Ana Sayfa » Arşiv Ekim 2020

Ekim 2020

Siyah Hap Safsataları

Siyah Hap Safsataları

Görünüşle her şeyi ilişkilendirmek tipik bir `siyah hap` pesimistliğidir. Olayı tamamen biyolojik faktörlere bağlayıp kendine acıyan ve buna gerçekler diyen gruba `insel` diyoruz ki oradan okumaya başlamanızı öneririm.

Bu grup insanların birbirini sadece görsel nitelikleri için seçtiğini öne sürer. Çünkü kendisi öyle seçmektedir. Bu bir yanılgıdır. Temel aldıkları görüşlerden biri `pareto prensibi` ve kadınların 80/20 kuralıyla erkekleri seçtiğidir. Kadınların kendinden iyi erkeklere ulaşmak istediği doğrudur, yani popülasyonun %80, tepedeki %20’i elde etmek ister fakat black pill bunu sadece “fenotipe” yani görünüşe bağlar. Biyolojik faktörler hariç her şey önemsizdir. Bilişsel terapide sıklıkla hastaların düştüğü bir hata vardır buna “ya hep ya hiç” denir, işte bu kişisel insel yazımda da anlattığım gibi katastrofik hataya düşer.

İnsanların sadece biyolojiyle eş seçer şeklinde bir düşünce insanın sosyal bir varlık olduğunu reddetmektir. İnsanın fenotipinde genetik yanında sosyal çevre %51’e yakın etkiye sahiptir ve bilim bilmezseniz işi trajediye ve çıkmaza bağlarsınız. İnsellere önerim öncelikli olarak epigenetik nedir, ne değildir, onu araştırarak başlamalarıdır.

 

Birkaç araştırmadan bahsedelim

Bir araştırmaya göre maskülen görünüşün yaydığı sinyal bu kişilerin kadın-erkek ilişkilerindense erkek-erkek ilişkilerinde pozitif ayrımcılığa daha çok uğradıkları saptanmış. Aslında bu her şeyi erkek projeksiyonundan yorumladığımızı gösterir. Kadınların tipten çok derin ses tonu, simetrik vücut, kendine güvenli hareketlerden daha çok etkilenir, bunların hepsi de özgüvenle ilişkilidir. [ref ]. Uzun süreli ilişki için müsriflik yapacak kadar kaynağa sahip olması, yani statü sinyallemesi Buss’ın araştırmalarına göre en önemli kriterdir. Bu zengin insanların partnere ulaşma kolaylığını açıklar.

Kadının sadece parası için o adamla birlikte olduğunu düşünebilirsiniz fakat kadın kendi iç dünyasında ona tutku duyduğuna kendini inandıracaktır. Cesare Pavese’in güzel bir lafı var: “Kadınlar bir milyonerle evlenmeden önce ona aşık olacak kadar akıllıdır.”

Hayatta kartların eşit dağıtılmadığı konusunda hem fikirizdir sanırım? yani kimse size bir şey borçlu değil. Cüce olarak doğduysanız buna uygun yaşamanız gerekir. İnsel de olabilirsiniz, `Peter Dinklage` de.

 

Kısa kısa algılarda hatalara bakalım:

1) “Kur yapma” yani oyun bir yöntem değildir.

İnsanın evrimleşmesi Dr. Geoffrey Miller’ın Sevişen Beyin kitabında kur yapma ve zekaya göre gerçekleşmiştir.

Doğada memeliler hiçbir zaman sadece görsel niteliklere göre eş seçmez, zaman zaman liderlik, zaman zaman güç etkindir. Darwin de en güçlü olan değil, en uyumlu olanın doğada var olduğunu belirtir.

Sosyal yapılanması olan türlerde fenotip tek belirleyici değildir. Tek eşli veya arada kalmış bizim gibi türlerin erkeği ve dişisi arasındaki fiziksel farklar azdır. Örneğin gorillerde dişi ve erkek arasında kas bakımından ciddi farklılıklar varken insanda daha azdır. Bu da fenotipe göre seçimi zorlaştırır. [ref]

Görsel niteliğin tek parametre olabilmesi genellikle o türün çok eşli olması, sosyal ilişkilerinin zayıf olması ve zeka faktörünün olmaması ile mümkündür. Dişi değerlendirebileceği başka bir nitelik olmadığı için görsel niteliklere göre seçer. Örneğin tavus kuşlarının erkekleri, bazı kuşlarda gaga etkindir. birçok balık türünde de erkek görsel nitelikleriyle ön plana çıkar. Oysaki insanlarda sosyal yetenekler de görünüş kadar önemlidir.

Burada kısaca statik ve dinamik niteliklerden de bahsetmek gerek. Statik fotoğrafta birini görmektir. Oysaki dinamik nitelikler, mimik, davranış, verdiği tepki, özgüven statikte kötü olan birini direkt çekici yapabilir. Bu da sosyal ilişkilerde insan davranışının ne kadar önemli olduğunu bize ispatlar. [ref]

 

2) Kişilerin çekicilik puanı artmaz, genetiğin neyse odur

Bu tipik biyoloji bilmemekten kaynaklanıyor. Çünkü genotip senin potansiyelini, fenotip ise ortaya çıkartığın görseli belirler. Yani fenotip gelişebilen bir konudur.

En kötümser tabloda kendinizi olabileceğinizin en iyisine çıkardığınızı ve bununda aslında yine genetiğinizle ilgili olduğunu düşünebilirsiniz ama o sınıra geldiniz mi? Amacınız doğal sınırlarınıza ulaşmak olmalıdır. Bir erkek bu sınırlara ancak çalışarak erişir. İşte insel ya da siyah hap bedavacılığı burada devreye girip, yan gelip yatarak genetiğe pas atıp dururlar.

Örneğin “erkeklerde vücut yapmak karşı tarafı kandırmaktır.” gibi de bir iddiaları mevcut. Oysaki erkekler doğal formda iyi bir vücuda sahip olamaz ve evrensel olarak kadınlar geniş v-form vücudu tercih eder.

Bir kadın rejimle kolaylıkla yağ yakabilirken erkek ancak ağırlık kaldırırsa kaslı bir vücut görünüşüne ulaşabilir. Doğuştan çok kaslı görünmek sadece gorillere özgüdür. Bunun da sebebi insanlara göre daha az salgıladıkları durdurucu protein olan `myostatin`’dir. Yani spor salonuna gitmezseniz genotipinizin nelere sebep olacağını göremezsiniz.

Demek ki genetik faktörler yanında evrensel olarak kadınların beğendiği özelliklerden birine erişmek için “çalışmak” şarttır! Örneğin boy uzaması genetik olduğu kadar çevresel faktörlere bağlıdır. Hollandalıların ve Japonların boy ortalaması sanayi devriminden sonra artan süt ve protein tüketimiyle ciddi artış göstermiş. [ref]

 

3) Tip değiştirilemez! yanılgısı:

Tipiniz kadının değerlendirdiği nitelikler içinde sadece bir tanesidir[David Buss – Kadınlar neden seks yapar?]. Maskülenlik sinyallemesi için önemlidir ve modifiye edilebilir. Kırmızı hap teorisyenlerinin hiçbiri “tip önemsiz, ilgilenme demez.” Çünkü kadına ilk veriyi görünüşünüzle verirsiniz ve eğer görünüşünüzde önemli bir deformasyon yoksa vücut çalışma, saç-sakal-cilt bakımı, giyim tarzıyla modifiye edilebilir.

Kolaylıkla 3/10’dan 6/10’a geçebilirsiniz. burada Yin‘in paylaştığı güzel bir görsel var. çok net söyleyeyim size 1-3-5)İnsel 2-6) Alfa erkek. Oysaki hepsi aynı kişi. Demek ki olay doğru imajı yaratmaktadır.

Yeri gelmişken, bir araştırmalara göre kadınların “aşırı-maskülen” tiplerdense feminen nitelik taşıyan maskülen yüzlere(baby-face) daha çok yakınlaştığı bulunmuş. Aşırı maskülen tipleri güvensiz bulan kadınlar gelecek kaygısıyla tercih etmeyebiliyor. Burada ilginç bir durum var, kadın kaslı maskülen erkek vücudunu tercih ederken, daha feminen yüzleri tercih ettiği görülmüş. [ref] Kısacası yine sinyalleme var. Yani baby-face bir erkek karakterli olmak zorunda değil fakat kadın öyle sanıyor ve tanıdıkça öyle olmadığını görebiliyor.

Altta kadın ve erkeklerin uzun ve kısa vade için seçimlerini özetlemiştir. görüldüğü gibi iyi genlere ulaşmak birçok kriterden sadece biridir. Kadınların kısa vadede bile kaynak arayışında olduğunu görüyoruz. Özetle sosyal varlıklar olduğumuzu unutmamak gerekiyor.

Tablo: Buss – Long vs Short Term Mate Selection Criter]

İnsel yazısında referansını verdiğim Fenotiple(boyla) zeka ve genel başarı arasındaki korelasyon sadece %15’dir. Yakışıklı diye aldığınız adam gayet 80 iqlu, kanser genleri taşıyan biri çıkabilir. Bu da hayatla mücadele edemeyeceği, size iyi bir hayat yaşatamayacağı anlamına gelir. Daha önemlisi sizinle mhc genleri uyumsuz olabilir. Yani ortaya çıkan çocuk hastalıklı, kötü bir immün sisteme sahip olabilir. Kadınlar bunu içten içe bildikleri için ve yumurta pahalı olduğu için erkekleri “tek gecelik” bile olsa sosyal açıdan da test eder, çünkü hipergami denkleminin “alfa döller” kısmı kadının doğal arzusu ovülasyon evresinde çocuk yapma isteğiyle ilgilidir. Bu yüzden fiziksellikten fazlasını arar. İstatistklere göre daha zor “seni seviyorum” der. [ref]

Daha ilginç bir Tinder istatistiğinden bahsedeyim. Erkeklerin sadece %10’u info’a bakarak sağa atıyor fakat kadınların %80’ni info’a baktıktan sonra sağa atıyor. Yani erkek sadece görsele bakarken, kadın statü göstergesi veri var mı onu da kontrol ediyor. Mesleğiniz, zenginlik göstergesi özellikleriniz, okuduğunuz üniversite, belki yaşadığınız yer bile kadının bilincinde statü sinyallemeleri gönderiyor. Tinder sanki daha çok erkek tüketimine uygun, kadınlar için iyi bir seçim merkezi değil. 

