Ana Sayfa » Kırmızı Hap

Kırmızı Hap

Erkek-kadın ilişki dinamiği üzerine psikolojik açıklamalar içeren yazılara buradan ulaşabilirsiniz:

Red Pill’e Hakaret Eden Bir Kadına Cevap

Red Pill’e Hakaret Eden Bir Kadına Cevaplar

Geçen gün Youtube’daki bir erkek bir kadından ne bekler videosuna şöyle bir kadın yorumu geldi ki burada yöneltilen safsataları sıklıkla duyduğum için özetleyeyim dedim.

Dünyanın en statülü en yakışıklı erkekleri arasında kendinden yaşça büyük kadınlarla evli bir sürü erkek var. Hugh Jackman, karısı 13 yaş büyük. Jason Momoa, karısı 12 yaş büyük. James McAvoy, karısı 9 yaş büyük. Kıvanç Tatlıtuğ, karısı 6 yaş büyük.

3-5 ünlü erkeğin veya amcan Ahmet’in, yeğenin Rahmi’nin yaptıkları dünya istatistiklerini değiştirmez. Bir laf vardır: “istisnalar kaideyi bozmaz.” Buna karşı ben de başka örnek gösteririm. Dicaprio’nun yıllara göre eş seçim dinamiği burada görülebilir. 25 yaşını geçtiğinde sevgililerini terk etmiş.

Ayrıca kadınlar artık statüye o kadar önem vermiyor, erkekler gibi güzelliğe daha çok önem veriyorlar. Bir kadın olarak sizi temin ederim ki çok yanlış çok eskimiş bilgilerle dolu bu redpill denen ergen felsefesi. Haydi hayırlı forumlar <3

Tipik yanlış bir bilgi üstünden temellendirilme yapılmış. Çünkü Red Pill bunun tam tersini söyler. Yani kadınlar sadece statüye bakmaz; bu cinsel devrim öncesinde 1950lerde kaldı, çünkü kadınlar kısa süreli ilişki yaşamıyorlardı. Bu ancak doğum kontrol hapından ve feminizmden sonra gerçekleşebildi. Günümüzde kadınlar en tipik anlamda “alfa döller, beta öder” stratejisiyle hareket eder.
Özetle: “Özgür kalan cinsellikte kadınlar kısa süreli stratejide en iyi genetiği, uzun vadede statüyü tercih eder. Genellikle her 2sini bulamadıkları için düalistik davranırlar.” Merak edenler 3 bölümlük “kırmızı hap hakkında yanlışlar” yazı dizimi okuyabilir. Çevreden duyduğunuz atmasyon bilgilerin red pill ile gram alakası yoktur.
Bu arada son blog yazım ve yararlandığım makalelerden biri şurada görülebilir. Aaa ne garip uluslarası Q1 “J Soc Psychol.” dergisi de red pillci heralde? Böyle bilimsel makalelere izin vermişler. Aynı red pilldeki hipergami kavramını anlatmış. Bence e-posta atıp pis red pillciler diye hakaret edilmesi gerekiyor.

Çarpıtmalar

Yazıda tipik bir utandırma ve küçümseme taktiği görüyoruz. Kafasında gördüğü “bayağı kavramlar”, “red pill” adına sıkışıtırılmış ve hepsi bilgi dezanformasyonuna uğratılmış. Çünkü günümüzde satılan eşitlikçi feminist yalanlara inanmış. Muhtemelen kendisinin 50 yaşına kadar cinsel seçilimde değerli olduğuna, güzelliğin sosyal bir yapılanma olduğuna inanıyor. Oysaki erkeklerin tercihleri ortada. 50 yaşındaki adam bile idealde 20 yaşındaki kadını istiyor. (Ref). Hatta Okcupid istatistiklerine de bakalım (Ref).
Bu çok anlaşılır bir şey. Psikolojide buna bilişsel çarpıtma diyoruz. Özellikle karşı tarafın şemaları çok derindeyse, siz gerçeği bile gösterseniz reddetmeyi deneyecektir. Burada podcastini yapmıştık.
Red Pill bu tip kadın davranışları için “dürtü-duygu-neden” 3lemesini anlatır. Kadınlar olayları erkeklerden farklı olarak önce duygularıyla anlar, ardından buna neden bulur. Yani kadınlar mantıklı argüman üretemezlerse duygusal olarak karşı tarafa saldırırlar. Bu yüzdendir ki romantik bir film izlerken kadın ağlar, siz ise tepki göstermezsiniz, çünkü bunun gerçek olmadığını bilirsiniz. Kadınların önceliğinin duygusal olmasına karşı şu makaleye bakabilirsiniz.

Hatalı argüman: “Kadınlar 30’dan sonra ilgi görmez!”

Bu arada 25 yaşındayım, 34 yaşındaki büyük ablamın erkeklerden gördüğü ilginin çeyreğini görmüyorum awk keşke sizin dediğiniz gibi olsa da evde kalmasam ablam ikinci kocayı almadan ejejehuje

Böyle bir bilgiyi hiçbir yerde vermedim. Kişideki inançlar söylenilenleri anlamak istediği gibi anlamaya yani uygun şemaya yerleştirme eğilimindedir.
Kadınlar her dönem ilgi görürler fakat gördükleri değeri temsil eden erkekler değişir. Örneğin 30 yaşından sonra kadınlar aydınlanma çağı ile özellikle uzun süreli ilişki paternine girerler, çünkü doğurganlık süreçleri azalır. Esas problem bu yaşta bulacakları çekici erkeklerin genelde sadece cinsellik beklemesidir. Çünkü o adam isterse 20lerindeki kadınla da birlikte olabilmektedir ve uzun süreli yatırımını 35 yaşındaki kadına yapmayacaktır.
Bir bölüm düşük kalite erkek de ruh eşine mitine kapıldığı ve tek bulduğu kadın 35 yaşında olduğu için seçebilir, yapmadığında da feminen düzene göre “eğer gerçekten erkek olsan o kadını çocuğuyla bile alırdın” gibi suçlanabilirler. Sonuçta mavi hap yapılanması toplumun tamamında etkin.
Özetle 35+ yaşındaki kadına düşük kalite veya ortalama dediğimiz erkek grupları kalır. Bu yüzden 35-45 yaş arası boşanma oranları, 25-29 arasından yüksektir. Çünkü kadının temel beklentisi çocuk yapmak olur, çocuk yapınca da genelde adamlardan ayrılır ve aradığı erkekleri bulamadığından şikayet eder. Şurada istatistikler görülebilir:

Bunu Sandberg’ün(kendisi kadın) yazılarında da şöyle der: “Serseri kötü çocukları  dene, 30’dan sonra iyi babayı seç.”
Tipik solipsist pencerede kendi bulunduğu yaş diliminde birçok erkeğe ulaştığı için 10 sene sonra da böyle olacağını sanıyor, oysaki ne öyle erkeklere ulaşabilecek ne de ablası 25 yaşında ulaşabildiği kalitede erkeklere şu an ulaşabiliyor. Jack London ve Dr. Herb Goldberg birbirinden bağımsız olarak şu tespiti yapar: “Kadınlar şimdiki zamanda yaşarlar. Geleceği göremezler.
Özetle sıkıntı şu ki o yaştaki kadın eskiden elde edebildikleri yüksek kalite erkekleri “bağlayamaz” en iyi ihtimal cinsellik alabilir. 34 yaşındaki ablası 24 yaşındaki kendiyle bile artık rekabet edemez durumda. Evet 30’dan sonra cinsel pazar değerleri düşüyor, bu yüzden kadınlar yumurtalarını donduruyorlar. (Ref) Tipik bir erkek ve red pill düşmanı feminazi düzeyinde argümanlar üstte görülebilir. Maalesef bu hiç değişmiyor. Çoğunlukla yanlış bir bilgi temeli üstünden kırmızı hap kavramları eleştiriliyor.

(Siteye destek olmak için üye olabilirsiniz. Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Kadınların İlişkiden Bekledikleri Nedir?

Kadınların İlişkilerden Bekledikleri Nedir?

Bazen bunu kadınlara soranları görüyorum: Ayşe bir erkekten ne beklersin?

Böyle soruları birçok kadına sorarsanız alacağınız cevap genelde aynıdır. Erkeklerin aksine dürtüyü değil, uzun süreli ilişki paternini karşılayan; yani güveni karşılayan yanıtlar verdiklerini görürsünüz. Çünkü milyonlarca yıllık kadın evrimi hayatta kalabilmek, çocuğuna bakabilmek için hep güveni ön planda tuttu, dürtüyü ise örtük mesaj olarak verdi. Tam tersi olsaydı şu an bütün insanlar erkek olurdu. Örneğin eşcinsel erkeklerde seçim neredeyse yoktur ve çokeşli ilişkiler yaşanır. Çünkü “kısa süreli” eş seçimi ön plandadır.

Kısa ve Uzun Süreli İlişkiler

Şuradaki makaleye bakarsanız; kadınların temel beklentilerinin fiziksel nitelikler/statü/güven olduğunu görürsünüz. 3ünü de sahip olan erkekler cinsel seçilim piyasasında lideriktedir.

Kısa süreden anladığımız genellikle dürtü odaklı, tek gecelik ya da cinselliğin ön planda olduğu ilişki türüyken, uzun sürede cinsellik yanında paylaşım, birlikte yaşam, sadakat da ön planda olur. Erkek testosteron etkisiyle ve sperm ucuz olduğu için kısa süreli ilişkiyi daha çok amaçlar, bu yüzden kadın görseli erkek için daha çekicidir. Kadın ise güvenlik, sağlayıcılık, bebek bakımı sebebiyle uzun süreli ilişkiye daha dönüktür.

Bir makaleden örnek verelim:

Şu makalede yapılan araştırmada erkeklere ve kadınlara “beden-yüz-statü-iyilik-canlılık” üstünden 10 puanı dağıtmaları istenmiş, kısa süreli ilişkide kadınların beden ve yüz güzelliğine yakın ve en çok puanı verdikleri, bunu statünün izlediği ve en sonda da kibarlık-canlılık gibi lüks niteliklerin ön planda olduğu görülmüş. Hatta ilginç olan en az kibarlığın puan alması olmuş. Hep ne diyoruz? İyi erkek olmak sizi çekici yapmaz. Uzun süreli ilişkilerde ise durum daha ilginç iyilik>yüz>statü>beden>canlılık şeklinde puanlanmış. Oldukça anlaşılır çünkü uzun sürede öncelik “sağlayıcılık” ve ardından “genetik materyal” oluyor. Eğer o erkek iyi biri değilse bilinçli veya bilinçdışı şekilde sağlayıcılık düşünmüş kadınlar. Yalnız genetik materyali de tamamen yok saymamışlar. Erkeğin fiziksel özelliklerinin önemini farklı makalaler üstünden önceden de şöyle açıklamıştık. Ne ilginç ki benzer sonuçlar çıkmış.

Erkeklerde durum beklendiği gibi kısa sürede otomatik olarak beden; yüz dahil her şeyin önüne ezici şekilde geçmiş. Statü en önemsiz kriterken, iyilik 1 puan da olsa değer almış. Bunu şöyle de yorumlayabiliriz. Cinsellik odaklı durumlarda yüz güzelliği erkek için önemsizleşebiliyor, her 2sine de yakın puan vermediği için belki de erkek yüzü güzel olan kadına ulaşmayı daha zahmetli buluyordur. Erkeğin temel 2 beklentisinin kadına “kolay ulaşılabilirlik” ve “çok çekici/güzel” kadın  olduğunun hatırlanması gerek.

Şekil: Kadın ve erkeğin ilişkide beklentileri [ref]

Son olarak her 2 tarafın da uzun veya kısa süreli ilişkide yüz güzelliğine önem verdiği görülüyor, makalede bunun fenotip özellikleri sinyallediği ve sağlık göstergesi olduğu belirtilmiş. Vücut şekile sokulsa da yüzün sinyalledikleri ancak plastik cerrahi müdahelelerle düzeltilebiliyor. Bu yüzden niteliklerimizi önce yüzümüzle sinyalliyoruz. Önceden açıkladığım gibi kadınların kozmetik ve estetik sektöre bu kadar yatırım yapması şaşırılacak bir durum değil.

