Ana Sayfa » Arşiv Ağustos 2021

Ağustos 2021

Geçmiş İlişkilerden Öğrenilmesi Gerekenler

Her erkeğin geçmişte yediği bir kazık vardır. Özellikle ilk defa uzun süreli ilişki yaşayan erkekler bunu çok acı şekilde öğrenir ve işin başında “asla terk edilmeyeceklerine” veya “kadını kontrol edebileceklerine, istedikleri zaman ilişkiden çıkabileceklerine” inanırlar. Çünkü kadın, o erkeği güçlü olarak kodlamıştır. Bazıları ilgisiz ve kötü davranır, bazıları zayıf çerçeveli ve bağımlıdır.

Erkeğin bir kadına bağlılığında süre en önemli etkendir. Yanlış kadını başta eleyemezseniz bağlanırsınız.

Geçmiş ilişkilerden öğrenilmesi gerekenler konusuna ayrıntılarıyla bakalım:

Biten ilişkilerinizden sorular çıkartmalı ve ilki de “neden bitti?” olmalıdır. Suç yüksek miktarı kadında bile olsa bu, suçsuz olduğunuzu göstermez. Belki de kadını öyle davranmaya siz itmişsinizdir?

Her durumda sorumlunun siz olduğunu hatırlayın, çünkü kadınlar hatalarınızı kullanacaktır. Sizi aldattıysa sebep ona göre sizsinizdir, çünkü tavırlarınız, ilgisizliğiniz, cinsel yetersizliğiniz vs. onu itmiştir, onun ruhunu anlamamışsınızdır filan. En azından kadın buna inanacaktır. İlk öğrenmeniz gereken ne olursa olsun asla “zayıflık” göstermemektir. Siz ne kadar az zayıflık gösterirseniz, bahaneleri o kadar komikleşir, sağlam temelleri olmaz ve çabuk atlatırsınız.

Onun farklı olduğunu düşünmüştüm, bana aylarca güven verdi, farklı olduğunu söyledi. Ben de güvendim, kırmızı hap lenslerimi çıkarttım! 3 ay sonunda biz birbirimiz için uygun değiliz, bahanesiyle terk edildim.

Kadının niteliklerini sorduğumda:

Boşandığını, 30+ yaş üstünde olduğunu, büyük dövmelere sahip feminist bir kadın olduğunu belirtti.

Bunu okurken belki “oha adama bak, kırmızı alarmları görmemiş” diyebilirsiniz. Bu arkadaş da demiş ama kadının cinsel gücüne ve güzelliğine hayır diyememiş. Üstüne de kadının güven verici tavırlarına teslim olmuş. Kadın da arzuya teslim olmuş (ki bu nitelikler dürtüsel bir kadın olduğunu gösteriyor) fakat ondan daha çabuk şekilde uyanış gerçekleşmiş, olayı adamı aşabileceği şekilde rasyonelize etmiş ve atlatmış, erkekse 1 sene boyunda kurtulamamış.

Erkeğin en büyük gücü “nedensel” düşünmektir. Bu elinizden gittiği anda çerçeve kadına geçer. Güzelliğe teslim olarak uzun süreli ilişki yaşamaya çalışmak “dürtüsel” davranmaktır. Üstteki arkadaş şöyle düşünmeliydi:

“Güzel bir kadın ama istediğim niteliklere sahip değil, kendimi kaptırırsam ileride boşu boşuna ilişki süresinden daha uzun bir süreyi ruh eşi saplantısı sendromuyla geçirmek zorunda kalırım ve bir erkek olarak böyle bir lüksüm yok. Çünkü kaybettiğim sürede birçok kadına ulaşımım, iş, spor, eğitim hayatım aksar.”

Acı çekip de yalnız kalmayı mı, yoksa acı çekmeden yalnız kalmayı mı tercih ederdiniz? Eğer baştan elerseniz, onu “güzel bir kadınla skor yaptım” diye hatırlarsınız. Uzatırsanız, “ruh eşim benim, asla onun gibisi olmayacak” diye hatıırlarsınız.

Pua tekniklerinde temel bir kuralı hatırlatayım: “Kadınla tanışırken onun güzelliğini yok sayın!” Erkeğin çok fazla silahı var. Örneğin konuşması, tavırları, özgüveni, zekası, statüsü. Kadının neyi var? Ağırlıklı olarak “güzelliği ve cinselliği.” Düşünsenize Twitch’de gecelikle yatan kadını sabaha kadar izleyen binlerce kişi var.

Erkeğin tipi de önemli sorun şu ki kadınlar bunu değerlendirmede başarısız. Nedenleri tartışılır fakat sosyal eşleşmelerden kadınların erkeklerin sadece %4.5’unun fiziğini çekici bulduğunu biliyoruz. Erkeklerdeyse bu oran çok homojen bir dağılım gösteriyor. 4/10luk kadını bile çekici bulabiliyoruz. Özetle silahımız fiziksel nitelikler değil. Neyse…

Erkeğin geçmişi atlattığına en büyük kanıt seks sonrasında bunu skor olarak görüp iyi hissetmesidir. Bu evrimsel bir gerçektir. Erkeğin temel misyonu çok kadına ulaşmak, kadının temel misyonu en iyiyi seçmektir ve bu yüzden cinsel stratejilerimiz çelişir.

Belki seviştiği en güzel kadın değildir, geçmişteki sevgilisinin yanında baya düşük puanlıdır fakat iyi hisseder. İyi hissetmiyorsa bu hala geçmişi atlamadığını gösterir. Şu prensibi hep hatırlayın: Erkek için 1, 0’dan hep iyidir ve cinsel zemin pek yoktur, hatta kadın için bile erkeğin ulaştığı sayının yüksek olması o erkeği çekici yapar.

Kadın içinse 0, 1’den hep iyidir, çünkü hipergami, kadının belli bir seçim zeminine sahip olmasına neden olur. Kadınların bu yüzden uyduları, erkeklerinse fakbadileri vardır. Çünkü fakbadilik bir erkek müessesidir.

Yalnız bu önünüze gelenle yatın demek de değil, sadece fırsatları değerlendirip, kendi hislerinizi yoklamanız için önemli diyebiliriz ve “eski sevgilim kadar güzel değil, o zaman yatmayayım” düşüncesinden kurtulmalısınız. O kadınla yatamayacağınız için acınızı sürdürecek yalanları kendinize söylemeyin!

Şöyle test edebilirsiniz: Aynı yatağa girin bakalım, kadın da çıplak olsun, o durumda “yok onun kadar güzel değil, sevişmem” diyebilecek misiniz?

Skor güzel fakat bunu yapabilecek düzeyde misiniz? Erkeği çekici yapan nitelikleri öğrenmek önceliğiniz olmalı…

Tabii hemen bir kadına da atlamayın, bir süre geçsin. Yoksa kadının düştüğü hatayı gerçekleştirmiş olursunuz, hemen kıyaslamara gider ve geçmiş anıları güçlendirirsiniz. O kadının yaptığı her hareket eski sevgilinizi hatırlatır. Özetle çok uzun süre yalnızlık veya hemen birine atlama kötü ilişkilere neden olur, önceden anlatmıştık.