 

4) Genetik her şeydir, diğer her şey yalandır safsatası:

Siz görüntü olarak %20 içinde bile olsanız eğer eğitiminiz kötüyse, fakirseniz veya iyi kazanan bir su tesisatçısıysanız o kadını etkileyemezsiniz, buna homogami denir. Kadınların evrensel seçimleri benzer statüde erkeklere dayanır. Yani üniversite mezunu, iyi kazanan, eğitimli bir ailenin kızı; bakkalın yakışıklı çocuğuna bakmaz, o çocuk görünmezdir. Görüntü olarak 8/10 bile olsa sexual market value (smv) 5/10 olacaktır. En iyimser tabloda o erkekle tek gece birlikte olur sonrasında da ilişkiyi yürütmez.

Geoffrey Miller, Sevişen Beyin kitabında özellikle insanların zekaları üstüne odaklanmıştır ve insanların evrimsel süsünün bu olduğunu söylemiştir. Yüksek bilişsel yetenekler, iyi kur yapma, ahlak vb niteliklerle birleştiği zaman kadın için çekici hale gelir. İnsanların evrim boyunca fenotipi çok değişmemiştir. Yani kas miktarımız artmamış, boyumuz diğer niteliklerimize göre daha az uzamıştır. Toplam değişme belki %1-2 iken iqumuz her geçen yüzyılda Flynn etkisiyle hızla artmaktadır. Bu da cinsel seçilimin zeka tarafında olduğunu bize gösterir. Yani basitleştirirsek kadınların fenotipten çok iyi kur yapan erkeğe yönlendiğini görürüz. Çünkü erkekleri konuşarak tanımak daha kolaydır.

 

Briffault Yasası

Kadınların seçim arzuları girifttir, sadece görsel niteliktense gelecekte kendilerine “briffault yasası” sebebiyle faydalı olabilecek kişileri seçmeye çalışırlar. Fenotip burada da yararsızdır. Bir araştırmaya göre kadınların erkeklerin en çok kendini gerçekleştirmeye çalışmasını sever ve bu durum briffault yasası ile ilgilidir. Eğer tiple her şey kurtarılıyor olsaydı işini kaybettiği için boşanan erkekler olmazdı. [ref]

 

5) Çarptırılmış 80/20 safsatası

En standart biçimsel safsatalardan biri en iyi örneği gösterip, diğer konuları tek doğruyla yalanlayarak haklılıklarını savunmalarıdır.

Örneğin: “Brad pitt mesela… Kızlar ona hayran, oysaki Ahmet’e değil… Kız olsan hangisini seçerdin?” burada en iyi örneği gösterip, diğer örneklerin hepsini yanlışlama safsatasına düşülüyor. Brad Pitt’in ve o ayarda Will Smith, Di Caprio’nun bile aldatıldığını hatırlatırım. Yani üstlerine başka erkek tercih edilmiş. Bu arada istatistikte bir kural vardır, en iyi ve en kötü örnekler kabul edilmez, çünkü ekstremi ifade ederler. Burada ünlüler %1 içindedir.

Yakışıklıya en güzele herkes hayran olur. Ben de bir erkek olarak ünlü x kadınına hayranım ama gidip plaza kızı Fatma’a aşık oluyorum. Buna zorunda değilim ama bunu hissederek içten şekilde yapıyorum. Kadınlarda da durum benzer tek fark hipergamiye uygun olarak daha statüsü yüksek bir erkeğe bu duyguyu yaşıyorlar.

Kıvanç Tatlıtuğ mesela, Türk insellerinin korkulu rüyası! O adam sıradan biri değildir, bunu anlamak lazım. Kadın KT’u sadece tipi yüzünden sevmiyor. Kendisi hem ünlü, hem zengin, hem entelektüel, kısaca statü sahibi ve buraya tipiyle gelmemiştir. Tipi sadece “sinyal yayar” ama kadın bu sinyalin arkasının dolu olduğunu bilir.

Benzer bir örnek İlyas Salman. Çok çapkın olduğunu ve sayısız kadınla birlikte olduğunu biliyor muydunuz? Aslında black pill terminolojisine göre tam anlamıyla inseldir ama birçok kadınla nasıl birlikte olmuştur? Hani statü önemsizdi? Bukowski, en azından 50 yerde örnek gösterdim, o nasıl bunu başarmıştır? [ref]

 

6) Bazı kişiler aldatıldıktan sonra siyah hapa bulaşabiliyor.

Genelde de 2 nedeni olabilir:

a) Uzun ilişki kurallarını yerine getirememiş, söylenmiş, kadına dertlerini yıkmışsındır, podcastte anlatmıştık. 

b) Her şeyi kuraına göre oynamışsındır fakat kadın karaktersizdir. Herkes karakterli, düzgün olacak diye bir kurak yok. 

Sonuç olarak da bütün kadınların şeytan olduğuna inanır, onlara karşı nefret geliştirebilirler.

 

7) Kadınlar tipe doğru puan verir. En iyiyi seçer safsatası

Bu da yanlış bir iddiadır. Örneğin ünlü bir okcupid istatistiği var. Erkekler tipe doğru puanlar verirken, kadınların veremediğini görüyoruz. Ancak en iyiyi o da %20-30 arası değerlendirmiş. Kadınlar bu yüzden sadece tiple kişileri değerlendirmez. Başta bahsettiğimiz “dinamik-süreçlere” ihtiyaç duyarlar. Önceki yazılarımda bahsettiğim gibi amaçları yumurtalarını korumak aşkı geciktirmek ve güven, sadakat ve statü sunan kişilere aşık olmayı kendilerince geciktirmek olacaktır. [Buss-Sexual Strategies Theory]

Şekil: Eş seçim istatistikleri

Mesela alttaki tabloya bakalım. (Bilmeyenler için Einstein, Planck, Brogile gibi kuantum mekaniğini bir yere getirmiş kişiler.)

Şekil: Fazla IQ Patlaması

Bir iq patlaması görüyoruz. Siyah Hap terminolojisine göre buradaki hiç kimse %20 içinde değil, çoğu Yahudi ve fenotip olarak çirkinler fakat hepsinin iqsu 140+ üstünde dünyaya bir şey katmışlar. Çoğunlukla da Almanya’da yaşamıştı ve Hitler rejiminden kaçmıştı. Eğer kaçmasaydı fenotipleri sebebiyle belki de sabun yapılacaktı.

Oysaki çoğunun miras bıraktığı çocuklar bile bilime büyük katkı yapmış durumdadır. sizce görüntü her şey diye düşünüp vazgeçmek mi önemli yoksa bu kişilerden biri olup katkı yapmak mı? Bakın bu kişilerde evli ve çocukları var.

 

Sonuç olarak:

Eğer sadece görünüşünüze odaklanırsanız potansiyelinizin farkına varamamış olur ve kendinizi zihninizde kısıtlarsınız. Belki kendinizi 4/10 sanıyorsunuz fakat 6/10sunuz. Belki potansiyeliniz, genetiğinizin ön gördüğü 7/10.

Aksi halde yaşayacağınız hayat standardını düşürmüş olursunuz. fit bir vücuda sahip, iyi eğitimli bir birey olmaktansa evde patates cipsi yiyip, benim zaten tipim kötü diye kendinizi kandırırsınız ama siyah hap alanlar gelişime alerji gösterdiği için her şeyi siyah ve beyaz olarak çarpıtmaya devam edecektir.

Ben siyah hap olgusunu kırmızı hapa karşı çıkanların el altından tuzak kurarak inşa ettiklerine inanıyorum. Çünkü kırmızı hap; “erkeklerin çoğunluğunu uyandırıp, çekici olmanın sırlarını veriyor. yanlış yetişen bir nesile erkekliğin geliştirilmesi gereken bir kavram olmasını gösteriyor”. Bunu çekemeyenler “hayır doğru değil, valla inanma olay biyolojik ve doğuştan, eğer şanslı değilsen bir hiçsin” diyerek bu erkeklerin önünü kesmeye çalışıyor.

Önerim siyah hap gibi sadece görsele odaklanmak yerine; önceden anlattığım gibi hem görselinizi(giyim tarzı, saç-sakal, kas), hem oyununuzu, hem paranızı hem sosyal yeteneklerinizi geliştirmeniz ve takıntı yapmamanız olur. Suçlu kimse değil, o kadın da değil, siz de değil. Takarsanız baştan kaybeden erkek olursunuz. Sadece takmayın, olmadı diyerek sıradakine geçin. Ancak bu şekilde başarılı bir erkeğe dönüşünürsünüz. Çünkü kadınlar sizin gibi düşünmüyor, iç güdüsel olarak toplam niteliklerine göre birini seçiyor, bütün kriterleri iyi kötü sağlayan kişiyle cinsellik yaşamak istiyor. Özgüvensiz, bir şeylere takıntılı erkeklerin doğada kaybeden olduğunu biliyor. Bu ister tip olsun ister para olsun, ister iş olsun. Özetle başarılı ve tutkulu erkeği istiyor.

Dipnot: İlgili konunun sohbet formundaki podcasti için aşağıdaki Youtube linkine tıklayabilirsiniz.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Bir İnsel (Zorunda Bakir) Öyküsü

Bir İnsel (Zorunda Bakir) Öyküsü

Bir insel öyküsü yanlış algılarla başlar. İnsel kelime anlamı olarak zorunda bakir, istese de sevişemeyen kişi demektir. Temel sorunları genetiğin tek belirleyici olduğuna inanmaları ve tip harici kadınların bir şeye bakmadıklarına inanmalarıdır.

