İçeriğe geç
Ana Sayfa » Anneme Benzemek İstemiyorum Kadınları

Anneme Benzemek İstemiyorum Kadınları

    Anneme Benzemek İstemiyorum Kadınları

    Anneme benzemek istemiyorum kadınları tipiktir. Çevremde veya birlikte olduğum kadınlarda sıkça duyduğum bir konudur bu. Şöyle derler :”Ona benzemek istemiyorum!” fakat nasıl oluyorsa hepsi de annesine benzer ve  sorunlu olmamaları mucizedir. Aslında baktığınızda bunu Alfred Adler, Sigmund Freud hatta Otto F. Kernberg çok güzel özetler. Kişilik çocukla oluşmaya başladığı için ilerleyen zamanlarda profesyonel bir tedavi almazsanız anneniniz kopyası olursunuz.

    Sorunlu Kadınlar ve Toplum

    Alfred Adler’e göre karakteri sorunlu kadınların temel sorunu annesidir. Bu kadınlar her ne kadar istemeseler de annelerine benzerler. Varsayalım narsist bir anneniz var siz de narsist veya borderline olursunuz. Karakterin genetikten çok anneden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Başka bir deyişle kişiliğiniz  psiko-sosyal nedenlerle oluşur. Kadını baştan tanımak önemlidir.

    Örneğin Alfred Adler bir hikayede şunu anlatır: 36 yaşında bir kadın kötü ailevi yaşamı sebebiyle sinir rahatsızlığıyla kendisine gelir. Genel olarak huysuz, mutsuz bir kadındır. Ailevi yaşamı araştırıldığında annesinin oldukça kavgacı, işlerini bağırarak, şiddetle gören, dominant, kuralcı ve çok acımasız bir kadın olduğu fark edilir. kızını devamlı iğnelemektedir ve temizlik hastasıdır.

    Ailenin Önemi

    Kızının yaptıklarını asla yeterli bulmamaktadır. Kızına devamlı destek olan babasının da etkisiyle kızı annesine düşman olur, zamanla erkek kardeşte çıkan bir kalp kapakçığı sorunu sebebiyle annesinin sevgisi iyice kardeşine kaymış ve sonuçta kız sinirsel hastalığa yakalanmış, ardından kendini dine vermiş, hatta çeşitli obsesyonlar geliştirmiş. Örneğin gök gürültüsünün salt kötü kalbinden kaynaklandığını ve birgün kendisini öldüreceğini düşünmüş.

    Bu şartlarda büyüyen kadın ergenlik sonrası çok sivri dilli, uyumsuz biri olmuş çıkmıştır. 26 yaşına kadar kimseyle uyum sağlayamamış. annesine karşı verdiği mücadele kavgacı bir insan olmasına yol açmış. Bununla birlikte kazandığı maskülen tavırla devamlı başarı peşinde koşmuş durmuştur. (Adlere göre dışarı dönüklük, başarı hırsı, azim, liderlik maskülen özelliklerdir. )

    Ardından kadın biriyle evlenmeyi başarır. Onun da babası gibi pısırık biri olduğunu düşünmüş fakat adam tam tersi oldukça maskülen tavırda çıkar. Mücadeleyi, hırsı seven, hatta bir erkeğin beklediği; sevecenlik, temizlik, uyum konularında istediğini vermediğinde homurdanır ve evde huzursuzluk olur. Burada kadın bu konuları sevmediğini belirtiyor ki zaten feminen özellikler göstermediğini de itiraf ediyor.

    Temizlikten, ilgiden kaçarak, devamlı kocasıyla kavga edip durmaktadır, hatta kocasına böyle taleplere hakkı olmadığını belirtir. Burası önemli: kadın bunları gerçekten yapmak istemediği için değil, aslında hala annesine tepki olarak gerçekleştiriyor ve hep “hükmeden” olmak istiyor, çünkü kendi aile yapısı da buna benzemektedir. Yani annesinin bu tavrı ve çarpık büyüme tarzı kadına “maskülen” özellikler kazandırarak feminenlikten uzaklaştırmış durumda. Adam da hiç umursamadan aynı isteklerine devam eder. Sonuçta çocukları oluyor ama huzursuzluk bitmiyor.

    Sonunda ise kadın, büyük bir çaresizlik içinde kalır. Geri dönemez çünkü annesi söylenecek, kendi işi-gücü olmadığı için tek yaşayamaz ve boşandığı anda kibri kırılacak, en azından savaştığı bir şey olan “kocası da” ortadan kalkacaktır.

    Kadının Anneye Benzemesi

    Sonuçta aniden değişerek ev işlerine yönelir, bu sefer de temizlik hastası olur. Öyle güçlü bir obsesif kompulsif hale gelir ki biri sildiğine dokunduğunda tekrardan siler. Dikkat edin “aynı annesi gibi temizlik hastası bir kadına dönüşüyor.”

    Adler bunu bir tepki olarak yaptığını açıklar. Evi o kadar temizleyerek bir çeşit ters tepki oluştururlar ve bu işi yapmayan kadınları küçümserler, bilinçdışı hedefleri ise evi temizleyerek havaya uçurmaktır.

    Burada önemli nokta ise kadın-erkek rolü hakkındadır. Kadınlar anneleri tarafından doğru yetiştirilmelidir. Kadın kendini değersiz hissetmemeli ve yaşamla barışmalıdır. Özellikle karşısındaki erkek de benzer formatta ise anlayışsız ise işler iyice çözümsüzleşir.