Statü konusunda ise erkek ancak uzun süreli ilişki kadından az da olsa yakın sosyal seviye bekliyor, oysa kadın uzunda daha fazla olmak üzere kısa sürede statüye hep temel bir puan vermiş. Demek ki Veblen hala haklı. Zenginlik göstergeleri önemli ve her 2 taraf da uzun süreli ilişkide kendi sosyo-ekonomik durumuna yakın nitelikler bekliyor. Hatta öyleki kadın çok zenginleşirse ve statüsü yükselirse, istekleri anormalleşiyor, İsveç gibi eşitliğin sağlandığı ülkelerde CEO’ların daha çok boşandığını görüyoruz.

Kadınlar İlişkide Sadece Güven Mi Bekler?

Kadınların sadece “güvendiğim, düzgün iyi bir erkek beklentisi” açıklamalarının bilimsel olarak da sadece uzun süreli ilişkide geçerli olduğunu görüyoruz. Erkek cinsellikte sonuç odaklıdır çünkü tek faza sahiptir(24 sa. cinsellik). Ne istiyorsun diye sorduğunuzda; size “sarışın olsun, büyük memeleri olsun, güzel yüzü olsun” diye yapıştırır. Bazıları popoya öncelik verir belki. Örneğin Tarantino için öncelik kadının ayaklarıdır. Bu arada fetiş niteliklerin ezici olarak erkekler de görüldüğünü biliyor muydunuz?

Kadına ne bekliyorsun cevabındaysa ateşli bir şey yoktur. “Off çok seksi biri, düşününce ıslanıyorum” yoktur. Sonra bir bakarsınız güven bekleyen o kadın biriyle aniden seks yapar veya belki de sevgili olur. Neden sizce?

Sebebi açık. Cevapları regl döngüsüne göre değişir. Kadınlarda arzular oldukça girift formattadır, ancak ovülasyon döneminin foliküler fazındaysa dürtülerine karşı durmakta zorlanılır. Çünkü en iyi genetik materyali bu döneme toplamayı ister. Maskülen ve fiziksel nitelikler ön plana çıkar. Bir kadına sorarak onu neyin ateşlediğini genelde bulamazsınız, çünkü hangi fazda olduğunu bilemezsiniz ve foliküler faz kısadır. Geri kalan dönemse uzundur ve arzunun gözden çıkartılabileceği güven fazıdır.

24 sa. Cinsellik Düşünen Kadın Olabilir Mi?

Erkekler tek fazlıdır fakat kadınlar çift faza sahiptir ve bu çift fazın arzu bölümü kısadır. Örneğin bir test için bodyci kadınlara testosteron verilmiş ve kadınların geri dönüşleri ilginç olmuş. 24 sa. cinsellik düşündüklerini ve erkek olmanın çok zor olduğunu belirtmişler.

Birçok kadından şunu duyabilirsiniz; “ben güvenmezsen, şu olmazsa…” ilişki yürütmem ama şunu asla itiraf etmeyeceklerdir: “ben de cinsel uyarımı yaratan seksi erkekle aynı gece birlikte olabilirim.” Geçmişte bu zordu ama günümüzde mümkün ve daha ilginci kadınların evrimsel pluralist seçimi sağlayıcılığı ön planda tutmalarına rağmen yapmalarını öngörür. Sadece doğru zamanın oluşması ve potansiyel olarak “arzunun yoğun bastığı ve güveni” kısmi birleştireceği biri gerekir. Türkçesi sizi aldatabilir. Hepsi yapar demiyorum, aldatan kadın serisinde ayrıntılı anlatmıştık. Bazen de dürtüyü hedeflerinden çıkartabilir. Çünkü arzu ve sağlaycılığı aynı yerde bulmak zordur.

Erkeklerin Hatası

Güzellik tehlikelidir. Öyleki çoğu erkeğin çakılma nedeni de güzelliği her şeyin önünde tutarak diğer konularda kendilerine gas-lighting yapmalarıdır. Yani kadının hatalı davranışları güzelliği yüzünden “tamamen” görmezden gelinebilir. “Aslında böyle biri değil çünkü…” şeklinde rasyonelize edilebilir.

Siz birçok kadınla “pazarlık” yaparak onu yeteri kadar “güvende” hissettirdikten sonra bir şey beklerken; çekim oluşturan, ona yaklaşmasını ve ne istediğini bilen erkek aynı gece birlikte olacaktır. Siz de yine gaslighting yaparak, “piç erkekler kadınları kandırıp, kullanıyor; bana gelse ona prenses gibi davranırdım” kendinizi avutursunuz. Oysaki kadının amacı o erkekle bilerek-isteyerek cinsellik yaşamasıdır.

Geri Dönen Kadın Miti

Bazıları da seviniyor, 30 yaşından sonra Nalan doğru yolu buldu bana döndü! İşte kendimi geliştirdim, kırmızı hapı doğru uyguladım ve kadını kazandım! Hayır! Sen kırmızı hapı uyguladığını zanneden tipik bir mavi haplı oldun ve kadının evrimsel stratejisine hizmet ederek çıkmazdan kurtulmasına yardım ettin. O kadın arzu duyduğu üst seviye erkeği kaybettiği ya da o ayarda erkek bulamadığı için sana döndü ve tabii her zamanki gibi mağdurdu. Tebrikler! Çocuğunuz onu kullanan alfanın ismini verecek ve siz asla bilmeyeceksiniz. Tavsiyem madem böyle ahmaklık yaptınız, çocuğunuza siz isim koyun.

Özetle;

O kadın size birçok kural koyuyor olabilir ama doğru koşullarda, seksi bulduğu maskülen, kabaca umarsız ve umursamaz bir erkekle güvensiz koşullarda heyecan içinde sert seks yapacaktır. Hayır yapmaz diye yine gaslighting yapmayın derim. En iyi ihtimal yapmayacağı kişi sizsiniz. “Nasıl yaparım?” diye de sormayın, sırrını bilsem paketleyip satardım.

Tavsiyem kadınlara bir şey sormayın, onlardan öğrenmeye çalışmayın, sadece arzulanır bir erkek olmayı “uygulayarak” öğrenin. Hata yapın tekrar deneyin. Örneğin yeni tanıştığınız kadın size kurallar koyuyorsa; “sevişmeden önce sarılalım Muratcan, sevgini hissetmeye ihtiyacım var” diyorsa sebebinin siz olduğunu hatırlayın ve hatalarla daha “güvenilir” bir erkek olmayı değil daha “arzulanır” erkek olmayı öğrenin.

(Siteye destek olmak için üye olabilirsiniz. Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Kırmızı Hap Hakkında Yanlışlar (Bölüm 3)

KIRMIZI HAP HAKKINDA YANLIŞLAR (BÖLÜM 3)

Önceki bölümler:

1. Bölüm

2. Bölüm

Yanılgı: KH’a göre statü; fiziksel özelliklerden önemlidir.

Statü eğer fiziksel özellikleriniz kötüyse, maskülen sinyalleme yapamıyorsanız bir işe yaramaz. Şu gerçek: belli eşik altındaysanız “alfa döller” olamazsınız. Mecburen “beta öder” formülüyle kadınları elde edebilir veya eskortla olabilirsiniz ama gözden kaçan nokta beta öder tarafı olmanın öncelikle zihin setinizle, ardından gerçekten kurtarılamaz derece kötü fiziksel özelliklerle ilişkisi vardır. Gerekirse az ilişki yaşayın ama yine de %100 sağlayıcı tarafında olmayın derim.

Öyle bir bilgi dezenformasyonu var ve şöyle aktarılıyor: “Tipsiz misin, çirkin misin, KH ile statün olsun sen de katınlara ulaş!”

Kısmen doğru ama yanlış bir strateji. Çünkü hipergaminin alfa döllerle ilgili “cinsel uyarım” tarafı önemsizleştirilmiş ve statü kolaymış algısı yaratılmış oluyor.

KH bir mucize ya da erkeğin yolu değildir. Çözüm bulmanız için bir alet setidir. Kaldı ki hayatınız faciaysa hiçbir kadın size bakmıyorsa, statünüzü nasıl hemen geliştireceksiniz?

Statü geliştirmek fiziksel özelliklerinizi düzeltmekten zordur. Fiziksel özelliklerinizi 1 senede toparlarsınız, statü 10 sene alır, o da belli bir iq’a sahipseniz.

Özetle ilk düzeltmeniz gereken şey fiziksel özelliklerinizdir. Bunu şu yazıda anlatmıştık. Fiziksel özelliklerin çoğunluğu geliştirilebilir. Genotiple fenotipi karıştırmamak lazım, genetiğinizin neler ortaya çıkartacağını spor yapmadan bilemezsiniz. Benim genetiğim kötü dediğiniz anda potansiyelinizi hadım edersiniz.

Tipsiz bir erkek olmak yazısında anlattığım gibi mesele “yönetimdir” Fiziksel özellikleriniz tek bir parametre bağlı değildir. Tip, kas, boy, saç-sakal, dişleriniz, stil, ses tonu. Hepsinde isteseniz de kötü olamaz fakat genelini yine kötü yönetebilirsiniz! Daha net açıklayım: İlla uzun boya ve seksi bir çeneye ihtiyacınız yok.

Özetle fiziksel nitelikler ÖNEMLİDİR! Çünkü kadının dürtüsü evrimsel biyolojide geçen Weatherhead ve Robertson’un öne attığı bir hipotez olan “seksi oğlanı” dünya getirmektir. Tabii burada insan gibi gelişmiş frontal loba sahip canlılardan bahsetmese de bir yanımızın böyle olması fiziksel nitellikleri önemi yapıyor. Özellikle cinsel uyarım için “maskülen niteliklerinizden” neyi geliştirebiliyorsanız geliştirmeniz esas yapmanız gerekendir ve statüden daha kolay elde edilir. Bunu Rollo da söylüyor, tek bir alanda değil, her 2 alanda da kendinizi geliştirin ama öncelik fiziksel olsun.

Yanılgı: Statü sadece sosyo-ekonomik durumla ilgidir.

Öncelikle burada statü derken sadece yüksek sosyo-ekonomik durum anlaşılmamalıdır. O kişilerin dünyada iz bırakacak nitelikte kendi amaçları doğrultusunda çalışan, kendine güvenen nitelikte olması şarttır ve feminen yaratılış temelde “kendini gerçekleştirmeden” etkilenir. Dikkat edin bu bir alfa zihin setidir. Benzerini Dr. Robert Glover da anlatır. Statü sanılanın aksine önemli bir genetik özelliği de sinyaller: “iq ve bilişsel yetenekler”. 115 iq üstündeyseniz ~%14’ün içindesiniz demektir. Ne diyorduk kadınlar tepedeki %20’i tercih eder.

Dr. Geoffrey Miller insanın evriminin temelini frontal lobu gelişmesi, yani mantıklı kararlar verecek ve yaratıcak kişiler olmamız üstünden açıklar. Bu şekilde yüksek statüyü; sosyo-ekonomik düzey, zeka, kendine güven ve dünyada iz bırakacak kişi olmayla ilişkilendiririz. Looksmax(tip her şeydir) düşüncesinde olanlarda burada hatalı, çünkü insanlar sadece fizikten ibaret değildir, balık veya kuş değiliz ve cinsel seçilim entelektüel düzeyle de ilişkilidir. Statü de duruma göre bir genetik göstergedir. Gelişmiş canlılar olduğumuz için kadınlar çocuklarımızın da hayatta kalması amacıyla zeki erkekleri tercih eder. Yani hem fiziksel hem statü simgeleyen özellikleriniz önemli.