Zamanında böyle yapılanmış bir arkadaşımı yakından izleme şansına sahip oldum. Benzer şekilde kadınlara ulaşmak için kırmızı hapı öğreneyim derken siyah hapa sapanları ve okuduğum forumlardan çeşitli görüşleri sıralayıp, istatistiksel verilerle birkaç analiz yapayım dedim. (Bu yazının Siyah Hap serisi de ilerleyen günlerde gelecek.)

 

Bir İnselin Yapılanması Şu Adımlarla Başlar

Bu kişiler nadiren ya 1-2 kıza ulaşır ya da hiç ulaşamaz. Nedeninin başta para olduğunu sanır, ardından kontrol edemeyeceği bir parametre olarak tipinin olduğuna karar kılarlar. Ardından PUA tekniklerine merak salınır ve kırmızı hap dinamiklerini de iyi-kötü(bazen yanlış) öğrenilir. Bunu teorik olarak öğrendikten sonra kur yapma tekniklerini tam anlamadan sahaya fırlar ama hala mavi hap yapılanması mevcuttur. Kadınlara iltifat eder, düşük statülü yaklaşımlarda bulunur, her reddedilişinde onlara küfür saydırıp, kendinin özel biri olduğunu düşünür. Yani narsist bir yapılanma başlar. Neden kadınlar kötü davranmaktadır ona? 

Oysaki o bir süredir sözde rahip modunda kas yaptı, PUA teknikleri okudu. Artık onun da kadın götürmek hakkı. Sosyal medyadan defalarca başarısız oldu ama tek bir gerçek kişiyle tanışamadı. Bir bara gidip de birilerine “selam” diyemedi, tipik olarak sosyal medya ile reelde tanışmayı aynı sandı. Oysaki kadınların sosyal medyada kimliği sahtedir. Ulaşmak daha zordur.

Bir arkadaşım vardı aynı böyle. Nadiren reelde denediğinde hatalı tavırları yüzünden yine red yerdi. Öyleki kanat adamlığıyla tanıştırdığım zamanlarda bile o kızın kendisiyle ilgilendiğine inanmazdı. Zamanla sorunun tipinde olduğuna inandı. Her reddedilişte kendi çarpık projeksiyonunu kadınlara yansıttı ve şöyle düşündü: “Yakışıklı erkeklerin yanına kadınlar gider zaten!” Böyle bir şey tabiiki de yoktur ya da nadiren olur. 

 

Çarpık Algı

İnsel kişiler başta ortalama olduklarını düşünürler fakat her reddedişte siyah hapı doğrular gibi hareket eder ve bunu değiştirmeye değil de uymaya çalışırlar ve sonunda da ortalama altı (4/10) olduklarına inanırlar. Tip dağılımının çan eğrisine baksak gerçekten tipi bozuk olan oran %10’dir fakat insellerin hepsi kendini burada görür.

Oysaki temel oyun teknikleri ne der? “Reelde defalarca reddedilmesin! Bunu kanıksamalısın. ”Roosh – Bang! Kitabında veya Erik von Markovik – The  Mystery Method kitabında hep benzerlerini öğütler. Şu anlattığımı geçen gelen bir mesajla özetleyim:

“Kırmızı hap, pua vs hepsi yalan, boşa umut, ben 1 senedir kas yaptım, kitap okudum, yine de kadından red yedim! Çünkü tipsizim, kadınların beğendiği görünüşe sahip değilim. Sen de kendini kandırma dostum!”

Buna psikolojide katastrofik yapılanma diyoruz, kişi birkaç çıktıdan hızlıca endişeli ve panik halinde uçta sorunlar üretir ve bunlara inanmayı seçer. Çünkü bir şeyi başaramamaktansa bir şeyi beceremediğine –kötü de olsa- ikna olmak onu rahatlatır. Rekabet gücü düşük insanlarda sık sık görülür ve o kişilere bir rahatlık verir.

Bu yüzden insellere çözüm önerdiğinizde rahatsız edersiniz. İnandığı, kendince iç huzura eriştiği durumları kurcalamış olursunuz. O artık bir insel topluluğuna ulaşmış ve ilk defa birey gibi hissetmiştir. Onun gibiler de vardır ve mesaj aynıdır .”Sen de bizdensin, boşver, uğraşma, kabullen. Genetik her şey! Senin genetiğin böyle olduğu için başarısızsın, sen herkes kadar eşit değilsin!?!”

Ne dediğinizden bağımsız olarak her seferinde “tip tek önemli konudur” diye size karşı çıkacaklardır ve %5’lik orandan alt veya üst erkeği örnek olarak vereceklerdir. Tabiiki düzgün tipli erkekleri kadınlar tercih eder ama bu senin tercih edilmediğini göstermez. Buna bilişsel-davranışçı terapide hatalı siyah-beyaz algısı denir. En iyi veya kötü örneği vererek kişi bir doğruya kendini inandırır. Gri tonları göremez. 

 

Çarpıtılmış Eşitlik Kavramı 

En büyük problem komünizmdeki gibi bir eşitliğin olması gerektiği yanılgısıdır. Chadler (müthiş çene yapılı, düzgün kafalı, iyi fizikli erkekler) senden üstündür. Kadınlar da onları seçmektedir. O zaman hem bizden olmayanlar hem de kadınlar sorumludur. Eşitliğin sağlanmadığı, kadınlara ulaşan herkes(pualar dahil) düşmandır. Nefret duyulmalıdır. Çünkü eşitlik haktır, bu eşitliği bozanlar düşmandır. Elliot Rogder’ın açıklamalarına bakın, kadınları eşitlik adına bir yere toplamaktan ve ölmelerini de kuleden izleyerek zevk duyacağından bahseder. Dikkat edin bunu hakkı olan “eşitliği sağlamak” için yapmayı düşünür.

 

Elliot Rodger Katliamı

Elliot Rodger ’un 6 kişiyi ve kendini öldürmeden önceki kendi ağzından açıklamalarını dinleyin, kendisini mükemmel, harika, zeki, yakışıklı olarak tarif eder fakat kızların kendisine “şans” vermediğini anlatır. Bunun adil olmadığını, esas kendisinin kadınları hakettiğini ama kızların piç erkekleri seçtiğini anlatır. Konuşmasının her yerinden narsistlik akar. Buradaki sorun kendisinin 2/10 olması değildir mesela. Gayet ortalama bir tipken bunları anlatır ama zihnen hasarlıdır ki bu arkadaşlara mentalcel diyoruz.

Algı tam olarak böyledir işte. Benim arkadaşımda da benzer bir sorun vardı, ikimizde sevgili bulamıyorken sorun yoktu, ben o dönem hayatımda birini istemediğim için kimseye bulaşmıyordum fakat o dönemden çıkıp tekrardan arayışa geçtiğimde sık sık çeşitli kadınlarla birlikte olunca, aramız bozuldu.

 

Siyah Hap Yanılgısı

Podcastte kırmızı hap ve siyah hapın farklılıklarından bahsetmiştim. Siyah hap acı gerçektir gibi bir algıları vardır ve bu genetik-gerçeklere ulaşamayacağın için sana vazgeçmeni önerir. Oysaki doğada sadece düşük bilişsel yeteneğe sahip, sosyal yapılanması zayıf hayvan türlerinin görsele baktığını bilmez. En yakın akrabalarımızdan biri olarak şempanzeler bile sadece tipe bakmaz; statü, liderlik, güç hepsi önemlidir. Size “çok zor bir gerçeği kabul ettiğiniz için gurur duymayı” sunar. Bir anda bununla o ortamda övünür hale gelirsiniz. Oysaki bir şey yapmamak, yapmaktan her zaman daha kolaydır. Hepsi kırmızı hapı hazmedememekten ya da 2. aşaması olan nefrette takılı kalmaktan dolayı olmaktadır. İnsellerle ilgili olarak Yin‘in yazısını da okumanızı tavsiye ederim.

 

Siyah hapta yanlış aktarılanlara ve safsatalara birkaç örnek:

İnsel kişiler biraz da rahat yetiştiriliş tarzından ve kendisine dayatılan feminen algıdan dolayı bu tavır hatalarını fark edemiyor çünkü ortada bir “psikoz” var. Bir şey kanıksanmış. Her instagrama bakışta güzel kadınları görüyor ve buna çekiliyor ve erkeklerin de buna bakacağını düşünüyor. Ardından insellikle ile ilgili kaynaklara ulaşıyor. İlgili forumlarında şu makale popülerdir ve çarptırılır. Mesela: Asyalılar ve siyahiler beyaz erkeklere göre kadınlar ve işverenler trafından daha az tercih edilir. Bu bilgiyi duyduğu anda olayın ırkla ve tiple ilgili olduğu konusuna da inanır ve her şey tiptir, gerisi önemsiz safsatasını içselleştirmeye başlar. Oysaki makalede daha az tercih edilir demektedir, “tercih edilmez” değil. İşte bu “biçimsel safsata” türüdür . Yani doğru öncül verilerle yanlış bilgileri bir arada sunup, yanlışları doğrulamaya çalışılır. 

Diğeri ise “saldırı safsatasıdır.” Örneğin siz gelişimden bahseder, bazı verileri öne koyarsınız. Karşı taraf olay yerine size saldırarak şöyle der: “Sen yavşak adamın tekisin ya da o sikko tipinle anca 31 çekersin, belki kandırırsın kadınları işte! En azından biz kabul ettik gerçeğimizi, çirkiniz!” Siz de tartışmayı bırakıp, bir anda kendinizi korumaya çalışırsınız.

Ek not olarak kırmızı hap, kadınların zaten seni sen olduğun için değil, temsil ettiklerin yüzünden sevdiğini söyler. Örneğin iş sahibiyken, sağlığın iyiyken yanında olan kadınlar, bunları kaybetmen durumunda senden boşanır, yani tipin de seni kurtarmaz, pipinde. Çünkü aşık olduğu şey temelde hepsinin toplamıdır. Ne tipin, ne karakterine, ne de işine tek başına ilgi duymazlar. Şuradaki referansı incelyebilirsiniz yine şuradaki çalışmada CEO olan kadınların, erkek olan CEOlara göre daha çok boşandığı belirtilmiş. Bir insel ilişki kuramadığı için tiple de ilişkiyi sürdürebileceğini sanır.

