Ana Sayfa » Arşiv Temmuz 2020

Temmuz 2020

Toksik Kadınlar Neden Tehlikelidir?

Toksik Kadınlar Neden Tehlikelidir?

Çoğu erkeğin saplandığı en önemli tehlike toksik kadınlar ve neden tehlikeli olduğunu fark edememeleridir. Çünkü toksik kadınlar dengesiz tavırlarıyla erkeği paralize eder. Erkekler ise kendilerinde mevcut Mesih kompleksiyle bu durumu kontrol edebileceğini sanırlar, çünkü kendisi özeldir fakat işler öyle yürümez.

Toksik kadınlar genellikle çeşitli ailevi problemleri olan, anne baba da aldatma geçmişi yaşamış; bunları atlamamış, anne-babasından şiddet veya aile yakınlarından taciz görmüş bu sebeple genetik olarak muhtemel kişilik bozuklukları ortaya çıkmış şanssız bireylerdir. Destek almaları şarttır fakat almadıklarında bu toksik yapı geçmiş travmalarını tekrardan ateşlemek veya çözmek için birilerini ararlar. Mesele siz değilsinizdir, bilinçaltındaki sorunu çözme, suç mahaline tekrardan ulaşma istekleridir. Buldukları bireylere genelde baştan çok tutkulu yaklaşabilirler, cinsel açıdan baştan çıkartabilirler, yavaş büyümesi gereken ilişki 1 haftada tepe noktasına ulaşır, erkek tabii ki heyecanlanır kendini çok değerli sanır ama gerçek bu değildir ve unutmayın ki sizin değerinizi sadece siz belirleyebilirsiniz. Bunu önceden şu şekilde açıklamıştık:


“Kötü karakterler (erkek ya da kadın) bunu yaparken sizi önceki sevgilisine benzetip, sizden intikam almak için yapıyor, iyi karakterlerse bunu sizin duygu durumunuzu çözmeye çalışarak, yani sizi iyileştirmeye çalışarak yapıyor. Tabii ki erkeklerin çoğunluğu kurtarıcı aktör yapısına sahip olduğu için iyi karakter tarafındadır. Kadınlar en iyi ihtimalle aynı kurban rolünü yaşamayacaklarını düşünerek intikamcı modda hareket edebilirler ama erkekler reaksiyon alır.”


Toksik kadınlar bataklık gibidir (Erkekler de öyledir). İlişkide kaldığın sürece batarsn, seni içine çeker. Travman artar. Gel-gitler sebebiyle erkek paralize olur ve vazgeçemezsin ta ki o seni terk edene kadar ve o aşamaya kadar beklemenin tek zararı sana olacaktır. Yani kadın toksik kişiliğini nötralize edebileceği bir diğer kaynağa doğru çoktan yola çıkmıştır. Yeni hedefini seçer ve o erkek de aynı hatalarla kadına bağlı kalır. Bu döngü ta ki kendi gibi psikopat bir erkekle karşılaşıp 2 taraf da birbirini yiyene kadar surer gider. Sonrasında toksik kadın daha da toksik hale döner ve alfa dul olarak hayatını sürdürür, kısacası iflah olmaz.

İlgili yazıma bununla ilgili şöyle bir cevap gelmişti:

Yanlış kadından doğru zamanda kurtuldum. Terketti, sonra dönmek istedi ben istemedim. (Sadakatsizlik yaptı) Ama hala aklımdan çıkaramıyorum. Kötü yanları tamamen kırmızı çizgilerle dolu ama iyi yönleri de 10 yılda bir denk geleceğim türden sanki. Mantıken uygun olmadığına emin olduğun, toksik olduğunu bildiğin halde unutamamak tamamen ayarında ya da daha iyisi henüz denk gelmediği için mi? Bu kadar basite indirgeyebilir miyiz? Yoksa başka psikolojik sebepler de var mıdır keşfedemediğim?

Burada yapılması gereken, paterni görüp, ondan önce onu terk etmek olmalıdır. O önce terk ederse kafasında her şeyi rasyonalize etti demektir. Yani acı çekiyor olmanız normal. Çünkü evrimsel olarak mantıklı taraf sizken kadının karar vermesine olanak vererek doğana aykırı davranılmış ki eminim o geri dönmek isteseydi bu kişi kabul ederdi. Şu an bir vazgeçme diye kendini kandırsa da bu durumda olduğunu sanmıyorum. Daha çok bir zorunda kalma durumu diyebiliriz.

Ne olursa olsun toksik bir kadından kurtulmak iyidir. Hele ki sadakatsızlığın “fısıldanmasının” bile en ufak özürü yoktur. O kadın gözünde bütün değerini kaybetmelidir. Merak etmeyin bir süre sonra aynı kalibrede birini bütün acınız geçecektir.

Böyle bir kadın sizinle iletişime geçerse ne yapmalısınız?

Yumuşamamak, sizinle iletişim kurduğunda net olarak “senin gibi kadınlarla ilgilenmiyorum” diyebilmek. Başka biriyle ilgilenmek ve onun fark edip etmemesiyle ilgilenmemek yapılacak şeyler içindedir.