Yeri gelmişken hatırlatalım: “Erkeğin cinsel değeri ve kısa sürede kadını etkilemesi(yani alfa döller nitelikleri) her zaman sizi seçen kadınların fazla olmasından kaynaklanır ve bunu nasıl sağladığınız size kalmış. İster statüyle sağlayın, ister fiziksel özelliklerinizle sağlayın. Dr. David Buss buna “mate copying effect” diyor. David Deidia da önemli olanın kadın havuzunu genişletmek olduğunu söyler. Yani Giga-Chad de olsanız yaklaştığınız her kadında başarılı olamazsınız ama üst seviye bir erkek olursanız dikkat çeker ve size yaklaşan kadınların hepsiyle birlikte olursunuz.

Özetle hipergaminin “sağlayıcılık” tarafını nasıl kullandığınız alfa veya beta zihin setine sahip olmanızla ilişkilidir. Parayı ancak kadına doğru yaklaşım, alfa zihin seti ve “potansiyelinizin ulaşabileceği maksimum fiziksel özelliklerinize” işe yarar şekilde kullanabilirsiniz. İşte siyah hapın yanlış aktardığı “statü betabux’dır” durumu budur.

Yanılgı: Statü önemsizdir, statü sadece beta öderle ilişkilidir!

Böyle denildiğinde bir çeşit safsata yaratılmış, statü çok kolay kazanılabilir bir şeymiş de fiziksel özellikler asla değişmezmiş veya zengin insanlar betaymış gibi algı oluşturulur. Diğer bir sorun bir insanı “sadece tip veya statü üstünden” yargılayabilirmişsiniz gibi ayrıştırma yaratılmasıdır.

Kimse %100 fizikten veya %100 statüden ibaret değildir. Bir önceki bölümde anlattım, statü yanlış kullanılırsa mavi haplı bir beta veya simp olmanıza kolaylıkla evrilecektir. Çünkü kadını sırf konumunuz  ve paranızla devamlı yatırım yaparak etkilemeye çalışırsınız. “Kadının ne düşündüğü değil, sizin ne yaptığınız önemli, sizin o kadına nasıl yaklaştığınız sizi alfa veya beta zihin setine sahip yapıyor.

“Statü beta öderdir gibi basitleştirmek” birçok insel yapar fakat iyi bir sosyo-ekonomik durum fiziksel özelliklerden daha zor elde edilir. İyi bir fizikle doğabilirsiniz ama refah seviyesine ulaşmanız zordur ve ne kadar Chad olsanız da eğer statünüz kötüyse uzun süreli ilişki yaşayamazsınız, hatta aldatılabilirsiniz. Bu hep iyimser anlatılıyor ama madalyonun diğer yüzünde kadın sizden genetik materyali toplayıp ne hissettiğinizle ilgilenmeden başka bir Alfa’a gider. Yani Chad olmanız eğer “alfa zihin” setine sahip değilseniz sonuç vermez, yine üzülürsünüz. Sonuçta opsiyonları fazla olsa da üst seviye erkeklerin de duyguları var.

Statüyü erişilmezlik olarak kullanmanız gerekir, muhtaçlık gösteren sağlayıcılık değil. Örneğin herkes rock starlarla, devlet başkanlarıyla, ünlü ikonlarla, yazarlarla birlikte olmak ister. Bu kişilerde %20 içindedir ve kadında yarattıkları çekim farklıdır. Örneğin uyuşturucu bağımlısı tipsiz de bir erkek de olsa bir müzisyen, şair veya yazar kadınlar için çok çekicidir. Çünkü entelektüel yaratıcılıkları vardır ve bu da genetik sinyalleme yapar. Kadın bu erkeklerle uzun süreli birlikteliği; genetik materyali fiziksellikle sinyallenen Chad’e tercih eder. Bu adam beta-bux mı olur? Hayır.

Yalnız fiziksel özellikler önemsizdir diye algılanmamalıdır. Ne kadar ikon olursanız olun yağlı bir vücuda, kötü bir stile sahipseniz; statü sizi kurtarmaz ki zatan rock starların ya da ünlü isimlerin fiziksel özelliklerine de ne kadar özen gösterdiğini önceden anlatmıştım.

Yanılgı: Kırmızı Hap herkeste işe yarar! 3/10’luk adam da alfa olabilir.

Basit olarak hayır. Çünkü KH bir şey önermez, sadece denklemi ve kadın-erkek ilişki dinamiğini açıklar. Bunu öğrenip harekete geçmek kişinin görevidir. KH’ı kullanarak bu konuya şöyle bir cevap verilebilir: 3/10luk adam muhtemelen ciddi bir bedensel bozukluğu olan, örneğin kas erimesine sahip bir bireydir. Alfa döller olamaz, çünkü genetik materyali kötüdür ancak kendine yakın özelliklerde bir kadınla olabilir. Her bireyin ilk amacı 2. bölümde de anlattığımız “üreme sorununu çözmek” olmalıdır.

Siyah hap neden tehlikelidir? Çünkü bu duruma bir cevabı vardır: “Hiç şansın yok, boşver.” Bu yüzden de ideolojiktir ve kesin yargılar içerir. Bir şey sosyal konularda kesin yargı içeriyorsa ondan kaçın.

Yanılgı: Fiziksel özellikler(4/10) kadar kötüyse de şansınız vardır.

KH’ı yorumlayarak size şöyle cevap verebilirim: Her şeyi yaptınız ama fiziksel özellikleriniz 5/10 oldu. Bu durumda kadınların hayal gücünü doğru canlandırmayı deneyeceksiniz. (Ref: Rollo Tomassi – The Rational Male)

“Statü, para” oyunla birlikte sizi çekici yapacaktır. Evet ilk gördüklerinde ıslanmayacaklar çünkü doğal-cinsel uyarım maskülen fiziksel özelliklerle yükselir ama doğru yaklaşımla emin olun ki etkilenecekler ve üreme probleminizi böyle çözmüş olacaksınız, yine hoşlandığınız bir kadınla birlikte olabileceksiniz. Rollo’nun deyimiyle “arousal” değil, “attraction” oluşacak ve bu bir pazarlık durumu değildir. Yani kadın sizi sevecek, sadece ilk görüşte ıslanmayacak.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

1. Bölüm

2. Bölüm

Kırmızı Hap Hakkında Yanlışlar (Bölüm 2)

KIRMIZI HAP HAKKINDA YANLIŞLAR

(BÖLÜM-2)

Yanılgı: Kırmızı hap cinsiyetçidir veya kadın düşmanıdır.

KH ile ilgili hiçbir kaynakta erkek veya kadının üstünlüğü tartışılmaz, tam tersi Rollo her seferinde “erkek ve kadının birbirini tamamladığını” söyler. Evet eşit değildir, çünkü fiziksel, biyolojik, zihinsel yapılanmaları tamamen farklıdır. Eşit olmadığını en basitinden kadınların erkek seçimlerinde görebilirsiniz. Okcupid istatistiklerine göre kadınların %80ni erkeklerin %20sini tercih ediyor. Ben burada bir eşitlik değil, üstün erkeği tercih etme durumu görüyorum.

Kadınlar eşitliğe inanıyor çünkü hayatta kalmaları buna bağlı, avcı-toplayıcı toplumlarda toplayıcılar yardımlaşırdı ve avcı-erkeklere göre toplumu daha çok beslerlerdi, birlikte olmalarıyla güçlüydüler çünkü fiziksel güçleri tek başlarına azdı. Mesela feminizm tamamen “eşitlik” düşüncesi üstüne kuruldu. Şu an doğaya 10 kadın, 10 erkeği bıraksak; 10 kadın yardımlaşırken, 10 erkek bir lider seçer ya da gruplaşır, yani rekabet ederler.

Yapılan çalışmalarda bunu doğrular, kadınlar daha uyumludur fakat toplumları ileri götüren alfa olarak gördüğümüz liderlerdir. Farklı düşünceler ve toplumun yapısını değiştiren kişiler hep uyumsuz erkeklerden çıkmıştır ve tabii ki bir o kadar katil ve tecavüzcü de çıkmıştır ama işin doğası budur.

Sorun maskülenlikten ziyade o kişilerin iç görülerinin hatalı olmasıdır diyebiliriz ve bu uç düşünen tehlikeli erkekler yüzünden feminen düzen bize “erkek-kadın rolleri toplumsal öğrenilmişliklerdir, biyolojik değildir” masalını anlatarak esas türü “kadın” yapmaya çalışıyor. Bu yüzden APA geleneksel maskülenlik (geleneksel ne demek?) tehlikelidir diyor. Feminenleşen toplumda erkeğin rolü yazımda detaylı anlaşmıştım.

Erkeklerin rekabetçi davranışı yüksek testosteron oranından gelir, toplumsal bir öğrenilmişlik değildir. Moleküler ölçekte XY ve XX kromozomu olarak farklılaşıyoruz ve bütün endokrin sistemimiz farklı. Örneğin bir trans erkek her ne kadar “kadın” hissetse de ve cinsiyet değiştiremeye çalışsa da bunu “hormon tedavisi” almadan yapamıyor. Madem toplumsal neden yapamıyor?

Feminizm yazımda bahsetmiştim. Kadın-erkek eşitliğinin tam olduğu İzlanda/Finlandiya gibi ülkelerde cinslere her türlü hak sağlanmasına rağmen rasyonel düşünce gerektiren mühendislik, tıp gibi fen alanlarında erkekler ezici şekilde daha baskın, kadınlarsa psikoloji vb sosyal alanlara yöneliyor ve geleneksel rolleri seçiyor, rekabet isteyen işlere girmiyorlar, örneğin kadın CEO yok denecek kadar az. Eğer cinslere her türlü hakkı verip, istediklerini yapma konusunda özgür bırakırsanız, erkeklerin maskülen, kadınların feminen tercihler verdiği görülüyor. İşte bu yüzden eşit değil, tamamlayıcıyız, cinsiyetçi miyiz? Evet ben cinsiyetlerin farkına inanıyorum (Daha detaylı: Debe yazım).

Yanılgı: Alfa özellikler iyidir beta özellikler kötüdür.

Bu biraz karışık. Kötü olan “beta özellikler” değil, beta öder veya mavi haplı beta zihin setine olmaktır. Buna afc veya simp de diyebiliriz. Yani kadın etkilemek için para harcamak, ona yaranmak için gereksiz fedakarlıklara girmek, pahalı hediyeler almak kötüdür. Hatta para harcanmasa bile cinsellik almadan o kadına ilişki sözü vermek, birçok iltifat, önceliğinizin kadın olması beta zihin seti özellikleridir. Çünkü mavi hap hayallerini sürdürür. Oysa iyi bir oyuna sahip, ortalama bir tipin elinde “para” ölümcül bir silaha dönüşür.

Rollo şöyle diyor “Alfa özellikler cinsel gerilimi(arousal), beta özellikler cazibe/çekicilik(attraction) sağlar. İyi bir ilişki için kadın 2’sini bir arada bekler fakat alfa karakterin baskın olması gerekir. Hipergami konusunda ayrıntılı açıklamıştık. Uzun süreli sağlıklı bir ilişki için %70A+%30B gibi bir dağılıma sahip olmanız gerekiyor. Böylece arzu ve sağlayıcılık bir arada bulunuyor.

Alfa özellik derken, lider özelliklere sahip, bağımsız, umursamaz kişilik özelliklerinin ve maskülen iyi genetiği sinyalleyen fiziksel özelliklerin; beta özellik derken de güven veren, sadakat, yüksek geliri olan, riskten kaçınan, beyaz yaka karakterinin kast edildiği hatırlanmalıdır. (Şöyle ki alfa ve betayı yanlış tanımak.)

Mesele beta özelliklerine (iyi gelir, yüksek statü) sahip olup “%100 beta öder” gibi davranmamak ve alfa zihin setine sahip olmaktır fakat Chad olmakla kafayı bozduysanız, “kadınlara yaklaşırken” korkuyorum diye düşünüyorsanız, “alfa olmak için ne yapmalıyım” diye düşünüyorsanız, kadınlara gereksiz iltifat edip, tanımadığınız kadına hediyeler alıyorsanız bu zihin setinde değilsiniz demektir. Alfa zihin seti: umursamaz ve liderdir, fiziksel özelliklerden bağımsızdır.