Kimsenin eşit doğduğunu söylemiyoruz, tipin önemsiz olduğunu da belirtmiyoruz ve eşitliğin korunacağı da tam anlamıyla hatalı bir düşünce. Siz kadından üstün bile olsanız, CEO olduğunda hipergami sonucunda sizi boşayabilir.

 

Neden beyaz erkekler daha çok tercih ediliyor?

Bunların hepsi 1920 tarihinde psikolog Dr. Throndike’nin Hale etkisi dediği teoriyi ortaya atmasıyla açıklanabilir. (ref) İnsanların pozitif dış görünüşü diğer özelliklerinin de iyi olduğu yanılsamasını yaratır. Örneğin ilgili referansta uzun ve yakışıklı bir beyaz erkeğe tanımadığı kişilerin puan vermesi isteniyor ve o kişiler, “zengindir, statüsü yüksektir, iyi ve zeki biridir” diye yorum yapıyorlar. Oysaki adam eğitimsiz ve sokakta yaşıyor.

İşte bir kadında da benzeri olur fakat atlanan nokta şu ki bu çalışma bile sadece “tipi” ön planda tutmaz. Giyim tarzı, duruşunuz da hale efektinde etkilidir. Örneğin iş yerinde jilet gibi giyinen biri, kot pantolonla gelen birine göre daha çok sinyalleme yapar. İşte inseller bunu atlar. Bir araştırmada 2 kişiyi öne sürüyorlar, birinin prof. diğerinin misafir öğretim üyesi olduğu söyleniyor. Öğrenciler otomatik olarak prof’a daha yüksek puan veriyor. Bu da direkt “statü sinyallemesine” örnek verilebilir.

Kadın böyle bir erkeği yakışıklı olduğu için değil temsil ettiklerinin yüksekliğinin ihtimalinden dolayı tercih eder. Benzer şekilde uzun boyla yüksek iq arasındaki korelasyonun sadece %10-18 civarı olduğu biliniyor. (Ref1),(Ref2). Daha ilginci boy-zeka arasındaki ilişkinin %59 oranında çevresel faktörlere bağlı olduğu biliniyor. Yani inseller genetik genetik diye yırtınırken, makaleler yetiştiriliş veya kendinizi yetiştirme ile birçok fiziksel özelliğinizi geliştirebileceğinizi gösteriyor.

Dr. David Buss(2002) da yapmış ve kadınların özellikle statü ve güven veren erkekleri istatistiksel olarak tipe göre daha çok tercih ettiğini göstermiştir. Bunu detaylı olarak önceden anlattık. Siz zaten bu özelliklere sahipseniz, doğru tavırla kadınla konuşursanız, tanışma aşamasını geçtikten sonra size arzu duyacaktır, yani fiziksel özelliklerinizin eksikliğini kapatmış olursunuz ama sizin içiniz boşsa tip sizi kurtarmaz. Bunu da tipsiz erkek yazısında açıklamıştık. 

 

Hani Asyalılar Tercih Edilmiyordu?

Burada temsil ettiğiniz şey güçlüyse, hale etkisinden nasıl kaçıyorsunuz ve istatistikler ne diyor ona bakalım:

Hale etkisi dışındaki sebepler sosyo-ekonomiktir. Örneğin Çin’deki erkeklerin çoğu fakirdir, ekonomik durumları kötüdür, bu da kadınlar tarafından daha az tercih edilmelerine sebebiyet verir. Dünyada sıralama yapıldığında beyaz>asyalı>siyahı bir ekonomik denge olduğunu görürüz. Yine sadece tiple alakası yoktur. (Ref)

Amerika’da yaşayan Asyalılarda ise durum farklıdır. Buradan gelişimin ve statünün önemini anlayabiliriz. İnsel iddiası şudur: Asyalılar tip yüzünden dezavantajlıdır, çünkü beyaz değiller. İtici tipleri yüzünden iş dünyasında bile dışlanırlar.” İstatistiklere göre Amerika’a taşınan başarılı Asyalılar son 10 senede hızla üst kademelere yükselmiş, beyaz ırktan daha fazla CEO olmuş. Genel gelir dağılımında bu erkeklerin iyi olanları beyazlardan daha çok kazandığı görülmüş. Şöyle diyebiliriz ki %20’e giren Asyalılar tiplerine rağmen ABD’de de benzer statülerde, hatta daha fazla kazanmaktadır. Demek ki yönetici pozisyonuna geçmek ve iyi kazanmak için illaki tipinizin iyi olması gerekmiyormuş! (Ref) Bir safsatayı daha savdık.

 

Hale Etkisi Erkek Yöneticilerde Daha Etkin

Dış görünüşü puanlamada sosyal-eşleşme sitelerinin sağladığı istatisiklere göre erkeklerin daha objektif olduğunu tekrardan hatırlatırım.  İş hayatında yönetici kadrosu da genellikle erkek olduğu için (dünya ort=%82) aslında hale efektiyle aslında erkeklerin karar vermesini daha çok sağladığınızı, cinsel seçimle birebir ilgili olmadığını hatırlatalım. Yine bu dominant etki cinsel tercihlerinizde de öyle sanmanıza neden oluyor olabilir.

Hale efektinin yanlış yorumlanmasıyla ilgili kadınlar üstünden bir örnek de erkeklerin güzel yüzlü kadınları “melek” olarak görmeleri ve bütün iyi özellikleri onlara ithaf etmesidir. Bu bir erkek geleneğidir, yerleşmiş bir algıdır. Orta Çağ’dan günümüze süre gelmiş bir tavırdır. Çoğu erkek kötü bir şeyler yaşadığında o kadının bunu yaptığını kabul edemez, çünkü öylesine içine işlemiştir. İşte inselde de aynı tavır vardır fakat çarpıtılmıştır.

Şu makalede birçok referans örnek gösterilmiş ve şu belirtilmiştir ”Erkekler güzel kadınları ilişki için uygun olarak nitelerken, kadınlar bunun yeterli olmadığını ve kişilik özelliklerinin ön plana çıktığını söylemiştir.” Makalede erkek ve kadın gruplarına kadın yüzleri yorumlatılmış, burası çok ilginç; her 2 taraf da güzelliği benzer oranda algılamış. Erkekler güzel kadınları güvenilmez olarak yorumlarken, kadınlar daha güvenilmez yorumlamış ve gruplarında istemeyeceklerini belirtmiş. Yani rakip görmüş. Buradan da görselliğin kadın için her 2 türde de daha etkin bir etmen olduğunu anlıyoruz. Oysaki tersi durumda erkeğin tipine puan veren kadınların oldukça başarısız olduğunu istatistiklerden biliyoruz. Yine meta analiz yapılan şu referansta kolej öğrencileri arasındaki kadınların uzun süreli ilişki durumunda sosyo-ekonomik standardı yüksek, hırslı ve zeki erkekleri tercih ettiği görülmüş.

 

İnseller ve Feminizm

Benzerini betalar için açıklamıştık. İnsellere de bakalım. Örneğin feminist algılara bakın genel sosyalizmi esas alır ve nefretlerinden biri erkek-kadının eşitliğinin olmamasıdır. Realitede bazı konularda(eğitim, yargı, kişisel haklar) olması gerekse de birçok konuda değildir. Erkek biyolojik olarak frontal lobunu daha etkin kullanan, yüksek testosteron sebebiyle inşa etmek üstüne kendini yapılandırmış, cinselliği ödül olarak görebilen bir varlıktır. Buna dayanamayan feminist algı son senelerde erkeklerin içindeki dişil enerjiyi arttırarak feminenleştirmiştir. Aynı dönemde veganlıkta yükselmiş ve erkeklerin testosteron oranı düşmüştür. İşte inseller de bu oyunun sonuçlarındandır. Depresyona girmiş betalardır. Bilindiği gibi rekabetçiliği yok eden en büyük unsur düşük testosteron oranıdır.

Feministler gibi “eşitlik” temelinde dayatırlar. 80/20 pareto analizine göre kadınların tepedeki en iyi fenotipe ulaşmaya çalıştıklarını belirtirler fakat bunun altında haset ve nefret vardır. Neden kadınlar 50/50 seçim yapmamaktadır? Aslında eşit olmamaya nefret kusarlar ve bunu da para, statü, karizma gibi bileşenlere değil, kontrol edemeyecekleri “tipe” yönlendirirler.

Psikolojide tipik yansıtmalı özdeşim durumudur bu. Yani kişi kendi olumsuz yanlarını, eksiklikleri, gereksinimlerini karşı tarafa aktararak onu yönlendirmeye çalışır ve kendini rahatlatır. Suç onda değildir. Şimdiye kadar tek bir inseli bile ikna edemedim mesela. En ufak cümlenizde stereotip tepkiler verirler ve sizi dinlemezler bile, otomatik savunma mekanizmaları devreye girer. Bunları zaten duymuş ama confirmation bias(doğrulama yanlılığı) yaparak siyah hapı doğrulamışlardır. Aynı narsisistik yapılanma gibi onlara yardım edemezsiniz. Çünkü istemezler ve çevrelerindeki kişileri de dibe çekerek iyi hissetmeye çalışırlar. Tek tavsiyem baştan bu batağa girmemektir. İnanın bana Brad Pitt olsa bu gibi forumlarda gezse kısa sürede manipüle olacaktır.

 

Son Söz

Aslında bu yazının amacı inseller değil, kendini başarısız hissedip, bu yola sapmadan kurtarabileceğim kişilerdir. Kırmızı hap umut satan bir oluşum değildir. Kadınların acımasız doğasını kabullenmenizi ve buna uygun davranmanız için vardır. Bunu unutmayın.