Son kuralsa aynı kalibrede kadına ulaşmanızdır ama asla bunu başta denemeyin derim. (İlk amaç “çirkin kadını skor olarak görme” seviyesi olmalı.)

-Biten ilişkinizi doğru değerlendirin. Sorumluluğun hep sizde olduğunu hatırlayın.

-Kırmızı alarmları öncelğiniz yapın ve kadının güzelliğine aldanmayın.

-Opsiyonlarınızı geliştirin.

-Kırmızı hap lenslerini çıkartıp, “özel kadın” mitine inanıp ve mavi hap hayallerine savrulmayın. (Burada hep Tomassi’i hatırlayın: İyi veya kötü kadın yoktur, kadın vardır.)

-Aynı kalibre kadına ulaşmadan önce skorun keyif verdiği faz evresinden mutlaka geçin. Yoksa bir ruh eşinden diğerine savrulur ve hatta eski sevgilinizi hiç unutamazsınız.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin)

Kadınlara Ulaşırken Yapılan Mavi Hap Hataları

Kadınlara Ulaşırken Yapılan Mavi Hap Hataları

Geçen bir danışandan e-posta aldım, anonim olarak kadınlara ulaşmada mavi hap hayallerini ve bunun nasıl içselleştirildiğini inceleyelim.

“Merhaba, sizi ve sonrasında da sitenizi ekşi sözlük’te başlıklar arasında gezinirken keşfettim. Şu ana kadar ziyaret ettiğim trp siteleri içinde en olgun olanı diyebilirim.”

33 yaşındayım yıllardır benimle ilgilenen, arayan, soran, mesaj atan, görüşmek isteyen, hatta açık açık evlenmek isteyen 40 yaş üstü, üstelik çoğu da evlenip boşanmış ve çocuklu (2,3) kadınların olması (yalnız onlardaki bu özgüven akıl alır gibi değil) çok özel bir durum olmadığından bu konuda herhangi bir soru sormayacağım. Z kuşağı ile aramızda zaten uçurum var. Durum böyle olunca geriye kendi yaşıtlarım kalıyor (30 35) Onların arasından da kafa dengi birini bulmak biraz şans. Dolayısıyla kuşaklar arası bir sıkışmışlık var ama bunu kendim halledebilirim.

Bu tip kadınların temel stratejisinin beta öder olduğunu önceden yazmıştık. Sıkışmışlık durumu göremedim ben, daha çok kendini şartlamışsın. Senin temel amacın zaten genç kadınlar olmalı.

Kendi yaşıtın kadınlar senin yanında muhtemelen yaşlı görünecektir ve tam aydınlanma çağında oldukları için yalan söylemeye ve beta öder fazında erkek aramaya çalışacalardır ve şu an onlar için mükemmel ve gönüllü bir avsın.

Kadınlar 30 yaşında birçok erkeğe zaten ulaşmış olurlar. Çünkü kadının 20leri parti yılları gibidir, seçenek çoktur. Erkekse buna 30ların ortasında o da başarıylısa yaklaşır.  

Z kuşağı ile aranda uçurum olmasının tek nedeni sosyalleşmenin ve çevrenin zayıf olması olabilir.

Yakın zamanda yaşadığım şöyle bir olay yaşadım. Bende numarası kayıtlı kızlardan birinin sosyal medyada durumunu gördükten sonra tamamen içimden geldiği gibi davrandım. Attığı fotoğrafın altına yorum yazdım.”Çok şık olmuş dedim.” Bu kısa anekdotun görünürde üzerinde bir saniye bile düşünecek hiçbir elle tutulur yanı yok fakat gel gör ki hanım kızımız (z kuşağı, 23 veya 24 yaşlarında) ertesi günden itibaren benimle selamı sabahı kesti. Görünce yol değiştirmeler vb. Yanında gezdirdiği diğer kız arkadaşları da bana tuhaf tuhaf bakmaya başladılar. Alfa, beta, kırmızı hap mavi hap hepsini geçiyorum inanın, insana dokunuyor.

İçinden geldiği gibi mi davrandın? Yani ona yaklaşan diğer onbin erkek gibi davrandım diyorsun. Erkek nedensel, kadın duygusal davranır. Burada nedensel bir şey göremedim.

Kadının tepkisinde bir gariplik yok, senin hareketinde var. Kırmızı hapı içselleştirmiş olsaydın, kadınlara iltifat etmenin gereksizliğini, heleki parti yıllarında 23 yaşında bir kadına bunu yapmanın büyük bir aptallık olduğunu bilirdin. Kadın bunu mesaj kutusu dahil olmak üzere binlerce defa duyuyor. Tinder açsa 100 kişiyle eşleşiyor. Senin özelliğin nedir?

“Benim amacım sosyal medyada kızı ‘stalk’layarak iltifat yoluyla düşürmeye çalışmak değilken sanki öyleymiş gibi bir duruma düştüm.“

Üzgünüm ama tam olarak yaptığın “ilfitat ederek efendi adam görüntüsü çizmek” olmuş. “Aslında seninle hiç ilgilenmiyorum, sadece fotonu beğendim!”

“Halbuki görürsün, beğenirsin, yorum da yazabilirsin, alt tarafı bir Fotoğraf. İçimden geldi, yazdım.”

Senin “içimden geldi” gibi bir lüksün yok. Arzu bu şekilde çalışmıyor.

Seninki kendine gaslighting uygulama yöntemi. İstediğin o kadını elde etmekti fakat “alt tarafı bir fotoğraf” diyerek hafife alıyorsun. Düşündüğün değil, yaptıklarının kadında ne uyandırdığı daha önemli. Böyle yaptığın anda kadın “al işte bir tane daha?” diye düşünüyor.

 ” Benim arzu ettiğim tepki nedir? İltifatımın kızın hoşuna gitmesi. Böylelikle erkeklik gururum okşanmış olacaktır. …Yarın da içimden gelir başka bir kıza kahve ısmarlarım. Kabul edip gelirse, gelmezse sıkıntı yok ama örneğin bunu gidip kız arkadaşlarına alaylı bir biçimde anlatırsa, …o zaman kendimi kötü hissederim.

İltifat, bir şey ısmarlama gibi gereksiz döngülerin mevcut. Kadına bir şey vererek “arzu” oluşturmaya çalışman hata. Bu şekilde ancak “minnet” oluşturursun. Amacın iltifatının beğenilmesi değil, o kadının seni arzulaması olmalı ve bunun yolu iltifat değil.

Arkadaşlarına anlatır çünkü diğer 13535 kişiden birisin, %20lik Berkacanların değil, %80lik dilimdeki Rahmilerin içindesin. Opsiyonlu 23 yaşındaki kadının nasıl bir yaşamı olduğu hakkında pek fikrin yok. Onu özel gördüğün için onun da sana öyle davranmasını istemişsin. Şöyle düşün. “Günde 1500 kişiden iltifat alsan, o kişiler senin için özel olur muydu?”