Yanılgı: %20 içinde olamayacaksak gerek yok!

Öncelikle herkes alfa döller tarafında 10/10 maskülen nitelikler sinyalleyen fiziksel özelliklere sahip olamayacak. Gerçek bu ama %20 algısının sizde temel bir kilitlenme yarattığını da fark etmeniz lazım. Aydınlanma oluştuysa devam ediyorum:

 “Cinsel seçilim” insanların temel dürtüsüdür, öyleki doğal seçilimden bile üstündür. Türler üreyebilmeyi hayatta kalabilmeye tercih eder. Bunu törpülemeye çalışmak, vazgeçmek ne olursa olsun sizi kadınlarda değil hayatta başarısız yapar. Mgtow, insel vs olup iyi bir statüye ulaşmanız da imkansız. 

Bir erkeğin kadınlardan vazgeçme lüksü yoktur. Çünkü vazgeçerseniz yaşadığınız hayat için de motivasyon kaynağı bulamazsınız. Bu yüzden size tersini öneren hiçbir kaynağa sırtınızı yaslanmayın. Anti-natalisizm, siyah hap, mgtow… Benim gözümde hepsi aynı. Hepsi çoktan kaybetmiş, fiziksel özellikleri yüzünden değil, “zihin setleri” yüzünden kaybetmiş. Bu yüzden mesele realist yaklaşıp doğru soruyu sormaktır: “Üreme problemimi nasıl çözebilirim?”

%20 içinde olmayıp her kadın üstüme atlamayacaksa, her gördüğümle yatamayacaksam anlamı yok!!! Çünkü betabux olacağım düşüncesi “uçlarda düşünmeye örnektir” ve böyle düşünerek üreme probleminize çözüm getiremezsiniz. Her kadın ıslanmasın ne olacak? Bu, sizin kadınları etkileyemeyen bir erkek olduğunuzu göstermiyor. Chad olmamak demek %100 beta olduğunuz anlamına gelmiyor.

Kendinize sınır koymayın, hedef koyun. %20 düşüncesi burada sizi kısıtlar. Şöyle düşünün, sizce üst seviye bir erkek “ben %20 içindeyim” diye düşünüyor mudur? Bir kadın onu terk ettiğinde “tipim kötü ondan terk etti” diyor muydur? Amacınız sorunu çözmek olmalı, soruna takılmak veya kadın yerine düşünmek değil.

Örneğin insellerde şunu görüyorum: Çözüm olarak sundukları aşırı kısıtlayıcı ataerkil dönem, size kadın sağlasa da o kadının size arzu duyduğunu göstermiyor. Bence bir kadın mecbur olduğu için sizinleyse hiçbir anlamı yoktur. Eskorttan farkı kalmaz. Şurada bahsettik: Siyah hapı destekleyen psikolog var mı?

Daha acısı alfaların sonsuza kadar kadınları elde tuttuğu sanılıyor oysaki alfa döller stratejisi kısa sürelidir ve sadece dürtüyle ilişkilidir, çok kadınla olmanızı sağlar ama o kadının size ait olduğunu veya “aşık olduğunu” göstermez, ertesi gün bir başkasıyla birlikte olabilir. (Alfa döller=kısa süreli cinsel ilişki) Aşk veya o kadının size heyecan duyması kompleks bir psiko-sosyal süreçtir. İçinde sadece dürtü yoktur. Bir erkek “arzu ve çekiciliği” ancak belli oranda yaratırsa o kadının aşık olmasını sağlar. İnselleri alfa yapsak yine mutlu olmayacaklar farkında değiller.

Çok temel klişe bir kuraldan bahsedeyim: Kendinizle barışık değilseniz kadınları etkileyemezsiniz, çünkü kendine güvensizlik evrimsel açıdan kadınların kokusunu çok iyi aldığı bir yetenektir. Kendine güvensiz erkek, kadın için sorunlarla mücadele etmede başarısız erkektir.

Kadına veya kendinize puan vermeyin, onun güzelliğini görmezden gelemediğiniz sürece “alfa zihin setine” sahip değilsiniz demektir. Orada kaybediyorsunuz işte. Rollo Tomassi bu yüzden demirden bir kanun koymuş: “Kadın yerine düşünmeyin” ve kendine güvenle ilgili diğer kanun: “Çerçeve her şeydir”

Statü ve fiziksel özelliklerin önemiyle ilgili her türlü soru işareti için –>Bölüm 3

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Kırmızı Hap Hakkında Yanlışlar (Bölüm 1)

KIRMIZI HAP HAKKINDA YANLIŞ BİLİNENLER

BÖLÜM-1

Yanılgı 1: Hipergami her şeyin sorumlusudur.

Hipergami din, ırk, inanış gibi birçok etmenden etkilenir ve erkeklerin düşündüğü gibi ilişkilerin “bitmesine” sebep olan tek gerçek değildir. Kişisel seçimler ve hatalar daha önemli bir konuma sahiptir. Hipergami her kadında hücresel seviyede vardır ama her kadının bunu yönetme biçimi farklıdır. Biri sizi çok daha basit bir nedenden aldatır, diğeri ise önce çabalar çözüm olmazsa terk eder.

Bana danışan kişilerde de aynı sorunu görüyorum. Sondan başladıklarında haklı görünüyorlar ama ilişkiyi baştan aldığımızda sorumlunun erkek olduğu ortaya çıkıyor. Prensip olarak her durumda sorumlu sizsiniz fakat bazı durumlarda daha da çok sizsiniz.

Bir düşünceye ideolojik olarak saplantı duyarsınız kararlarınızı ve sonradan yaşadıklarınızı da bu paterne uydurursunuz. Kırmızı hapın şeytanileştirilmesinin temel sebebi de kendisi değil yanlış yorumlayanlardır. Bu konuda Dr. Shawn Smith ve Rollo Tomassi’nin yaptığı programı şiddetle öneririm.

Mesela ilginç bir bilgi vereyim: Dr. Shawn Smith’in klinik gözlemlerine göre İlişkilerini kurtarmak isteyenlerin 60-40 oranında kadınlar vs erkekler olduğunu ve genelde kadınlar istediği zaman ilişkilerin kurtulduğunu biliyor musunuz? Çünkü kadınlar birine değer verdiklerinde ilişkiyi kurtarmaya “bir noktaya” kadar daha istekli oluyorlar.

Hipergami var fakat acımasız değil. Paranoid karakter özellikleri sergiliyorsanız, sonuçta her şeyi böyle yorumlamaya hatta kendinizi başarısız görmeye odaklanabilirsiniz. Bir çeşit doğrulama yanılgısına girebilirsiniz. Örneğin:

“Başta çok sevdi, kötü davrandım daha fazla bağlandı, sonra terk etti beni!” Demek ki benden daha iyisini buldu veya yeteri kadar kötü davranmadım. Bütün kadınlar böyle!! Buna kendini gerçekleştiren kehanet denir.

Tamamen hatalı bir düşünce döngüsüdür. Bu kişilere neden-niye diye sordukça sorunun farklı yerlere gittiğini görüyorum. Kadına köpek gibi davranıp, kara üçleme yazımda anlattığım gibi onu yıpratırsanız, bir yerde vazgeçecektir. Burada sıkıntı sizin davranışınız, hipergamiyi ilgilendiren tek kısımsa o kadının sizden seçici olması alternatifinin muhtemelen sizden fazla olmasıdır ve alfa döller ilişkilerinin kısa süremesidir. Sonuçta siz daha zor unutursunuz.

Uzun süreli ve sağlıklı ilişkiler için daha fazlasına ihtiyacınız olacaktır, çünkü “alfa-döller” tarafı sadece “uyarılmayı” içerir ve hep dediğim gibi bunu sağlamak gerekli de olsa ilişki için yetersizdir. Sonra Roosh’un bir yazısında bahsettiği “erkekler modern dünyanın soytarılarıdır” sonucuna ulaşırsınız ve anca AFC olursunuz. Yani kadın sizinle arzu için birlikte olur devamını getirmez. İngilizce bilmeyenler için Yin‘in ekşi sözlük çevirisini öneririm.

İlişkinizin bitmesini “kendi hatalarınız veya korkularınız” yüzünden bittiğini anlamazsanız her şeyin sorumlusunu hipergami yaparak büyük bir hata yaparsınız.

Yanılgı 2: Hipergami yüzünden hep terk edileceğim! Çünkü kadın daha iyisini bulmak isteyecek!

Hipergami kadının kendinden üst seviye erkeği “genetik ve sağlayıcılık” açısından seçmesidir ve araştırmalar “sağlıklı” giden ilişkilerin sizden çok daha iyi bir alternatif olmasına rağmen bozulmadığını göstermektedir. Bunun en temel sebebi ilişkilere sadece “üreme” odaklı bakmıyor olmamız, psiko-sosyal nedenlerden ve kendi iç görümüzden de etkileniyor olmamız. Bu anlaşılmadığında erkeklerin çoğu gibi bütün suç hipergamiye yani kadının hep “daha iyisi olursa terk edilirim” yanılgısına atılır.

Erkek de böyle değil midir? Erkek de örneğin önceliği olan cinselliği alamıyorsa, ilişkide çok fazla dırdıra, hakarete maruz kalıyorsa ve elinde daha iyi bir alternatif varsa ona yönelecektir. Bu dinamik anlaşılmaz ve sağ duyudan uzaklaşılırsa “kırmızı hap” söyledikleri hatalı algılanmış olur.

Örneğin siyah hapta(veya her şey fiziksel özelliklerdir diyenler) şunu görüyorum: alfa değilseniz, genetiğiniz süper değilse beta öder tarafında kalır kullanılırsınız. Hayır doğru değil. Çünkü kimse %100 alfa veya beta değil. Kadınların temel stratejisiyse her 2sini bir arada bulmak.

Statü ve parayı nasıl kullandığınız önemli, eğer kadına yaranmak için kullanırsanız beta öder olursunuz, eğer ulaşılmaz mitiyle kadının hayal gücünü canlandırırsanız alfa zihin setiyle hareket etmiş olursunuz, İnsellerin temel argüman hatası “parası-statüsü” olan tipsiz erkeğin her şekilde beta tarafında olacağıdır ama bu hatalıdr. Bunlar araç olarak kullanılırsa faydalıdır.

Rock starlarda bunu görebilirsiniz. Ortamda en Chad bile olsa kadınlar rock stara yaklaşır ama rock starların hepsinin vücuduna önem verdiği unutulmamalıdır. (İleri okuma: Erkeği çekici yapan kriterler.)

Tamamen alfa döller tarafında bulunmak demek sizin o kadını elinizde tutacağınız anlamına gelmez, hatta  sizinle cinsellik için birlikte olup, ardından zengin biriyle uzun süreli ilişkiye girebilir, kadın her 2 tarafı da aldatmış olur, aynı anda kullanmış olur. Bu durumda alfa döller kazanmış oluyor mu? İnseller işin duygusal yük kısmını hiç bilmediği için maalesef hatalı düşünüyorlar.

Rule Zero üyelerinden Troy Francis’in tam olarak buna benzer bir hikayesi vardır ve KH girme sebebi böyle bir olaydır.

Yanılgı 3: Kırmızı Hap size iyi bir erkek olma yolunu gösterir.

KH’ın misyonu yol göstermek, tavsiye vermek, birilerini iyi erkek yapmak değildir. Rollo’nun KH nedir podcastini öneririm. Özetle şunu diyor: “KH sadece erkek-kadın ilişki dinamiğini açıklayan bir prakseolojidir. Buradan yorum yapmak kişinin görevidir. Çoğu kişinin KH’a ulaşma sebebi kadınlarla karşılaştıkları kendi öğrenilmişlikleri uymayan bir krizdir ama insanlar zamanlar KH’ı politik bir düşünce haline getirdi ve sloganlar attı. Oysaki KH kesinlik içermez, tükenmez değil, kurşun kalemle yazılmıştır. Eğer şüphe duymazsanız gerçekleri keşfedemezsiniz.”