Dipnot: İlgili konunun sohbet formundaki podcasti için aşağıdaki Youtube linkine tıklayabilirsiniz.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Kadınlardaki Bakir Erkek İsteme Miti

Kadınlardaki Bakir Erkek İsteme Miti

Kadını anlamamak ve suçlanmak erkeği en çaresiz bırakan zayıf yanıdır. Erkek mantıklı bir yaratışta olduğu için psikolojik bir saldırıda hemen savunmaya geçer. Geçen ekşi-sözlük üstünden biri kız arkadaşı için tavsiye istedi. En can alıcı yeri şurasıydı:

“Abi, düzgün bir kadınla tanıştım, ilişkisi de az. Yalnız beni çok suçluyor. Geçmişte ondan fazla ilişki yaşadığım için ilişki kurma konusunda kararsızmış, güvenmiyormuş. O da temiz birini istiyormuş. Ne yapacağımı bilmiyorum. Keşke önceden kimseyle birlikte olmasaydım.”

Bu cümle kadın zihni için çarpık ve çok katmanlı anlamlar taşıyor. Arkadaşın hatası kendi projeksiyonundan gördüğü ve hissettiği gibi kadınında fazla partnerden rahatsız olduğunu sanmasıdır. Kadın ve erkek cinselliğini eşit zannetmiş, daha kötüsü kadının gerçekten de rahatsız olduğu konunun bu olduğunu sanmış!

Kadınların söyledikleriyle, hissettikleri farklıdır. Zamanında başka bir versiyonunu ben de duymuştum. Kadınların belli gruplar içinde birbirine benziyor olması oldukça ilginç. Hatta benzerini youtube podcast yorumları içinde de gördüm. 

Onca paragraf yazıştık ama bu yorumu ilk cümlede okusam, “o kadınla zaman kaybetme” derdim. Düzgün olarak tanımlaması baştan “beta öder” yapılanmasına yatırım yaptığını gösterir nitelikte. Kadın resmen adamı suçlu hissettirmiş.

 

Az İlişki Yaşamış Her kadın Potansiyel Taşımaz!

Başta pozitiftim çünkü bu çağda az ilişki yaşamış kadın değerli ve potansiyel taşıyordu fakat sadece potansiyel taşıyordu. Son cümleyi ilk cümlesinde yazsaydı potansiyel taşımadığını deneyimlerimden ve okuduklarımdan söyleyebilirdim. Çünkü bir cümleyle bütün bilinçaltını ifşa etmiş, özgüvensizliğini açıklamıştı. Bu özgüvensizlik “sizin ilişki sayınızı kıskanmasıdır.” Kendini aşağılık duygusuyla kötü hissettiği için suçlama getirmiş. Bu bir haset örneğidir ve kadının sizi sevmediğini sadece bencil olduğunu ispatlar. Arkasını da feminizme yaslar. Baştan sona “safsatadır.” İleri boyuttaki tehlikelidir çünkü rastgele ilişki yaşar bu bireyler. 

Örneğin yapılan istatistiksel bir araştırmaya göre kadınların az ilişkisi olmuş(2 kişi) erkekleri çekici bulmadığı görülmüş. Artan sayıda; kadınlar 40 partneri olmuş erkeği oldukça çekici bulurken, erkekler 40 partneri olan kadını itici bulmuş. Oransal olarak kadınlaro erkeği, erkeğin kadını çekici bulmasına oranla 2 kattan daha fazla çekici bulduğu farkedilmiş ve bunu o erkeğin daha sosyal, maceraperest görülmesine bağlanmış. İlgili makalede erkekler kadınlar için şöyle düşünmüş: kadınların rastgele ilişkiye girmesinin doğal olmaması bunun psikolojik rahatsızlıkla ilgili olabileceği (bipolar, depresyon, düşük özgüven veya taciz geçmişi), kadının 50 partnere ulaşabilmesinin kolay olduğu ve bu yüzden güven duyulmadığı belirtilmiş (ref).

Özetle size üstteki suçlamayı yapan kişi normal değildir. 10larca çarpık ilişki yaşamış kadının da bir ilki vardır! Kadını tanıdığınızda az ilişki yaşaması hatta bakire olması bunu sürdürmek istediği, masum olduğu veya sizin son kişi olduğunuz anlamına gelmez. Geçen senelerde barda 22 yaşında bakire bir kadınla tanışıp, bir süre fb gibi takılmıştım ama sözde bakireydi. 2 adamla aynı anda çıkabiliyordu, beğendiği erkeğe felaket flörtözdü. Diğer cinsellik yöntemleri konusunda gayet tecrübeliydi. Anlatabildim mi? Tavsiyem “düzgün” kavramını tekrardan gözden geçirmenizdir. Örneğin bu kadında sorunlu-ebeveyn paterni değişmemişti: Anne-Baba aldatma sonucu ayrılmış, kız sevgilisinden sağlam dayak yemiş ve stres sonucu midede ciddi sağlık problemleriyle ameliyat yaşamıştı. (Sarışın, masum görünen bir kızdı. Kadınların görünüşü en büyük afyondur, aldanmayın derim.) Aslında tipik bir rastgele ilişki yaşama paternidir ve başta Kernberg‘ün araştırmalarına göre kişilik bozukluğu olan toksik kadınlarda (narsisistik, borderline, şizoid vs.) görülür. Normal bir birey bunu arzulamaz.

 

Özgüvensiz Kadın, Beta Erkeğe Denktir

Böyle çarpık bir düşünceyi dillendiren kadınının problemi az partnere sahip olmasından ötürü çirkin hissedip, bu suçluluğunu size yansıtmaktır. Örneğin normal bir kadın teklif almasına rağmen görmezden gelir. 

Düşük özgüvenli kadının eşdeğeri beta erkektir. Beta nasıl cinsellik yaşamak için kendini masum gösteriyorsa, özgüvensiz kadın da erkeğin beğenisiyle kendi özgüvenini tazeler. Beğenilme ihtiyacı kadının doğasının aksine hareket etmesinse sebep olur. Kolay cinsellik sağlayan, seçemeyen basit kadın seviyesine düşürür. Oysaki kadının cinsel arzusu düşük testosteron seviyesi sebebiyle yüksek değildir, doğurganlık yetisi yüzünden seçme hakkı ondadır, bu yüzden de güven ve bağlanma daha ön plandadır.

 

Sen bakire istiyorsan, ben de bakir erkek istiyorum!

Bu da benzer bir diğer cümledir. Aslında neden söylediğini de bilmiyor, o erkeği bilinçaltında değerli buluyor fakat eşitlik düşüncesiyle kendini bilinçli ya da bilinçsiz ketliyor.

“Eğer bu yapılanmaya sahip olmasa kendini iyi hissetmek için sizi suçlayabileceği bir şey kalmamış olurdu.

Erkeğin ve kadının cinselliğinin eşit olduğu safsatası feminizmin en büyük propagandasıdır, ortaya çıkış sebebi ise 19. YY. bastırılmış kadın cinselliğidir. Ben kadının cinselliğini yaşamasına karşı değilim fakat bunu tutarlı yaşamalı ve evrimin ona sunduğu “seçiciliği” doğru değerlendirmelidir. Çok ve başarısız ilişki kadının kötü bir ebeveyn olacağını, sorumsuzluğunu gösterir. Düşen oksitosin hormonuyla bağlanma yeteneğini kaybeder. Oysaki çoğu erkek istese de cinselliğe ulaşamaz. Bu erişiminin sürekli olması onun değerli olduğuna da bir ispattır. (Ayrıntılar için: Bakirelik önemli mi? (Bölüm 2) )

 

Sizi suçlarken, bilinçaltındaki vahşi mekanizmada şu geçiyor:

Ben de aynısnı yapmalı, denemeliyim fakat bilincine(duyduğunuz kısım) sizi suçlama olarak yansıtıp, kendini aklıyor. Çünkü böyle bir şey yapmanın da kendi doğasına uygun olmadığını, esas sorunun aşağılık duygusu olduğunu amacının ise özgüvenini tazelemek olduğunu biliyor. Her şeyden öte sosyal baskı sebebiyle sizin rahat yaşamınıza bir özenti duyuyor. Bir şeyi baskılarsanız en şiddetli formlarda çıkar fakat kişi yapsa da tatmin olmaz. Çünkü esas sorun farklı bir yerdedir.

Ayırt edemdiği şeyse cinsellik yaşamasına gerek olmadığı ve özgüvensizliği bunu anlamasına engel oluyor. Sosyal medyanın, instagramın, tinderın bize sattığı en kötü alışkanlık son 10 senede bu oldu.  “Özgüven = Beğeni”. Bilge olun.

Sağlıklı bir kadın ne yapardı? Ya çıkarcı kadın doğasında sahip olup, direkt başka adaylara geçer, sizinle ilgilenmez ya da sizinle birlikte olmayı seçer, çünkü vazgeçilmezsinizdir. Bu kadınsa özgüvensiz olduğu için sizi elinizde tutarken başka erkeklere de göz atmak istiyor fakat bunu yapamadığı için de çirkin hissediyor. Tek amacı “tercih edilen” bir kadın olduğunu kendine ispatlamak. Sizin stratejiniz arada kalan bu tip kadınlardan cinsel olarak yararlanmak olmalıdır.

 

Kadın size arzu duymak zorunda değil!

Alfa olmak kadının size arzu duymasını gerektirmez. Çünkü arzu duymak genelde bilinçaltındaki fark etmediğiniz sorunlarla etkileşen kişilere duyduğumuz bir çekimdir. Daha önemlisi zaten alfa bir erkeğin bir kadının kendine ilgi duymasına ihtiyacı yoktur ama bu arkadaşın yapılması beta olduğu için kadına ihtiyaç duyuyor, çünkü özel hissetmeye ihtiyacı var. Rollo Tomassi’nin bir makalesinde şöyle bir şey geçer: “Betalar evlendikleri kadının en iyi cinselliği kendileriyle yaşadığını sanır, o kadının bulabildiği en iyi erkek olduğuna inanırlar!”

