beyaz olarak çarpıtmaya devam edecektir.

Ben siyah hap olgusunu kırmızı hapa karşı çıkanların el altından tuzak kurarak inşa ettiklerine inanıyorum. Çünkü kırmızı hap; “erkeklerin çoğunluğunu uyandırıp, çekici olmanın sırlarını veriyor. yanlış yetişen bir nesile erkekliğin geliştirilmesi gereken bir kavram olmasını gösteriyor”. Bunu çekemeyenler “hayır doğru değil, valla inanma olay biyolojik ve doğuştan, eğer şanslı değilsen bir hiçsin” diyerek bu erkeklerin önünü kesmeye çalışıyor.

Önerim siyah hap gibi sadece görsele odaklanmak yerine; önceden anlattığım gibi hem görselinizi(giyim tarzı, saç-sakal, kas), hem oyununuzu, hem paranızı hem sosyal yeteneklerinizi geliştirmeniz ve takıntı yapmamanız olur. Suçlu kimse değil, o kadın da değil, siz de değil. Takarsanız baştan kaybeden erkek olursunuz. Sadece takmayın, olmadı diyerek sıradakine geçin. Ancak bu şekilde başarılı bir erkeğe dönüşünürsünüz. Çünkü kadınlar sizin gibi düşünmüyor, iç güdüsel olarak toplam niteliklerine göre birini seçiyor, bütün kriterleri iyi kötü sağlayan kişiyle cinsellik yaşamak istiyor. Özgüvensiz, bir şeylere takıntılı erkeklerin doğada kaybeden olduğunu biliyor. Bu ister tip olsun ister para olsun, ister iş olsun. Özetle başarılı ve tutkulu erkeği istiyor.

Dipnot: İlgili konunun sohbet formundaki podcasti için aşağıdaki Youtube linkine tıklayabilirsiniz.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Bir İnsel (Zorunda Bakir) Öyküsü

Bir İnsel (Zorunda Bakir) Öyküsü

Bir insel öyküsü yanlış algılarla başlar. İnsel kelime anlamı olarak zorunda bakir, istese de sevişemeyen kişi demektir. Temel sorunları genetiğin tek belirleyici olduğuna inanmaları ve tip harici kadınların bir şeye bakmadıklarına inanmalarıdır.

Zamanında böyle yapılanmış bir arkadaşımı yakından izleme şansına sahip oldum. Benzer şekilde kadınlara ulaşmak için kırmızı hapı öğreneyim derken siyah hapa sapanları ve okuduğum forumlardan çeşitli görüşleri sıralayıp, istatistiksel verilerle birkaç analiz yapayım dedim. (Bu yazının Siyah Hap serisi de ilerleyen günlerde gelecek.)

 

Bir İnselin Yapılanması Şu Adımlarla Başlar

Bu kişiler nadiren ya 1-2 kıza ulaşır ya da hiç ulaşamaz. Nedeninin başta para olduğunu sanır, ardından kontrol edemeyeceği bir parametre olarak tipinin olduğuna karar kılarlar. Ardından PUA tekniklerine merak salınır ve kırmızı hap dinamiklerini de iyi-kötü(bazen yanlış) öğrenilir. Bunu teorik olarak öğrendikten sonra kur yapma tekniklerini tam anlamadan sahaya fırlar ama hala mavi hap yapılanması mevcuttur. Kadınlara iltifat eder, düşük statülü yaklaşımlarda bulunur, her reddedilişinde onlara küfür saydırıp, kendinin özel biri olduğunu düşünür. Yani narsist bir yapılanma başlar. Neden kadınlar kötü davranmaktadır ona? 

Oysaki o bir süredir sözde rahip modunda kas yaptı, PUA teknikleri okudu. Artık onun da kadın götürmek hakkı. Sosyal medyadan defalarca başarısız oldu ama tek bir gerçek kişiyle tanışamadı. Bir bara gidip de birilerine “selam” diyemedi, tipik olarak sosyal medya ile reelde tanışmayı aynı sandı. Oysaki kadınların sosyal medyada kimliği sahtedir. Ulaşmak daha zordur.

Bir arkadaşım vardı aynı böyle. Nadiren reelde denediğinde hatalı tavırları yüzünden yine red yerdi. Öyleki kanat adamlığıyla tanıştırdığım zamanlarda bile o kızın kendisiyle ilgilendiğine inanmazdı. Zamanla sorunun tipinde olduğuna inandı. Her reddedilişte kendi çarpık projeksiyonunu kadınlara yansıttı ve şöyle düşündü: “Yakışıklı erkeklerin yanına kadınlar gider zaten!” Böyle bir şey tabiiki de yoktur ya da nadiren olur. 