Senin damarına basarsa, sen de onun damarına basacak bir hamle yapmalı ya da görmezden gelmelisin. Arada kalmamalı, onunla iletişime kesinlikle geçmemelisin ve hamlen daha sert bir hamle olmalı. Aksi halde akıllanmayacaktır. Yanlış kadınla ilişkiden doğru zamanda çıkmak yazımda da alıntıladığım gibi:


“İnsanlara ya iyi davranınız ya da onları ayaklarınızın altında eziniz. Çünkü az incindiklerinde intikam peşine düşebilirler, daha fazlasındaysa bunu akıllarına bile getiremezler.“ -Makyavel


Prensip yumuşamamak olmalıdır. Önüne gelip; “ben ettim, sen etme, özür dilerim, seni çok özlüyorum” demediği sürece geri adım atmak için pek bir sebep yoktur. Çünkü kadın doğası en ufak yumuşaklıkta kendini rasyonalize edecek şekilde yapılandırır iyi hissetmek için kendi hatasını görmezden gelir. Yani senin alçak gönlünü görmezden gelir. Gösterdiğin geri adımlar sana daha büyük tepkiler olarak geri dönecektir.

“Barışmak” için attığın kararsız adımlar daha da üstünüze gelmesine sebep olacak, sizin ezildiğinizi görmek isteyecektir. Bunu acı tecrübelerle yaşayanlar bilir, her şey düzeldi dediğinizde, en barışma ihtimali olan anda; kadın “aslında fark ettim de ben seninle bir gelecek düşünmüyorum” gibi akıl almaz bir cümle kurabilir. Çünkü bilinçaltı aradığı çözümü bulmuştur.

Özetle;

Çoğu kadının kendi hatasını anlayabilmesi için iyice köşeye sıkışması gerekir. Bu durumda ya vazgeçer ya da özür diler; her 2 durumda da sen kazanırsın, çünkü ya hayatından çıkmış olur ya da hatasını anlar. Çoğu erkek burada “çıkmasını” istemiyor ve alttan alıyor, bu durumda kadın da o erkeğin üstüne “negatif” olarak daha fazla gidiyor. Buna izin vermemek lazım.

Geri dönmek isteyen kadın “özür dilerim” derse bir şansı olabilir, bunu kurmazsa hiç şansı vardır. Bu süreçte de kadının hayatına kimse girmemiş olmalı, sadakatsızlık yapmamalıdır. Bir kadın rahat bir erkekle cinsel ilişkiye girebilecekken yapmaması onun iradeli olduğunu gösterir. Çoğu kadınsa acısı karşılığında olabildiği kadar çabuk şekilde hele ki ilişki içinde birine ulaşamamışsa hızla bir başkasına saldırır. Çevresinde yoksa Tinder’dan bulur. Erkek perspektifinden bu durumun imkansızlığını önceden anlatmıştım. Bunlar yaşandı ve yaşanıyor.  Bunlara rağmen sizi istiyor olmasıysa onu güçlü bir aday yapar, pişmanlığıysa bunu perçinler; tersi durumda ise muhtemelen kadın toksiktir. Ne istediğini bilmiyordur. Bir sizinle olmak istiyordur, bir andan bu acıya katlanamayıp başkalarına gidiyordur, sonuçta evrimsel olarak kötü bir anne adayıdır. 

Doğru kadın sizin daha iyi bir erkek olmanıza neden olurken, yanlış kadın sizi verimsizleştirir, evrimsel dürtünüz olan “gelişmekten, yapmaktan ve yaratmaktan” uzaklaştırır. İlişki içindeysenin düşünün “yaratıyor muyum? Gelişebiliyor muyum? Yoksa kadının kaprisleri altında onu mu mutlu etmeye çalışıyorum?” Hepsini bırakıp gerekirse rahip moduna girmeniz daha mantıklı olacaktır.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Tipsiz Bir Erkek Olmak

Tipsiz Bir Erkek Olmak

Bu düşünce çok tehlikelidir. Bunu düşünen erkekler tipi olan erkeklerin işini çok kolay ve hatta çabasız sanır fakat öyle değildir. Esas problem erkeklerin kadını elde etmesinin kadınların erkeği elde etmesinden daha farklı bir dinamik üstüne kurulu olmasıdır ve erkek bunu doğası sebebiyle anlayamaz. Bir de işin içine kadınların erkeğe göre daha seçici olan doğasını eklerseniz, erkek kolaylıkla başarısızlığa uğrar, sorunu tipinde arar.

Çoğu için süreç şöyle işler: “Hoşlanırsam, onunla konuşurum(buraya kadar tamam), konuştuğumda hislerimi söylerim (geçmiş olsun, kızı kaybettin, o an kurudu), “o da benim tipimi beğendiyse süreç hızlıca ilerler.” Bir kere bunu yaptığınızda olası cinsellik vaktini 3-5 ileri atmış oluyorsunuz, çünkü kadın orada tipine en fazla onay veriyor fakat seni “kötü duygu yönetimin” kısaca acizliğin yüzünden beklemeye alıyor ama beğendiği için de elemiyor.

Bazen eleniyorsunuz ve üstüne gidip, “ne demek yani tipim mi sorun” gibi sesinizi yükselttiğinizde “evet tipim değilsin, çirkinsin” diye yapıştırıp, ne hissettiğinizi gram düşünmeden çıkarcı doğalarıyla götünüze vurarak sizi uzaklaştırıyor. Çünkü siz güçsüz tarafınızı belli etmiş oluyorsunuz, kadın da doğası gereğiyle acımıyor. Bir tehditte erkekler fiziksel, kadınlarsa psikolojik saldırır, bunu unutmayın.

Erkeğin Gücü Yönetimden Gelir

Tip saplantısı genelde çarpık erkek projeksiyonundan çıkar. Kendi güzel kadınları çekici bulduğu için kadınların da sadece tipi çekici bulacağını sanır oysa ki erkeğin esas gücü tipinden değil, “yönetimden” gelir. Tip sadece bu yönteminde bir ayaktır. Sen “tipini” kötü kullanırsan kötü bir yönetici olursun. Tipin varken kadına yanlış yaklaşırsan, bu sefer de “tavrın” yüzünden kötü bir yönetici olursun ve doğru tavır, iyi tipi ilk 1 saatte ezer geçer.

