Ana Sayfa » Arşiv Ağustos 2020

Ağustos 2020

Sosyal Medyadan Yürüme, Meriçlik ve Hatalar Üstüne

Sosyal Medyadan Yürüme, Meriçlik ve Hatalar Üstüne

Geçen günki fakbadi yazıma biri ekşi sözlük üstünden mesaj attı. Beni kadın zannederek yürümeye başladı. Ben de sosyal bir test yaptım. Gerçekten erkek-kadın ilişkilerinin canlı kanıtı gibiydi. Altta karşı tarafın yazdıklarından ortaya çıkan mesajlaşma hatalarına bakıp, sosyal medyada yürürken yapılmaması gerekenleri değerlendirelim.

“Üstte” Dakika 1 hata 1. Tanışıyorsunuz ve tanıştığınız anda kadının hiçbir özelliğini bilmeden ilk öğrendiğinizle iltifata giriyorsunuz. Yaşımı öğrenmesiyle bir yükseliyor. O kadın neden benimle değil yazısında anlattığım gibi birçok erkeğin seçim kısıtlılığını gösteren güzel bir örnek.

“Üstte” Daha 15 dktır konuştuğun kadınla cinsel muhabbetlere girip, sevişmek güzel diyorsun. Bilinçaltından kadına şu mesaj gidiyor: “Ben çok çaresizim, yüzünü bile görmediğim kadınla bile yatmaya hazarım.” Mesela demişim ki: “her gördüğüne yazıyorsun” Sanki tasdikler gibi, “evet tabii ben herkese yürüyorum, kadın olsun da çamurdan olsun” moduna giriyor. “Kadın seçen, erkek kendini seçenler içinden tercih edendir.” Burada çok midesiz bir örneği mevcut. Hayal gücüyle kadına yükselebilen bir erkek var.

Düşünün bu bir kadın olsaydı? Sosyal medyadan nasıl yaklaşırdı? Neden o erkeğe çekim duyardı?

Süreçte önce keşfediyor, bir süre okuyor, karşı tarafın entelektüel olduğunu düşünüp, mesaj atıyorlar ve orada da işi yavaştan alıyorlar. Evrimde bize kadınların zeka odaklı seçimler yaptığını gösteriyor. Önceki erkeği çekici yapan kriterlerlde de bir özelliğinizle parlamanız gerektiğini açıklamıştım. Tabiiki adam bir de eli yüzü düzgün biri çıkarsa kadın ihya oluyor. (Benimle etkileşime geçen kadınlardan da hep benzer cevabı aldım.)

“Üstte” bu aşamadan sonra ben “shit testlere” geçtim. Olgun mu, hoşuna giden mi diyorum? Arkadaş benim yaşımı bildiği için otomatik olgun kısımını seçiyor ve testten kalıyor. Sonra saçma şekilde temellendiriyor. Oysaki erkeğin misyonu evrimsel olarak hep genç kadınlara yönelmesidir.

Bu kısım ilginç. Shit-test-2 geliyor benden, olgun kadınla yaptın mı diyorum ve bir anda gerçek niyetini gizlemeye karar veriyor. Biraz zorlayınca iyice savunmaya çekiliyor ve sonunda eski ilişkisinden, 42 yaşında bir kadınla olduğundan bahsediyor. İşte bu! Şimdi analizine bakalım.

 

Hata-1:

Kadına sevişme isteğiyle yaklaşıp, sonra sıkışınca “namuslu” moduna giriyorsun ve kadının bilinçaltına “düşündüğünüzü bile savunamıyor” sinyali gidiyor. Yapılması gereken basitti. Sadece evet demek ve ayrıntı vermemek. Bırakın kadın size yaklaşsın, o size sorsun. Bu yazışmada zaten ben “istiyorum” sinyali gönderiyorum fakat adam bunu doğru değerlendiremiyor.

 

Hata-2:

Sadece evet severim demek yetecekken, bana ayrıntı verip, kendince kendini övüyor: “Ben 42 yaşında kadınla bile oldum.” Bu büyük aptallıktır. Kadının burada merak ettiği başka kadınlar değil, sizin cesaretiniz. Sonradan üstüne gitmeye devam ediyorum, burayı kısa geçeyim:

Sa: sen sözlükten buluştun mu hiç

karanlikruya -> sa: seni ilgilendirmez

hani cesur arkasında duranı seviyoduk

karanlikruya -> sa: olgun seven sensin. ben de sordum

karanlikruya -> sa: ben severim demedim

Sa: senden daha genci sever misin o zaman sorum

karanlikruya -> sa: duruma göre.

Burada hata yaparak benim geçmişimi soruyor ve cevabını alıyor ve sonra çok büyük bir hatayla ben sormadan şunları yazıyor:

Sa:ben çok hoşlandım

Sa:tam 12 yaş büyük kadın beni inanılmaz mutlu etti

Üstte bahsettiğim gibi, hep yaşlı kadını örnek gösterdi hem de ayrıntıya girdi. X2 hata. Ben tabii buradan yakalayıp yüklendim.

Üstte resti çekince iyice saçmalıyor, cevap vermeyi kesiyorum ve arka arkaya şöyle mesajlar geliyor. Düşünün ki o kadın sizi istemiyor ve siz pazarlığa başlıyorsunuz. Ne diyoruz? Arzunun pazarlığı olmaz! Bu şekilde bir kadını elde edemezsiniz. Kadın siz “lütfen” dediniz diye sizinle ilişki kurmaz!

