Ayrılan Kadın Pişman Olur Mu?

Şöyle bir debe entrysi ile paylaştım ki bana danışan çoğu erkeğin de kafasından hep bunlar geçiyor:

  • Ben onu unutamazken, o beni nasıl unutur ki bunu erkeğin ayrılık acısı yazısında anlatmıştık.
  • Kadın ne zaman acı çeker veya üzülür?

Senelerdir anlatmak istediğimi kendi duyguları üstünden müthiş şekilde anlatmış. Erkeğin ve kadının ilişki sonrası hissettikleri aynı değildir. Öncelikle şu iyi anlaşılmalı: “Kadınlar ancak %20’e ulaşmaları halinde alfa döller=Arzu nedeniyle yoğun acı çekebilirken, erkekler tanıştıkları birçok kadında acı çekebilir. Acı yoğunluk aynı olabilir ama “görülme sıklığı ve nedenleri” farklıdır.

Resmen Kırmızı-Hap 101 olmuş. İnceleyelim:

…o zaman benim genç bir kadın olarak talep ettiğim ne varsa şimdi hunharca onu yaşamaları beni biraz sızlatıyor; bunu inkar edemiyorum.

asla mantıklı değil, tam bir saçmalık. ama hissettiğim bu.

Cümleye dikkat “asla mantıklı değil.” Kadınlar her zaman dürtü sonrası duygulanım yaşar ve neden bulur. Farkındaysanız acı çekiyor ama buna neden bulamıyor. Kıskanmasının güçlü evrimsel nedenleri olduğunun farkında değil.

…ama son zamanlarda bana bir haller oldu. kıskanmaya başladım. kıskandığım bir erkek olarak, bir partner olarak o değil. yaşamı, benimleyken olmayanın bensizken pekala da olması.

bu benim için dev itiraftır; onu da belirteyim.

Artık neden bulmakta o kadar bunalmışki bununla mücadele edemeyerek Ekşi-Sözlüğe içini dökmüş, istatistiksel olarak kadınların en fazla bulunduğu meslek gruplarından biri psikolojidir. Bunun nedeni de duygularını anlamlandırma istekleridir. İlgili girdinin 300+ favoriyle ertesi gün debeye girdiğini hatırlatırım, bu şu demek: Birçok kadın benzer hissetmiş.

Kadın Neden Kıskanır?

Kıskançık yazımda anlatmıştım ki şurada da bilimsel bir makalesi mevcut. Kadınlar uzun ilişkileri bittikten sonra erkeğin başka birine yatırım yapmasını kıskanırken; erkekler o kadının diğer erkeklerle cinsel ilişki yaşamasını kıskanır.

Bu ilişkinin bitme sebebi alfa döllerin bulunduğu arzu tarafının ölmüş olması ve ardından beta öderi temsil eden “sağlayıcılıktan” bir başkasının yararlanmasıdır. Peki arzu neden öldü?

  • Arzu azalmış, bunun yanında sağlayıcılık da verilmemiş. Korku oyunu eksikmiş.
  • Sıradanlık ve kadının savunulma, güven, ebeveyn yatırımı gibi arketip hayallerinin yaşanmaması… Bunun yerine komple mesleğe yönelme ilişkilerini zayıflatmış.
  • Yazıda belirtildiği gibi aşırı güven. Neden? Çünkü hayal gücünü ve kaygıyı öldürür.

Devamlı kongre kongre gezdikleri anlatılmış örneğin. KH’da devamlı kadınların rekabete dayalı stres gerektiren meslek gruplarını seçmemesinden bahsedilir, bu kadın için daha önemli olan oksitosini azaltır. Bunun yerine çocuğuna yatırım yapması daha önemlidir. Kadın merkezci düzenin maksimum olduğu kuzey ülkelerinde kadınların hala mühendislik, sağlık, teknoloji gibi alanlara bilinçli olarak yönelmediklerini görüyoruz. Eşit şartlar oluştuğunda kadınlar rekabet etmek yerine “eşitlikçi, paylaşımcı” yaşamı tercih ederler. [İleri okuma: Feminizm]

 

Arzu-Sağlayıcılık-Kıskançlık Üçgeni

Uzun süreli bir ilişkinin sürmesi kısa süreli alfa döller stratejisiyle birlikte bir miktar beta öder sağlayıcılık misyonunu da gerektirir. İlişki arzu bitmesiyle bitmiş, muhtemelen beta öder tarafı ilişkiyi kurtaramamış ki zaten adam kadına sağlayıcılık da yapmıyormuş. Aslında hipergaminin her 2 ucu da eksikmiş fakat erkeğin kısa sürede toparlanması, başka kadınlara yatırım yapması; kadının bilinçaltında ilk arzu dönemini canlandırmış ve o dönemki arzuyu keşke tekrardan bana duysaydı diye düşünmüş.