Bunu pozitif veya negatif yorumlayabilirsiniz. Bu argümanı sanırım birkaç senedir savunuyorum: Bir erkek, kırmızı hapa girip de sonuçlarını siyah ve beyaz olarak yorumlarsa(belki kişilik özelliklerinden belki sosyal çevreden) savunduğu şey siyah hap olur. Siyah hap çözüm önerdiği ve kesin yargılarda bulunduğu bir ideolojidir. Mavi hap ise feminen düzenin size öğrettikleri sebebiyle operant koşullanmadır.

Hipergamiye göre alfa döller kazanır! Genetik tek önemli şey, bittik, yandık, hiçbir kadın bizimle olmayacak çünkü tipimiz kötü, sevselerde beta-öder(sadece statü) yüzünden sevecekler, o yüzden hiç uğraşmayın!!” ideolojik düşünceye en güzel örnektir.

Oysaki KH’da böyle bir sonuç öne sürülmez ve hatta sadece “statü” ile kadını etkilemenin eski tipte hipergami düşüncesi olduğunu öne sürer ve hatta Rollo bu konuda Dr. Jordan Peterson, Dr. Shawn Smth’i eleştirir. Dr. David Buss’ın araştırmalarında da kısa süreli ilişkilerde erkeğin maskülen niteliklerinin öne çıktığı defalarca gösterilmiştir. Ben de siyah hap safsataları yazımda yorumlamıştım.

Özetle kadınlarda cinsel uyarımı öncellikli olarak genetik materyal ve bunu nasıl aktardığınız(oyun) sağlar. Bunu da alfa döller, beta öder ilkesi açıklar ve hatta alfa döllerin neden kazanan olmadığını da gösterir. Eğer kadını bir robota(femoid) çevirirsiniz yanlış çıktılar alırsınız, çünkü kadın temelde duygularıyla karar veren, nedensellik ilkesinin tersine kendi iyiliği için bazı konularda rasyonelizasyona erkekten daha çok kapılan bir varlıktır.

Temelde SH’ın ortaya attığı hiçbir argüman KH’dan da farklı olamaz, hatta bazı insellerin kırmızı hapı; “mavi hap” olarak suçlaması da safsatadır. Çünkü SH inatla savunduğu biyolojik determinizm ve “alfa döller” ilkesi zaten KH’ın temel argümanlarından biridir ki her şeyin temelinin Sosuave forumları ve Reddit red pill başlığı olduğunu biliyoruz. İnsel ve siyah hap kavramı çok sonradan ortaya çıkmış şeyler, hatta Elliot Rodger öncesinde(2014) insel popüler bir kavram bile değildi ve karşı çıktığı temel olarak pua’dı. Bunları benzerini insel.wiki sitesinde de bulabilirsiniz.

Eğer KH’ı kabullenemezse mor hapı seçebilir. Mor hap ise bir çeşit pazarlıktır, hayatının kadınını elde etmek için kırmızı hap gerçeklerinden yararlanır. Pua’ların çoğunun düştüğü hata budur.

Yanılgı 4: Pua ve Kırmızı Hapı aynı şeydir! Hepsi erkekleri kandırmaya yarar!

2 kavram birbirinden farklıdır. Ortada kırmızı hap yokken, Tomassi’nin moderatörlük yaptığı forumlarda kadınları nasıl etkileriz konuşuluyordu. Mysterius, Straus, Roosh, Roissy gibi birçok kişi de buradaydı fakat zamanla kadınları etkilemenin onlarla birlikte olmak için yetersiz olduğu ve kişilerin “ruh eşi” saplantısına girdiği görüldü, buradan kırmızı hap ortaya çıktı.

Hiçbirinin amacı erkekleri veya kadınlarıkandırmak değildir. Pua içindeki birçok yöntemin gayet iyi çalıştığını biliyoruz. Çünkü kadınların neyi çekici bulduğunu ve bundan nasıl yararlanılacağı binlerce defa test edilerek onaylanmış durumdadır. Evet tavus-kuşu tekniği gibi bazı teknikler artık işe yaramıyor ve geçmişte “kadınlarla yatmak için her yol mubahtır” anlayışı da mevcuttu ama oyunun da kuralları değişti.

Sadece fiziksel özelliklerle herhangi bir kadını etkileyeceğinizi sanmak anca kadınlara hiç yaklaşmamış tecrübesiz kişi düşüncesidir, bu anca hayvan aleminde olur. Hiçbir sosyal-varlık “ooo çok Çedmiş hemen yatmalıyım” diye bir erkeğe yaklaşmaz. Bu yüzden kur yapmayı bilmeniz gerekir, pua temelde bunlarla ilgilenir amaç kadını kandırmak değil size karşı hislerini açığa çıkartmaktır.

Özetle Pua ise taktiksel yöntemler bütünüdür. “Şöyle yaparsan, bu olur” der, kadınların neden etkilendiğini bilir fakat açıklayamaz. KH ise şöyle yaptığında bu olmasının nedeni bilimsel olarak budur der ve bunu pua pratiklerinden elde etmiştir.

Pua ve KH 2003 civarı belki birbirini besliyordu ama sonrası tamamen ayrıldı. Örneğin KH adına bahsedilen “oyun her şeydir, kadınları baştan çıkartmak için şunu yap, kendini geliştir vs.” gibi tavsiyelerin KH ile gram alakası yoktur, çoğunluğu modern pua teknikleridir.

Devam edecek: Statü yanılgıları, alfa-beta üstüne yanlış bilinenler, kırmızı hap cinsiyetçi midir?…

(Makaleye oy vermeyi ihmal etmeyin.)

Devam: Bölüm 2

Hipergami Haksızlık Mıdır?

Hipergami Haksızlık Mıdır?

Bunu kırmızı hapa giren çoğu erkekten, özellikle öfke aşamasında duyuyorum, hipergami haksızlıktır! Olmasaydı her şey adil olacaktı, her erkek istediği gibi cinselliğe ulaşabilecekti.

Buradaki cümleye dikkat: “cinselliğe ulaşabilecekti.” Peki bir erkeğin tek isteği cinselliği ulaşmak mıdır? Eğer cinselliğe açsanız evet! Tabii ki bu işin dürtüsel kısmı. Cinsel seçilim dürtüden ötesiyle, soyun devamlılığıyla da ilgilenir. Hipergami bunun garantisidir ve erkeklerin çoğu bu aşamadan sonra ne hissedeceğini cinselliğe ulaşamadığı için kavrayamaz. Bunu siyah hap, doom hap vs komünlerinde de sıklıkla görüyoruz.

Çıkarcı Kadınlar

Özellikle mavi hap hayallerinden kopan erkekteki bir diğer cümle: “Hipergami çıkarcılıktır, aşk karşılıksız olmalıdır!” yanılgısıdır, oysaki erkek de tam anlamıyla karşılıksız değildir. “Erkekler fırsatçı, kadınlar çıkarcıdır.

Erkeğin saf cinselliğe ulaşma isteği tipik fırsatçılıktır. Rollo’da bu örneği sıklıkla verir. Erkek cinselliği 2 şekilde sağlayabilir; ya çok çekici bir kadın arar ya da fiziksel özellikleri iyi olmasa da cinselliği alabileceği bir kadın arar. Öyle ki sırf cinsellik opsiyonunu kaybetmemek için obez, çocuklu, 40 yaşında bir kadını tercih edebilir. Çünkü bu kişiye ulaşım daha kolaydır. Kadınlar çıkarcıdır çünkü arzu ve sağlayıcılığı belli oranda aynı erkekte ararar ve benzer şeyleri duyarsınız: “Zengin olsun, arabası olsun, fiziksel özellikleri iyi olsun, entelektüel olsun…” Bunların hepsi uzun süreli ilişki paternidir.

Fark edilmeyen şey hipergaminin sizin soyunuzu aslında koruduğudur. Hipergami iyi ya da kötü bir şey değildir. Sadece “şeydir.” Eğer olmasaydı, kadınlar da filtresiz her erkekle sırf yapabiliyor diye cinsellik yaşasaydı, sizin soyunuz muhtemelen devam etmezdi, bizi insan yapan geniş frontal lobumuz evrilmezdi. Bir çeşit şempanze komününe dönerdik ve haliyle insanlık da ilerlemezdi. (Şempanzelerde sosyal seçimden çok “güçlü döl seçimi vardır.” Dişi herkesle cinsellik yaşar, en yüksek döl hacmine sahip şempanzenin soyu ilerler. Bu yüzden şempanzelerin zekaları veya genetiği gelişmemiş, testisleri büyümüştür.)

Bunu erkekler üstünden düşündüğümüzde çoğu erkek eğer yakalanmayacağına eminse sevgilisini aldatma potansiyeline sahiptir. Çünkü dürtüsü limitsiz kadınla cinsellik yaşamak üstünedir. Tek eşlilik yasalarının öne çıkma sebeplerinden biri bu dürtüyü bastırmak olduğunu, yine erkeğin temel evrimsel korkusunun, kadını kıskanma sebebinin “o kadının kimden hamile kaldığını bilmemesi” olduğunu unutmamak lazım ki ataerkil düzenin yükseliş nedenlerinden biri de buydu. 

Siz böyle bir toplum ister miydiniz?

Hipergami yok, kadınlar filtresiz herkesle sevişiyor, sevgiliniz mesela ertesi gün komşuyla yatıyor? Çocuk her 2nizden de olabilir. Açık poligamik yaşam. Şempanzeden ne farkımız kalırdı? Ortada ne evrim ne de cinsel seçilim motivasyonu kalmayacağı açık. Bunu eşcinsellerin heteroseksüel hayata yansıması konusunda uzun uzun açıklamıştım, eşcinsel bireylerde hipergami filtresi özellikle erkeklerde yok denecek kadar azdır ve poligamik ilişkiler yaşanır ve hipergami olmasaydı kadın-erkek ilişkilerinde de benzeri olacaktı. Böyle düşünmek, yani “Mantık aşkı öldürür mü?” düşüncesi de tipik bir feminen düşünce tarzıdır, bu sayede hipergaminin farkına varmadan uygularlar ama erkek nedensel hareket etmelidir. (İleri okuma: Mantık aşkı öldürür mü?)

Açık Hipergami

Erkeğin temelde hoşuna gitmeyen ve bence de elenmesi gereken kadın tipi vahşi-hipergamistlerdir. Bunlar açık açık seçim yaptığını belirtir. Biri uygun değilse, hemen diğerine geçer.

Hipergamiyi sadece arzu tarafında kullanan, istediği çıkarcı çıktıları bulmayınca fedakarlık yapmak yerine hemen yeni adaylara geçen, feminen sistem yüzünden doğru olanın 30’a kadar kötü çocuklarla birlikte olup, 30’dan sonra iyi çocukların çekici olduğuna fark edecek kadınlar tehlikelidir, çünkü fark etmeden kendini tüketmiş olacaktır. Çünkü bu durumda siz “beta öder” kategorisinde onu mutlu edecek 2. belki de 3. tercih olacaksınız. Bir örneğini şurada vermiştik. Abla 38 yaşına kadar 500 kişiyle çıkıp, sonrasında da aradığı erkeği bulamamaktan yakınmış. 35 yaşında bulduğu erkekte kısa süre içinde ghosting yaparak ortadan kaybolmuş. Çok normal değil mi? 38 yaşındaki versiyonu 28 yaşındaki versiyonuyla kapışacak güçte değil ve bunu kabullenemiyor ve feminen sistem de bu seçimlerini destekliyor. Çünkü kadının sevgi dolu kalbi değerlidir. 500 kişiyle yatması önemli değildir?! Saçmalık! Kendini geliştirmiş, cinsel değerini bulmuş 35+ yaşındaki erkek de  “bilinçaltı” düzeyde hissediyor ve o kadına yatırım yapmıyor. Çünkü hem aşırı cinselliğin hem de yaşlanmanın kadının değerinin düşürdüğünün farkında. En fazla cinsellik için kullanıyor o kadını. Ben demiyorum üstteki haber diyor.