Ne ilginçki sana ilgi duyan kadın iltifatını anlamlı bulur ve genelde pozitif dönüş yapar. Çünkü onore olmuş hissedecektir. Senin durumun tipik “efendi erkek” sendromu diyebilirim. Kadınla arzu için pazarlık yapmışsın fakat bunu itiraf edemiyorsun.

Böyle bir senaryoda piçin sırrı nedir onu da bilmiyorum. İnadına kızın bütün fotoğraflarını beğenmek mi? Kızın yanına gidip hayırdır ne o küs müyüz diye pişkin pişkin gülmesi mi? Başka bir hatun koluna takıp ona caka satmak mı? Kız başını çevirip yolunu değiştiriyorsa aldırmayıp aynısını ona yapmak mı?

“Bana ilgi duymayan bir kadını etkilemek için ne yaparım” sorusu bunlar.

Cevap: Hiçbir şey yapmamalı ve diğer kadına geçmelisin. Amacın bir kadını etkilemek değil, senden etkilenen kadınlar içinde tercih yapmak. Sana ilgi duyan kadını da rekabete sürükleyip, korku oyununa çekmen kazandıracaktır, kafasını çeviren kadın için pek şansın yoktur.

Bir diğer sorum, seni baştan çıkarmaya çalışan bir kadına karşı tüm soğukkanlılığınla tepki vermemek, hemen yelkenleri suya indirmemek midir asil olan davranış biçimi? …diyelim bir kadının seni bir şekilde baştan çıkarmaya çalıştığını farkettin ve çizgi filmlerdeki gibi uluyan gözleri yuvalarından fırlamış bir kurda dönüştüğünde kadın tarafından abazan olarak görülme ihtimalin var. Ben bu tür hareketlere karşı genellikle geri duruyorum. Atlamam. Bu karşı cins tarafından çekingen, utangaç, özgüvensiz, tutkusuz olarak algılanır mı? “

Gerçek dünyada ilk tanıştığınızda kadınlar erkekleri baştan çıkartmaz, o senin görevin. Kadın reaktif, erkek proaktiftir. Amacın normal davranarak kadınla iletişim kurmak olmalı, soğuk veya tam tersi aşırı sıcak davranış kadınları iter.

Bir de şöyle bir şey oluyor. Beş dakika önce beni baştan çıkarmaya çalıştığını düşündüğüm kadın beş dakika sonra uysal ve namuslu bir ev kedisine dönüşebiliyor. … belki ben de ona karşılık verip yakınlaşmaya başladığım an kaçacak, beni deniyor bilemeyiz öyle değil mi?

Seni denediği filan yok, o an ilgisini çektiğin için dürtüsel olarak bakmış. Hepsi bu. 5 dk sonra ilgisini kaybediyor olabilir ya da bir sevgilisi olabilir. Bir kadının sana bakması senden etkilendiğini belki gösterir fakat sana olumlu tepki vereceğini göstermez ama sen her durumda şansını deneyebilirsin. 

Üçüncü ve son sorum ise biliyorsunuz genellikle kadınlar konusunda bir erkekten tavsiye aldığınızda konuşabildiğin kadar çok kızla konuş, tek bir kıza bağlanma… fakat, sizinki benzeri platformlarda, asla kadınların peşinden koşma. onlar senin peşinden koşsun. Hem atılgan ol, yeni insanlarla tanış, kızlara karşı olan reddedilme korkunu yen, sosyal ol vb. diyorsun hem de kadınların peşinden koşmak yanlıştır, romantik ilişki için ısrar etmek racona terstir vb minvalinde laflar ediyorsun.

Bu tür akımlardan soğumamın sebebi işte bu kendi içinde paradoks barındıran öneriler hocam. Ben çaba sarf etmezsem kızlar nereden ayağıma gelecek? Flüt ile mi çağıracağız? Yerinde durmak gibi geliyor bana, armut piş ağzıma düş hesabı. Ben kendimi ağırdan satayım ama hatunlar benim ayağıma gelsin.

Tam olarak neresi paradoks anlayamadım. Kendin de söylemişsin “kadınlarla konuşmaya çalışmak” emek sarf etmek olmuyor mu? Kadınlar kendi gelmeyecek, sen de uğraşacaksın. (Geçmişte “bir kadın için mücadele edilmesi gerektiği miti” diye bir şey yazmıştık.)

Amaç kendini ağırdan satmak değil. Bahsedilen “sana ilgi duymayan kadına yatırım yapmak” yanlıştır durumudur. Temel hedefin cinsellik olmalıdır ve baştan ilişkiye hazır görünmemektir. Kadın eğer hak ediyorsa, kırmızı alarmları yoksa, seni ikna edebilirse uzun süreli ilişki sağlamalısın. Çünkü senin vereceğin en değerli şey ilişki ve kaynak sağlamak. Kadının vereceği en değerli şey cinsellik.

Muhtemelen hiç yaşamadığın için tek yolun sana öğretilen “kadına iyi davran, güven ver, onun yanında ol, eğer kadın seni severse, ilişki yaşar” mottosu olduğunu düşünüyorsun. Oysaki kadın arzu duyuyorsa en güvensiz ortamda seninle cinsellik yaşar ve devamını ister.

” Bilirsin Chase Amante adlı blogger pua ”don’t chase girls” çıkış noktasından ilerler hep yazılarında ki kendisine hiç katılmam. Brad Pitt veya Tom Cruise değilsen böyle bir lüksün olmadığına inanıyorum erkekler açısından.

Ünlü biri olmana gerek yok. Kadınları değil, mükemmeli yakalamak temel hedefin, kadınlarsa yan ürün olmalıdır. Bu kadınlarla hiç ilgilenme anlamına gelmez. (Diğer sorunla sebebini açıklayacağım.)

Son olarak, bu tür yazı içeriklerinde hep gördüğüm şey, bütün o yazılan yüzlerce sayfa makalenin ana fikrinin ”en ufak bir hatada elenirsin” olması. Eğer Hollywood aksiyon filmlerindeki gibi mavi kablo yerine kırmızı kabloyu kesip en ufak bir hatada eleneceksek, bir bakış, bir söz, bir mimik, bir reaksiyon, bir duygu durumu, ruh hali vb. öyleyse bunca emeğe ve eziyete ne gerek var?

En ufak hatada elenirsin diye bir şeyi hiçbir yazımda söylemedim. Ufak hataları görmez, “bir kadına” baştan sırf güzelliği yüzünden devamlı ilişki yatırımı yaparsan elenirsin. O zaman mavi kablonun kendisi sen olursun.

Son olarak kadın-erkek veya dişi-erkek ilişkilerinde erkek doğada genelde harcanan, performans yükünü taşıması gereken taraftır. Bunun yolu da erkeğin kendi hayalleri peşinde kendini geliştirmesidir. Temel hedefin kadınlar olursa bunu gerçekleştirdiğinde geriye bir hedef kalmaz ve harcanan taraf olursun.