Öyleki burada saf bir arzu (genuine desire) olsaydı bu adam itin teki de olsa ilişki biraz daha devam ederdi ve kadının söylendiği konu bu olmazdı. Mesela şöyle derdi: “Narsist, karaktersiz adamın tekiydi, bana hep kötü davrandı.” Bu tarz kara-üçlemenin de sonuçları kötü olabiliyor. Örneğin etik davranmadığı için sonradan suçlu hissediyor, oysa ki adam gayet işinde gücündeymiş, cinsel pazar değeri devam artmış ve evlilik sonrası zirveye çıkmış, bu yüzden boşanmasına rağmen geçmişini umursamadan keyfine bakmış.

 

Kadın Ne Zaman Acı Çeker?

Kadın sizin acı çekmediğinizde, kendi çerçevinizi elinize aldığınızda, başka kadınları etkileyebildiğinizde, ona hayır diyerek, sizin çerçevenize uymadığı için hayatınızdan atabildiğinizde acı çeker ve bunun olmaması için sizden önce davranıp, sizi kıskandırır. Çünkü duygusal olarak stabil hissetmeye ve “sağlayıcılık” özeliklerinizin başka birine aktarılmadığını görmeye ihtiyacı vardır! [referans]

Rollo buna “hayal gücünü canlandırmak” diyor. Demek ki ayrıldığınız zaman “ona yalvarıp, geri dön diye ağlamak yerine kendi maskülen misyonunuza devam edip, kendi üreme stratejilerinizi uyguladığınızda kadındaki arzu tekrardan uyanabiliyor. Demek ki arzuyla pazarlık yapmak yerine bu kadının itirafında da görüldüğü gibi “başka kadınlarla hayatınıza devam etmeniz gerekiyor.” Yani poligamik doğanızınız sunduğu “unlimited acesss to unlimited sexuallity” dürtüsyle hem iyi hissedebiliyor hem de eski sevgilinize/eşinizin canını sıkabiliyorsunuz.

Yalnız burada zenginlik göstergeleri önemli, sadece kadınlarla birlikte olmamış, o kadınlarla keyif çatmış ve bunları göstermiş. Çünkü kadının beklentisi “arzuyla birlikte ona kaynaklarınızı sonuna kadar açmanızdır.” İşte kadın bunun kaybına dayanamıyor! Bu yüzden para eq.’dır, sostur. Tek başına arzu nesnesi değildir. Doğru bir oyuna, maskülen hedeflere ve tabii ki tipe sahipseniz ölümcül derecede güçlü olur. 

 

Aşırı Güven İlişkilerin Katilidir.

Kadın merkezli düzende erkeğe devamlı: “kadını kızdırma, güven ver, onu rahat ettir” öğütleniyor. Oysaki bu hayal gücünü öldürür. Tek çözümü de korku oyunudur diyebiliriz. Podcastte ayrıntılı anlattım ama kabaca başka kadınların hala size ilgi duyduğunu o kadın bilmelidir. Mesela üstte itirafta bunun da olmadığını görüyoruz.

Günümüzde ilişki dinamiklerine baktığımızda çerçevenin genelde kadında olduğunu görüyoruz ve bu yüzden hem size kurallar koyuyor hem de devamlı onu kıskanan taraf siz oluyorsunuz. İşte bu da size oynanan korku oyunudur ve ancak çerçeve sizdeyse korku oyununu kontrol edebilirsiniz.

 

İlişkileri Neden Zamanla Kötüye Gitti?