Hipergami bize güzel bir şey özetliyor, o kadın seni seçtiyse sen bir erkek olarak performans yükünü taşıdığın sürece seninle olmasını garantiler. En kötü senaryoda bile düşük seviye bir erkeği seçmeyecektir. Bu ilişkiyi korur. Evet bu bir çeşit anlaşmadır ve anlaşmayı iyi anladığınız sürece hipergamiyi kendi avantajınız için kullanabilirsiniz.

(Makaleyi oylamayı ihtmal etmeyin.)

Ayrılan Kadın Pişman Olur Mu?

Ayrılan Kadın Pişman Olur Mu?

Şöyle bir debe entrysi ile paylaştım ki bana ulaşan çoğu erkeğin de kafasından hep bunlar geçiyor ve kadın-erkek ilişki dinamiklerini anlamadıklarını görüyorum:

(İlgili yazının podcastine şuradan ulaşılabilir.)

  • Ben onu unutamazken, o beni nasıl unutur ki bunu erkeğin ayrılık acısı yazısında anlatmıştık.
  • Kadın ne zaman acı çeker?
  • Eski sevgil nasıl pişman edilir?
  • Terk eden sevgiliyi nasıl delirtmeli
  • Eski sevgili nasıl pişman edilir?
  • Eski sevgili pişman etme yolları nelerdir?

Senelerdir anlatmak istediğimi kendi duyguları üstünden müthiş şekilde anlatmış. Erkeğin ve kadının ilişki sonrası hissettikleri aynı değildir. Öncelikle şu iyi anlaşılmalı: “Kadınlar ancak %20’e ulaşmaları halinde alfa döller=Arzu nedeniyle yoğun acı çekebilirken, erkekler tanıştıkları birçok kadında acı çekebilir. Acı yoğunluk aynı olabilir ama “görülme sıklığı ve nedenleri” farklıdır.

Resmen Kırmızı-Hap 101 olmuş. İnceleyelim:

…o zaman benim genç bir kadın olarak talep ettiğim ne varsa şimdi hunharca onu yaşamaları beni biraz sızlatıyor; bunu inkar edemiyorum.

asla mantıklı değil, tam bir saçmalık. ama hissettiğim bu.

Cümleye dikkat “asla mantıklı değil.” Kadınlar her zaman dürtü sonrası duygulanım yaşar ve neden bulur. Farkındaysanız acı çekiyor ama buna neden bulamıyor. Kıskanmasının güçlü evrimsel nedenleri olduğunun farkında değil.

…ama son zamanlarda bana bir haller oldu. kıskanmaya başladım. kıskandığım bir erkek olarak, bir partner olarak o değil. yaşamı, benimleyken olmayanın bensizken pekala da olması.

bu benim için dev itiraftır; onu da belirteyim.

Artık neden bulmakta o kadar bunalmışki bununla mücadele edemeyerek Ekşi-Sözlüğe içini dökmüş, istatistiksel olarak kadınların en fazla bulunduğu meslek gruplarından biri psikolojidir. Bunun nedeni de duygularını anlamlandırma istekleridir. İlgili girdinin 300+ favoriyle ertesi gün debeye girdiğini hatırlatırım, bu şu demek: Birçok kadın benzer hissetmiş.

Kadın Neden Kıskanır?

Kıskançık yazımda anlatmıştım ki şurada da bilimsel bir makalesi mevcut. Kadınlar uzun ilişkileri bittikten sonra erkeğin başka birine yatırım yapmasını kıskanırken; erkekler o kadının diğer erkeklerle cinsel ilişki yaşamasını kıskanır.

Bu ilişkinin bitme sebebi alfa döllerin bulunduğu arzu tarafının ölmüş olması ve ardından beta öderi temsil eden “sağlayıcılıktan” bir başkasının yararlanmasıdır. Peki arzu neden öldü?

  • Arzu azalmış, bunun yanında sağlayıcılık da verilmemiş. Korku oyunu eksikmiş.
  • Sıradanlık ve kadının savunulma, güven, ebeveyn yatırımı gibi arketip hayallerinin yaşanmaması… Bunun yerine komple mesleğe yönelme ilişkilerini zayıflatmış.
  • Yazıda belirtildiği gibi aşırı güven. Neden? Çünkü hayal gücünü ve kaygıyı öldürür.

Devamlı kongre kongre gezdikleri anlatılmış örneğin. KH’da devamlı kadınların rekabete dayalı stres gerektiren meslek gruplarını seçmemesinden bahsedilir, bu kadın için daha önemli olan oksitosini azaltır. Bunun yerine çocuğuna yatırım yapması daha önemlidir. Kadın merkezci düzenin maksimum olduğu kuzey ülkelerinde kadınların hala mühendislik, sağlık, teknoloji gibi alanlara bilinçli olarak yönelmediklerini görüyoruz. Eşit şartlar oluştuğunda kadınlar rekabet etmek yerine “eşitlikçi, paylaşımcı” yaşamı tercih ederler. [İleri okuma: Feminizm]

Arzu-Sağlayıcılık-Kıskançlık Üçgeni

Uzun süreli bir ilişkinin sürmesi kısa süreli alfa döller stratejisiyle birlikte bir miktar beta öder sağlayıcılık misyonunu da gerektirir. İlişki arzu bitmesiyle bitmiş, muhtemelen beta öder tarafı ilişkiyi kurtaramamış ki zaten adam kadına sağlayıcılık da yapmıyormuş. Aslında hipergaminin her 2 ucu da eksikmiş fakat erkeğin kısa sürede toparlanması, başka kadınlara yatırım yapması; kadının bilinçaltında ilk arzu dönemini canlandırmış ve o dönemki arzuyu keşke tekrardan bana duysaydı diye düşünmüş.

Öyleki burada saf bir arzu (genuine desire) olsaydı bu adam itin teki de olsa ilişki biraz daha devam ederdi ve kadının söylendiği konu bu olmazdı. Mesela şöyle derdi: “Narsist, karaktersiz adamın tekiydi, bana hep kötü davrandı.” Bu tarz kara-üçlemenin de sonuçları kötü olabiliyor. Örneğin etik davranmadığı için sonradan suçlu hissediyor, oysa ki adam gayet işinde gücündeymiş, cinsel pazar değeri devam artmış ve evlilik sonrası zirveye çıkmış, bu yüzden boşanmasına rağmen geçmişini umursamadan keyfine bakmış.

Kadın Ne Zaman Acı Çeker?

Kadın sizin acı çekmediğinizde, kendi çerçevinizi elinize aldığınızda, başka kadınları etkileyebildiğinizde, ona hayır diyerek, sizin çerçevenize uymadığı için hayatınızdan atabildiğinizde acı çeker ve bunun olmaması için sizden önce davranıp, sizi kıskandırır. Çünkü duygusal olarak stabil hissetmeye ve “sağlayıcılık” özeliklerinizin başka birine aktarılmadığını görmeye ihtiyacı vardır! [referans]

Rollo buna “hayal gücünü canlandırmak” diyor. Demek ki ayrıldığınız zaman “ona yalvarıp, geri dön diye ağlamak yerine kendi maskülen misyonunuza devam edip, kendi üreme stratejilerinizi uyguladığınızda kadındaki arzu tekrardan uyanabiliyor. Demek ki arzuyla pazarlık yapmak yerine bu kadının itirafında da görüldüğü gibi “başka kadınlarla hayatınıza devam etmeniz gerekiyor.” Yani poligamik doğanızınız sunduğu “unlimited acesss to unlimited sexuallity” dürtüsyle hem iyi hissedebiliyor hem de eski sevgilinize/eşinizin canını sıkabiliyorsunuz.

Yalnız burada zenginlik göstergeleri önemli, sadece kadınlarla birlikte olmamış, o kadınlarla keyif çatmış ve bunları göstermiş. Çünkü kadının beklentisi “arzuyla birlikte ona kaynaklarınızı sonuna kadar açmanızdır.” İşte kadın bunun kaybına dayanamıyor! Bu yüzden para eq.’dır, sostur. Tek başına arzu nesnesi değildir. Doğru bir oyuna, maskülen hedeflere ve tabii ki tipe sahipseniz ölümcül derecede güçlü olur.

Aşırı Güven İlişkilerin Katilidir.

Kadın merkezli düzende erkeğe devamlı: “kadını kızdırma, güven ver, onu rahat ettir” öğütleniyor. Oysaki bu hayal gücünü öldürür. Tek çözümü de korku oyunudur diyebiliriz. Podcastte ayrıntılı anlattım ama kabaca başka kadınların hala size ilgi duyduğunu o kadın bilmelidir. Mesela üstte itirafta bunun da olmadığını görüyoruz.

Günümüzde ilişki dinamiklerine baktığımızda çerçevenin genelde kadında olduğunu görüyoruz ve bu yüzden hem size kurallar koyuyor hem de devamlı onu kıskanan taraf siz oluyorsunuz. İşte bu da size oynanan korku oyunudur ve ancak çerçeve sizdeyse korku oyununu kontrol edebilirsiniz.

İlişkileri Neden Zamanla Kötüye Gitti?

Şuradaki çalışmaya göre ilişki içinde aşırı güven nedeniyle testosteron azalır, oksitosin artar. Başta olumlu etki yapsa da erkeğin rekabetçi özelliğini kaybetmesine ve sıradanlaşmasına neden olur. Zamanla erkek daha bağımlı hale gelir, sağlayıcılık tarafına daha çok savrulur, cinsellik azalır, ilişki biter.

İlişki sonrasındaysa durum tersine döner ve testosteron artarken, oksitosin azalır. Bedeniniz size moleküler düzeyde şu sinyali gönderiyor: “Senin üreme problemin tekrardan gündemde, kendine gel ve yeni birilerini bul!”

Bu yüzden erkek tekrardan uzun ilişki hormonal döngüsüne girene kadar arzu yaratır ve sonuçta ayrıldığı kadın tekrardan kıskanmış. Arkadaş da herhangi bir kadına bağlanmadığı için hayatın keyfini kadınlarla çıkarır olmuş. Her erkeğin böyle dönemden geçmesi ve hislerini iyi anlaması lazım ve uzun süreli ilişkide dahi aynı prensiplerini koruması, aşırı beta öder tarafa neden gitmemesi gerektiğini içselleştirmesi lazım.

Modern erkek ne yapıyor? Depresif şarkılar dinliyor, stalk yapıyor, ona dönmeye çalışıp, bütün yolları iyice kapatıp aşırı stres ve düşük serotoninle moleküler düzeyde olanları terse çeviriyor. Aslında en büyük rakibiniz kendiniz, o kadın değil! Bu yüzden ayrıldıktan sonra spor yapın, stalk yapmayın diyoruz.

Sonuçlar

İşte üstteki evliliğin bitme sebebi, kadının kıskanma sebebi özetle budur. Bence o erkek açısından bir başarı hikayesi. Keşke kendisini bulup podcast yayınlarına alabilseydik. Belki hala mavi haplı hayalleri vardır ama araçları ve hayatını yönlendirmesi tam anlamıyla kırmızı-hap stratejisiyle gerçekleşmiş.

Rollo’da bunu söylüyor, kırmızı hap normal olarak erkekte olması gereken duygu ve ruh halidir ve her erkeğin içinde “yaramaz, kötü çocuk vardır.” Maalesef feminen düzen bize onu şartlandırmalarla törpülememizi sağladı.

Oysaki doğasını yaşayan erkek işte böyle kendini buluyor.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Hipergami ve Evrimsel Temelleri (Bölüm – 2)

Hipergami ve Evrimsel Temelleri (Bölüm – 2)

Neden kadınların bir çoğuna görünmezsiniz? Bunu sorguluyorsanız hipergamiyi hala anlamamışsınız demektir. Bir önceki bölümde kimlerin reddetiğinden ve kadınların seçim önceliğinden bahsetmiştik.

Temel prensibi hatırlayalım: “Erkekler değer üretebildiği sürece havuzlarını genişletir ve kendilerini seçen kadınlar içinden tercih yapabilirler.” Bu evrimin temelidir.