 

Az İlişki Erkek Hassasiyetidir

Az ilişki yaşamış kadın her zaman erkeğin hassasiyetidir, kadın buna hassasiyet gösteriyorsa zihninde bir şeyler ters yüz edilmiş ve çarpık uslamlama yapmasına neden olunmuştur. Anca bu şekilde utandırma taktikleriyle sizi silahsızlandırmaya çalışır. Sizde de feminizmin çarpık algıları varsa bir güzel yersiniz.

Çok partnere ulaşabilen erkek her yaşam forumunda değerli ve nadirdir!

Realitede o erkeğin fazla cinsel partnerine ulaşmış olması onu değerli yapar, çünkü doğada ancak değerli erkekler birden fazla kadına ulaşabilir. İnsanlarda ise son dönemde azalan beta ve artan insel patlamasını görüyoruz.

Kadının temel dürtüsü zaten “alfa siker, beta öder” kısmındaki %20lik alfayı seçmek, o erkeği, güçlü cinsel geçmişi sebebiyle tercih edildiği için seçer. Diğer kadınların o erkeğe arzu duymuş olması, bu kadına açıklayamayacağı kadar çekici gelir. Neden bir kadın tercih edilmeyen bir erkeğe arzu duysun ki? Öyle olsa bütün inseller sevgili bulurdu. Bakire bir kadın bakir bir erkekle birlikte olduğunda orgazm olma şansı sizce nedir?

Siz de bu soru karşısında “…ama ben öyle değilim, yanlış anladın, kader kurbanıyım” gibi zırvalarsanız, anında beta öder tarafına düşersiniz. Erkek gibi eğlenen ustalık kullanarak: “evet ya ben kirli bir adamım, bir kese çeksene bana eheh” diye pis pis gülebilirsiniz. Buna rağmen diretiyorsa bilin ki “shit test”ten daha büyük bir sorununuz vardır.

Bana güvenin o çok temiz gördüğünüz kadın 10 sene sonrasını o an görseniz, beladan kurtulmuşum diyeceksiniz. Uzun süreli ilişki yatırımına değmediğini görüp, mutlu olacaksınız.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Alfa ve Betayı Ayırt Edememek

Alfa ve Betayı Ayırt Edememek

Çoğu kişi betaları başarısız olarak tanımlar, bir nevi doğrudur. Bu adamlar “kadınlar” konusunda başarısızdır fakat diğer konularda gayet başarılı olabilir. İyi kazanırlar, ev işlerinden anlarlar, araba-evleri olabilir.

Örneğin şu denkleme bakalım:

Alfa Döller, Beta Öder

2. kısımda beta neden ödüyor? Bunu hiç düşündünüz mü? Oysaki fakir biri ödeyebilir mi? Nasıl olur da bir kadın kendi geleceği için 30 yaşından sonra betayı seçer?

Çünkü beta, kadının istediği kaynağı sağlayan, iyi hayat sunabilen başarılı kişidir (fakat bunu yanlış kadına sunar). O güvenilirdir. Çoğu için kadınlar kendi değerini bilmemekte ve alfalar tarafından kandırılmaktadır! Çoğu erkek maalsef kadınların güce çekilmesindense, zayıf olmalarına inanmayı daha rahatlatıcı bulur. 

Beta Erkek Ne Demek?

En iyimser ifadeyle sokakta boza satan Şakir abi betanın en alt sınıfıdır. O talihsizdir. Eğitim alamamıştır, zor şartlarda büyümüştür, anne babası kötü davranmıştır, aşık olmamıştır, ilk bulduğu kadınla görücü usulü evlenmiştir. Oysaki beta erkek kadınların, arzunun, şehvetin farkındadır. Aşk ve ayrılık acısı çeker, o tek özel kişi karşısına çıkmalıdır. Hatta feministtir. Kadının geçmişini önemsemez, çünkü erkek yapabiliyorsa kadın da yapmalıdır. Bir beta; aşkı bulduysa her şeye inanır. Mantığı devre dışıdır, hatta kadını ikna etmeye çalışır.

O kadın geçmişte 23 erkekle sevgili bile olsa, grup yapıp, eroin bile kullansa önceden kandırılmıştır, artık kendisiyle doğru yolu bulmuştur. Böyle düşünür çünkü kadınları ilahileştirir. Bu bir mucizedir! Çünkü herkes gerçekten inanırsa o erkek karşısına çıkarsa düşünerek değişebilir! (Haha! Freud mezarından kalkıp tokat atardı son cümleye)

Aslında beta gerçeklikten uzakta yaşayan, çabuk kanandır, kendinin özel kişi olduğuna kolaylıkla inanır. Benim son dönem gördüğüm en büyük problem beta nüfusunun bile azalıyor ve insellerin artıyor olması… Erkeklerin bir bölümü beta bile olamayacak kadar kendilerini küçük görüyorlar, kadınların kendilerini hiçbir şekilde seçmeyeceğine inanıyorlar. Bu çarpık trp imgesinin moral bozukluğu ve kendine güvensizlik sebebiyle black pill‘e dönüşmesinden ibaret hatalı bir olgu… 

Beta Erkekler ve Feminizm

Feminizminin sağlayıcı erkeklerin değerinin azalmasında etkili olduğunu söyleyebiliriz. Geçmişte tamamen negatif-çıkarcı ve zorunda olan kadın doğası arzu olmadan bir beta sağlayıcıyı seçebiliyordu, oysaki günümüzde erkekten beklediklerinin yönü değişmiş durumdadır. Eğitimli kadınların hayatlarını sürdürmeleri için bir erkeğin parasına ihtiyaçları kalmadı fakat hala rahat bir yaşam sürme arzuları devam ediyor. Bir diğer durumsa çocuk yapma amacıyla süreli olarak erkekleri tercih edilebilmeleridir.

Çocuk için betadan yararlanan kadınlar doğaları nedeniyle pair-pondingi çocuk yapana kadar sağlayıp, ardından memelilerin bir bölümü gibi kendi çocuğuna bakacak şekilde yapılanarak boşanıyor. Bunu bilinçli yapmıyor ama çocuktan sonra bilinçaltı ona “o erkekten sağlayacağı” bir şey olmadığını söylüyor. Sonuçta ise babasız çocuklar ve daha feminen bir nesil ortaya çıkıyor. Rahat, kontrolsüz, sadakat içermeyen ilişkiler sayesinde bu oran arttı. İstatistiklere göre 10+ partner geçirmiş kadınlar az partnerle olmuş kadınlara göre daha çok boşanıyor ve partner sayısı arttıkça da bu oran logaritmik artıyor. Bir çeşit distopya gibi görünebilir, yani evlenme oranları düşükken, bu kadar çocuk doğumu ve boşanma olması bunun göstergesi ama doğa her zaman kendine çeki düzen verir, dengeye ulaşır. En azından son 10 senede feminizm oranlarının düşmesi dengeye örnektir.

Unutulmamalıdır ki kadın her çağda  -sebepleri değişse de- iyi erkeklere ulaşma ve onu elde tutma gayesinde olacaktır. Tek fark bunu çıkarcı(örneğin para veya bakım için), zorunda olduğu için yapmayacak olmasıdır. Yani betaların şansı azaldı ki bu da insel nüfusunu arttırıyor.

Ne olacak? Kötü niyetli 10’dan fazla çarpık ilişki yaşamış kadın en iyi ihtimalle bir betayı damızlık olarak seçecek veya sizinle yatacak. Siz ise bunları trp lensleriyle fark edip elemeye çalışacaksınız. 

…Konuya dönersek bir alfa her 2 gruba da dahil değildir diyebiliriz.

Betaların çoğunluğu iyi oğlanlardır. Gerçekten işinde gücünde, başarılı, hatta trp terminolojisinde “kendine yatırım yap” tavsiyesini tam uygulayan kişilerdir. Çoğu beyaz yakadır örneğin. Plazada çalışırlar, aileleri iyidir, iyi eğitim almışlardır. Şaşırtıcı değil mi?

Peki o zaman beta güçlüyse, zenginse, iyi kaynakları varsa neden kötü özellikleri kendisine yüklüyoruz?

Çünkü kadın-erkek dinamiklerinin farkında değiller.

Bundan önce alfa erkek yazımda anlattığım gibi; alfa olmak bir zihin-setidir. Alfa zengin, arabası olan veya kaslı-güçlü-höd diyen erkek değildir. Doğada da böyle değildir ve sadece fiziksel güçle bir yere gelen tür sayısı çok azdır. 

Alfa temelde uyumsuz, bildiğini okuyan, farkındalığa sahip, riskleri göze alabilen, lider kişidir. Özetle hırçın çocuktur. Kötü bir önek ama Hitler bir alfadır. Narsist, lider, dediklerini uygulayandır. Fiziksel özellikleri hiç de Brad Pitt veya kaslı-maskülen-190lık erkek değildir. Hatta black pill terminolojisinde tipinden dolayı inseldir. Oysa ki o, kendi kadar güçlü diğer liderleri sallamamış, bütün dünyaya karşı durmuştur ve bütün dünyada onu anca bir araya gelerek durdurabilmiştir. Sonunda ise kendi ülküleri için intihar etmiştir. Aslında bir alfadır ama “başarısız” olmuştur. Demek ki alfa başarılı olmak demek değildir, bilge kavramıyla karıştırılmamalıdır.

Onu güçlü yapan düşünce şekli, cesareti ve uygulama tarzıdır. Zamanında Hitler’e de birçok kadının hayranlıkla yaklaştığını hatırlatırım ama o sadece ülkülerini önemsiyordu.

Demek ki “beta her şeyden önce kendi aşkını ve kadını merkeze koyandır” bilgisini de ekleyebiliriz. Alfa ise o kadının uygun olup olmadığını şimdiki davranışları ve geçmişiyle değerlendirir. Uygunsa uzun sureli ilişki yatırımı yapar, değilse sadece cinsellik yaşamaya devam eder.