Tipi düzgün olanlar da benzer bir şey yapıp, “param yok” diyebiliyor fakat erkeğin bahanesi olmamalıdır. Burada da aynı durum geçerli. Çünkü aynı metodla kendini rahatlatabiliyor, ortadaki başarısızlığı görmezden gelebiliyor. Bu, o kadar kötü bir saplantı ki bazıları ortalama olmasına rağmen tip konusunda takılır. Sorun tipinde değil, ortalamayı geçememesidir ama yardım istemeyene, edemezsin. Kısaca tipinizle ilgili negatif düşünceler sizin potansiyelinizi otomatik olarak kısıtlayacaktır. Siyah hap‘a saplanan birçok insel de bunu görebilirsiniz.

Kadınlar Hoşlandıkları Zaman Ne Yapar?

Onunla zaman geçirmeye çalışır, görüşmek ister. Romantik olarak belki çok sonra bir şeyler söyler, onda da basit ve nettir. Unutmayın ki her cins kendi projeksiyonunda davrandığı gibi kendisine davranılmasını ister. Kadın genel olarak tanımaya çalışır, çünkü “tipin” tek başına belirleyiciliği yoktur. Önemsizdir demiyorum ama bir erkeğin kadında aradığı kadar önemli değildir. Bir kadın sadece tipi yüzünden bir erkekle yatmaz, o erkeğin baştan çıkartmasını da bekler. Yani feminen tavırlar gösteren bir yakışıklının şansı yokur. Belki çirkin bir kadın yalnız kalabilir ama çirkin bir erkek diğer özelliklerini “iyi yönetirse” kendine değer katarak çekici, hatta “çirkin ama karizmatik” bir erkek olabilir.

Kadın doğası da erkeği tam anlayamaz ve bu ilişki içinde de sürer. Erkeğin kendini açıklamasını, duygularını ifade etmesini ister ama kendi duymak istediği gibi bunu diler. Oysa ki erkek kendi bildiği yoldan bunu yapar ve başarısız olur. O yüzden erkeklere bir tavsiye duygularınızı kadının duymak isteyeceği gibi açıklayamayacağınız için hiçbir zaman ne hoşlanırken ne de ilişki için derin olarak tanımlamaya çalışmayın.  

Tip Görünüşünüzün Toplamıdır

Tiple ilgili bir diğer konu, tek bileşene bağlı olmamasıdır. Tipiniz ve çekiciliğiniz uzun ya da kısa süreli ilişkide ağırlıklı olarak yüzünüzle ilgili olsa da aslında vücut tipiniz, boyunuz, kas oranınız, giyiminiz, takınız, saç-sakal durumunuz gibi genel görünüşünüzü etkileyen bir çok parametreden oluşur[Ref]. Hepsinde isteseniz de kötü olamaz fakat genelini yine kötü yönetebilirsiniz. 

Bir Kadına Yaklaşmak

Bir ortamdasınız ve ilginizi çeken bir kadın gördünüz diyelim ve bir çok rakip olduğunu varsayalım. Çoğu erkek dehşete kapılıp, durur, tipin kendisine sadece ufak bir etki yarattığını bilmez ve istatistiksel olarak da oradakiler ortalamadır. Böyle bir ortamda gücünüzü “ilk adım atan” olarak göstermelisiniz. Bunun yerine diğer erkeklerin sizden daha iyi olduğunu, bu kızın neden yalnız olduğunu düşünürseniz aynı adım atamayan diğer erkekler gibi ortalamaya olursunuz.

Çok kaliteli, üst düzey erkekler tabii ki var ama bu %20’lik kısım istatistiksel olarak orada belki de yok ve rakibinizin diğer %80 olduğunu görmediğiniz sürece başarılı olamayacaksınız. Örnek olarak 30 erkek var diyelim %80ni sizden farklı değil ama siz belki orada bile olmayan “6 kişiyi” düşünerek vazgeçiyorsunuz, oysa ki sizi farklı yapacak olan sadece ilk adımı atmaktır, bunu anladıktan sonra da ekşi-sözlükte bahsettiğim oyun stratejilerini öğrenmeniz gerekir.

Sanırım noktayı anladınız. İşte bu yüzden çirkin erkeklerin yanında güzel kadınlar görüp, söyleniyorsunuz, hatta utanmadan sorunu “yönetiminizde” değil de tipiniz de buluyorsunuz.

Önceki yazılarımda da belirttiğim gibi bir erkek olarak tipiniz tek belirleyici parametre değil ve kadınların “güzelliği” gibi vurucu bir etkiye sahip değil. Örneğin erkekler kadınlardan her dönem çekicilik bekler fakat kadınlar için erkeklerin görsel nitelikleri 23 yaşına kadar önceliklidir(Ref: Hipergami). Kendi farkındalığınızı geliştiremediğiniz sürece, “ortalama” kaldığınız sürece hep başarısız olacaksınız. Aynı hamlelerle iyi sonuçlar alamayacağınızı unutmayın.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Geri Dönmek İsteyen Sadakatsız Kadın

Geri Dönmek İsteyen Sadakatsız Kadın

Erkeğin en büyük defosu aşık olduğu zaman kadının insani bir varlık olduğunu unutmasıdır. Kısa bir ayrılık sürecinde ise leşçi meriç, arizona kertenkelesi gibi sahneye girer. Yalnız unutmayın ki buna kadın izin verir. Güçlü seçim dürtüleri olan kadınlara zorla bir şey yaptıramazsınız. Bazen kendi bulur. Bu yazıda bu davranışları ve neden geri dönse de kabul etmememiz gerektiğini açıklayacağım.