`Geoffrey Miller` – `Sevişen Beyin` kitabından bir alıntı ile başlayayım:


“Dişiler genelde çok çekici ve uyum yeteneğine sahip erkeklerle seks yapmak ister, böylece yüksek uyum yenteği ve çekicilik sinyallerine karşılık vermeye yönetilen duyarlılıklar evrimleşmeye eğilim gösterir.”


 

G-M kendi kitabında evrimle ilgili Stanford Üniversitesinde geliştirdikleri bir bilgisayar simülasyonundan bahseder, temel bir tür ve kurallar belirtir ve simülasyon başladığında her seferinde farklı özelliklerin popülasyonda öne çıktığını ve yeni alt türler oluştuğunu gözlemler. Örneğin birinde parlak gagalar dişilerin ilgisini çekerken, diğerinde mavi tüyler önem kazanır. Birinde x-y-z türleri oluşurken, diğerinde x-z-t türleri oluşur y hiç oluşmaz. Buradan da anladığım şudur ki: “evrimde hangi özelliklerin tercih edileceği tesadüfidir.” Örneğin insan türünde daha çok “zeka” evrimleşmiş. Bu yüzden konuşabilen, düşünebilen, üretebilen varlıklar oluşmuştur. Bundan da çirkin erkek vs çirkin kadın bölümünde hem podcast ile hem yazılı olarak bahsetmiştik.

 

Çeşitli Evrimsel Görüşler

Hipergamiyi ispatlayan en önemli çalışmalardan biri Buss & Kenrick (1998) ve Fletcher (2002) makaleleridir. Buna göre insanlar 3 sebepten dolayı seçim yapar.

1) Sadakat ve bağlılık

2) Fiziksel çekicilik

3) Kaynak ve statü

Makaleye göre erkekler öncelikli olarak fiziksel çekiciliğe odaklanırken, kadınlar kaynak/statü ardından sadakat aramaktadır. Demek ki kadın kendinden daha üst seviyede kaynaklara veya sosyal statüye sahip erkekleri seçmektedir.

Memelilerde de durum böyledir. Cinsel seçilim için erkekler süs geliştirir ve kadınlar için mücadele ederler. Bunu ilk fark eden Charles Darwin olmuş ve bunu İnsanın Türüyeşi adlı kitapta anlatmıştır. Ardından Denetimli seçilim teorisi güç kazanmıştır, burada herhangi bir süsün sebepsizce seçilip nesiller boyu iyileştiği görülmüştür ki üstteki simülasyonda anlattığımız gibi hangi süsün seçileceği tesadüfidir. Bu süsler bazen o kişinin ölümüne yol açabilir.

Eğer çok gösterişli tüyleriniz varsa yırtıcılar tarafından daha kolay avlanırsınız ve buna rağmen gösteriş artabilir. Çünkü türün devamlılığı, kişinin hayatından daha önemlidir. Dikkat edin bunları göze alan hep erkektir. Önce erkek evrimleşir, sonra daha üst seviye kadınlara yönelir, böylece türler evrimleşir.

Dr. Zahavi ise handikap ilkesiyle türlerin güvenilir eş potansiyeli taşımaları için bu süsün maliyetinin yüksek olması gerektiğini savunur. Yani süs geliştirme maliyetini göze alamazsanız seçilemezsiniz der. Bu yasayı insanlara uygulayan kişi ise Dr. Thorstein Veblen‘in 1989’da teorisidir. Şöyledir:


“İnsanlar gösteriş toplumunun üyeleridir, aşırı tüketimle kendilerini gösterirler.”


Pahalı hediyeleri ancak o yükü karşılayacak donanıma sahipseniz alabilirsiniz. Yani zenginseniz bunu gösterişle sergilersiniz, örneğin gider sevgilinize çok pahalı elmas bir yüzük alırsınız ama 2 aylık maaşınızla bu yüzüğü almak akıllıca değildir. Demek ki zengin olmak bu süsü karşılayabilmektir. Bunu karşılayamansa kendine uygun bir hayat seçer. Çünkü herkes fayda/maliyet oranında optimumu bulmaya çalışır.

 

Hipergamiye Örnekler

Eğer kadınlar kör şekilde; erkekler gibi her fırsatta biriyle yatsaydı ve bir yasaya uymadan seçim yapsaydı, şu an fiziksel ve zihinsel yeteneklerimiz ne durumda olurdu? Bunu anlamak için tarihe ve toplumsal olgulara bakmak lazım.

 

a) Yüksek statülü erkekler (Rock starlar, devlet adamları vs.)

Zengin erkeklerin, rock starların, devlet adamlarının çok eşli olmayı tercih edebilecek miktarda sevgilisi olmuştur, sırf bununla ilgili `groupie` kavramı vardır. Kadın o erkeğin kaynaklarına ulaşabilmek için birlikte olmayı ister ve diğer kadınlara da kabul eder. Oysa ki erkek kadını paylaşmayı kabullenmez fakat kadın erkeğin haremine bile girmeye razı olabilir. Geçmişteki genetik araştırmalara bakıldığında güçlü tek erkeğin 17 kadını döllediğini görüyoruz. Geçmiş bir yazımda bahsetmiştim.

 

b) Çok eşlilik

Çok eşlilik bile hipergamiye örnektir. Varsayalım sürüdeki en güçlü, en uyumlu erkeksiniz. Bu durumda bütün dişiler iyi genetik yapıya sahip bir nesil üretmek için sizinle çiftleşmeyi seçecektir. İnsanoğlu çeşitli sebeplerden(vücut oranı, hormonal farklar ve etik sebepler) dolayı tek ve çokeşlilik arasına kalmıştır, eğer tamamen çok eşli olsaydık, bir çok erkek elenirdi [Geoffrey Miller – Sevişen Beyin]. Araştırmalara göre vücutları arasında büyük farklar olan türlerde çok eşlilik daha yaygın, insanın dişisi ile erkeği arasındaki fark çok büyük olmadığı için arada bir yerde kalmaktadır. Örneğin “kuğu” veya “kurt” olsaydık tamamen tek eşli olabilirdik.

 

c) Fahişelik Kurumu

Sosyal olgulardan biri olan fahişelik en önemli ispatlardan biridir. Eğer hipergami gerçek olmasaydı, erkekler de kadınlara rahat ulaşır ve eskort kavramı olmazdı. Oysa ki sadece “insanoğlunda” değil; penguenlerde, maymunlarda hatta bazı kuş türlerinde bile bu kavramının olduğunu görüyoruz. Bir iş(yemek, kalacak yer vs.) karşılığında kadınlar “seks” sunarak ödeme yapıyor. Bu da demektir ki bir çok tür aslında “seksin” erkekler için kadınlara göre daha değerli olduğunu biliyor ve bunu kullanıyor. [Robin Baker – Sperm Wars].

 

Sonuç olarak;

Bitirmeden paradan da bahsedelim. Para bir güç parametresidir fakat tek başına yeterli değildir. Kadını nasıl etkilerseniz öyle devam eder. Eğer “sadece” paranızla etkilerseniz devamlı pahalı hediyeler bekler, rock star gibi etkilerseniz, devamlı konser vermenizi bekler. Bu yüzden olabildiği kadar bir bütün olarak kendinizi değerlendirin ve bu şekilde kadını etkilemeye çalışın ki kadının beklentisi tek yönlü olmasın!

Bunları kabul etmemek ve sosyal statüde düşükken veya eşitken bir kadınla mutlu olacağınızı düşünmek aldatılmanıza neden olacaktır. Gücünüzü kaybettiğiniz anda teori bir yanda milyon defa şahit olduğum gibi acıların çocuğu olarak hayatınızı devam edersiniz.


2. Bölümün sonu

1.bölüm için tıklayın.

Hipergami ve Evrimsel Temeller (Bölüm – 1)

Hipergami ve Evrimsel Temelleri (Bölüm 1)

Hipergami ve evrimsel temeller diyor ki “bir kadın daha iyi nesiller için kendinden bir tık üstteki erkeği bazen farkında olarak bazen farkında olmadan seçer”. Yakın zaman önce Youtube’da bunun podcastini yapmıştık. Örneğin neden bazı kadınlar sizi tercih etmiyor? Neden iyi giden ilişkin bozuluyor ve ağırlıklı olarak buna karar veren kadın oluyor? Çünkü yumurta pahalı ve dişiler acımasızdır.

Her türde çocuk yapma yetisine sahip taraf esas seçendir. Çünkü yanlış seçim sonuçları ağırdır, insanlarda kadın 9 ay hamile kalır, çocuğunu büyütmek ve yetiştirmek masraflıdır, kadının Tinder istatistiklerine göre erkekler tarafından en çok tercih edildiği yaş 23’dür mesela. Yani zamanı kısıtlıdır ve ilerleyen yaşlarda kadının işi zorlaşır. Bir de işin bir de psikolojik ağırlığı var. (Ref: Dr. David Buss – The Evolution of Desire). Eğer bu seçim erkeklere bırakılsaydı, fırsatçılıkları yüzünden sperm ucuz olduğu için, yüksek testosteron ile -ki bu erkeğin her an sekse hazır olması demek- çok kötü nesiller ortaya çıkardı.

Darwin, Zahavi, Fisher gibi evrimsel-biyologlar; David Buss veya Veblen bu yüzden erkeğin sosyal veya fiziksel göstergelerle kendini beğendirmeye çalıştığını belirtir. Tabii bu kısa ve uzun süreli stratejiler için değişir. Bir çok türde erkekler, diğer erkeklerle savaşır ama amaç ölürmek değildir(çünkü her türde gruplar kaynak toplamak ve iş bölümü önemlidir), sadece gözdağı verilir. Tersi olsaydı çok eşliliğe yatkın olan erkek belli standart üstünde beğendiği her kadını döllemeyi seçerdi ki bu davranışı da eşcinselliğin heteroseksüel ilişkilere yansıması konusunda erkek-erkek ilişkilerin sonsuz çok eşliliğinde tartışmıştık.

Alfa Döller, Beta Öder İlkesi

Basit bir örnek: Sizin erkek olarak değeriniz 6/10 diyelim, 3 aydır da seks yapmadınız. Önünüze 3/10luk da çıksa 7/10luk da çıksa seks için seks yapardınız, böylece genetiğiniz aktarılır. Oysaki 6/10luk kadın ancak 7/10 ve üstünden hamile kalmayı tercih eder. İşte bu hipergamiye ve erkeğin seçim zayıflığına en güzel örnektir.

Şu sorulabilir: “6/10’luk erkek neden 3 aydır seks yapmıyor?” Çünkü 80/20 ilkesince; kadınların %80ini tepedeki %20’ilik dilime giren erkeği kapatmaya çalışır. Eğer en üstteki en iyi %20 erkek arasında değilseniz %70 ya da %50 olmanız kadın gözünde neredeyse aynıdır. Buna alfa döller, beta öder diyoruz. Kadında cinsel çekim oluşturan tepedeki erkekler “kısa süreli” stratejiyle kadınları elde ederken, %80 içindeki kısım tek bir kadına yatırımla, fazla emek vererek elde etmeye çalışır. Yani pazarlık yapar. 1950lerde beta oyunu çalışıyor olsa da cinsel devrim sonrası pek işe yaramadığını görüyoruz, kadınlar cinsel arzu oluşmadan erkekleri daha az tercih eder oldu. Bu yüzden siyah hapa sarılan bir insel ordusu mevcut. Her konuda kadınları suçluyorlar.