Tek bir cümlemle yalvarmaya başlıyor ve bence bir erkeğin en muhtaç görünen anı:

Sonrasında işte cinsellik yaşama isteği vs gibi devam ediyor. Tipik bir hata olarak benim kısa bir cevabıma 10 tane cevap yazdı durdu ve bunlar yalvarma içeriyor. Görmediği kadına bu kadar muhtaç davranan biri neden seçilsin?

Hatta en son “pegging” yapma önerime tamam dedi. Uzatmayarak özetleyelim.

 

Sonuçlar

Bir kadına sosyal medyadan yaklaşırken yapacağınız bütün hatalar mevcut. Burada üstelik pas veren bir kadın varken bile adam yanlış yaklaşmış durumda. Tecrübelerim gösteriyor ki bir kadınla internetten ne kadar çok cinsel konulara girerseniz o iş o kadar çabuk bozuluyor. Ya kadın buluşmaktan vazgeçiyor ya da gerçekten sorunlu bir kadın oluyor ve tek geceden sonra görüşmüyorsunuz

Buluşma teklif ettiğiniz veya aldığınız bir kadınla muhtemelen sevişirsiniz. Tavsiyem bunu internette tüketmemenizdir. Bu tarz sexting olayları ancak o kadınla kısa süreli bir ilişki başladıktan sonra sorunsuz yapılabilir. Öncesinde çok bulaşmayın derim.

Arkadaş günlerdir hala uyanamadı(haha!). Flört etmeye çalıştığı kişinin(benim) yazılarına bile bakmamış. Baksa sitem, twitterım hatta hemen altındaki entry’de podcast ve haliyle sesimi duyabileceği bir kaynak var fakat bakmıyor. Bu hataları yapmayın, o kadın hakkında bilgi toplayabileceğiniz en iyi yer yazdıkları ya da paylaştıklarıdr. Buradan malzeme toplayarak konu açmalısınız, niyetinizi belli etmeli fakat sanal cinsel muhabbetlere sürmemelisiniz. Ekşi-Sözlük bunun için müthiş bir yer ki kadınlar bu yüzden erkekleri buradan avlıyor. Davarla, entelektüeli ayırabiliyor.

Hatırlatalım: Kadınlar genelde girift seçim yapar, tipiniz ultra iyi değilse; kadının gözünde iyi ile ortalama arasında fark yoktur ve statü, para, zeka, entelektüelite vs. gibi farklı özellikleriniz devreye girer. Zaten bu yüzden tiptense ekşi-sözlükten bakarak karakteriniz hakkında veri topluyorlar.

İlginçtir yaşım hariç hiçbir bilgiye sahip değil, belki 200 kg, çirkin bir kadınım ama umurunda değil. Kafasında hep pornhub–milf kategorisindeki gibi bir kadın mevcut. Olgun kadın fantezili adam olmayın!

Bence erkeğin seçimdeki düşük tercihlerine güzel bir örnek ve aynı zamanda erkeğin hata yapmasına da sebebiyet veriyor. Belki karşısındaki buna değmeyecek bir kadın ama boşuna enerji harcamış durumda ki bu örnekte teknik açıdan bana yani bir erkeğe enerjisini harcamış oluyor. Bu kadar düşmeyin, seçimleriniz olsun.

Erkek normalde kadının güzelliğiyle ilgilenir, burada onun bile olmadığı açık. Bu kadar çaresiz olmayın. İşte düşünün ki kadınlara günde böyle binlerce saçma mesaj geliyor. Siz kadın olsanız kimi ciddiye alırdınız? İşte çoğu bu sebeple kendini olduğundan üstün değerlendiriyor.

 

Kadınlara Tavsiye

Bunu okuyan kadınlara da ders olsun bu, bilin ki o erkek muhtemelen size davrandığı gibi hiç görmediği birçok kadına da benzer davranıyor. Yani özel değilsiniz. Bu çok uç örnek de olsa kendinizi prenses olarak görmeyin. Siz gidersiniz, o erkek gider sizden çok daha çirkiniyle bile cinsellik yaşar.

 

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

 

Fakbadi’lik Üstüne Düşünceler

Fakbadi’lik Üstüne Düşünceler

Öncelikle fakbadi’lik bir erkeğin doğasına daha uygundur, yani erkeğin kurgusudur ve stratejik olarak yapılabilir. Çoğu beceremese de böyle bir şeyin hayalini kurar, reklamını yapar. Bunu ekşi’de de başlıklarda sıklıkla görebilirsiniz. Oysaki hayalini kuran kadın yok gibidir. Birinin yazısı mevcuttu. O kadının da önceden anlattığım gibi 35+ çocuksuz, zamanında ciddi bir darbe yemiş tipik bir alfa dul olduğu ortaya çıktı. Özetle bu yazıda fakbadi’lik üstüne düşünceler” üstüne tartışacağız.

Geçmiş çağlarda erkeğin en büyük isteklerinden biri yükümlülük almadan cinsellikti. Örneğin. 60lara kadar hayal olsa da artık değil. O kadına bir şey hissetmediğiniz sürece keyfini sürebilirsiniz ama tabii hala hipergami duvarı önünüzdedir. İlgi duyduğunuz bir kadın değilse temel prensibiniz sadece cinsellik için yararlanmak olmak olabilir.

Bunun bir sebebi var: Erkek cinsellikle kontrol edilebilir. Eğer uzun süre efendi erkek gibi bir şey hissetmeden cinsellik yaşamazsanız, bunu yaptığınız ilk kadına; o kadın size ilgi duymadan aşık olabilir ve saplantı geliştirebilirsiniz. 

Öncelik olarak fonumuzu açıyoruz: Kreator – Forever

-Your soul is mine forever!