Sitenin gelişmesine yardımcı olmak için üye olabilirsiniz. Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.

Kadınların Sekse Kolay Ulaşması Sorun Mudur?

Kadınların Sekse Kolay Ulaşması Sorun Mudur?

Karanlikruya’ya sora yeni güzel sorular geldi, özellikle kadınların sekse kolay ulaşması sorun mudur? durumunun çıkarttıklarına birlikte bakalım:

1. Daha çok kazanan kadın uzun süreli ilişki yaşar mı?

Merhaba karanlık abi. Benim sorum Briffault Kanunu ve kadınların daha fazla kazanması hakkında. Eğer “”kadın – erkek arasında bir ilişki olup olmayacağına, kadın karar verir. erkekle olan ilişkisinde kadının artık bir fayda elde edemediği durumlarda, ilişki devam etmez/sonlandırılır.” kanunu şimdi için de geçerli ise bu durumda kadınların çoğunun erkeklerle uzun süreli ilişki kurmayacağı anlamına gelmez mi?

Bu kanun her zaman geçerli fakat bakış açın yanlış. Öncelikle bu, hayvanlar alemi için öne atılmış bir kanun ve hayvanlar alemindeki erkeğin temel misyonu neredeyse her zaman “kısa süreli vur kaç ilişkisidir ve avlarını kaçırmamak için erken boşalırlar.” İlişkiye karar vermesi olarak kast edilen de “cinselliği vereceği değerli erkeği seçmesidir”. Anladığın gibi uzun süreli ilişki değildir.”

Kadını elimde tutayım, uzun süreli ilişki olsun yaklaşamı insan-erkeklerine aittir, çünkü zor ulaştığını kadını bırakmak istemez. Kadın ise hipergami çerçevesinde yarar sağlıyorsa ilişkide kalır.

Temelde insanlar, tek eşlilik ile çok eşlilik arasında kalmış bir türdür ve psiko-sosyal yapılanmaları uzun süreli ilişkiye uygundur. Hem aile, hem ekonomik sebepler, hem de diğer türlerden farklı olarak doğan bebeğin bakım gerektirmesi tek eşliliği güçlendirir [Ref].

50lerden önce bu strateji kadınlar için mantıklıydı. O dönemde amaç sağlayıcı elde etmekken, şu an “arzu” ön plana çıkmış durumda, çünkü kadınların cinsellik konusunda bir çekincesi yok, erkekler gibi eğitim alabiliyorlar ve para kazanabiliyorlar. Bu durumdan rahatsız olan bir kesim var, ben onlardan değilim, çünkü bir kadın seni arzu esaslı seçmediyse beta ödersin demektir.

Bugün kadınlar hızla daha fazla eğitim görüyorlar ve eskiye göre daha çok kazanıyorlar. İleride ortalama bir evlilikte kadınların daha çok kazanacağı öngörülüyor. O zaman bu mantığa göre kadınların erkeklerden elde edebileceği bir fayda bulunmuyor.

İşte bu bir çeşit mavi haplı beta öder stratejisi düşünce şekli. “Kadının benden alabileceği bir şey yoksa onu nasıl bağlarım?” Sen onu değil, o seni bağlayacak. Uzun süreli ilişkinin kadın için faydası daha fazla.

Sadece cinsel tatmin için erkeklere ihtiyaç duyacaklardır ki bu uzun sürebilecek bir evlilik için yeterli olmaz. Yanlış yorumladığım bir yer mi var?

Evet var. Kadınların “sadece cinsellik” veya “beta öder stratejileri” için erkekleri seçtiğini düşünüyorsun. Daha önemlisi temel stratejin evlilik gibi görünüyor, oysaki kısa süreli ilişki temel stratejin olmalı. Aksi halde cinsellik almak için kadına ilişki vermiş olursun. Kadının buna ihtiyacı yoksa ya kullanılır ya aldatılırsın.

Siyah veya beyaz şekilde yorumlamışsın. Kadınların hayat algısı erkeklerden farklıdır. Genelde maskülen bir karakterden beslenmek isterler, hipergamik açıdan kendinden üst düzey bir erkekle birlikte olmayı, devamlı erkek değiştirmeye ruh stabilitelerini korumak için tercih ederler. Çünkü kadınlar için “skor” değil, “kalite” önemlidir. Bu sadece kaynakla ilgili değildir.

Örneğin eşcinsel çiftlerde erkeklerin çok, kadınların tek eşli yaşama daha uyumlu olduğunu biliyoruz. Kadın hep kaliteyi arıyor ve bunu hem arzu hem sağlayıcılık açısından bulduğunda ilişkide kalmayı daha tutarlı bulacaktır.

Daha önemlisi kadının en önemli dürtüsü olan çocuk için de uzun süreli ilişkiye ihtiyacı vardır. Evet kadınlar geçmişe göre daha daha cinsellik yaşayabiliyorlar ama bu durum kadınların genel stratejisinin sadece “cinsellik” olduğunu göstermez. “Sadece cinsellik” her zaman erkeğin stratejisi olacaktır.

Gereğinden fazla dürtüsellik kadınlar için her zaman avantajlı da değil, çünkü kadınların bağlanma yeteneğini erkeğe göre şiddetle azaltır ve devamlı bu tarzda yaşayan bir kadının 30 sonrası hiç evlenmediğini, çocuk sahibi olmadığını ve muhtemelen mutsuzlaştığını görebilirsin.

Sonuçta hem kendi seçimleri yüzünden hem de değerli erkeklere muhtemelen ulaşamayacağı için 35 sonrasını yalnız ya da günübirlikte ilişkilerle geçirmesi muhtemeldir. Tabii ki herkesin cinsel stratejisi kendine aittir. Senin temel amacın kendi cinsel stratejine uygun kadınları seçmek olmalıdır.

2. Erken yaşta cinselliğe ulaşan kadın ve Alfa Dulu dönüştürmek mümkün mü?

Karanlıkrüya Hocam Merhaba. Kadınlarda partner sayısı en erken yaşlardan beri artmaya başladı. 18 yaşındaki kızlar yılda 3 partner değiştirebiliyor ve 23 yaşına geldiklerinde ortalama bir erkeği bile skorda geçebilir.sorum şudur? uzun süreli ilişki yaşabileceğimiz bir kız geçmişte bir Alfa yada değerli bir erkek tarafından terkedilseyse. O geçmişteki erkeğin önüne geçebilir miyiz? Biliyorsunuz kızlar %20’ye o erkek onu kullanıp bıraksada ulaşabiliyorlar. Rollo Tomassi’nin ”How You Can Defeat The Alpha That Left Her!” Podcasti var çok iyi ingilizce bilmiyorum fakat geçmişteki Alfa’sını yenebilirsin It’s possible to defeat him!

Öncelikle yüksek skor erkek için başarı göstergesidir, en azından beklentisidir, kadın için değildir. Bu yüzden kadınlar gizler, erkekler abartır.