Tip ve Oyun Önemlidir

Özetle kadınların kısa süreli ilişkide tek istediği arzuyu yakalamaktır ve bu esnada erdem, gelecek, para, dürüstlük hiçbirini önemsemezler, bunları uzun süreli ilişkide beklerler. Yine kısa süreli ilişkilerde dark-triad pratikleri ve fizik önem kazanırken, uzun süreli ilişkide parametreler değişir. David Buss’ın araştırmalarını çeşitli yazılarımda vermiştim. Hiçbir kadın kısa süreli ilişkide veya arzu hissettiği erkeğin obez, kendine bakmayan, modadan uzak, pis olmasını istemez. Her şeyi değiştiremesek de değiştirebildiğimiz her özelliğimiz için çaba sarf etmemiz gerekir ki arzu eşiğini aşabilelim. Kendi açımdan da bunun nimetlerini spor yapıp fit bir vücuda sahip olduktan sonra görmüştüm, şurada da bilimsel olarak açıklamıştık. Tam bu aşamada oyun da işin içine girer ama tipin oyunu veya oyunun tipi gereksizleştirdiği düşünülmemelidir. (Ref: Rollo Tomassi – Preventive Medicine). Tabii ki zayıf olduğunuzu düşündüğünüz konularda kendinize güçlü bir duvar örmelisiniz ki buradan gelecek tepkilerde yıkılmayın, kendinizle barışık olun. Çünkü kadınlar fiziksel özelliklerinizin zihinsel özelliklerinizle ne kadar uyumlu olduğuyla da ilgilenirler. Burada sinyalleme oyunun da temel kuralıdır. Bir özelliğiniz konusunda aşırı alıngansanız sizi güçsüz olarak kodlayarak elerler.

Erkeği çekici yapan kriterleri doğru öğrenip, tipinizi, statünüzü ve paranızı devamlı iyileştirin derim. Kadının size nasıl yaklaştığını iyi anlayın. Eğer “beni çok iyi anlıyorsun, ben eskiden kötü bir kızdım, kendimi buldum” diye yaklaşıyorsa çekim(attraction-beta öder) tarafındadır, ben kötü bir kızım, becer beni diye yaklaşıyorsa arzu(arousal-alfa döller) tarafındadır. Bence 2sinin ortasında bir yerde fakat arzuya yakın olmak iyidir. Tamamen arzu tarafında olmanız da ilişkinin devamlılığını sağlamaz, ismi üstünde “kısa süreli” ilişkidir.

Tabii kadınların sadece arzuya yenildiği anlaşılmasın: Kadınlar anlık olarak %20e çekim duysa da onları elde tutmayı da ister, bu yüzden idealde “uzun süreli ilişki sağlayan alfaları” ararlar diyebiliriz. Bu da ancak kapasitesi yüksek bir kadın için geçerlidir, düşük veya yanlış strateji güden kadınlarsa güzellik çağlarından sonra “saf arzuyu”, sağlayıcı niteliklerle takaslamaya başlar. Örneğin zengin olması da bir parametre haline gelir. Ancak tepedeki erkekler uzun süreli ilişkiye nadiren yaklaşır. Hatta bu erkeklerin tek talepleri “güzellik” olmayabilir. Kendi kriterleri için gerekli güzelliğe sahip bir kadını diğer faziletleri için tercih edebilirler. Örneğin çok güzel-seksi bir kadındansa 7/10 görsele sahip fakat az ilişki yaşamış, sadık ve zeki bir kadını tercih edebilirler. Kadınların günümüzde sosyal medya etkisiyle değerini daha yüksek sanıyor ve üst seviye erkekleri avlayamadığı için hep “alfa döller” kısmında kalarak mutusz oluyor, yani ancak kısa süreli iliişki alabiliyor fakat bu denklemin başka bir sonucudur.

Aldatan kadın serisinde anlattığım gibi bazen sorunlu kadınlar stratejileri gereği sadece betaları değil, alfa erkekleri de kullanabilir. Çünkü kararsız kalırlar! Örneğin alfa erkeği sadece seks için tercih ederken, güven veya para için sevgilisiyle devam edebilir. Bir çeşit toplama erkek yapar, Frankenstein üretir. Bu durumda alfa erkek de en az beta kadar aldatılmış olur fakat alfa bunu önemsemeyebilir.

Kadın iyi genlerin temel savunucusudur. Çıtasını “erkekler sürünsün” diye değil, daha iyi nesiller ortaya çıksın diye yükseltir. Hipergami ve evrim acımasızdır. Gerekirse psiko-sosyal yönelimlerle bilinçli ya da bilinçsiz başkasının çocuğuna baba olabilirsiniz. Şu an popülasyonun %10’u başkasının çocuğuna bakmaktadır! Rollo Tomassi’e göre de cuckoldry‘nin ta kendisi budur.

Seçim, havyanlar alemi için kolaydır.

İyi gen göstergesi tüyler ya da bir gaga olabilirken, kompleks ve sosyal bir yapıya sahip insanlarda daha zordur. Bu yüzden erkeklerin temsil ettikleri önem kazanır, yani sadece “fiziksel özellikler” yeterli değildir ya da sadece kısa süreli ilişkide etkindir diyebiliriz. 20li yaşların başına kadar görüntü daha ağırlıklı bir parametre olsa da zamanla giderek azalır. Yalnız bu, fiziksel özellikler önemsiz ya da statü daha önemli demek değildir, hepsi birlikte sağlanmalıdır.

Kadın sizinle doğal arzu sebebiyle birlikte olmalı, yararcı olarak örneğin “paranız” veya “eviniz” için birlikte olmamalıdır, bunlar beta öder tarafını temsil eder (Ref: Rollo Tomassi – Preventive Medicine).

80/20 sonucu bilinçsizce erkeklerden şunu çok duyarsınız: Onunla birlikteydim ama başka opsiyonum olmadığı için hatalarına göz yumdum. Yoksa senelerce bir kadın göremezdim. Erkek bazen tek bulabildiğiyle idare etmek zorunda kalır” ki bu tipik bir beta zihin setidir. Bu durum kendini geliştiremeyip, opsiyon yaratamayan erkekleri bekleyen bir trajedidir. Tabii ki erkeğin seçmediği anlaşılmamalıdır, 35-40 aralığında eğer kendini gerçekleştirip maksimum çekicilik noktasına ulaşırsa denklemin dengeleri yavaştan erkeğe doğru kayar. Sonuçta “erkek kendini seçen kadınlar içinden en iyisi seçmekle sorumludur” ki daha iyi nesiller ortaya çıksın. Flynn etkisi ile 10 senede bir iq ortalamamızın 3 puan artması buna güzel bir örnek.

Kimler reddeder?

Hipergami gün ışığı gibi bir gerçektir. Bir şekilde reddediyorsanız, bunun sebebi yeni öğrendiğiniz bir kavrama öfke duymanız ya da kavramları yanlış anlıyor olmanızdan kaynklanıyordur. Benim gözümde `Charles Darwin`’i eleştirip insan Adem-Havva’dan gelmiştirlerle aynı kafa yapısına sahipler. Özellikle cinsel devrim sonrası satılan yalanlardan biri cinsiyetlerin toplumsal formlar olduğu ve biyolojik olmadığı yanılsamasıdır. Bunu detaylıca feminenleşen toplum başlığında anlatmıştık.

Tartışılması gereken hipergaminin olmaması değil, kadının hangi sebeplerle hangi özellikleri seçtiği olmalıdır ki evrim süreci boyunca en çok sorulan sorulardan biridir. Ahlak burada sınırlarımızdır ve çıkış noktası belki de bu yeteneklerin sorumsuzca kullanılmasına bir tepkiydi. (Zahavi – Handikap İlkesi)

Bunlar 3 grupta inceleyebiliriz. Erkekler(2 grup halinde), feminist kadınlar ve biseksüel erkekler.

a) Reddeden Erkekler

Romantik erkekler örnek verilebilir. Bunlar erkeklerin sevilme istediğini kadınların karşılayabileceğini yani kendilerinin “karşılıksız” veya “romantik” sebeplerle sevilebileceğine inanır. Mottoları: “Beni olduğum gibi sevmeyen kadın benimle olmasın” şeklindedir. Evet siz %20’lik kesimdeyseniz bunu söyleyebilirsiniz ama sıfır kas kütlesine sahip, kitap okumayan, kendini geliştirmeyen, düşük sosyal statülü biriyseniz buna hakkınız yoktur. Kadın sizi neden sevsin? Kendiniz gibi olduğunuz için mi?

Erkeklerdeki diğer kesim kadınların evrimi yönlendirdiğini unutan taraftır ve seçileceğini kabul etmez. Onlara göre erkek esas seçendir ve en üsttedir. En iyi erkeğin her kadını seçebileceğini düşünürler. Bu bir yanılsamadır. Gerçek: “Erkeğin kalitesi arttıkça sadece kendini seçen kadınların havuzunun genişlediğidir ve erkek bu havuz içinden tercih edebilir.” Örnek verelim, siz %10’a dahilsiniz, içinde her kategoriden 30 kadın var(Çoğunluğu 5/10 ve 6/10 ve az miktarda 8/10), sizi 20 tanesi seçti, alfa erkek bu 20 içinden birini seçebilir, hatta harem kurabilir. Diğer 10’u (5/10’dan 8/10’a) başka alfa erkeklere aittir. Çünkü bazı kadınlar “serseri rock starlara” bazı kadınlar “takım elbiseli devlet başkanlarına” hayran olacaktır. Yani sizin puanınızın kadından yüksek olması o kadınla birlikte olacağınızı garantilemez.

b) Reddeden Kadınlar

Bu gruba feminist kadınlar girer. Eşitlikçi davranışları ve çoğunlukta fark etmeden çekildikleri maskülen taraf sebebiyle hipergaminin dediği gibi kendilerinden iyi birine arzu duyacaklarını inanmazlar. Çünkü bu feminizme zıttır. Oysaki kadınların genetik olarak yapısında üst erkeği seçme arzusu vardır, garip şekilde doğurganlığı azalan kadınların “beta öder” kısmına geçtiklerinde bu erkeklere eşitlikçi yatırım yaptığını daha çok görürürüz. Rollo Tomassi ne diyor? “Kadınlar betalar için kurallar koyar, alfalar için kuralları yıkar.”

Alfred Adler, İnsan Tanıma Sanatı” isimli kitabında önemli tehlikeden bahseder. Kadınlar yanlış yetiştirilme sebebiyle 2 tarafa savrulur. 1. uç maskülen karakter gösterenler, diğer uç ise aşırı feminen olanlardır. Maskülen uçta olanlar; aşka inanmaz, liderlik yapmaya çalışır ama temelde topluma zıt özellikle sergilerler. 2. uç ise devamlı muhtaçtır, amiyane bir tabirle birine yamanmaya çalışırlar, kendi kişilikleri aşırı geri plandadır. Her 2’si de yanlıştır. İşte buradaki kadınlar 1. gruba girenlerdir. Nasıl olur da bu kadın kendinden üst seviye birine arzu duyabileceğini kabul eder? Hele ki aşırı maskülen karakterdeyse ilişkiye bile inanmayacaktır. Kendi doğasını anlayamayan kadın bu sebeple ilerleyen yaşlarda mutsuz olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Konuyla ilgili değil fakat 2. gruba girenler de size özel bir arzu duymayabilir, yani aşırı muhtaçlık hissi sebebiyle sizden hemen sonra “bağımlı karakter” tavrı göstererek başkasına yamanırlar. Bu da hipergami temellidir ama kadının güçsüzlüğünü de içerir. Bazı kadınlardan duyarsınız: “Tek kalamıyorum!” İşte bu kadınlar tek kalamıyorumun zirve üyeleridir.

c) Reddeden Biseksüller

Son gruba erkek-biseksüeller girer. Normal bir erkek ya da kadın duyar yaparken bu kişiler gerçekten anlayamaz. Çünkü hipergamiyle işleri yoktur. Homoseksüel-erkek ilişkileri tesadüfi olabilir, evrimsel bir bütünlük amacı taşımaz. Bunu ayrıntılı olarak şurada anlatmıştık. Kadınlarla ilişkileri de erken yaşta sosyalleştikleri için kadınlara daha rahat yaklaşırlar. Kadınlarda ise anti-natalizm’e kapılanlar olabiliyor.

Hipergaminin evrimsel temellerine 2. bölümde devam edeceğiz. Unutmayın ki “hipergami acımasızdır!”


1.Bölümün Sonu

2. Bölüm için tıklayınız.


(Makaleyi oylamayı ihtmal etmeyin.)