Leşçi meriçler en sevdiğim erkek modelidir. Öncelikli olarak arkadaş ortamında belki sizin de arkadaşınızdır, ama sevgilinize de yakınlaşırlar. Her nasıl oluyorsa aranız bozulduğunda leşçi-meriç bir anda sevgilinizi teselli eder, hatta bir bakmışsın iradesiz kadın meriçle seks yapmış. Size de “Özlem Tekin – Aşk Her Şeyi Affeder Mi?” isimli şarkıyı söylüyor. Siz de ona “Özlem Tekin – Sen Anla” parçasını gönderin. Ne demiş Özlem Tekin? 

“Dert dinlemem, anlat orada burada.”

Tabii ki kadın hipergamik açıdan kendinden alt seviyede olan bu adamla ilişki istemez, hatta seks yaptığına pişman olur ama meriç umursamaz hatta pazarlıkla, “üzülme bak, o zaten seni sevmiyordu…” gibi cümlelerle sarılarak sırtlan davranışlarına devam eder.

Burada kime kızmamız lazım? Her 2 taraf da karaktersiz olsa da bence ağırlık iradesiz kadın tarafındadır. Çünkü seksi sunan taraf kadındır. Erkeğin bir sorumluluğu yok, her durumda dürtüsü bu yönde olduğu için yatmaya çalışabilir ama bunu sunmamak kadının elindedir.

Böyle durumlarda ayrıldığı erkek açısından seviniyorum, çünkü karaktersiz birinden kurtulmuş oluyor. Bu arada, ayrılır ayrılmaz o Tinder benim, o gece senin modunda takılan kadınlardan pek de farkları yoktur, sadece tanımadıkları birinden yararlanmış oluyorlar ve hiç değişmeyen bir patern olarak, eğer baş kahramanımız güçlü durmuşsa, bu kadın o erkeğe %95 oranla geri dönmek isteyecektir. Çünkü yaptıklarından pişman olur. Hipergami etkisiyle ayrıldığı erkek arkadaşına arada duygusal-birileri yoksa geri dönmek ister. Zaten varsa o adamı tercih edecektir. Tabii ki aptal bir erkek bunu kabul edecektir. Ekşi-sözlükte de 2018’de dikkat çeken bir bir yazımda da belirttiğim gibi 21 gün süre vermek, ardından bırak telefonlarını açmayı, mesajlara bile cevap vermemek en doğrusudur. Çünkü sonrasında erkek kalsa da önceki yazımda anlattığım gibi kadın yalnız kalmamıştır.

 

Her İlişkide Ayrılık Olabilir Ama…

Herkes kavga edebilir, sinirle ayrılabilir. Bunlar insani durumlardır fakat bu süreçte mantıklı düşünemeyen, sırf iyi hissetmek için geri döneceği sevgilisine sadık kalamayan bir anne adayının sadakatsızlığı etik bir yana, negatif bir evrimsel niteliğe sahip olduğunu gösterir. İyi bir aile kurulamayacağına, çocuklarına pek de iyi bakamayacağına, risk-karar yönetiminin kötü olduğuna işarettir.

Evrimsel Psikolog Dr. Geoffrey Miller, insanların gerek yoksa doğal süreçlerinin enerji harcamamak için tepkisiz kalmak olduğunu, ahlaklı davranışın ise çaba gerektirdiği için aslında bir cinsel süs olduğunu belirtir. Yalancılar, dolandırıcılar cinsel olarak defoluyken, iyi-ahlaklı kişiler çekicidir.

Burada mesele başkasıyla yatan kadınla barışmamak değil, sonuçta kimse rahibe değil ama ayrıldıktan sonra yapması o kadınla bir gelecek kurduğunuzda, çocuklarınız varken başınıza neler gelebileceğinin bir göstergesidir. 

Böyle bir kadınla birlikte olup, 5 yaşında çocuğunuz varken boynuzlanıp, sonra da sizi terk etmesini ister misiniz? Doğru zamanda, yanlış kadınla ilişkiden çıkmak mı iyi yoksa işler iyice derinleştikten sonra mı? Özetle bu tip kadınlar kısa süreli ilişkiye uygundur fakat uzun süreli ilişkiye değildir.

 

Kadın neden böyle yapıyor?

Çoğu kadının yalnız kalamamaya ve kendilerine dayanamama gibi umarsız bir doğası vardır ve bu doğa güçsüz kadınları her türlü yanlışı yapmaya iter. Alkollü olması, yaralı olması, terk edilmiş hissetmesi, sevgilisinin bir şerefsiz ya da ezik olması, yalnız hissetmesi vs bunların hepsi üstteki kendine dayanamama problemini hoş görmek; size değil, önce kendini inandırmak için sığındığı yalanlardır.

Erkeği hiçbiri ilgilendirmemelidir. Araya biri girdiyse o ilişkinin özü kirlenmiştir. O andan itibaren cuckoldry sınıfına girersiniz. Çünkü olayın esası şöyledir: Kadın acısını dindirmek için bu yolları seçiyor ve dindiremediği için “son çare” olarak size dönüyor. Belki aradan 5 tane erkek geçti ve orada bir şekilde bunu dindirse size dönmeyecekti. Kadınların sekste edilgen olduğunu ve dominant erkeklerden hoşlandığını unutmayın. Siz evde üzülürken, o kadının domaltıp s.k beni dediğini düşünün, o erkeklerin ayrı zamanda her yerine boşaldığını hayal edin. Sonra tekrardan barışmayı düşünün. Yani birileriyle eğlenmiş, sert seks yapmış ve bir liman olarak size dönmüş. Bence yeni biri hep daha iyidir. Yoksa sizin de güzel bir boşanma hikayeniz ve nafakanız olabilir. Tabii bana gönderirsiniz, yorumlayıp, yayınlarım. 

