Aldatan Kadın – Bölüm 2

Aldatan Kadın – Bölüm 2

Aldatan kadın serisinin önceki bölümünde kadınların neden aldattığına girimiştik. Okumayanlar için: 1. Bölüm

Türkiye’de olmaz denen birçok şeyi yaşadım ama diğer kutupta bir çok erkek de güçlü olmanın ne demek olduğunu bilmiyor ve olaylara duygusal yaklaşıyor. Bu kadınların da kocaları/sevgilileri şüphelenmiştir ama sonrasında dokunduramamıştır. Tipik bir savunma mekanizması olarak “benim karım yapmaz” demiştir. Kadının tepkilerini doğru kontrol edememiş, aldatılmadığını sanmıştır, daha kötüsü görmezden gelmiştir. 

Bir ilişkide erkeğe daha fazla yük düşer. Kadının her hareketini kontrol etmek zorunda değilsiniz ama kendinizi devamlı geliştirmek ve temel ilişki durumunu kontrol etmek zorundasınız. Örneğin seks sıklığı, hatta bu seksin reglin hangi periyodunda gerçekleştiği önemli.

 

Bazı Sadakatsızlık Verileri

“Erkek ve kadınların sadakatsızlığıyla ilgili istatistiksel bir çalışma yapılmış ve ilginç sonuçlar ortaya çıkmış. Erkeklerin seks fantezilerinin partnerlerini aldatmalarıyla ilgili olmadığı görülmüş. Yani sadık erkeklerin %54 başka bir kadını hayal ederken, sadık olmayan erkeklerin %55’i başka bir kadını hayal ediyor. Oranlar birbirine çok yakın. Kadınlarda durum daha enteresan. Sadık kadınların %30’u başka bir erkeğe odaklanırken, sadık olmayan kadınlarda bu oran %53’e çıkıyor. Bu nedenselliğini açıklayamasa da sadakatsızlığın kadınlarda oranı arttırdığı üstüne net bir kanıttır (David Buss – The Evolution Of Desire)”. Şöyle de yorumlayabiliriz: Erkek sadık olsun ya da olmasın ekstra kadın hayalini kurar, bunun da temel sebebi nörolojik açıdan testosteron hormonu, evrimsel açıdansa genlerini yayma isteğidir ama kadınlar sadece sadakatsızca aldatma meyilli olur ki bu durum bize hipergamiyi kanıtlar. Yani daha iyi bir aday yoksa kadın aldatmaz. Demek ki biz de erkek olarak önlemimizi buna gore almalıyız.

Şunu unutmayın: bir erkek sevmese bile o kadını elinde tutmak isterken, bir kadın sevmediğinde hiç bir şekilde “etik” sebep beslemez. Kadının duyguları her zaman kendi “iyiliğine” bağımlıdır. Duygusal olarak kötü hissediyorsa, size tutku duymuyorsa aldatılırsınız. Özür dilerse de minnetten diler veya sizden hala bir alacağı vardır. Şöyle diyebiliriz:


“Kadınlar, sizden ancak bir şey bekliyorsa iyi kalpli alacaklılardır.”


 

Kısa Bir Hikaye

Geçmişte tanıştığım bir kadın vardı. Sevgilisinden ayrılmıştı fakat kızın geçmişte unutamadığı bir sevgilisi de var, hep onu sayıklıyor, hatta bu adamdan kurtulmak için gidip 21 gün Tibette özel bir yoga programına katılmış. Hatta öyle bir travma ki eşcinsel eğilim geliştirmiş, bana şöyle anlattı:

“Neden bilmiyorum, kız çok güzel göründü gözüme öpüştük, sonra da seviştik.”

Neyse… Son sevgilisi kadına geri dönmek istiyor, kadın olmaz diyor haliyle. Baya kavga ediyorlar, kadın yolda bu adam beni rahatsız ediyor diye bir de şikayet ediyor. (Bkz: utandırma taktikleri) Karakolluk oluyorlar. Düşün ki kadın bu kadar istemiyor adamı. Kısa süre sonra tekrardan konışuyorlar, adam iyice saplantı geliştirmiş ve kıza ev tutuyor. Sizce kız ne yapıyor? Kabul ediyor! Bana söylediği şuydu: “Ne yapayım daha iyi bir aday yok, param da yok, en azından iyi yaşarım.” Bu hikayede tutku adına bir şey var mı sizce?

 

Ayrılma ve Geri Dönüşler Üstüne

Erkek en fazla sekse ulaşamadığı için kötü niyetlidir ama maddi bir menfaat gütmez. Kadının ise romantik amaçlarla dönme ihtimali erkeğe göre çok çok düşüktür. “Kadın çıkarcı, erkek fırsatçıdır” yazısında bahsettiğim gibi sizden fayda sağlamak için örneğin sadece zenginsiniz diye veya yakışıklısınız diye size geri dönebilirler çünkü bu, onların iyiliği içindir. İlk durumda çocuğuna ve kendisine iyi şartlar sağlamış, ikinci durumda ise ona iyi genler vermiş olursunuz. Aranızda ne geçerse geçsin kadının menfaati olduğu sürece gururunu ve söylediklerini yok sayacaktır.