Eğer elinde birçok kişiyi seçme şansın olsa tesadüfi olarak seçer miydin? Yoksa en iyisini seçmek için mi uğraşırdın? İşte eğer herkesi seçip, skor yapan bir kadın varsa erkek için uygun bir seçim değildir ve elenmelidir.

Tavsiyem alfa dullarla hiçbir şey yapmaman olur. Eğer bir kadın başka bir erkekten bahsediyorsa, o kadından kısa sürede kurtulman en iyisidir. Kadını değiştirmeye çalışmak, kurtarmaya çalışmak tipik mavi hap hayalidir. Kadın feminen tavırlarla ilişkiye uygun olduğunu ispatlamalıdır, çünkü senden alabileceği en değerli şey iyi bir ilişki. Şöyle düşün kadın herkesle cinsellik yaşayabilir ama herkesten iyi bir ilişki alamaz.

Sitenin gelişmesine yardımcı olmak için üye olabilirsiniz. Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.

Insellerde Betabuxx ve Her Şey Tiptir Saplantısı

Insellerde betabuxx ve her şey tiptir saplantısı konusunu bir diyalog üstünden açıklayayım (Bkz: Insel nedir?):

A: Kartlar eşit dağıtılmadı, tipsiz, çenesiz, kısa boylu, sakalsız, feminen görünümlü vs vs. olabilirsin ama statünü iyileştirirsen yine kadınlara ulaşırsın.

B: Saçmalama! Böyle betabuxx olursun! Beni statüm için seven kadın gerçekten sevmiyordur! Bak Bezos da ayrıldı, nafaka ödüyor, kadın NBA oyuncusuyla yatıyor, nafaka alıyor. Her şey tiptir!

Bunu okuyunca içimden düşük iq’lu olmak zor diye geçiyor fakat yine de devam edeyim. İlk soru şu: “NBA oyuncusunun statüsü yok mu? Sonuçta varoş barda bir Chad ile yatmamış.

Genellike stereotip savunmalar görüyorum. “Her şey tiptir”e böyle örnek gösterilince otomatik “betabuxx olmak bunlar!!!” deniliyor. Demek ki her şey tip değil? ve cinselliğe ulaşıyorsan tam olarak ne fark eder? Tabiiki de kadına cinsellik almadan ilişki sunarsan fark eder sonuçta tam anlamıyla beta zihin setli betabuxx olursun ama statünle sadece cinsellik de alabilirsin.

Sanki Jeff Bezos olmak kolaymış, adam bir kadın için yıllarca uğraşmış gibi düşünülmüş. Bezos sabahları havyar, akşamları kobe eti yiyip, götünü parayla silecek kadar zengin ve istese her an 20lik kadınlarla olabilir. Diğer tarafta Johnny Depp ve Will Smith de aldatıldı. Prens Harry ve Meghan Markle ile en son boşanma davası açıyordu. Hepsi genetik açıdan en üstte adamlar. Demek ki olay “tip” değil. Olay mavi haplı beta zihin seti.

En büyük yanılgı da kırmızı hapın statü tipten önemiidir öğüdünü verdiğini sanmaları. Oysaki değil. Fiziksel nitelikler dürtü yaratmak için en önemli kriterdir, sürdürmek için statü/para vs gerekir. Ayrıca yüksek statünün ancak belli seviyede iq ile dolaylı yoldan genetik özellik olduğunu açıklamıştık (İleri okuma: Kırmızı Hap Üstüne Yanlışlar-3). Onun harici maskülen benliğinizin ve zihninizin geliştirilmesi gerekir.

Genetik açıdan bok gibi fiziğin var diyelim fakat statünü geliştirdin, zengin oldun. En son model araban ve Boğaz’da evin var. En lüks klüblere gidiyorsun. Habire kadınlarla birlikte oluyorsun. .m üstünde g.t modeli takılıyorsun. Lüks bir hayat yaşıyorsun. Kadınlar “sadece araban için” seninle yatıyor hatta.

Şimdi soruyorum insel olup hiçbir kadınla birlikte olamamak mı? Yoksa zengin olup kadınlarla “betabuxx” olup yatmak mı? İnsellerin sızlandığın konu zaten kadınlara ulaşamak değil mi? İşte ulaşmış oluyorsunuz. Rollo Tomassi’de benzer bir şey söylüyor, ulaştıktan sonra ne fark eder? Kadının zırhını aşmış, cinsel stratejiye çözüm üretmiş oluyorsun. Üstelik sadece kadınlara ulaşmıyor, hayat kaliteni de üst düzeye çıkartmış oluyorsun.

Insel kafasıyla fark eder tabii, çünkü ilk bulduğun kadına yapılabilirsin. İşte burada da alfa zihin seti konuya giriyor. Betabuxx senin kadınlara bir şekilde ulaşmana rağmen seni paran için sömürmek isteyen bir kadınla pazarlık yaparak bağlı kalman, aşık olman demek!

Madem paran/statün için seninle olmalarını kendine yediremiyorsun. İlişkiyi hak edene kadar her kadını kısa süreli olarak görürsün, e zaten alfafuxx! stratejisi bu değil mi?

Varsayalım biri 10/10luk tipte, diğeri betabuxx. Her 2si de sonsuz cinsellik alıyor. Ne fark eder?

Amacın seni anlayacak nitelikte, derin, özverili bir kadın bulmaksa emin ol bunu sadece tipinle de bulamayacaksın. Tipinle en fazla skorun artar ama sana iyi bir ilişki bulma garantisi vermez. Kadının senden etkilenmesi için çok fazla parametre gerekiyor. Hatta rezalet kadınları görüp kadınlardan soğuma ihtimalin artabilir.

Gerçekten sevilmek? Daha kadınların cinsel parametreleri ve hipergami bile anlaşılmamış. Olayın belli tüzüklere dayanan bir anlaşma olduğu kavranmamış.

Geçen bir inselde şunu duydum: “Beni sadece tipim için sevecek kadın hiç sevmesin!

Konuştukça aslında zihin setinde mavi haplı sevilme ihtiyacı olduğunu, meselenin cinsellik olmadığını görebilirsiniz. Yani sorun “muhtaçlık”, Oysaki erkeğin 1. misyonu kendini gerçekleştirmek olmalıdır. Temel amacın “sevilme” gibi bir durumsa sorun ailevi kökende aranmalıdır.

Betabuxx olmadın, tipin için de sevmesinler. Peki kadınlar seni neden tercih edecek? Kaldı ki kadınlar tipin için de seni sevmez, sadece dürtüsel olarak cinsellik isterler. Hipergami acımasızdır, erkekleri evrim boyunca genetik ve sağlayıcılık için seçmeye programlanmıştır. Yani “her şey tiptir” ve siyah hapın kendisi tamamen safsatadır.

Kadınlar çıkarcı, erkekler fırsatçıdır.” Kadınlar sizi temsil ettikleriniz için tercih eder. Bu tip, para, statü olabilir. Kimse sizi siz olduğunuz için sevmeyecektir.