    Sonuçlar

    Tabii hikayede de gördüğümüz gibi burada baş kahraman en başta kötü giden evlilikleri yüzünden kocası gibi görünse de aslında annesidir. Yani çocukluk dönemidir. Ev işlerini aşağılayıcı bulması yine feminizm değil, annesinin kendisini aşağılayıcı şekilde yetiştirmesi sebebiyledir.

    Özetle Adler durumu şöyle özetler: “Kadındaki doğru gelişim süreci aile ve doğru eğitim(aile ve okul) ile sağlanmalıdır.” Kadınlara doğru davranış paternleri ve eşitlik saygıdan değil, sosyal yaşamamızı mahvettiği için ve toplum huzuru uygulanmalıdır.” Yoksa ortaya ya maskülen uçta hiç bir şeye inanmayan kadınlar ya da aşırı feminen uçta bir şey başaramayan, beceriksiz kadınlar çıkar.

    Böyle bir kadını sizin düzeltmeniz mümkün değil, ailevi hasarları olan ve sonraki eğitim hayatında bunun sürdüğü kadınlarla ilişkinizin sonunda muhtemelen aldatılırsınız. Hastalıklı biriyle doğru ilişki yaşanmaz. Bu kadınlar genellikle toksik oldukları için sizinle en baştan şatafatlı bir bağ kurabilirler ama zamanla geriye dönüşler yaşayarak sizi mutsuz edeceklerdir. Çocukluk ve yetiştiriliş paternleri doğru bir psikolojik tedavi almadan değişmez. Heleki Kernberg kitabında net bir ifade kullanılır: “Sorunlu kadınları(genellikle borderline) hayata uyumlu hale getirmek için tedavi edebiliriz ama asla sizin anladığınız anlamda iyi birer aşık olamazlar!” Özetle anneme benzemek istemiyorum kadınları sonunda anneye benzer.

    Ataerkillik mi? Iyyy o da nedir?

    Özellikle çarpık feminist akımın ortaya çıkmasında ki en büyük sebep bence budur. Şöyle garip bir döngü mevcut. Aile kadını kötü yetiştiriyor, düzelme için 2. Şansı olan okulda da “mücadeleye ve hırsa yönelik” erkeksi bir eğitim alıyor, burada da maskülen nitelikler kazanıyor, üstüne bir de bastırılmışlık gelince o kadının kişiliğini kurtarmak mümkün olmuyor ve 1950’lerden sonra yükselen bir akım olan feminizm ve ataerkil davranışı kötüleme günbegün artıyor. Bu öyle bir propagandaya dönüşüyor ki 2. ve 3. Akıma ve sonunda, esas amacından şaşan bir konuma devriliyor. Evriliyor diyemiyorum, çünkü buırada olan tek sonuç devrilmedir.

     (Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin)

    İleri Okumalar İçin:

    • Alfred Adler – İnsan Tanıma Sanatı, Cem Yayınevi
    • Sigmund Freud – Nevrozların Genel Kuramı, Cem Yayınevi          
    • Otto F. Kernberg – Aşk İlişkileri, Ayrıntı Yayınları
    4.6 48 votes
    Makaleyi puanlamayı unutmayın.
    Subscribe
    Bildir
    guest

    15 Yorumlar
    Inline Feedbacks
    View all comments
    Özlem
    Ziyaretçi
    Özlem
    2020-07-03 8:59 PM

    Hakli oldugunuz noktalar olsa da, sürekli terkedilmis veya mutlu olamamis erkekleri teselli etme cabasinda oldugunuzu düsünüyorum. Eger konuya hem kadin hem erkek tarafindan yaklasmayi basarabilirseniz daha cözüm odakli yazilarini okuma imkanimiz olur. Iliskideki tüm sorulari kadin tarafina yüklemek fazla bencilce.

    Mert
    Ziyaretçi
    Mert
    2021-10-14 2:20 AM
    Reply to  Özlem

    Özlem hanım size katılmıyorum çünkü bir kadın annesine benzer doğanın kanunu bu o yüzden tüm anneler dikkat etmelidir çocuk yetiştirmeye. Biz de bir erkek olarak böyle sorunlu ailenin kızlarıyla uğraşmak istemiyoruz ki uğraşmıyoruz zaten. Her erkek zihinsel olarak güçlü olamıyor. O yüzden ben bir erkek olarak her zaman erkeklerin yanındayım.… Read more »

    horoz
    Ziyaretçi
    horoz
    2022-03-15 7:27 PM
    Reply to  Özlem

    Bak şöyle yapalım özlem, önce zihnini steril olmayan bir kavanoza koyuyor -ki bu step önemli atlama lütfen- ardından 12 saat fermantasyona bırakıyorsun. Süre sonunda kapağı açarak gazını alıyor ve yaklaşık 72 saat, mümkünse gözlerini dahi kırpmadan bu tabloyu seyrediyorsun. Ve bingo! Nirvana. Senin için mümkün olmadığını düşünsem de keyfini çıkar… Read more »

    Kadir
    Ziyaretçi
    Kadir
    2022-02-14 9:18 PM

    Dostum bu konunun erkek versiyonu hakkındaki düşüncelerini de okumak isterim. Narsist bir anneye ve babaya sahip bir erkek ileride ne gibi zorluklar yaşayabilir, kişilik paterni nasıl gelişir, neden o şekilde gelişir ve bunu kişi kendisi nasıl düzeltebilir gibi konular çok açıklayıcı olacaktır diye düşünüyorum.

    abx
    Ziyaretçi
    abx
    2022-10-16 11:00 PM

    Benim eski sevgilim başka kadınlara baktigim için bu sozu söylemişti. Babası zamanında annesini aldatmış. Karanliböyle böyle bir tabloda kadın bunu evliliğe nasıl yansıtırdı?

    15
    0
    Would love your thoughts, please commentx