Psikolojik Temeller

Lacan erkeğin cinsel organını (fallus) bir zevk odağı olarak görür. Orada yoğunlaşan zevk erkeği mutluluğa sebep olur fakat kadın için durum farklıdır. Zevk odağı dağınıktır. Yani vajina bir zevk organı değildir. Bu yüzden de ön sevişme yapmamız, kadının size güvenmesi, bağlanması gibi olgular getirir. Yani kadın öylece sevişerek zevk alabilecek yapılanmaya sahip değildir. Bu yüzden sadece cinsellik için cinsellik yaşayan kadın buna aykırı davranır. Kişisel olarak orgazm’da problemler yaşayan, hatta bunu mastürbasyonla bile başaramayan kadınlardan genelde kaçarım, çünkü Lacan’a göre kendi enerjisinin özünü keşfedememiştir. Tutarsız şekilde böyle kadınlardan daha fazla cinsel amaçlı partner çıkıyor. Çünkü kendilerini tanımıyorlar. Zamanında debe giren yazımda Tinder’dan tanıştığı biriyle bekaretini bozan bozuk psikoloji sahip bir kadının hikayesini ve muhtemel sebeplerini anlatmıştım.

Darwin’den günümüz evrimsel sürecine baktığımızda kadınların seçicilği kesindir ki evrim ilerlesin. Bunu beceremeyen kadın seçiciliğini kaybetmiş demektir. Tam bir hedefi olmadan oradan oraya sürükleniyor demektir. Tutuklu kalmıştır. 

Bir erkek böyle bir kadın arzuluyorsa buna uygun sorunlu kadınları bulabilmelidir. Genelde alfa dullar veya boşanmış kadınlar kadınlar buna uygun oluyor fakat çoğu birkaç cinsellik sonrası bu yapılanmadan çıkıyor. Duygusal beklentiye giriyor, sizin ona yatırım yapmamanızla, cinselliğimizi yaşayalım sonra gitsin yaklaşımınızla doğru orantılı olarak size bağlanıyor. Sonunda 1-2 tanesini bitirmek zorunda kaldım.

Neden bazı kadınlarda bu sürece uyum sağlamayı kabul ediyor?

Öncelikle hiçbir normal kadın yoktur ki bunu hayatının normu hale getirsin. Mutlaka bir çarpıklığı vardır ya da altta açıklayacağım gibi kendini kandırıyordur.

Bu tamamen 2. Dalga akımı feminizm sonrası özgürleşen kadın cinselliğinin bir yansıması. Bastırılmış gerçekler su yüzüne çıktı ve haliyle kadınlarda bu konuda erkeklerle aynı haklara sahip olabilecekleri gibi çarpık bir düşünceye sahip oldular. (Siz yaparsanız biz de yaparız, çünkü mutlak eşitlik var.) Oysaki yatırım yapmadan yaşanan cinsellik erkeğin avantıjıdır. Dr. Buss ne diyor? “Sperm ucuz, yumurta pahalı.” Özetle erkek için kadına kolay ulaşmak ve sorumluluk almamak avantajdır. Hiçbir kadın göremezsiniz ki bunu uzun süreçte devam ettirebilsin. Bir süreçten sonra “anlamsızlık” içine girecektir. Yani mutlu olmayacaktır. 

Ancak çıkmazda olan, mesela evliyken mutlu olmayan, bunu çıkış olarak gören kadınlarla bunu “gerçek anlamda” sürdürebilirsiniz. Opsiyonu olan bir kadın için gereksizdir.  Yaratılış itibariyle sağlıklı bir kadın güçlü, doğru, kendince üst seviye bir erkeği bulmaya çalışır. Fakbadi ile başlayan işin sonunda da o adamı elde etmek isteyecektir. Tabiiki toksik bir kadın değilse.

Kadınların Kendini Kandırması

Şunu gördüm mesela kadın sizi öyle görmüyor ya da solipsist bir zihinle durumu kabul etmiyor. O da beni sevecek diyor.  Şunu duyduğum oldu: “Tamam ben başkalarıyla olamam, çevreni de görüyorum seni durduramama, o yüzden sen ol ama korun, özgür bıraktım seni.”

Burada kadın pazarlıkla elinde tutmaya çalışıyor sizi. Gerisini sorun etmiyor.  Sizinle sevgili olma ya da sevgili olduğunu sanma” şeklinde süreci sürdürebilir. Yani arafta kalır. Hiçbir kadın yoktur ki sadece cinsellik için cinsellik yaşasın.


“Erkek için amaç olan cinsellik bir kadın için hep araç olmalıdır, amaç değil.” 


En ekstrem durumda yumurtlama dönemindeki kadın bile tek gece de olsa takılacağı adamı seçerken bilinçaltında bu adamdan çocuğum olsa çok güçlü olur güdüsüyle cinsellik yaşar.

Histerik Kadınlar

Freud‘a göre duygularını uçta yaşayan, bazen başka kadının varlığıyla uyarılan kadınlardır. Narsist bir düzlemleri de olur. Bu kadınları bu amaçla bulundurmak pek akıl karı değildir çünkü başınızdan atamazsınız. Bunu açıklamaya çalışayım.

Böyle bir kadını geçen yaz fb ya da tek gecelik görürken aniden ilişkiye evrildi, bana seni seviyorumlar, her yerde fotomuzu koy, kıskançık krizleri vs. derken sadakatsızlık potansiyaliyle saçmalayınca ilişki potansiyeli taşımayan bir dengesiz olduğunu fark edip, başka kadına geçip terk ettim fakat aylar geçmesine ragmen iletişimini kopartamadı.