Şuradaki çalışmaya göre ilişki içinde aşırı güven nedeniyle testosteron azalır, oksitosin artar. Başta olumlu etki yapsa da erkeğin rekabetçi özelliğini kaybetmesine ve sıradanlaşmasına neden olur. Zamanla erkek daha bağımlı hale gelir, sağlayıcılık tarafına daha çok savrulur, seks azalır, ilişki biter.

İlişki sonrasındaysa durum tersine döner ve testosteron artarken, oksitosin azalır. Bedeniniz size moleküler düzeyde şu sinyali gönderiyor: “Senin üreme problemin tekrardan gündemde, kendine gel ve yeni birilerini bul!”

Bu yüzden erkek tekrardan uzun ilişki hormonal döngüsüne girene kadar arzu yaratır ve sonuçta ayrıldığı kadın tekrardan kıskanmış. Arkadaş da herhangi bir kadına bağlanmadığı için hayatın keyfini kadınlarla çıkarır olmuş. Her erkeğin böyle dönemden geçmesi ve hislerini iyi anlaması lazım ve uzun süreli ilişkide dahi aynı prensiplerini koruması, aşırı beta öder tarafa neden gitmemesi gerektiğini içselleştirmesi lazım.

Modern erkek ne yapıyor? Depresif şarkılar dinliyor, stalk yapıyor, ona dönmeye çalışıp, bütün yolları iyice kapatıp aşırı stres ve düşük serotoninle moleküler düzeyde olanları terse çeviriyor. Aslında en büyük rakibiniz kendiniz, o kadın değil! Bu yüzden ayrıldıktan sonra spor yapın, stalk yapmayın diyoruz.

Sonuçlar

İşte üstteki evliliğin bitme sebebi, kadının kıskanma sebebi özetle budur. Bence o erkek açısından bir başarı hikayesi. Keşke kendisini bulup podcast yayınlarına alabilseydik. Belki hala mavi haplı hayalleri vardır ama araçları ve hayatını yönlendirmesi tam anlamıyla kırmızı-hap stratejisiyle gerçekleşmiş.

Rollo’da bunu söylüyor, kırmızı hap normal olarak erkekte olması gereken duygu ve ruh halidir ve her erkeğin içinde “yaramaz, kötü çocuk vardır.” Maalesef feminen düzen bize onu şartlandırmalarla törpülememizi sağladı.

Oysaki doğasını yaşayan erkek işte böyle kendini buluyor.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

4.6 37 votes
Makaleyi puanlamayı unutmayın.
Subscribe
Bildir
guest
19 Yorumlar
Inline Feedbacks
View all comments
Ersin
Ziyaretçi
Ersin
5 Mart 2021 05:44

Okudukca ve anladikca kendimi ve gelecegimi guvende hissediyorum

ismiboşver
Ziyaretçi
ismiboşver
7 Mart 2021 03:44

Hocam öncelikle makale için teşekkür ederim , ben yaklaşık 50 gün önce 3 aylık kız arkadaşımdan ayrıldım , o zamanlar red pill falan bilmiyordum. Ayrılma sebebim ben açıkcası kendimi sürekli geliştirmeyi seven biriyim fakat onunlayken haftanın 5 günü cinsellik yaşıyorduk ve cinsellik yaşadığım günlerde kendimi geliştiremiyordum.İlk ay cinsellik olmasa da… Read more »

Fenrir
Ziyaretçi
Fenrir
15 Mart 2021 18:26

Hocam bir de “çerçeve” yi tam olarak pratikte de işimize yarayacak şekilde tanımlar mısınız?

Eugen
Ziyaretçi
Eugen
28 Mart 2021 20:08

2.5 yıllık ilişkim 5 ay önce bitti kız beni her yerden engelledi sonrasında açtı engeli tabi ben bişey yazmadım(no contact) ancak daha sonra bunun kıskandığı bir kızla hikaye atınca tekrar engelledi. Acaba belli yaş üstünde bu sizin bahsettiğiniz olay ise yaramıyor olabilir mi?

wow
Ziyaretçi
wow
1 Nisan 2021 01:46

Bir süredir ayrılık acısı çekiyordum. Şuan her şeyi unuttum sadece senin yazılarını neden daha önce göremedim diye üzülüyorum. Yaptığın işi çok takdir ettim lütfen devam et . (͠≖ ͜ʖ͠≖)👌