Uç bir hikaye olarak bir de hamileyse geçmiş olsun. Erkek de romantik hayallerle kafası dolmuş bir mavi haplıysa sonuçları çok acı olacaktır. Emin olun ki bu kadınla mutlu olamayacaksınız.

 

Affetmeyin, siz Hz. İsa değilsiniz!

Erkeğin burada en büyük hatası kadın doğasınının manipülasyonlarını bilmediği için kendisinin cucukold erkek olduğunu fark etmek yerine kendini gerizekalı gibi “koruyucu ve affedici” olarak değerlendirmesidir. Çünkü kadınlar iç güdüsel olarak erkeğin bu defosunu bilir ve ona göre yaklaşır. Yani sığınmaya gelir. Kendisini kaşarlık kariyerinde başarılar dileyerek gönderebilirsiniz. Bunu yapmazsanız kadın tekrardan güç toplayacak ve sizin bu ezikçe davranışınızı bile “beni başkasıyla yatamama rağmen” kabul etti olarak algılayarak ve karşısına çıkan, arzu duyduğu ilk güçlü erkekle birlikte olarak sizi yine terk edecektir. 1 sene sonra isminizi bile anmayacaktır. Siz nasıl evrimsel bir dürtü olarak sadık kadını istiyorsunuz, kadın da güçlü ve umursamaz bir erkeği istiyor ve siz o değilsiniz. Çünkü hiçbir kadın, mesele kendi bile olsa; güçsüz, maskülenlikten uzak, muhtaç bir erkeği sevmez.

Erkek olun ve hayatınıza her zaman size yakışacak, karakterli kadınları alın, ne istediğini bilmeyen şımarık kız çocuklarını değil.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

 

Erkekler Ayrılık Acısını Kolay Mı Atlatır?

Erkekler Ayrılık Acısını Kolay Mı Atlatır?

Ayrılık acısı erkek işidir. Depresyon oranlarına baktığımızda bu sebepten acı çeken daha fazla erkek olduğunu görürsünüz. Erkeklerin ayrılık acısını “The Rational Male”, “Illimitable Men” gibi öncü sitelerden öğrendiklerim yıllardır üstüne çalıştığım sosyal-psikoloji, psikanaliz ve evrimsel-psikolojiyle kaynaklarıyla harmanlayarak aktarmaya çalışacağım.

Kadınların bu acıyı daha kolay atlatır ve bunun birkaç sebebi mevcut.

1) Evrimsel olarak daha kolay unutmaya programlılar ki bunu anlattık. Çünkü zamanları geçiyor, doğurganlıkları kısıtlı, bunu korusalar bile cinsel pazar değerleri daha çabuk sönüyor. Rollo Tomassi’e göre pik değerlerini 23 yaşında alıyorlar ve en rahat erkek ulaşımları 20-25 yaş arasında oluyor. Tinder istatistikleri de 23 yaşında kadınların en fazla tercih edilen yaş olduğunu gösteriyor. Bu yüzden acımasızlar, bu yüzden çabuk unutmaya yatkınlar.

2) Feminen kültürün dayatmasıyla sağlayıcı olarak yer alan erkekler kadınlara insanüstü anlamlar yükler, bu da kadınları fark etmeseler de soğutur.

3) Hipergami! Performans yükünüz düşükse eşitlikçi hayalleriniz varsa kadın üstün erkeğe doğru yola çıkar, geçmişi 2 göz yaşından sonra unutur. Sizi minnet duyulacak biri olarak hatırlar.

4) Önceki travmatik ilişkisiyle başa çıkmakta zorlanır ve sizi kullanır.

Bunların temel sebeplerini kadınlar hakkında az bilinen gerçekler konusunda anlatmıştık.

Kadın yapı itirabiyle duygusaldır ve bir erkekten ciddi bir acı mutlaka yaşarlar. Bu o kadar fazla gelir ki başa çıkamaz. Kadın da şimdiki zamana bağımlı olması ve mantığına değil, duygularına doğru geleni rasyonalize etmesiyle gerçekleri karartarak kabullenir. Kulağa çirkin gelse de kadının faydacı doğası ve üst düzey erkek seçme isteği, aynı zamanda doğru kişi olmadığını düşündüğünde ayrılmasını ve rahatça unutmasını da sağlar. Eğer emin olmadan ayrıldıysa veya terk edildiyse sorunlar her zaman çözülmez ve bilinçaltına itilir, işte bu kadının da aşk acısı çekmesine neden olur. Dindirmek için her şeyi dener, başarılı olamaz. Size denk gelen kadınların bir çoğu bu niteliğe sahip olanlardır.

Erkekleri sağlayıcı olarak kullanmak isteyen ve geçmişi geride bırakmakta zorlanan kadınların çoğunluğuna alfa dul diyoruz. Alfa dul bazen farkındadır bazen değildir, bilinç düzeyinde ise genellikle “beğenmeme” vardır. Hipergamik doğası sebebiyle bir kere üst seviyeyi görmüş kadın alt düzeydeki erkekleri kolay kolay beğenmez. Zaten en iyisini kaçıran kadın önüne çıkana kötü davranmaya başlar. İşte sizin hatanız bu kadını ayırt edememektir.