“Kocamı arzulamıyorum veya ıslanmıyorum” diyen bir kadın olduğunda “arzunun ne kadar değerli ve zor bulunur” olduğunu görebiliyorsunuz. “Kocamla ıslanmıyorum” demek; o evlilik/ilişki çoktan bitmiş olduğunu gösterir. O andan itibaren en sevimli senaryoda karınızı bir başkasıyla paylaşıyorsunuz… Tanıştığım evli bir kadından şunu duymuşluğum var: “Seninle yaşama şansım olsaydı, kocamdan hemen ayrılırdım.” Bunu aklınız alıyor mu? Kocasıyla beraber olmasının tek nedeni, kadına yuva vermesi, kadının çalışmak zorunda kalmaması. Aptal bir erkek burada kendini özel sanar, oysaki sadece o kadının yaşam şartlarından memnun değil. Siz olmasanız, benzer bir başkasına bunları söyleyecektir.

Tabii ki bütün kadınlar böyle değil ama siz yine de farkında olun! Yine bir kadının size sadece tutku duyarken güvenebileceğinizi iyi kavrayın. Çünkü geçmişte yaptıklarınızın hiçbir faydası olmayacaktır.

 

Bundan kurtulmak için ne yapmak lazım?

Unutmayın ki kadın bunu tek yapmıyor! Bir erkekle yapıyor, peki siz hangi erkeksiniz? Önceden üçgen anolojisinden bahsetmiştim, bunu biraz daha açıklayalım, alttaki şekilde gördüğünüz gibi 3 farklı köşede taraflar var ve kadın-aldattığı eşi mesafesi en uzunken, kadın-sevgilisi mesafesi oldukça kısa; hipotenüs ise 2 erkek arasındaki uzunluktan ibaret. Burada yakınlık arttıkça ilişki seviyesinin arttığını görüyorsunuz. Bu bağlantı ancak kadın bir tarafı tercih ederse doğruya dönüşüyor.

Şekil: Üçgen anolojisi

“Robin Baker” kitabında mali durumu iyi olan ailelerin tek çocuğu varsa çok daha başarılı olduğundan bahseder. Bu başarıdaki en büyük sebebin çocuğun kendini geliştirmesi şansının yüksek olması ve zengin olmasıdır. Daha fazla kaynağa ve eğitime sahip olan genç yüksek özgüven geliştirir.

Haliyle böyle bir erkek daha fazla kadına ulaşabilir, daha fazla kadını tanır ve kazık yemez. İlişki potansiyeli taşımayacak, seni kötü duruma düşürecek rezalet kadınları ayırt etmeyi öğrenir, baştan elemiş olursun. Tabii ki daha fazla tercih edilir ve birlikte olduğu kadın da bu sebeplerden dolayı sana bağlı olur. Kısacası alfa erkek, otomatik olarak kendi çocuklarına sahip olduğu gibi, uydu erkeklere de donör sağlar, yani spermlerini sadece karısı değil başka kadınlarla taşımış olur ve evrim ilerler. Kısacası kaliteli erkekler kendi çocuklarına sahip olmasalar bile birçok çocuğun da babası olurlar.

Bu bölümü bitirmeden önce içinizi rahalatayım. Sadakatsız kadınların oranı başka bir erkeği %54 oranında düşünebilir ama erkeklerin ortalama %10’u başkasının çocuğuna babalık yapar.

Bazen erkekler bana ayrıldıkları sevgilileri üstüne mesaj atıp, “beni aldatmış mıdır?” gibi senaryolar soruyor. Onlara bu yazıyı okumalarını öneriyorum. Genetiğinizi soru işareti duymadığınız bir kadınla birlikte hala olarak aktarabilirsiniz.

 

Kısaca;

  • Baştan sorunlu kadınları elemekten,
  • Kaliteli bir erkek olmaktan,
  • Arkanıza bakmamaktan ve geçmişe takılmamaktan geçer. Geçmişe takılıp kalmanın hem bugünüze hem yarınınıza nasıl zarar verdiği üstüne yakında bir podcast olacak (Ekşi Şeyler’de yayınlanan uzun makalesini şuradan okuyabilirsiniz: ” Geçmişe takılıp kalmak kötüdür“.)

Cevaplardansa doğru soruyu sormanız daha önemli. Düşük aldatılma ihtimaliniz içinde kısa çöpü kim çekecek? Siz mi? O mu?


2.Bölümün Sonu

3. Bölüm için tıklayın: Aldatan Kadın Bölüm-3


(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

 
4.9 10 votes
Makaleyi puanlayın.

Karanlikruya

Sitenin psikolojik delisi.

Subscribe
Bildir
guest
7 Yorum
Most Voted
Newest Oldest
Inline Feedbacks
View all comments
benlark
Ziyaretçi
benlark
1 Mayıs 2020 22:38

baya iyi yazı…özellikle geçmişinde aldatma bulunan kişi o tadı aldıkça karşısındakini aptal yerine koymaktan geri duramaz…

Aurelius
Ziyaretçi
Aurelius
1 Mayıs 2020 12:28

Teşekkürler

Hey
Ziyaretçi
Hey
1 Mayıs 2020 17:59

Kaliteli bir erkek nasıl olunur?

Tamam
Ziyaretçi
Tamam
13 Mayıs 2020 00:03

Yazılarınizi çok kaliteli ve güzel ifade edilmiş,elinize sağlık
Eş seçimini nasıl ve hangi kriterlere göre yapmamız gerektiği, hangi tür kadınlardan uzak durmamiz gerektiği yönünde bir yazınız var mı

7
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x