“İlişkiyi kontrol etme, o kadına sahip olma arzusu sadece betalara özeldir.“

 

Kırmızı Hap Farkındalığı

Bir kadının cinsellik için yapabilecekleri; ona sağladığınız emekten, karşılıksız aşktan büyük olmalıdır. Aksi halde güven stratejisi için bunlardan yararlanırken, geçmişte her şeyi yapabileceği erkekler gibi size teslim olmaz. Eğer bir alfa erkek, bu farkındalığa sahip değilse ve mavi haplıysa kayıplar verebilir, hata yapabilir ve sonunda bunu ödeyebilir. TRP farkındalığı varsa kadını şimdiki ve geçmişinde yaptıklarıyla değerlendirerek uygun olan ilişki formuna devam eder.

Arzuyla pazarlık yapamazsınız, bu sadece felaket getirir ama size!

Maalesef betalar yüksek uyum yetenekleri sebebiyle uyanmak istemiyorlar, zaten onları beyaz yaka yapan da bu uyum yetenekleridir. Risk almak istemeyecek, ileride bir gün hayatlarının kadını onlara gelecek ve onların değerini anlayacaktır.

Betalara karşı en güçlü savunma mekanizması “geçmişin geçmişte kaldığıdır”

30+ kadınların tehlikesinden bahsederken aydınlanma çağına girdiklerinden, opsiyonlarının azalması sebebiyle dürüstlüklerinin de azalacağından ve hatta kendilerini bile kandırabileceklerini fakat ne yaparlarsa yapsınlar 20li yaşlarda birlikte oldukları alfa erkekleri unutamayacaklarından, gerçek arzu nesnelerini erkeğe yansıtamayacaklarından bahsetmiştik. İlginçtir bu bile eğer kadının geçmişini öğrenmezlerse betalara yeterli gelmektedir.

Burada kadının en büyük savunması kadının utandırtma taktikleri olacaktır. Yani o geçmiştir, bugün o insanlar yoktur fakat yaşananlar kişide yarattığı psikolojinin değişmeyeceğini ve bir kere iyisini bulan kadının fiziksel veya psikolojik olarak istese de kötüsüne razı olmayacağını, o kişiden sadece yararlanacağını itiraf edemezler. Kadın da içten içe eskisi gibi yüksek kalibre bir erkek ister fakat o dönem bile onu ya elde edememiştir ya da opsiyonları sebebiyle benzer başka kişileri deneyerek “alfa dul” olmuştur. Bunu  kendine bile itiraf etmez ama böyledir.

Özetle beta bunlara inandığı için betadır, feminist propagandaya ve erkek-kadınların cinselliğinin eşit olduğuna kandığı için bu hale gelmiştir.

(Makaleyi oylamayı ihtmal etmeyin.)

Feminizm Üstüne Aykırı Düşünceler (2. Bölüm)

Feminizm Üstüne Aykırı Düşünceler 

 

2. Bölüm

İlk bölümde feminizm tarihinden ve avantajlarından bahsetmiştik, bu bölümde de sonuçları üstüne bir şeyler anlatacağım. İlk bölüm için tıklayın.

Onca zaman ulaşılamayan özgürlüğe ulaşan kadınlar işi maalesef abarttılar. Denge süreci öncesinde böyle bir reaksiyon normaldir. Hippi akımıyla birlikte çok eşli ortamlar oluştu. Çünkü düşünceleri kadının bir mal olmadığı ve özgürce cinsellik yaşayabileceğiydi, bu durum kadınların hipergami gibi eş seçme mekanizmalarını resmen paralize etti ve rastgele partnerlerle birliktelik, erkekler gibi davranabildikleri bir hale dönüştü fakat erkeklerin de işine geldi, çünkü önceden zor ulaşılan cinselliğe ulaşmak basitleşmişti.

Sosyalist düşünceleri bile kendi çıkarlarına kullandılar. Cinsiyeti yok saydılar. Doğum kontrol hapının bu dönemde gelişmesi ve kadının çocuğu üstünde tam hakka sahip olması, isterse kürtaj olabilmesi de bunu iyice yüksellti. Bunların hepsinin de kadınların kendini “kutsal bir varlık” olmadığını göstermek için yapmış olması ironiktir. Hatta erkeklerin söz hakkı olduğu alanlarda söz hakkı isteyip, bilimde-sanatta gelişme göstermeleri beklenirken, daha çok cinsellikte gelişme göstermeleri daha da ironiktir. İnsan hangi konuda bastırılmışsa o konuya yönelir.

 

Şuna içtenlikle katılıyorum

Kadın kutsal olmayabilir fakat anne olmak isteyen bir kişinin bir birey yetiştirmek için sorumluluk alması ve kendi seçici doğasına uygun davranması evrimsel bir dürtüdür. Örneğin doğada böyle bir sürtük “kadın” anlayışı yoktur. Hepsi doğru genleri seçme çocuğunu gerekirse tek başına büyütme üstüne evrilmiştir. Çoğu memeli erkekle dölleme sonrası onların da yükünü taşımak istemediği için hayatlarında olsun istemez. Bir kadının sorumluluk alarak ayakları üstüne durmasında sorun yok fakat önüne gelenle bunu yapabiliyor olmasının bir özgürlük olmadığını anlaması ve bunun tepkisel geliştirilmiş bir tuzak olduğunu fark etmesi önemli. Aksi durumda sadece bundan yararlanan erkeklerin yararına çalışmış olurlar. Sonunda da psikolojisi fazla erkekten dolayı kaymış kötü bir ebeveyn ordusu ortaya çıkar.

Sosyal psikoloji kuramları çevremiz tarafından şekillendirildiğimizi öne sürer. Siz neyseniz çocuğunuz(ya da nesiller) da size benzeyecektir. Çocuğunuzun da sizin gibi uyuşturucu, grup ortamlarında 10’dan fazla partnerle olmasını ister miydiniz? Ben cevabı referansla 1. bölümde vermiştim: 2. feminist dalga hareketi mensubu hippi annelerin 3. feminist dalga çocuklarının yaptıklarını eleştirdiğini ve 2 neslin “feminizm” konusunda anlaşamadığını anlatmıştım.

Hipergami sebebiyle kendinden üst bir erkeğe hayranlık duyarak aşık olan kadının yapamayacağı hiçbirşey olmadığını da önceden defalarca anlatmıştık. 3. Dalga feminizm ancak hipergamik dürtülerini bastıran, aşık olamayan kendini ketlemiş, aşırı solipsist yapılanmaya sahip kadınların katılabileceği bir inanıştır. Çoğu kadın da tam bilgi sahibi olmadığı için kadın-erkek eşitliğini savunur.

 

Yaşam Dürtüsü

Her cinsin yaşam amacı farklıdır. Örneğin kadının en büyük evrimsel dürtüsü çocuk sahibi olmak üzerinedir ki güncel istatistikler çocuk sahibi olduktan sonra kadınların %69unun işe geri dönmediğini söylüyor bize. Öyle ki çocuk sahibi olan bu kadınlar için bir anda her şey önemsizleşir. Tabiiki geri kalan katkı sağlamaya devam edebilir. Çoğunluğun böyle yapması bize diğer kadınların da engellenmesi hakkını vermez fakat genel düşünce yapıları hakkında çok fikir verir.

Erkek böyle değildir ve üretmeye devam eder çünkü bir çocuk sahbi olma şansı yoktur. Bir feminist olan Dr. Karen Horney psikolojide bunu “rahim kıskançlığı” olarak açıklamıştır. Yani erkek kendinden bir parça üretemediği için devamlı üretmeye yönelir. Bu onun doğasıdır. Erkeğin en büyük gücü olan maskülen tavır; testosteron hormuyla birlikte bu altyapıyla oluşur. 1. Bölümde de eleştirdiğimiz gibi cinsiyetsizleştirme politikası bu başarıyı engellediği gibi çocuk sonrası işini bırakan %69’u da huzursuz edecektir. Çünkü buradaki çoğunluk erkeklerin çalışmasına güveniyor. Artık içgüdü mü dersiniz, başka bir kelime mi bulursunuz bilemem.

Örneğin evlenen bir çift olsun, kadın çocuğundan sonra işi bırakıp çocuğuna bakmayı tercih etsin. Sizce kaç erkek “biz seninle böyle mi konuştuk? Neden evine para getirmiyorsun? Neden çocuğunu seçtin?” diye karısını suçlar? Bunu okuyan her erkek bu konuşmanın hoş olmadığını, kulağa garip geldiğini fark edecektir. Çünkü her erkek çocuğunun annesi tarafından güvenle yetiştirilmesini tercih eder. Mali yüke ve yoğunluğa giriyor bile olsa. 

Kadın ve erkek “eşit” değildir. Geleneksel bazı roller iş olsun diye uydurulmamıştır, biraz da doğamız sebebiyle böyle hissederiz. Tabii ki bunun diretilmesi veya abartılması yanlış olabilir. Yani kimse “zorunda” bırakılmamalıdır.  İşte feminizm bu yüzden tepkiseldir ve temelsizdir.

 

İş Hayatı-Stres-Ücret

Kadının üretime katkı yapmasında ve stresli işlerde çalışmasında bence bir sorun yoktur fakat feministlerin bunu tepki olsun diye yapıyor olmaları ve bunu fark etmemeleri aşırı fiziksel ve psikolojik yoğunluk sebebiyle kendilerini mutsuz edecektir. Bence stres içermeyen işlerde başarılı olabilirler. Okuma-anlamada erkeklere göre daha iyi olduklarından bahsetmiştik.

Kadınlar biyolojik doğaları nedeniyle stres almayı sevmez. Güvende olmayı hissetmeye ihtiyaçları vardır. Kadına dünyanın en büyük gücünü de verseniz bunun sorumluluğunu taşımak istemeyecek ve kolayca bunu çocuk yapmaya tercih edecektir. Bu yüzden en gelişmiş ülkelerde bile kadın yönetici sayısı daha azdır. Özellikle kadın-erkek eşitliğinin ideal olduğu İskandinav ülkelerinde tam da bunu destekler seçimler görülüyor ve kadınlar doğaları gereği daha az strese girecek işlere yöneliyorlar. Bu eşitliğin daha az olduğu ülkelerde ise kadınlar inatla kendini zorluyor. (Ref)

İstatistiklere göre erkek-kadın ücret eşitliği hala sağlanamadı gibi yansıyor fakat birbirine oldukça yaklaştığı görülebilir. Bu farkta kadınların çocuk sahibi olmaları veya olduktan sonra işi bırakmaları diyebiliriz [Ref]. Yani iş veren güvenmiyor.