 

Çarpık Algı

İnsel kişiler başta ortalama olduklarını düşünürler fakat her reddedişte siyah hapı doğrular gibi hareket eder ve bunu değiştirmeye değil de uymaya çalışırlar ve sonunda da ortalama altı (4/10) olduklarına inanırlar. Tip dağılımının çan eğrisine baksak gerçekten tipi bozuk olan oran %10’dir fakat insellerin hepsi kendini burada görür.

Oysaki temel oyun teknikleri ne der? “Reelde defalarca reddedilmesin! Bunu kanıksamalısın. ”Roosh – Bang! Kitabında veya Erik von Markovik – The  Mystery Method kitabında hep benzerlerini öğütler. Şu anlattığımı geçen gelen bir mesajla özetleyim:

“Kırmızı hap, pua vs hepsi yalan, boşa umut, ben 1 senedir kas yaptım, kitap okudum, yine de kadından red yedim! Çünkü tipsizim, kadınların beğendiği görünüşe sahip değilim. Sen de kendini kandırma dostum!”

Buna psikolojide katastrofik yapılanma diyoruz, kişi birkaç çıktıdan hızlıca endişeli ve panik halinde uçta sorunlar üretir ve bunlara inanmayı seçer. Çünkü bir şeyi başaramamaktansa bir şeyi beceremediğine –kötü de olsa- ikna olmak onu rahatlatır. Rekabet gücü düşük insanlarda sık sık görülür ve o kişilere bir rahatlık verir.

Bu yüzden insellere çözüm önerdiğinizde rahatsız edersiniz. İnandığı, kendince iç huzura eriştiği durumları kurcalamış olursunuz. O artık bir insel topluluğuna ulaşmış ve ilk defa birey gibi hissetmiştir. Onun gibiler de vardır ve mesaj aynıdır .”Sen de bizdensin, boşver, uğraşma, kabullen. Genetik her şey! Senin genetiğin böyle olduğu için başarısızsın, sen herkes kadar eşit değilsin!?!”

Ne dediğinizden bağımsız olarak her seferinde “tip tek önemli konudur” diye size karşı çıkacaklardır ve %5’lik orandan alt veya üst erkeği örnek olarak vereceklerdir. Tabiiki düzgün tipli erkekleri kadınlar tercih eder ama bu senin tercih edilmediğini göstermez. Buna bilişsel-davranışçı terapide hatalı siyah-beyaz algısı denir. En iyi veya kötü örneği vererek kişi bir doğruya kendini inandırır. Gri tonları göremez. 

 

Çarpıtılmış Eşitlik Kavramı 

En büyük problem komünizmdeki gibi bir eşitliğin olması gerektiği yanılgısıdır. Chadler (müthiş çene yapılı, düzgün kafalı, iyi fizikli erkekler) senden üstündür. Kadınlar da onları seçmektedir. O zaman hem bizden olmayanlar hem de kadınlar sorumludur. Eşitliğin sağlanmadığı, kadınlara ulaşan herkes(pualar dahil) düşmandır. Nefret duyulmalıdır. Çünkü eşitlik haktır, bu eşitliği bozanlar düşmandır. Elliot Rogder’ın açıklamalarına bakın, kadınları eşitlik adına bir yere toplamaktan ve ölmelerini de kuleden izleyerek zevk duyacağından bahseder. Dikkat edin bunu hakkı olan “eşitliği sağlamak” için yapmayı düşünür.

 

Elliot Rodger Katliamı

Elliot Rodger ’un 6 kişiyi ve kendini öldürmeden önceki kendi ağzından açıklamalarını dinleyin, kendisini mükemmel, harika, zeki, yakışıklı olarak tarif eder fakat kızların kendisine “şans” vermediğini anlatır. Bunun adil olmadığını, esas kendisinin kadınları hakettiğini ama kızların piç erkekleri seçtiğini anlatır. Konuşmasının her yerinden narsistlik akar. Buradaki sorun kendisinin 2/10 olması değildir mesela. Gayet ortalama bir tipken bunları anlatır ama zihnen hasarlıdır ki bu arkadaşlara mentalcel diyoruz.

Algı tam olarak böyledir işte. Benim arkadaşımda da benzer bir sorun vardı, ikimizde sevgili bulamıyorken sorun yoktu, ben o dönem hayatımda birini istemediğim için kimseye bulaşmıyordum fakat o dönemden çıkıp tekrardan arayışa geçtiğimde sık sık çeşitli kadınlarla birlikte olunca, aramız bozuldu.