Her yerden engelleyince bu sefer anonim olarak bana sardı. Bir andan hakaret dolu e-posta atarken bir andan başka erkekler konusunda komik şekilde tavsiye almaya çalıştı(tipik histerik). Tabii bu hoşuma gidiyor ve beni unutamadığını gösteriyor. İsterse ücretli koçluk servisimden bile yararlanabilirdi ama ilaç tedavisi ve yoğun bir terapi alması gerektiği de kesin. Çünkü bağlı olduğu, kendini yansıttığı kişi ortadan kalkarsa zarar göreceğini düşünüyor. Yine üzülüyorum kendisine, hatta acıyorum demek daha doğru olur.

Muhtemelen bilinçaltında bir şeyle etkileşime geçtiğim için beni istiyor fakat histerik ikircikli doğası sebebiyle beni tanıdığı ve geri dönemeyeceğini de bildiği için bilincine bu zarar verme isteği olarak yansıyor. En son borderline’ım diyordu. Gözümde çok küçülmüş olsa da böyle kadınlardan fiziksel zarar verme tehlikesi sebebiyle daha çok korkarım ki başıma geçtğimiz senelerde geldi. Yoksa ne söyledikleri önemli değildir, en fazla yazar, saçmalar. (Muhtemelen ondan kısa süre sonra başka bir kadından şiddetli şekilde hoşlandığımı bilse zarar verirdi. Eheh).

Böyle bir kadınla erkek de bağ kurabilir ve stratejiniz “fizikselliğin ön planda” olduğunu hatırlamak, başka bir kadına geçmek olmalıdır. Yanlış kadınla ilişkiden doğru zamanda çıkamazsanız, o sizin içinizden geçerek çıkar. Zeki Demirkubuz ne diyor? “Orospuluk iflah olmaz.”

 

Erkekleri Bekleyen Tehlikeler

Erkekleri de bekleyen tehlikeler var. Bunlardan biri fark etmeden bilinçaltınızda bulunan bir takıntıyla o kadının temas etmesi sonucu ona aşık olmanız olabilir. Süreç kıskançlıkla başlar, sahiplenme ve nefrete kadar gider. Bununla ilgili Kim Ki-Duk’un İlkbahar-Yaz… isminde güzel bir filmi var. Bir erkeğin döngüsünü anlatan ve rahip olma yoluna giden, “aptallık, aşk ve nefret duygusunu” işliyor. Bence her erkeğin bu filmi dikkatlice izlemesi lazım. Çok şey öğrecenecektir. Buradaki tuzağa düşmeyin.

Çünkü arzunun pazarlığı olmaz. Onca kadın geçer birinde buna yakalınırsınız ve kontrol edemezsiniz.

Bir diğer tehlike Freud’un bahsettiği gibi ulaşılmaz olana ulaşma arzusundan doğan ki Lacan da buna “objet petit a” diyor istektir. Yani kadını ulaşılmaz görüp, üstteki örneklediğim filmdeki gibi ona sahip olma, onun peşinden gitme gibi bir aptallık yapabilirsiniz. 

Bunlara kapılarak kadına aşık olmadığınız sürece gayet güzel sürebilir. Hatta erkekteki odipal kompleks yüzünden zaman zaman gayet kaşar kadınlara ilgi duyabilirsiniz. Bilin ki bu gerçek bir his değil, sadece arzunun peşinden koşmuş oluyorsunuz.

Son Söz

Histerik kadınlardan uzan durun. Bu arada dikkat edin, hastalık kapmayın.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

İlişkide Kadının Daha Fazla Bağlanması Nasıl Sağlanır?

İlişkide Kadının Daha Fazla Bağlanması Nasıl Sağlanır?

İlişkilerde zor unutan taraf genellikle yanlış yöneten, fark etmeden fazla bağlanan taraftır. Bu başta kadın da olsa zamanla erkeğe dönüşür.

Soru şu: Neden bu erkekte daha fazla görünürken, kadınlarda daha az rastlanıyor? Görüyoruz ki devamlı ağlayan ve geri dön diye yalvaran bir erkek varken, kadınlarda bu durum nadiren görünüyor. Psikanalitik açıdan bakalım:

Erkek neden zor unutur?

Lacan aşkı “kendinde olmayını vermek” diye tanımlar. Özetle karşı tarafa eksik olduğunuzu bildirirsiniz, olmayanı verirsiniz ve karşılık beklersiniz. Bu karşı tarafın sanıldığı gibi sizi tamamlayacağı anlamına gelmez ama bir etkileşim mutlaka olur. Bunun arzu oluşturması gerekmez, kadında minnet de oluşturabilir ki günümüzdeki karşlığı hediyelerle kadını etkilemeye çalışmaktır. Lacan buna aşkın metaforu derdi, ateşle simgelerdi.

Freud genellikle “seven” tarafı erkek, sevileni ise kadın olarak tanımlar. Hatırlarsanız Rollo Tomassi de “kadının aşık olması erkeğin anladığı biçimde değildir” der. Erkek genelde sevilmesini istediği gibi kadını sever ve annesinden gördüğü karşılıksız sevgi gibi de sevilmeyi bekler. Bu anlatım biçimi Freud ile birebir uyumludur.

Aslında kadın da zor unutabilir ama erkek odipal sebeplere daha yoğun bağlı olduğu için hata yapmaya müsaittir ve karşı tarafa rahat unutma şansını verir. Kadın ise daha hislerini keşfedemeden ya da keşfettikten sonra erkeğin hataları sebebiyle unutur. Şöyle diyebiliriz ki erkek zamanla kadına, kadının erkeğe yatırımına göre daha fazla yatırım sağlar. İlginçtir fakat bu son dönem araştırmalarla nörolojik olarak doğrulandı. Erkek zamanla kadına göre daha fazla bağlanmaktadır [ref].