Erkekler neden daha zor unutur?

1) Erkek daha çok acı yaşar çünkü %80’i sağlayıcı pozisyonundadır(betadır), bu yüzden ulaştığı kadın sayısı azdır ve elde ettiğini kadını kaybetmek istemez, ona idealistik yaklaşır. Karşısındaki kadının geçmiş ilişkilerine dikkat etmemesi ve uzun süreli ilişkiyi kendini gelişterek yürütememesi kötü sonuçlara neden olur.

2) Psikanalitik süreç yazısında uzun uzun açıkladığımız gibi erkek, ilk gördüğü ve aşık olduğu kadının annesi olması aşkı kadından farklı algılamasına sebep olur. Oysaki kadında da ilk bakıcı annedir fakat aşık olunacak baba ile daha bilinçliyken tanışılır. Bu yüzden kadın her zaman daha realisttir. Erkek daha derin şekilde “aşık olduğu” kadına bağlanmıştır, ayrılık durumunda annesini kaybetmiş gibi hisseder ve uzun süre ayrılık acısı‘ndan kurtulamayabilir. Örneğin Lacan hep erkeğin daha fazla bağlandığından güzele çekildiğinden bahseder, Freudçu psikanaliz erkeğin sevgi vermeye, kadınınsa almaya eğilimli olduğunu anlatır. Bu da erkeğin temel olarak daha fazla yatırım yapmasına ve acı çekmesine sebep olur. (Ref: Bruce Fink – Lacan’da Aşk ve Freud – Aşkın Psikolojisi) 

3) Atalarımız kabile hayatı yaşar ve yabancı erkekleri sevmezdi, çünkü kadın başka bir erkek tarafından döllenebilirdi. Bu da çocuğunun kendisinden olmaması başkasının çocuğuna bakarak kaynak israf etmek demekti. Bu yüzden kıskançlık erkeğin temel dürtüsüdür. Yüksek testosteron oranı da erkekler sahiplenmeyi ve rekabeti arttırıcı, bu teoriyi destekleyici bir hormondur. Günümüzde de benzer şekilde “döllenmiş kadınını ve çocuğunu koruma içgüdüsü” sebebiyle savunmacıdır ve ayrıldığı zaman kaybetmiş, aldatılmış gibi hisseder. Kadına göre zor unutur.

Bunlarla bağlantılı olarak günümüzde erkek-kadın ekonomik düzeyleri, kadının daha özgür olması dayatılan feminen düzen ve azaltılan maskülenlik erkek-kadın ilişkilerini bozdu. Erkekleri eşitlikçi olmayan, ruh eşi mtileriyle kadını “elde edilmesi gereken özel biri” olarak görmesine neden oldu. Erkek daha çok üzülüyor çünkü erkek kadın doğasının farkını anlayamıyor, çünkü kendisine son 50-70 senedir aynı olduğu dayatılıyor. Batının filmleri de devamlı bu propagandayı pompayarak “seviyorsan mücadele etmelisin, duygularınla düşünmelisin” algısını yerleştiriyor. Oysaki erkek mantığıyla, kadın duygularıyla düşünür. (Bkz: Kadınlar hakkında az bilinen gerçekler) Erkek ve kadın aynı değil, birbirini tamamlayıcı niteliktedir!

Maalesef bu durum kadınların erkeklere daha az arzu duymasıyla daha kolay eş değiştirmelerine sebebiyet verir fakat evrimsel algı ve psikanalitik süreç değişmez, birbirini destekler. Kadın daha seçici, erkek ise kendini seçen kadınlar içinden tercih yapacağı için ayrılık acısını hep daha fazla yaşayacaktır.

Rollo Tomassi’den bir alıntı yapalım:

“Erkekler realist görünen romantiklerdir, kadınlarsa romantik görünen realistlerdir.”

İşte bu realist tavır, erkekten fayda sağlayamayarak ayrılan kadınların ayrılık acısını daha az yaşamasına sebep olur. Erkek kadına romantik bakar, bu kadar özel anılar yaşayan insanların ayrılmayacağını düşünürken, kadın hipergami filtresiyle bakarak erkeğin kendi standartlarını artık karşılayamacağı fikriyle eler. Anılar bağlılık duymasına neden olmaz. Bu gerçekleşmez de erkek ayrılırsa bu durumda da kadın acı çeker çünkü ödül kaçmıştır fakat ilişkiler ezici olarak, erkeklerin %80nin sağlayıcı olması sebebiyle kadınlar tarafından bitirilir.

Şu cümleyi milyon defa duymuşsunuzdur: “Sen harika bir adamsın, çok güzel şeyler yaşadık ama sana aşık değilim, benden daha iyilerine layıksın.” Erkeklerden de şunu duymuşsunuzdur: “Ama şuraya gidip, el ele tutuşarak birbirimize aşkımızı ilan etmiştik, nasıl oldu da bitti?

Kadınlar ve İlişki Anlayışları

Bu kadın önceden acı çektiği için tekrardan yaşamak istemez ve hızla eş değiştirebilme yetisine sahip olduğu için başka adamlara geçer ve zamanla tükenir. Bazı kadınların zor olduğunu düşünen erkekler görüyorum. Yanlış! O kadın sadece size zor! Onun içinden geçen eski sevgilisinden kısa süre sonra karşısına çıkmışsınız. Çünkü bu acıya dayanamamış.

Bazen de o kadının zor olmasını isteyen sizsiniz ve ona bu misyonu yüklediğiniz için kadın da reaktif olarak tepki veriyor.  Daha kötüsü de  “Önceki sevgilisi pislikmiş, ben öyle olmayacağım!” düşüncesine inanmaktır. Bu bir sağlayıcı zihin setidir.