 

Siyah Hap Yanılgısı

Podcastte kırmızı hap ve siyah hapın farklılıklarından bahsetmiştim. Siyah hap acı gerçektir gibi bir algıları vardır ve bu genetik-gerçeklere ulaşamayacağın için sana vazgeçmeni önerir. Oysaki doğada sadece düşük bilişsel yeteneğe sahip, sosyal yapılanması zayıf hayvan türlerinin görsele baktığını bilmez. En yakın akrabalarımızdan biri olarak şempanzeler bile sadece tipe bakmaz; statü, liderlik, güç hepsi önemlidir. Size “çok zor bir gerçeği kabul ettiğiniz için gurur duymayı” sunar. Bir anda bununla o ortamda övünür hale gelirsiniz. Oysaki bir şey yapmamak, yapmaktan her zaman daha kolaydır. Hepsi kırmızı hapı hazmedememekten ya da 2. aşaması olan nefrette takılı kalmaktan dolayı olmaktadır. İnsellerle ilgili olarak Yin‘in yazısını da okumanızı tavsiye ederim.

 

Siyah hapta yanlış aktarılanlara ve safsatalara birkaç örnek:

İnsel kişiler biraz da rahat yetiştiriliş tarzından ve kendisine dayatılan feminen algıdan dolayı bu tavır hatalarını fark edemiyor çünkü ortada bir “psikoz” var. Bir şey kanıksanmış. Her instagrama bakışta güzel kadınları görüyor ve buna çekiliyor ve erkeklerin de buna bakacağını düşünüyor. Ardından insellikle ile ilgili kaynaklara ulaşıyor. İlgili forumlarında şu makale popülerdir ve çarptırılır. Mesela: Asyalılar ve siyahiler beyaz erkeklere göre kadınlar ve işverenler trafından daha az tercih edilir. Bu bilgiyi duyduğu anda olayın ırkla ve tiple ilgili olduğu konusuna da inanır ve her şey tiptir, gerisi önemsiz safsatasını içselleştirmeye başlar. Oysaki makalede daha az tercih edilir demektedir, “tercih edilmez” değil. İşte bu “biçimsel safsata” türüdür . Yani doğru öncül verilerle yanlış bilgileri bir arada sunup, yanlışları doğrulamaya çalışılır. 

Diğeri ise “saldırı safsatasıdır.” Örneğin siz gelişimden bahseder, bazı verileri öne koyarsınız. Karşı taraf olay yerine size saldırarak şöyle der: “Sen yavşak adamın tekisin ya da o sikko tipinle anca 31 çekersin, belki kandırırsın kadınları işte! En azından biz kabul ettik gerçeğimizi, çirkiniz!” Siz de tartışmayı bırakıp, bir anda kendinizi korumaya çalışırsınız.

Ek not olarak kırmızı hap, kadınların zaten seni sen olduğun için değil, temsil ettiklerin yüzünden sevdiğini söyler. Örneğin iş sahibiyken, sağlığın iyiyken yanında olan kadınlar, bunları kaybetmen durumunda senden boşanır, yani tipin de seni kurtarmaz, pipinde. Çünkü aşık olduğu şey temelde hepsinin toplamıdır. Ne tipin, ne karakterine, ne de işine tek başına ilgi duymazlar. Şuradaki referansı incelyebilirsiniz yine şuradaki çalışmada CEO olan kadınların, erkek olan CEOlara göre daha çok boşandığı belirtilmiş. Bir insel ilişki kuramadığı için tiple de ilişkiyi sürdürebileceğini sanır.

Kimsenin eşit doğduğunu söylemiyoruz, tipin önemsiz olduğunu da belirtmiyoruz ve eşitliğin korunacağı da tam anlamıyla hatalı bir düşünce. Siz kadından üstün bile olsanız, CEO olduğunda hipergami sonucunda sizi boşayabilir.

 

Neden beyaz erkekler daha çok tercih ediliyor?

Bunların hepsi 1920 tarihinde psikolog Dr. Throndike’nin Hale etkisi dediği teoriyi ortaya atmasıyla açıklanabilir. (ref) İnsanların pozitif dış görünüşü diğer özelliklerinin de iyi olduğu yanılsamasını yaratır. Örneğin ilgili referansta uzun ve yakışıklı bir beyaz erkeğe tanımadığı kişilerin puan vermesi isteniyor ve o kişiler, “zengindir, statüsü yüksektir, iyi ve zeki biridir” diye yorum yapıyorlar. Oysaki adam eğitimsiz ve sokakta yaşıyor.