Nedir bu odipal süreç? Ona bakalım.

Erkeklerde Aşk Acısının Temelleri

Düşünün ki sizi anneniz büyütüyor, her türlü dokunuşu ilk o yapıyor, o besliyor ve bir süreden sonra erkek-bebek kendine ait bir şey olduğu sanrısına kapılıyor, hatta Freud bu dönemde erkeklerin kendilerine dokunuldukları cinsellik geliştirdiğini söyler. Zamanla bakıyor ki bir baba var ve anne gidip gece onunla uyuyor. İşte bu erkek için büyük bir yıkımın başlangıcı demek.

Erkek büyüdükçe babasının korkusuyla anneden vazgeçmek zorunda kalır, yani bastırır. Aksi halde iğdiş edilme korkusu yaşar.

Yıllar sonra ise onca kadın içinde annenize benzer bir kadın karşınıza çıkarsa bu kompleks yüzünden o kadına bastırılmış aşkınızı sunarsınız. (Bruce Fink kitabında “erkek her ne kadar benzemediğini söylese de mutlaka aşık olduğu kadın benzerdir” der.) Erkeklerin zor unutma sebebi sürecin kadına göre daha erken ve derin yaşanmasıdır. Önceden bahsetmiştik. Sağlıklı unutma gerçekleşmeyince kadınların peşinden koşulması gerektiği gibi saçma mitler doğabiliyor.

Aslında anneyi unutma işini beceremediğiniz ve kadınlara zor ulaşmanız ölçüsünde “ruh eşi” saplantısına kapılıyorsunuz. Freud diyor ki arzu ne kadar zor ulaşılırsa o kadar anlam kazanır. Düşünün ki senelerce cinsellik yaşamamış bir erkek bunu yaşadığı kadına ne hissederdi?

Örneğin çok eski toplumlarda cinsellik bir ödül değilken, aşkın olmadığı biliniyor. Örneğin eşcinselliğin görüldüğü ilk çağda(Yunanistan) hiçbir filozof “kadın yüzünden” şiir ya da metin yazmaz, hissettiklerinin boyutu yüzünden yazar.

Özetle “kırmızı hap terminolojisinde fişten çekilmediği” sürece bu acı yaşanmaya devam edilecektir. Aslında durum “unutulduğunu sanılan odipal sürecin ulaşılamayan arzuyla birleşmiş bir uzantısıdır.”

Kadınlarda Aşk Acısının ve Unutmanın Temelleri

Kadın da benzer şekilde “annesi” tarafından büyütülür. Burada önemli ayrıntı anne ve kızın aynı cins olmasıdır. Bu yüzden odipal süreç farklı gelişir. Kız çocuğu erkek gibi annesini kıskanmaz. Zamanla babasını görür, onu tanır ve bir “güç” olduğunu fark eder fakat babası tarafından arzulanmayı diler. Bakar ki baba anneyi arzuluyor. Bu durumda annesine düşmanlık beslemeye başlar. Yalnız bu süreç erkekten daha geç olduğu için derin değildir. Bu sebeple kadın ilişkilerinde yine Rollo Tomassi’nin dediği gibi daha “realisttir.” Cümleyi hatırlayalım: “Erkekler realist görünen romantikler, kadınlar ise romantik görünen realistlerdir.”

Tek neden psikanalitik süreç değil tabiiki. Evrimsel psikolojide de kadınların çocuk sahibi olma yaşlarının kısıtlı olması da geçmişi çabuk unutmalarına neden olur. Çünkü bir adam için uzun süre üzülen kadın kısıtlı doğum yapma süresinden yer. Erkeklerde böyle bir durum yoktur.

Kadın ilişkide histerik gibi davranmaya elverişlidir. Yani sevgilisinin beğendiği başka bir kadın olursa(kadının adamı beğenmesi önemli değil) o kadın gibi olmaya çalışabilir. Aynı babasına kendini beğendirirken annesi gibi davranmasına benzer. Bruce Fink bunu açıklarken şöyle yazmış: “Öyle ki sevgilisinden odağını kaydıracak kadar kadına yönelebilir.”

Şöyle diyebilirim ki sizi beğenen kadını kıskanan bir kadın normaldir ama siz fark etmeden “Ayşe de iyi kadın” dediğinizde onu kıskanıyorsa, bu konuda aşırı tepkiler veriyorsa orada bir durum derim.

Görüldüğü gibi kadın da erkek gibi aşk acısı çekebiliyor fakat erkekler de daha yoğun görünüyor.

Sonuçlar

Erkek saplantı yaratmaya üstteki sebeple daha yatkın bir varlık. Çünkü kadından farklı olarak bitmeyecekmiş ya da o kadın kendisini annesi gibi sevecekmiş saplantı geliştirebilir. Kendi kendini gerçekleştiren kehanet yaratarak zamanla aşırı bağlı, muhtaç bir karakter yaratabilir. Bunun sonucunda da kadın, erkeği bir arzu nesnesi olmaktan çıkartır.

Kadın ne zaman zor unutur? Benzer bir durum oluşmasına izin verirse zor unutur. Bu da ancak erkeğin saplantısının daha az olmasına ve kadına uygun davranmasıyla mümkün.