Kadınların %42si, erkeklerinse %22si cinsiyetçi yaklaşımdan yakınıyor[Ref]. Demek ki ayrımcılık sadece kadınlara özel de değil ve yine belki bu cinsiyetçilik femnist geçinen kadın yöneticiler tarafından yapılıyor. 

Evde çocuğunu yetiştiren bir kadının daha mutlu olacağı konusunda kimsenin şüphesi olmaması gerekir ama çalışmak kendi kararıdır. Kadın neden zor işlerde çalışarak kendini erkek gibi hissetmek ister ki? Özetle feminizm geleneksel rolleri küçümseyerek, çalışmayı bir ayrıcalık gibi gösterek kadınları kandırmıştır. Çalışmak bir zorunluluktur ve sorumluluk gerektirir, ayrıcalık değildir. Emin olunki hiçbir erkek zorunda olmasa feminist kadınlar kadar çalışmaya arzu duymaz.

Tabii işte çalışmanın iyi bir şey olduğunun öğütlenmesi, kadının hormonal yapısına uygun olmayan işlerde çalışması, evde en büyük misyonu olan çocuğunu büyütmesini “geleneksel rol” diyerek küçümsenmesi de ayrı bir çelişki. Oysaki kadın feminizm öncesinde de çalışıyordu bu kadınlar, şimdi de çalışıyor. Üstelik artık lüks ev aletleri var eskisi kadar yorulmak zorunda değiller. İsterse zor işler için birini de tutabilir.

 

Kadının Tanrıçalaştırılması

Feminizmi ve kadının tanrıçalaştırılmasını anlamak için 11. YY. ile orta-çağ mitlerine bakmak gerekir. Bu dönemde aşk evlilikleri yapılmazdı. Güzel ve varlıklı kadınlar malları sebebiyle lordlarla evlenirdi ve bu lordlara hizmet eden askerler genellikle leydiye aşık olurdu, ona ulaşmak için her şeyi yapabilirlerdi, lord da bunu askerleri kontrol edebilmek için hoş karşılardı, sonuçta akşam leydi kendi yatağına giriyordu. Bu durumun resmi adı Courtley Love’dı. Şimdiki gibi cinsellik olmasa bile leydinin gülümsemesi bile o erkeği mutlu ederdi. O dönem Sir Lancelot lordun karısını kaçırarak kuralı bozmuştur. 

Yüzyıllar süren bu gelenek kadınları tanrıçalaştırılmıştır. Çünkü geneli temsil eden orta sınıf devamlı olarak kadınlar üstüne eserler üretmiştir. Bourlervir eserlerinde şunu sorgular “kadın geçmişte bu kadar değerliyse şimdi neden değil?” İlk feministlerin temel düşüncelerin şekillendiricisi de budur fakat çarpıktır. Kadınlar erkeğin eşitliğindense kadınların günümüzde neden ilahlaştırılmadığı olgusu yanlış bir projeksiyondur. (Hepsi olmasa da 3. Feminist dalgada kadınlara pozitif haklar verilmesini isteyen ciddi bir kesim var.) Her nasılda bu anlayış bozulmuş, üniversitelerin kurulması ve kadınların 2. plana atılmasıyla bu mit bir çeşit “kollektif bilinç” şeklinde bize yerleşmiştir.

 

Kadın ve Cinsel Algı

Temelde baktığımızda feminizmin bir tepki olarak ortaya çıktığı için güçü temellerini yine ataerkil sistem diye eleştirdiği şeylerden kadınların doğasını önemsemeden aldığını görüyoruz. Örneğin cinsellik konusunda erkeklerle aynı özellikler sahip değildir kadın. Bir erkek salgıladığı x15 testosteron sebebiyle cinselliği değişen sıklıkla düşünürken, resmen hayat motivasyonu yaparken; kadın sadece periyodik olarak maksimum seviyede ister. Bu da genellikle yumurtlama dönemi öncesi ve sonrasıdır, öncesine alfa, sonrasına beta fazı denir. (Aldatan Kadın Serisi

Örneğin erken boşalan kadın var mıdır? Yoktur. Araştırmalara göre kadınların %60’ının düzenli orgazma ulaştığı biliniyor. [Robin Baker – Sperm Wars]

Kadın cinsellik yaşarken o kişiye güvenmesi, arzu duyması, değer vermesi gerekir. Kendinden düşük gördüğü biriyle hipergami sebebiyle asla birlikte olmaz örneğin. Psikolojik etmenler daha etkindir. Erkek kendinden düşük ya da yüksek puanlı bir kadınla rahatlıkla birlikte olabilir. 

 

Birkaç Gerçek Örnek

Biyolojik sebeplerle yönetici pozisyonunda aşırı strese ve karar vermeye uygun değiller ve iş hayatları yüzünden esas hedeflerini gerçekleştirememeleri sonucu mutsuz oluyorlar ve 30 yaşından sonra mutsuz kadınlar görüyoruz. Fark ediyorlar ki aslında istedikleri bu değilmiş. Böyle tanıdığım 3 tıp doktoru kadın vardı. 3’ü de 35+ üstündeydi. 2si hırslı biri ise hırssızdı ve pratisyen olarak kaldı ki bana kurduğu cümle şöyleydi: “Kendimi neden strese sokayım ki? Ben böyle mutluyum” Gayet feminist geçinen bu abla, fark etmeden doğasına uyum sağlamış. Çoğu kadın görünürde feminist olsa da içten içe feminen doğasına sıkı sıkıya bağlıdır aslında.

Yalnız işin ilginç tarafı 2si çoktan çocuk yapmayacaklarını kafaya koymuştı. Düzgün ilişkiler kuramayan kadınlara dönüşmüşlerdi. Kısa süreli ilişki yaşadığım için görüşlerini biliyorum ki 2si de uzun süreli ilişki özürlüydü. İçlerinde en psikolojisi düzgün olan hırssız olandı fakat o bile evlenip boşanmış, artık hiçbir şey umurumda değildi. Artık yaptıkları iş bir hırs odağına değil para kazanma sebebine dönmüş. Başka şeyler yapmak istiyorlar fakat elleri kolları bağlı. Her gün hayatlarında bir şeyin eksik olduğu üstüne bir şeyler dinliyordum.

 

Feminizmin Semantik Anlamı

Alfred Adler 2 tip kadından bahseder. İlki aşırı feminendir; bir şey beceremediğine inanır, başarısızdır, diğeri aşırı maskülen kadındır. Bu da aşk ilişkilerine inanmaz, dışa dönüktür, her işi yapmaya çalışır. Alfred Adler’e göre her 2 tip de erkeklerin kadınları “sosyal baskılaması” sonucu ortaya çıkan “negatif” kadın tiplemeleridir. Biri vazgeçen kadını, diğeri ise erkek gibi olmak isteyen kadını ortaya çıkartmış ve feminizm akımına yol açmıştır. Feminizm kelimesi “feminenden” türer fakat örnek aldığı tip “maskülen” erkektir. İronik şekilde “feminenliğe” dair pek bir şey bulamazsınız. Her eylemin arkasında “ben de erkek gibi” yapabilirim vardır ve bunu genellikle yatakta özgürlük anlamında kullanırlar.

 

Sonuçlar

Ben şuna inanıyorum ki eğer baştan beri kadınlara benzer haklar verilmiş olsaydı, çoğu kadın erkeklere inatla rekabete girecekleri işlerde çalışmak istemeyecekti ki modern çağda buna rağmen işlerini bıraktıklarını üstte istatistiksel olarak verdik. Baştaki aşırılık yavaş yavaş dengeye ulaşmış durumda. Son dönemde İngiltere’de kendini feminist olarak tanımlayanların sayısı %7-9 civarı değişmektedir. Bu da bize dengeye tekrardan ulaştığımızı söylüyor. 

Bilimde etkileri şimdikinden fazla olmayacaktı ki son 10 senenin Nobel ödüllerine baktığımızda kadınların hala uç noktalarda değer üretemediğini görüyoruz. IQ dağılımında da bunu görüyoruz. Ortalama IQlar eşit olsa da en aptal ve en zeki insanlar yine erkeklerden çıkıyor. Çünkü uyum sağlamaya daha yatkınlar, bu stres gerektirmeyen işlerde erkeklerden daha başarılı olmalarını sağlıyor. Örneğin erkekler daha fazla iş değiştiriyor, daha fazla kavgaya katılıyor, hatta daha fazla işsiz kalabiliyorlar. Oysaki kadınlarda bu durumlar daha düşük oranlarda seyrediyor. Zor kararlar vermektense duygusal düşüncelerine uygun bir tavır almak ve buna inanmak kadınları daha iyi hissettiriyor. Erkekler uç düşünebiliyorken(iyi ya da kötü) kadınlar düşünmüyor, çünkü bu onların duygusal dünyalarını kötü etkiliyor. Seri katillere baktığımızda yine erkeklerin ağırlıklı olduğunu görüyoruz. 

Feminizm temelde doğru bir akım olarak başlasa da insan doğası sebebiyle bir uca doğru savrularak amacını kaybetmiş ve birçok kadın doğaları nedeniyle sahip oldukları yüksek uyum yeteneği sebebiyle negatif etkilemiştir.  Öyleki feminizm ismi geçen yerlerde kadınlar haksız ya da kendilerine uyumsuz bir tavır da olsa kabul eder hale gelmişlerdir. Son söz olarak cinsiyetsizleştirme politikası tamamen yanlıştır.

2. Bölümün Sonu

1.Bölüm için tıklayın.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)