İşte bir kadında da benzeri olur fakat atlanan nokta şu ki bu çalışma bile sadece “tipi” ön planda tutmaz. Giyim tarzı, duruşunuz da hale efektinde etkilidir. Örneğin iş yerinde jilet gibi giyinen biri, kot pantolonla gelen birine göre daha çok sinyalleme yapar. İşte inseller bunu atlar. Bir araştırmada 2 kişiyi öne sürüyorlar, birinin prof. diğerinin misafir öğretim üyesi olduğu söyleniyor. Öğrenciler otomatik olarak prof’a daha yüksek puan veriyor. Bu da direkt “statü sinyallemesine” örnek verilebilir.

Kadın böyle bir erkeği yakışıklı olduğu için değil temsil ettiklerinin yüksekliğinin ihtimalinden dolayı tercih eder. Benzer şekilde uzun boyla yüksek iq arasındaki korelasyonun sadece %10-18 civarı olduğu biliniyor. (Ref1),(Ref2). Daha ilginci boy-zeka arasındaki ilişkinin %59 oranında çevresel faktörlere bağlı olduğu biliniyor. Yani inseller genetik genetik diye yırtınırken, makaleler yetiştiriliş veya kendinizi yetiştirme ile birçok fiziksel özelliğinizi geliştirebileceğinizi gösteriyor.

Dr. David Buss(2002) da yapmış ve kadınların özellikle statü ve güven veren erkekleri istatistiksel olarak tipe göre daha çok tercih ettiğini göstermiştir. Bunu detaylı olarak önceden anlattık. Siz zaten bu özelliklere sahipseniz, doğru tavırla kadınla konuşursanız, tanışma aşamasını geçtikten sonra size arzu duyacaktır, yani fiziksel özelliklerinizin eksikliğini kapatmış olursunuz ama sizin içiniz boşsa tip sizi kurtarmaz. Bunu da tipsiz erkek yazısında açıklamıştık. 

 

Hani Asyalılar Tercih Edilmiyordu?

Burada temsil ettiğiniz şey güçlüyse, hale etkisinden nasıl kaçıyorsunuz ve istatistikler ne diyor ona bakalım:

Hale etkisi dışındaki sebepler sosyo-ekonomiktir. Örneğin Çin’deki erkeklerin çoğu fakirdir, ekonomik durumları kötüdür, bu da kadınlar tarafından daha az tercih edilmelerine sebebiyet verir. Dünyada sıralama yapıldığında beyaz>asyalı>siyahı bir ekonomik denge olduğunu görürüz. Yine sadece tiple alakası yoktur. (Ref)

Amerika’da yaşayan Asyalılarda ise durum farklıdır. Buradan gelişimin ve statünün önemini anlayabiliriz. İnsel iddiası şudur: Asyalılar tip yüzünden dezavantajlıdır, çünkü beyaz değiller. İtici tipleri yüzünden iş dünyasında bile dışlanırlar.” İstatistiklere göre Amerika’a taşınan başarılı Asyalılar son 10 senede hızla üst kademelere yükselmiş, beyaz ırktan daha fazla CEO olmuş. Genel gelir dağılımında bu erkeklerin iyi olanları beyazlardan daha çok kazandığı görülmüş. Şöyle diyebiliriz ki %20’e giren Asyalılar tiplerine rağmen ABD’de de benzer statülerde, hatta daha fazla kazanmaktadır. Demek ki yönetici pozisyonuna geçmek ve iyi kazanmak için illaki tipinizin iyi olması gerekmiyormuş! (Ref) Bir safsatayı daha savdık.

 

Hale Etkisi Erkek Yöneticilerde Daha Etkin

Dış görünüşü puanlamada sosyal-eşleşme sitelerinin sağladığı istatisiklere göre erkeklerin daha objektif olduğunu tekrardan hatırlatırım.  İş hayatında yönetici kadrosu da genellikle erkek olduğu için (dünya ort=%82) aslında hale efektiyle aslında erkeklerin karar vermesini daha çok sağladığınızı, cinsel seçimle birebir ilgili olmadığını hatırlatalım. Yine bu dominant etki cinsel tercihlerinizde de öyle sanmanıza neden oluyor olabilir.