Odipal süreç hafif olsa da kadında da var. Daha ilginci kadında şehvet-şefkat ikiminin daha düşük düzeyde olmasıdır. Örneğin erkek odipal sürecin bir sonucunda kırılma yaşar ve sevgi ile arzuyu birleştiremez. Babayı fark etmesinden önceki anne şefkati, sonraki ise şehveti ifade eder. Yine bu sebeple erkekler zamanla eşlerine ilgilerini yitirebilir. Her ne kadar başta arzu yüksek olsa da zamanla kötü-anneyi(şehvetli anneyi) şefkatli anneye çevirir. Sonuçta ise o kadına ilgi duymaz, gider başka kadınlarla olmaya çalışır. (ref: Fink)

Oysaki arzu duyduğuna sevgi besleyememe durumu kadında pek yoktur. Bu yüzden bir erkek kadında arzu yaratırsa o erkek değerli olur. Bu da neden kötü çocukların daha fazla tercih edildiğine bir örnek olsa gerek. Burada olayın yine evrimsel sürecini de anlamak gerekli. Çünkü kötü çocuk dediğimiz hayatta kalabilen, elenmemiş erkeklerdir. Kadın bu erkeklere arzu alıyor, cinsellik alıyor, kendini çekici hissediyor, sonuç olarak ona aşık oluyor, ona bağlanıyor. Tabii ki bunun da fazlası zarar ki açıklamıştık.

Özetle o erkek kötü çocuksa ve bu odipal sürecin negatif etkilerini atlatmışsa, kadın da zamanla aynı babasının kendisini sevmesini istemesi gibi erkeğe yakınlık kurar ve saplantı geliştirebilir.

Siz bir erkek olarak kadını kırılacak bir nesne gibi görmez, kadına kendini keşfetmesine izin vererek yaklaşırsanız, aşık olacaktır. Bu yüzden Pua stratejilerinde, buluşmalarda hep “karşı tarafı konuşturma” önerilir. Kendinizi anlatmanızın pek bir önemi yok. Kadın kendini anlattıkça size yakın hisseder.

Bu dengede genellikle erkeğin kompleksi bir yerde ağır basabiliyor. 3-5 sene iyi giden erkek bir yerde odipal sendorumla kadını annesi gibi görebiliyor ve sonuçta yatırımın dozunu kaçırarak gözde erkek olmaktan çıkıyor, yani mavi hap yapılanmasına geri dönüyor. İşte bu erkek olmayın.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

İleri Okumalar ve Referanslar

  • Sigmund Freud – Aşkın Psikolojisi, Cem Yayınevi.
  • Bruce Fink – Lacan’da Aşk, Kolektif Kitap
  • Adam Philips – Flört Üzerine, Ayrıntı Yayınları

Bir Kadın İçin Mücadele Edilmesi Gerektiği Miti

Bir Kadın İçin Mücadele Edilmesi Gerektiği Miti

Size baştan yeterli ilgi duymayan veya zamanla gözü dışarıya kaymış, artık sizinle ilgilenmeyen ya da sadakatsızlık sinyalini iyi kötü vermiş kadınlara dikkat edilmelidir. Burada bazı erkeklerde mavi hap yanılgısıyla şu tip görüşler olabiliyor, bana gelen mesajlardan birinin özeti şöyle:

“Yani ondan vazgeçtiğimizde, kaçmış olmuyor muyuz? Mücadele etmeyip diğer adama neden bırakıyoruz?”

Yanılgı burada başlıyor. Çünkü kadının size arzu duymasının sizin fedakarlıklarınızla bir alakası yok. Önceden de dediğim gibi en piç, en rezalet, hatta onu aldatan bir adam olun, kadın size arzu duyuyorsa yine duyar. Sizden vazgeçemez. Üstteki durumda ise siz kadının arzusu için pazarlık yapmış olursunuz. “Ben yeteri kadar mücadele edersem, bana geri döner ya da beni yine sever” düşüncesi tipik mavi haplı beta kafasıdır. Tomassi’nin dediği gibi bir kadının ne düşünceğine, neden bunu yaptığına ya da sizinle yatıp yatmayacağına siz karar vermeyin. Siz sadece “kendi yararınız” için olanı düşünün.

Kadın ve Arzu

Kadının düşünceleri net olmalıdır, o kadın öyle ya da böyle siz arzu duymuyorsa, o kadını bırakırsınız, başka bir kadına geçersiniz. Erkek doğası zaten kendi beğenisi dahilinde güzel kadınlara arzu duyacak şekilde evrilmiştir. O kadın neden benimle değil diye düşünmek kadın yerine karar vermektir. Belki o an için o kadını elde edersiniz ama kadın şöyle düşünür ki daha geçen gün bir kadına böyle bir danışmanlık verdim: “İşte seviyor beni, üzülmesin istiyorum, terk edemiyorum, benim için fedakarlıklar yaptı, çok iyi biri.”

Bu erkek mi olacaksınız? Minnet için sizinle birlikte olan bir kadınla mı olmayı istersiniz? Yoksa “her gördüğümde ıslanıyorum, başka kadınların ona bakmasına dayanamıyorum, uyurken bile kıskanıyorum, onun için her şeyi yaparım” diye düşünen bir kadınla mı?

Erkekler neden mücadele etmeye çalışıyor?

Çünkü doğa erkeği savaşmak ve üretmek için evrimleşmiştir. İçgüdüsel bir durumdur, hayatın her alanında uygulansa da kadınların arzusu için uygulanmamalıdır. Cinsel seçilim bize net bir şey söylüyor: Siz hipergamik açıdan o kadın için yeterliyseniz arzu oluşur.