Örneğin sadece tipin varsa bu “alfa döller” sinyallemelerinden biridir, dürtüseldir ve kısa sürelidir, her kadında işe yaramaz ve yarasa da kadın uzun sureli ilişki için “ee bunun parası yok” der. Hatta ben Rahmi’leyim artık çünkü o zengin dedi. Yine bir mendil gibi kullanılıp yere atılmış oldun.

(Bu hikayenin benzeri ünlü pua Troy Francies’in başına geliyor ve ardından kırmızı hap ile tanışıyor.)

Bezos, Gates gibi zenginlerin problemi zihin setlerinde, müthiş olmasalarda tiplerinde değil veya o kadınlar betabuxx stratejiyle elde etmediler. Eğer sorun tiplerinde olsaydı bu kadınlar 20lerinde ayrılır, süper yakışıklı adamlarla olurlardı ama 40/50lerinde ayrıldılar.

Bu adamların hatası yüksek statülerine ve birçok kadına ulaşabilmelerine ragmen mavi haplı hayallerle tek kadına yatırım yapmalarıydı. Hatta tipleri iyi olan Brad Pitt, Depp, Smith gibi isimler de aynı hatayı yaptı.

Kadınların ilişki çerçevesinde belli anlaşma şartlarınca durduğu anlatılmadı. İlişkileri bitti çünkü sadece parayla ilişki yürütlür sandılar. İlişkiyi monotonluktan kurtaramadılar ve 5 puntoyla yazılmış ilişki şartnamesi bozuldu. Bu, her uzun sureli ilişkiyi bekleyen en büyük tehlikedir ve tipinin 10/10 olması da kurtarmaz, tip sadece başta etkindir ve dürtüsel bir parametredir. Alfa döller, beta öder ilkesindeki “alfa döller” kısa süreli ilişkiyi sembolize eder.

Hadi itiraf edelim, sen sana göre “betabuxx” olarak kadınlarla sürekli cinsellik yaşasan “tipim yok yine de götürüyorum haha!” diyerek kendinle gurur duyardın, bunu yapamadığın için betabuxx kelimesi arkasına saklanarak bunu bir savunma mekanizması olarak kullanıyorsun.

Neyinizi geliştirebiliyorsanız geliştirin ama 50 defa anlattığım gibi tipinizi ve oyununuzu düzeltmek daha kolay ve bence sızlanmak en kolay. Statü ile yıllar alır. Seçim size kalmış.

(Siteye destek olmak için üye olabilirsiniz. Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Toksik Maskülenite

Toksik maskülenite podcasti için tıklayın.

Maskülenite bir kavramdır, temelde dışa dönüklük, liderlik, cesaret gibi kavramların toplamı olarak değerlendirilebilir. Fiziksel olaraksa kaslı, derin ses tonlu, erkeksi yüz hatlarına sahip erkek demektir.

İyi ya da kötü değildir, arkasına önüne kötü-iyi-toksik-müthiş kelimeleri koyulmamalıdır. Maskülenliğin doğasında uç noktalar olabilir, kişi tarafından kontrol edilmezse tehlikeli olabilir. Örneğin Kadir Şeker’in yaptığı da bir maskülenite örneğidir fakat kötü bir uygulamadır ve tabii ki kadınların işine geliyorsa alkışlanırsınız, karşı tarafı kalbinden bıçaklasa bile. Bunu twitter binlerce entry’den gördük. Yine bir diş doktorunun iftiraya uğraması sonucu birileri tarafından darp edildiğini gördük ve hepsi alkışlanlı.

Demek ki kadının cinsel stratejisine hizmet ediyorsanız maskülenite iyidir, bir çeşit şövalyeliktir, değilseniz toksik-maskülenitedir.

Prensipte erkeğin görevi maskülenliği doğru kullanmak, kendini maskülen şekilde ifade etmektir. Aşırıya kaçmak da tehlikelidir. Çünkü aşırıya kaçan maskülen bireyin iç dünyası körleşir, duygularıyla yüzleşemeyebilir. Kırmızı hap terminolojisiyle “comfort testleri” görmezden gelir.

Benzer şekilde kadınlar feminenlik beklenir ama aşırı feminenlik de kötüdür ve hiçbir yerde “toksik feminenlik” diye bir şey duymayız. Hatta bunu belirttiğinizde kadın düşmanı, patriyarkiye hizmet eden cinsiyetçi birine dönüşürsünüz.

Oysaki Alfred Adler ve ardılı Herb Goldberg bunu tanımlamıştır. Kadınlar aşırı-feminen olursa dış dünyadan soyutlanır. Aşırı duygusal davranır, beceriksizleşir. Hatta Alfred Adler, İnsan Tanıma Sanatı kitabında doğasından farklı olarak maskülen davranan kadınların da uyumsuzlaştığını, bağlanmaktan kaçtığını belirtmiştir. (Kitap yazıldığında feminizm daha emekleme aşamasındaydı.)

Özellikle 1900lerin ortasından günümüzde erkekliğin (toksik maskülenite) sindirilmesi için büyük bir baskı mevcut. Feminist akım bunu yargı ve eşitlik üstünden yapmakla yetinmedi aynı zamanda erkekliğin çeşitli kavramlarının da altını boşaltarak kendini garantiye aldı. Ne yaptı?

Her ne kadar kadın erkek eşittir denilse de gerçekte erkek ve kadının ilgi duydukları konuların bile farklı olduğunu; Steven Pinker’ın yorumuyla kadınların ilişkilere, erkeklerin nesnelere ilgili olduğunu biliyoruz ve feminizme ragmen kendiyle çelişen kadınlar günümüzde %78 oranda psikolojiyle ilgili alanlarda doktora yapıyor. Doktora yapan kadınların da genelde feminist ideolojiden geldiklerini biliyoruz ve tabiiki başta olanlar “maskülenite” kavramını karalamaktan geri durmadılar. 2018’de “Practical Psychological with Boys and Mand” yayınını yaptılar. Bu yayına gore geleneksel maskülenite; zararlı, tehlikeli olarak nitelendirildi.

Tepkiler gecikmedi, birçok ağır top akademik psikolog karşı çıktı, İngiliz Psikoloji Derneği tepki gösterdi(İngiltere’nin İstanbul Sözleşmesini Kabul etmediğini hatırlatırım). Benzer şekilde Klinik Psikolog Shawn T. Smith tepki videosu çekti. Videoda güzel bir şey söylüyor: “Bana gelen adam depresyondaysa, ona sen maskülenitenle yüzleşemediğin için böylesin!” diye mi açıklama yapayım?

Günümüzde Maskülenlik

Geçmişte iyi aile babası olmak “maskülenlikti” günümüzde ise toksik maskülenite olarak karşılık buluyor. Geçenler şöyle bir twit gördüm: “Maskülene düşman, romantik erkeklere hayran!” Birine maskülen dediğinizde otomatik olarak negatif kavramlarla birleştiriliyor.