Önceki sevgilisi kötü biriyse, sizce bu kadın onu neden unutamadı ve size bile anlatıyor?

Büyük bir mantık hatası. Mesela reddit’de bir konuda adam 2 sene boyunca 500 eşleşme, 100 buluşma alıyor, bu kadınların çoğunluğu 30+ üstü ve arkadaşın yaptığı istatistiklere göre %77’si eski sevgilisini hor gören ifadelerle konuşmuş. O kadın muhtemelen önceki sevgilisinin sadece kötü huylarını düşünerek ondan soğudu, rasyonalize etti, duygularıyla düşündü ve size de kötü biri gibi anlattı ama belkide iyi biri? Tek bir gerçek var o da sizin burada kullanıldığınız. Özellikle ilişkiden yeni çıkmış kadınlardan uzak durmanızı tavsiye ederim.

Kadını anlamak yazısında bahsettiğim gibi cinsiyetten bağımsız olarak: “Ruh eşi yoktur, sizin saplantılarınızı arttıran insanlar vardır!” İşte siz de o adama benzer nitelikler gösteremediğiniz sürece o kadın sizden etkilenmeyecektir. Bazen biraz da kötü çocuk olmak gerekir ama dengeli. Yani “ben kötü biri değil, seni anlayan bir erkek olacağım” miti sadece sizi “efendi” görmesine ve donunun kuru kalmasına sebep olacaktır.

Erkek Neden Üzülür?

Değer verdikleri o kadın bunu nasıl yapmış da terk etmiştir? Oysa ki sorulan soru yanlıştır. Doğru soru: O bunları yaparken neden üzüldüm? olmalıdır.

Çünkü kandırılmış hisseder, her şeyi kontrol ettiğini sandığı o kişi baş kaldırmıştır, erkek evrimsel olarak yenildiği zaman girişte anlattığımız kadınlar gibi kendini kandıracak sebepler bulamaz. 6 yaşında oyuncak tırı kırılan çocukken yaşadığı hissi hatırlar. Daha önemlisi o başkaldırıya karşı bir saldırı yapılamamış, yumuşak karnını göstermiştir. O hayatının kadınıdır ve ruh eşidir, kadınların faydacı ve hipergami doğasını reddeder.

Diğer yandan beynin limbik bölgesi kaybettiği o özel anlarda hissettiği dopamin artışını ister fakat bulamaz. Yani temelde beklediği şey o kadın değil, bu hislerin yarattığı nöro-kimyasal süreçlerin tekrarıdır. [İleri okuma: Tekrardan sevemem hissi.]

Günümüzde feminenleşeyen erkek-kadın her konuda eşittir dayatması yaşayan erkek süreci değerlendiremez ve bu yüzden sağlayıcı görevini tam da feminen düzenin istediklerini gerçekleştirerek terk edilir. Boşanma oranlarının 2020’de %80’e yakın olması ve kadınlar tarafından davaların açılması, erkeklerin intihar oranının kadınların 2.4 katı olması süpriz değil. Maskülenlik zehirlidir mottosuyla her sene feminenleştirme adına cinsiyetsizleştirme oranı daha da artmaktadır (Ayrıntılı okuma için tıklayın).

Tecrübelerim gösteriyor ki bir kadını unutamama sebebimiz temelde o kadını çok sevmemiz değil, çok seviyor olmamız sadece bir semptom. Bilinçaltında ise yenilgi var, kazık yemek ve karşılık verilememesi var. Bunu özellikle kadın erişimine fazla olan erkekler bilir. Önceden bahsttiğim kesin kararlar verebildiğim hiçbir kadın için şimdiye kadar üzülmedim, öylece silindiler. Acıdığım, güvendiğim kadınlar ise en azından bir süre canımı yaktı.

Çoğu erkek bunu bilmiyor çünkü her ilişkisinde aynı paterni çiziyor. Seviyor<->güveniyor<->ilgisiz davranıyor<->kazık yiyor. Ayrılıyor ve belki aylar-yıllar boyu sevgili edinemiyor. Edindiğinde de önceki acısı tamamen çözülmüş oluyor ve acı önemsizleştiği için aynı davranışları gösteriyor. Kadın ise böyle yapmıyor çünkü acısını unutmadan, hatalarının farkında olarak kısa sürede yeni birine geçebiliyor. O da atlatamıyor, belki aşık olamıyor ama erkeklerden daha kolay vazgeçmeyi öğreniyor. Çünkü acı güzel bir öğretmendir. Bence her 2 durum da yanlış, ortada bir yerde kalmak lazım.

Erkeğe Terk Edilince Ne Olur?

Erkek ayrılınca kendine güvenini yitirir, testosteronu düşer, başka kadınları düşleyemez, hatta sertleşemez. Onu seviyorum yanılgısıyla, deli gibi geri kazanmaya çalışır, zaten opsiyonu da yoktur. Geçen sene bir arkadaşımdan da biliyorum, “31 bile çekemiyorum ağbiii, bu kız bana büyü yaptı” diye ağlıyordu. Bunu kaç kadın yaşar? Bu konuda aktardığım Rich Cooper’ın 2000 kişiyle yaptığı istatistiklerine göre geri dönüp mutlu olan ilişkilerin oranı %2.