Kadınlarda hala uygulanabilmesinin sebebi geçmişteki eş alma ritüelleri aslında. X kişisi bir kadını alırken mücadele vermek, hatta yakın dönemde yüklü miktarda başlık parası ödemek zorundaydı. Sonrasında da tek eşli olarak o adama bağlı olurdu ama siz bu savaşı kadın için değil aileden kızı almak için yapıyordunuz. Şu an ise kadın özgür iradesiyle karar veriyor. İşte erkek bunu anlamıyor.

Haliyle düşünce yapımıza da yayılmış durumda fakat kadının hipergami evrimini tamamen reddeten bir durum. Çünkü kadın seni bir süre görüştükten sonra benden güçlü ya da değil, tutku duymalıyım ya da duymamalıyım diye kodluyor. Bunu korumak senin elinde.

Sen Kadına Sahip Değilsin

Bir diğer sorun o kadına sahip olduğu yanılgısıdır. Aslanlar aleminde aslan yattığı yeri seçer ama dişi aslan, erkeği seçer, erkekse dişiyi zorla tutamaz. O dişinin onu seçmesi aslanın güçlü olmasına bağlıdır. Kadın senin gücün karşısında gönüllü olarak yanında olmak istemelidir ki buna “genuine desire” diyoruz, “pair-bonding” diyoruz. Bunu anlamayıp ısrar etmen dışarıda mevcut güzel fırsatları yakalamak için gerekli olan evrimsel maliyet(ekşi-şeyler) için savaşmaktan korkman demektir. Bir yerde opsiyonsuzluk sebebiyle “sana ait olduğunu sandığını” zorla elde tutmaya çalışıyorsun. Tabii ki onu savunacaksın ama onu rahatsız eden bir tehlike varsa.

Alfa erkek ile beta arasındaki en büyük fark da budur. Alfanın buna izin vermemesi ya da o esnada çoktan başka bir kadına erişim sağlamasıdır. Yoksa alfa da aldatılabilir. Her kadın her erkeğe tutku duymaz, bazıları karaktersizliği bazıları ise normal sebeplerden dolayı bunu hissetmez. Beta ise aptalca mücadele ederek o kadının kendine ait olduğu saplantısına kapılır.

Evrimsel Avantajı için Vazgeçmek

Bu tarz kadınlardan vazgeçemin en önemli yararı ise evrimsel durum. Sizin çabuk vazgeçmeniz daha iyi kaynaklara daha çabuk adapte olmanızı sağlar, sizden vazgeçme durumundaki kadını aniden terk ederseniz şöyle bir avantaj kazanırsınız: Düşünün ki o kadın her durumda bunu yapacak ve bunu senin elinde olduğunu bilmesinin de rahatlığıyla yapıyor. Sen aradan çekilince bu bilinci çöküyor ve kaybettiğini fark ediyor. Yani biraz değerli bir erkekseniz sizi kaybettiğinde ne kaybettiğini anlayacaktır ama geçmiş olsun tabii. Siz artık sıradaki kadına yönlendiniz bile. Diğer durumda hem kazanıyor, gururu okşanıyor, çünkü siz geri dön diye ağlıyorsunuz hem de senin özgüvenine zarar vererek hadım ediyor. Sen belki 3-5 ay depresyon geçirip yeni bir kadına erişemiyorsun.

Özetle;

Sizi hakeden kadına tek eşli, hak etmeyene doğanız gereği çok eşli olmalısınız. Hak etmeyen kadın cinsellik için kullanılmalıdır. Emin olun ki sizen sonraki akıllı erkekler de o amaçla kullanacak, aptallar ise prenses gibi davranacaktır. Öncelikli olarak: “bu kadınla uzun vadede olur mu?” diye düşünün, olmayacaksa, kadın toksikse, kaltaksa keyfinize bakın.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Kadınlar Edebiyat, Sanat ve Bilimde Erkeğe Göre Geri Midir?

Kadınlar Edebiyat, Bilim ve Sanatta Erkeğe Göre Geri Midir?

Bu iddia yanlıştır. Kadınlar sanatı erkeğe göre daha derinlikli anlar fakat yaratma güdüsü erkeğe göre daha azdır. Neden böyledir? Bunu anlamak için evrim sürecine bakmak gerekir.

Darwin ve Cinsel Seçilim

Darwin’in cinsel seçilim teorisine göre erkekler devamlı maliyetine rağmen süs geliştirir ve kendilerini beğendirmeye çalışır. Çünkü kadın çocuk yapma yetisine sahip taraftır ve seçer. Buna modern toplumlarda önceden açıkladığım gibi hipergami deniyor.

Geçmiş çalışmalara göre kadınlara zorla sahip olunmadığı ve genellikle kadın gruplarının erkekleri çeşitli niteliklerine göre tercih ettiğini biliyoruz. Önceki ekşi sözlüteki yazımda anlattıklarımdan biraz bahsetmiştim.

Fiziksel Süs Yoktur Zeka Vardır

İnsanlara baktığımızda ise erkeklerin fiziksel süsü hayvanlar alemi kadar gösterişli değildir, çünkü cinsel seçilim ağırlıklı olarak zeka-beyin üstüne olmuştur. Örneğin insan beyni 3 katına çıkmıştır. Son yüzyılda bile iqlarda artış gözlemlenmiştir. Bu duruma uyum sağlayan erkekler de kadınları etkilemek için kur yapma yeteneklerini geliştirmişlerdir. Artan zeka kur yapma yeteneği yanında sanat, edebiyat ve bilimde de cinsel seçilim sebebiyle motivasyona sebep olmuş ve erkekler kendilerini burada da göstermeye başlamıştır.