Hale efektinin yanlış yorumlanmasıyla ilgili kadınlar üstünden bir örnek de erkeklerin güzel yüzlü kadınları “melek” olarak görmeleri ve bütün iyi özellikleri onlara ithaf etmesidir. Bu bir erkek geleneğidir, yerleşmiş bir algıdır. Orta Çağ’dan günümüze süre gelmiş bir tavırdır. Çoğu erkek kötü bir şeyler yaşadığında o kadının bunu yaptığını kabul edemez, çünkü öylesine içine işlemiştir. İşte inselde de aynı tavır vardır fakat çarpıtılmıştır.

Şu makalede birçok referans örnek gösterilmiş ve şu belirtilmiştir ”Erkekler güzel kadınları ilişki için uygun olarak nitelerken, kadınlar bunun yeterli olmadığını ve kişilik özelliklerinin ön plana çıktığını söylemiştir.” Makalede erkek ve kadın gruplarına kadın yüzleri yorumlatılmış, burası çok ilginç; her 2 taraf da güzelliği benzer oranda algılamış. Erkekler güzel kadınları güvenilmez olarak yorumlarken, kadınlar daha güvenilmez yorumlamış ve gruplarında istemeyeceklerini belirtmiş. Yani rakip görmüş. Buradan da görselliğin kadın için her 2 türde de daha etkin bir etmen olduğunu anlıyoruz. Oysaki tersi durumda erkeğin tipine puan veren kadınların oldukça başarısız olduğunu istatistiklerden biliyoruz. Yine meta analiz yapılan şu referansta kolej öğrencileri arasındaki kadınların uzun süreli ilişki durumunda sosyo-ekonomik standardı yüksek, hırslı ve zeki erkekleri tercih ettiği görülmüş.

 

İnseller ve Feminizm

Benzerini betalar için açıklamıştık. İnsellere de bakalım. Örneğin feminist algılara bakın genel sosyalizmi esas alır ve nefretlerinden biri erkek-kadının eşitliğinin olmamasıdır. Realitede bazı konularda(eğitim, yargı, kişisel haklar) olması gerekse de birçok konuda değildir. Erkek biyolojik olarak frontal lobunu daha etkin kullanan, yüksek testosteron sebebiyle inşa etmek üstüne kendini yapılandırmış, cinselliği ödül olarak görebilen bir varlıktır. Buna dayanamayan feminist algı son senelerde erkeklerin içindeki dişil enerjiyi arttırarak feminenleştirmiştir. Aynı dönemde veganlıkta yükselmiş ve erkeklerin testosteron oranı düşmüştür. İşte inseller de bu oyunun sonuçlarındandır. Depresyona girmiş betalardır. Bilindiği gibi rekabetçiliği yok eden en büyük unsur düşük testosteron oranıdır.

Feministler gibi “eşitlik” temelinde dayatırlar. 80/20 pareto analizine göre kadınların tepedeki en iyi fenotipe ulaşmaya çalıştıklarını belirtirler fakat bunun altında haset ve nefret vardır. Neden kadınlar 50/50 seçim yapmamaktadır? Aslında eşit olmamaya nefret kusarlar ve bunu da para, statü, karizma gibi bileşenlere değil, kontrol edemeyecekleri “tipe” yönlendirirler.

Psikolojide tipik yansıtmalı özdeşim durumudur bu. Yani kişi kendi olumsuz yanlarını, eksiklikleri, gereksinimlerini karşı tarafa aktararak onu yönlendirmeye çalışır ve kendini rahatlatır. Suç onda değildir. Şimdiye kadar tek bir inseli bile ikna edemedim mesela. En ufak cümlenizde stereotip tepkiler verirler ve sizi dinlemezler bile, otomatik savunma mekanizmaları devreye girer. Bunları zaten duymuş ama confirmation bias(doğrulama yanlılığı) yaparak siyah hapı doğrulamışlardır. Aynı narsisistik yapılanma gibi onlara yardım edemezsiniz. Çünkü istemezler ve çevrelerindeki kişileri de dibe çekerek iyi hissetmeye çalışırlar. Tek tavsiyem baştan bu batağa girmemektir. İnanın bana Brad Pitt olsa bu gibi forumlarda gezse kısa sürede manipüle olacaktır.

 

Son Söz

Aslında bu yazının amacı inseller değil, kendini başarısız hissedip, bu yola sapmadan kurtarabileceğim kişilerdir. Kırmızı hap umut satan bir oluşum değildir. Kadınların acımasız doğasını kabullenmenizi ve buna uygun davranmanız için vardır. Bunu unutmayın.

Dipnot: İlgili konunun sohbet formundaki podcasti için aşağıdaki Youtube linkine tıklayabilirsiniz.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)