Bu beklenen bir süreçti. Çünkü erkeklerin cinsel stratejisiyle kadınlarınki çatışır. Eğer sen maskülenliği karalamazsan kendine uydun stratejiyi uygulayamazsın. Esas problemse düşen maskülenlikle kadınların aradıkları kalitede erkeklere de ulaşamıyor olmalarıdır. Çünkü mavi hap yapılanmasıyla kaliteli olmaya aday erkekler; kaliteli olmaktansa feminen stratejiye uygun davranarak bütün arzuyu öldürüyor, hatta buna beyaz-hap diyoruz.

Oysaki maskülenliğin zor ve emek gerektiren bir şey olduğunu biliyoruz. Eskiden 18 yaşında kendi ayaklarınızın üstünde durmalı, aile geçindirecek atılımlar yapmalıydınız. Risk alan, güçlü erkeğin karşılığı maskülenlikti fakat diğer podcastte anlattığım gibi aile kavramının içinin feminist ideoloji ve aşırı bireyci post-modernist anlayışla boşaltılmasıyla maskülenlik işsiz kaldı. Sonrasında da kendine form bulamadı, yeni nesil eski nesil erkeklere bu yüzden boomer diye hakaret ediyor ve 30 yaşına kadar işe bile girmiyor. Çünkü kendilerine feminen tavrın iyi olduğu öğretildi.

Geçenlerde ekşi-sözlükte toplumsal cinsiyet testi vardır, yazarların yarısı feminen çıktığından bahsediyordu, bazıları bundan mutluydu. Toksik değilim diyordu. İşte bu tam olarak feminizmin başarısıdır. Başta APA, son 70 yılda feminist aktivstiliğinin geldiği noktadır. Tam da bu yüzden son 50 yılda testosteron oranımız ciddi seviyede düştü. Şuradan yazım da okunabilir.

Bu kavram özellikle liberal feminizm döneminden günümüzde özellikle Sembolik Etkileşim gibi sosyolojik akımlarla(ki akımı çok başarılı bulurum) güncellenerek geldi diyebiliriz. İlk olarak Simon de Bouvier’ın 2. Cins kitabında kaleme alındı ve şöyle bir şeydi: “İnsanlar belli bir cinsiyette doğsalar da toplumun kendilerine verdiği roller ile cinsiyetlerini kazanırlar.” Burada sex(biyolojik) ile gender’i(toplumsal) ayırıyor. Örneğin kadınlara devamlı feminen olmaları öğretildiği için kadınlar naïf olurlar, anne olmak isterler, hayatlarını buna göre oluştururlar ve bu yanlıştır diyor.

Kavramsal olarak sex-gender ayrımı çok hatalı değil fakat yorumu hatalı. Örneğin kadınların anne olma istekleri doğurganlık yaşlarının geçmesiyle biyolojik olarak da tetiklenir. Bütün bilinen doğurgan türlerde de böyledir. Bizim davranışlarımızı toplum etkilese de erkeklerin yüksek testosteron sebebiyle maskülenliğe yatkın olduğunu, kadınların da östrojen sebebiyle feminen davranmaya yatkın olduğunu biliyoruz.

Emin olun anlattıklarımı feminist akımı savunan zamanının lider isimleri de biliyordu ve kötüleşen maskülenlik oranlarıyla düşen testosteron oranı da bunu doğrular.

Jung zamanında erkek ve kadında maskülen ve feminen yanların olduğundan ve bununla kişinin barışması, dengeyi kurması gerektiğinden bahsederdi. Günümüzdeki öneri şu: “Erkeksen içindeki feminenliği çıkar, maskülenliğini öldür.” Şurada detaylandırmıştık.

Bence en büyük hata “toplumsal cinsiyet” kavramının evrim değiştirerek radikal formatlarda yorumlanmasıdır. Örneğin cinsel disfori dediğimiz bir kavram vardır. Bu kişiler doğduktan kısa sure sonra karşı cins olmaya ilgi duyuyorlar. Sebepleri aile, doğum esnasındaki hormonal değişim vb. olarak görülüyor. Toplumsal cinsiyet aktivistleri burada devreye girerek şöyle diyor: “Bakın gördünüz mü bu bir erkek ama kadın olmak istiyor. Demek ki cinsiyet toplumsal olarak şekillenir ve bu kişiye baskı yapmanız yanlıştır. Bu kişiye yanlışsa bütün çocuklar cinslerini kendileri seçmeli, doğuştan “sen erkek adamsın”, “sen çok iyi anne olacaksın” denilmemelidir.”

Toplumda %3 oranında görülen bir kavramı genele aitmiş gibi göstermek büyük bir hatadır ve psikolojide kişilik bozukluklarının aile kaynaklı olduğunu biliyoruz. Yani nkb, şkb, skb gibi kavramlar genellikle benlik oluşumunun oturmaması nedeniyle oluyor, buna da ya ailenin aşırı ilgisi ya da aşırı ilgisizliği neden oluyor. Çocuğunuzu doğru oranda yönlendirmez ve serbest bırakırsanız sonuçta sorunlu bir birey olarak yetişecektir. Burada şema oluşumlarını doğru anlamak lazım[podcast].

Özetle maskülenliğin içeriğinde uç noktalar olabilir ama esas mesele bunları erkek olmak için kullanmak olmalıdır.

(Siteye destek olmak için üye olabilirsiniz. Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

İlişkilerde Her Şeyi Siyah veya Beyaz Olarak Yorumlamak

İlişkilerde Her Şeyi Siyah veya Beyaz Olarak Yorumlamak

Kırmızı hapa yeni giren ve temel konuları öğrenen kişiler, özellikle verilen bilgileri ve yapılan yorumları çok uçta anlıyor, çoğunlukla da siyah beyaz olarak uyguluyor.

Kadın böyle davranırsa ben de böyle davranmalıyım, Alfa erkekler böyle yapar.

İnsanlar her ne kadar makro boyutta benzer olsa da mikro boyutta etkileşimle farklı davranışlar gösterebilir. Herkese aynı şekilde aynı kuralları uygularsanız hayatın her alanında başarısız olursunuz.

Ben de zamanında her şeye uyacak formüller aradım ve farklı değildim ve şunu fark ettim ki böyle formüller yok, her şey belli oranlarda karışımlarla ve dengeyle, doğru zamanda doğru hareketleri yapmak ya da davranmakla ilgili ve emin olun formülü olsa şişeleyip satardım. Maalesef çoğu erkek kısa veya uzun süreli ilişkilerini tam da bu yüzden koruyamıyor.

Hep ne diyoruz?

Kırmızı hap bir ideoloji ya da tavsiye, moral verme yapılanması değil, ilişki dinamiğimi tahmin etmeye yarayan bir araç setidir. Bu araç setinin içeriği zamanla değişebilir, yeni aletler eklenebilir veya gereksiz çıkartılabilir. Size bunları verir amacı durumu yorumlayı öğrenerek doğru kararları vermenizi sağlamaktır.

Basit bir örnekle başlayalım, geçenlerde şunu duydum: “kadına hiç ilgi göstermeyin, gösterirseniz beta olursunuz.”