Erkekler Anlatmayı Sever

Dr. `Geoffrey Miller` Sevişen Beyin kitabında erkeklerin kadınları nasıl etkileyeceğini iyi bildikleri için konuşmaya, anlatmaya yönelik evrildiğinden bahseder, erkek bazen söylediğinin derinliğini kavrayamasa da güzel bir şey ifade ettiğini bilir, kadınlar ise tam tersine daha iyi anlamaya yönelik bir evrim geçirmiştir. Kuş ailelerinin bazılarında da durum benzerdir, en fazla ve değişik şarkı repartuvarına sahip kuş dişiler tarafından daha çok tercih edilir, oysaki dişilerin böyle bir repartuvarı erkeklere göre çok çok zayıf durumdadır.

Erkeğin dışadönük doğasının strese girdiğinde dış olaylara yöneldiğini de biliyoruz bu da yaratıcılıkta önemli kriterlerden biridir.

Kadınlar Dinlemeyi Sever

Kadınlar yazılan bir şiiri erkeğe göre daha derin kavrayabilir. Bu sebeptendir ki müzik, sanat, edebiyat konusunda başarılı erkeklerin kadın hayranları çok fazladır. Dünya kitap satışına bakıldığında da kadınların daha fazla kitap aldığını görürüz. Hatta ilişkilerde bile kadınlar erkeğin kendini ifade etmesini ister ve erkeklere baskı kurar ama cinsel olarak seçilmiş erkek ilişki sürdükçe bu motivasyonunu kaybedebilir, çünkü konışmak ve ifade etmek sonunda bir ödül yoksa anlamsızdır. Bu yüzden kadınlar erkekler için “Berkecan da çok öküz oldu” diye söylenir.

Burada cinsel beklenti gizli amaçtır, yani hiçbir erkek seks yapmak için bilim ya da sanatta kendini geliştirmez fakat getirisi bu yönde olacaktır, çünkü bilinçli olmasa da atalarından gelen genetik bilgi bu yöndedir. Belki de ahlak özgecilik oluşturarak bu bilgiyi saklamaktadır.

Kadınlar ve Orta Çağ

Kadınların özellikle orta çağda gerçekten kötü şekilde bastırılmaları da bir etki gibi görünebilir fakat feminist akım yükseldikten sonra hatta son 10 senenin Nobel ödüllerine baktığımızda da kadınların sayısı azdır. Çünkü esas sebep evrimsel dürtülerle ilgilidir. Kadının seçen taraf olmasıyla ilgilidir. Şöyle de diyebiliriz kadın ve erkeğin tam eşit olduğu bir dünya bile olsa yine erkekler ilgili konuda daha yaratıcı olarak öne çıkacaktır fakat yaratıcı kadın ortalaması da şimdiye göre muhtemelen daha yüksek olacaktır. Kadınların bu konuda duyar göstermesi bu dönemdeki baskıdan kaynaklanır. Örneğin hayvanlar alemindeki bir dişi, “bu erkeğin tüyleri ne kadar da güzel, biz de bu kadar güzel olabiliriz veya erkek kuş kadar yaratıcı bir repertuvarda şarkı söyleyebiliriz” şeklinde haset bir düşünce geliştirmemektedir. Özetle her baskı kendi tepkicisini doğrurur.

Yanlış Bir Anlamayı Düzeltelim

Burada şu yanılgıya da düşmemek lazım: “Bütün erkekler yaratıcı, kadınlar ise değildir” gibi bir durum yoktur, öyle olsa bütün erkeklerin bilimden edebiyata büyük katkılar sağlaması gerekirdi fakat başarısız erkeklerin kadınlara göre daha fazla olduğunu görüyoruz. Kastedilen ortalama olarak erkeklerin yaratmaya pozitif korele olarak daha yatkın olduğudur. Üst kesimde ise çoğu erkeğin, rakip kadınlardan daha başarılı olduğudur.

Biyolojik Bakış Açısı

Biyolojik olarak baktığımızda da erkeklerin testosteron sebebiyle daha rekabetçi olduğunu ve kadınların genellikle rekabettense paylaşmaya yöneldiğini avcı-toplayıcı toplumlardan da biliyoruz. Kadının rekabeti sevmeyen feminen yapısı onu yaratmaktansa anlamaya, kavramaya ve özümsemeye yöneltmiştir. Hatta Dr. Herb Goldberg de bu konuda güzel bir cümle söyler ve “Kadınlar olmak, erkekler yapmak için var olmuştur” şeklinde açıklar.

Yaratma konusunda başarılı kadınlara baktığımızda da genellikle testosteron oranlarının nispeten yüksek olduğunu, çoğunlukla da biseksüel eğilim taşıdığını görüyoruz, yani feminen nitelikleri maskülen tarafa yönelmiş oluyor.

Sonuç

Kadın anlamayı seven bir varlıktır, hatta erkeğin kendi yazdığı kitabı bile ondan daha iyi anlayabilir. Erkekse yaratmak ve kendini anlatmak için var olmuştur çünkü gizli amacı seçilmektir, evrimsel dürtüsü genetiğini devam ettirmektir. Birçok memeli ve kuş türünde de olduğu gibi kadın(dişi) illa birini seçecektir ama bu seçilen kim olacaktır?

(Makaleyi oylamayı ihtmal etmeyin.)

İleri Okumalar İçin Referanslar

Charles Darwin – İnsanların Türeyişi

Geoffrey Miller – Sevişen Beyin

Herb Goldberg – Aşk, Kadınlar ve İlişkiler