Tam bir saçmalık. Bazen ilişkilerde kadın size çok ilgi duyabilir ama bu durumun sürdürülebilir olduğunu göstermez, eğer bağımlı bir karakter-narsisizm ilişkisi yoksa o ilişki bir yerde biter. İlişkiler karşılıklıdır ve iyi yürütmenin temel kuralı çerçevenin sizde olması ve kadının size ilgisine yakın miktarda geri dönüş yapmanızdır. Aynı miktarda yapmanız hipergami açısından eş olduğunuz sinyallemesi yapar, bu da kadının zamanla soğumasına neden olur ama hiç yapmazsanız o zaman kesin olarak kadın sizden zamanla soğuyacak üstüne bir de intikam isteği duyacaktır.

Geçenlerde biri şöyle sordu: “Abi kızın çantasını taşımak betalık diye hiç teklif etmedim, gün sonunda kavga ettik, ben de çantayı anca betalar taşır diye gülüp kıza eğlenen ustalık yaptım.”

Bu nedir şimdi yahu? Bir de kadını dövseydin. Çanta taşımak kadının çerçevesine girmektir demişiz fakat bu “hiçbir çanta taşınmamalı” olarak algılanmış.

Herhangi bir kadının çantasını taşıyıp taşımamak duruma bağlıdır. Hafif bir çantaysa ve devamlı size “tut bunu” şeklinde portmanto gibi davranılıyorsa veya siz önünüze gelen kadına centilmenlik adına çanta taşıyorsanız o zaman betasınız demektir ve çerçeveyi kadına vermiş olursunuz ama sevgilinizin ağır bir çantası varsa; onu koruyan ve yanında iyi hissedeceği erkek olmalısınız ve tabiiki sonunda kadın size teşekkür etmelidir. Yani bunu göreviniz olarak görmeyen “sevgilinize” ihtiyacı varsa yardımcı olmalısınız, durum bu değilse çantasını taşımamalısınız.

Heleki maskülen ve feminen rollere inanıyorsanız, gerektiğinde kadın için şövalyelik yapmanız gerekir. Diğer türlü erkek-kadın eşittir, feminizm moduna girmiş olursunuz. Kaldıki sonunda “eğlenen ustalık” yaptığını sanmış.

Aşırı güven kadar güvensizlik de problemdir. Tamamen güvensizlik verdiğinizde, her an gidecek gibi yaklaştığınızı sinyalleyerek kadını kendinizden soğutursunuz. İşte bu yüzden duruma göre karar vermek önemlidir.

Bir diğer durum “hocam kıskançlık acizliktir, kadını kıskanmayacaksın. Kıskanırsak beta oluruz.”

Yine uçlarda düşünmeye bir örnek.

Kıskançlık üstüne önceden yazdık. Kıskançlık değil, kıskançlığı tepkisel olarak göstermek ve kadını kısıtlamak betalıktır. Çünkü kadınlar alfalar için kurallar yıkar, betalara kurallar koyar. Kadına kural koyup, zorluyorsanız kadın size doğal arzuyla çekilmiyor demektir. Bu durumda kıskançlığınız artması beklenir. Aynı kendi kuyruğunu yakalamaya çalışan köpek gibi döner durursunuz ve arzuyu kısıtlamayla yaratmaya çalışırsınız.

Kıskançlık erkeğin evrimsel savunma mekanizmasıdı. Bunu aşındırmak sizin kadın üstünüzdeki kontrolünüzü kaybetmenize ve fark etmeden başkalarının çocuğuna babalık yapmanıza, emek kaybına daha önemlisi cuckold gibi saçma durumlara yönelmenize neden olur. Çünkü inancınız “kıskançlığın” saçma olduğudur, o zaman kadınınızı paylaşmakta problem yoktur. Burada mesele kıskançlığı bir mekanizma olarak kullanmanızdır, tepki göstermeniz, kadını kısıtlamanız değildir. Yani kıskançlık dürtüsü uygun kadını bulmanıza yarar. Emin olun siz böyle yapsanız da sizi seven kadın deli gibi kıskanacaktır.

Son olarak; “alfa erkek kendisine karıştırmaz, telefonuna baktırmaz, kadınınkine de bakmaz, yoksa…”

Yine durumu yanlış yorumlamaya bir örnek. Evet temelde güçlü bir erkek kadın tarafından yönetilmemeli, kadın o erkeğin hayatının parçası olmayı istemelidir. Eğer uzun süreli bir ilişkiyle temel hedef güven olmalıdır ki bu evrimsel psikolojide de 3 temelden biridir. (Güven, ebeveyn bakımı ve sağlayıcılık) hepsinin fazlası zarardır ve temelde o kadın size arzuyla bağlanmalıdır.

Normal bir ilişkide kadın devamlı size müdahale ediyorsa o zaman problem var veya shit test olabilir ama düzgün giden bir ilişki kadın dönemsel olarak huysuzlanabilir, bir şeyi kafasına takabilir, güven sorunu yaşayabilir, bunlara “comfort test” diyoruz. Anlık ve hemen atlatılacak şeylerdir ve o an telefonunuza bakmak istediğinde, göstermemeniz kadının güvensizliğini, sizin onu aldatmanız üstünden rasyonelize edecek, ilişkiniz negatif etkilenecektir. Bu gibi özel durumlarda telefonunuzu gösterip, sorunu çözebilirsiniz. Yok bu durum devamlı oluyorsa da kadını değiştirerek sorunu çözersiniz. Hiç göstermemek kadını körüklemektir. Comfort testten kalmaktır.

Tam tersi senaryoda 2 uç mevcut. Hep bakmanız ve güvensizlik duymanız problem, çünkü bu durumda da kadına “bu adam benim onu aldatacağımı düşünecek kadar zayıf, belki de daha iyi birini bulmalıyım” mesajını gösterir. Kadın sizi beta olarak bilinçaltında kodlar.

Hiç bakmak istememeniz, onun hiç hayatına girmemenizse “bu adam beni kıskanmıyor bile” mesajını gönderir bu da evrimsel mekanizmasında sizinle kısa, dürtüsel ilişkiye yönelmesine neden olabilir.

Demek ki arada bir yerde olmalısınız, arada çerçeveyi koruyup eğlenen ustalıkla telefonunuzu göstermeli, canınızı sıkan bir durum olduğunda ise kıskançlık mekanizmasıyla bakmak istemelisiniz ve emin olun sizi seven kadın ne böyle bir kıskançlık durumu oluşturur ne de buna izin verir.

Eğer süregiden bir ilişkide durum sizin huzursuzluğunuza rağmen “hayır göstermeyecem, sen de kimsin, benim hayatım” gibi bir yerdeyse, o kadından acilen kurtulun derim. Çünkü size kurallar koyulmaya ve bireysel davranılmaya başlanılmış demektir.

3 örnekte sanırım anlatmak istediğimi ifade etmişimdir. Temel parametre aşırı güven ile güvensizlik arasında kalmaktır. Uçlarda gezinmeyin, dengeli ve duruma uygun davranmayı öğrenin, küçük sorunları o an çözün ve büyütmeyin.

(Siteye destek olmak için üye olabilirsiniz. Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)