Erkek, atalarından gelen gelenekle avcı ve savaşcı olarak evrimleşmiştir, kendini kandırma lüksü yoktur, acısını yaşar veya savaşta yenilirse ölür. İlişkide de böyledir. Uzun süre kadın bulamaz, acısı da her gün karşısındadır. Onunla uyur ve uyanır. Bu acı; yalnızlık, iç hesaplaşma, onun yerine koyabileceği biri çıkmadığı için leş gibi açıkta kalır ve günden güne çürüyerek, kokarak, böcekler tarafından yenilerek yok olur. Erkek yavaş yavaş sindire sindire, iğrene iğrene atlatır ve geriye en ufak toz parçası bile kalmaz ama maalesef bu acı o kadar önemsiz hale gelir ki hatırlanmaz.

İşte kadınla erkeğin en büyük farkı bu, kadın kazık yedikçe evrimsel sebepler bir yana kısa sürede bir başkasını bulabildiği için önceki ilişkisinden kalanları atlatamadığı için tam bağlanamaz, çözmesi için belki 1 sene geçmesi lazımdır ama birkaç ayda yeni birini kolaylıkla bulabilir ve bu da yeni kişiye bağlanamamasına ve derin bir ilişki kuramamasına sebep olur.

Ne ilginçtir ki “ıssız adam” triplerindeki çok kadınla birlikte olan kişilerde de benzer patern mevcut. Onlar da kadın gibi unutmadan birilerine atladığı için yara alabiliyor.

Sonuç

Duruma bakalım: Bir taraf sorunlarından arınmış durumda, diğer taraf ise bunları halledememiş durumda. Unutan tarafın hatası genellikle yeniden kolaylıkla güvenmekken, halledememiş kadın tarafının hatası ise bağlanamaması ve fark etmeden eski travmalarına bağlı yaşaması denebilir.

Emin olun ki bunlar yoksa kişiler müthiş ilişkiler yürütür. Benim bir kadını kategorize ederken tanıştığımda ilk sorduğum soru: “son ilişkisinin ne zaman bittiğidir.” 3-5 hafta gibi bir yanıt alıyorsam, bilirim ki o kadından bir cacık olmaz. Ben orada öcüyüm ve beni eski travmasını bitirmek için kullanacaktır, o sebeple ben de onu seks için kullanırım. Duygusal yatırım yapmam.

Tabii erkekte bir sorun daha var. Onca süre yalnız kaldığı için kaybetme korkusu ve ruh eşi saplantısı oluşturuyor. Bence ayrılık acısının temeli de budur. Kadın böyle düşünmezken, erkek onu tanrıçalaştırarak ruh eşi yapar ve anılara bağlı kalarak unutamaz. Bundan kurtulun!

Bu yüzden ayrılık acısı yazımda anlattıkları yanında boş kalmayıp, bir şey yaratmak için uğraşmalı ve sizi çekici yapacağını düşündüğünüz özelliklerinizi geliştirin. Unutmayın ki kadının hipergamik dürtülerini tatmin ettiğiniz sürece size bağlı olacaktır.

Erkek doğal bir mekanizma olarak evrim boyunca hep savaşmış ve ölmüş. Yani erkeğin genetik kodunda zaten atlatmak var ve buna duygusal konularda farkındalığı eklerseniz, asla yenilmezsiniz.

(Makaleyi oylamayı ihtmal etmeyin.)

Penis ve Klitoris Boyutu Önemli mi?

Penis ve Klitoris Boyutu

Penis ve klitoris boyutunun evrimi nasıl gerçekleşti? Erkeklerin en çok taktığı konu penis ve boyu önemli mi? Peki erkeklerde penis bir şekilde güç sembolüyken klitorisin boyutu neden önemsizdir?

İnsan gelişimine baktığımızda hem penis, hem de klitoris başlangıçta aynı hücrelere sahiptir fakat hormonlar ve cinsiyete göre değişliklik gösterir.

Cinsiyet değiştirme ameliyatlarında da penis kesilir, oradan açılan boşlığa penis derisinden oluşturulmuş deri dikilerek klitoris ve boşluk oluşturulur.

Hayvanlar Alemi

Bizden çok daha güçlü olan goril ve orangutanların 5 cm; şempanzelerin ise 7,5 cm penis boyu vardır. Çapları ise kalem kadarken insanların ortalama penis boyu 12,5 cm kalınlığı ise 3 cm’dir. İlginç şekilde bu türlerde penis kemikle desteklenirken insanlarda esnektir ve kan pompalanması ile sertleşme gerçekleşir. Bu boyutlar ve özellikler penisin net olarak seçilim ile evrildiğine kanıttır.

Robin Baker, Sperm Wars kitabında penis boyunun kadını kolay döllemekle ilgisiz olduğunu çünkü mikro penisin bile servikal havuzu kolaylıkla doldurabileceğini belirtmiştir, esas önemli olan üretilen sperm miktarı ve kalitesidir ki rekabetin çok olduğu türlerde testis boyutları büyüktür. Örneğin şempanzeler çok eşlidir ve kadın bir çok erkekle aynı günde çiftleşir, sonunda ise en güçlü en rekabetçi spermler rahime ulaşır, diğerleri elenir. Gorillere baktığımızda erkekler güçleriyle diğer erkekleri eler, bu sebeple güçlü spermlere ihtiyaçları yoktur ve testisleri küçüktür. Gorilin tipine baktığınızda bu garip bir çelişki gibi görünebilir, devasa boyuttasınız fakat sperm miktarınızın ve penis boyutunuz küçük şempanzelerden çok daha az ve küçük. Aslında türlerde tek eşlilik arttıkça veya rekabet azaldıkça penis boylarının ve testislerin de büyümediğini görüyoruz.

İnsanlarda Durum Nedir? 

İnsanlarda durum daha ilginç. Evrimsel biyologlar erkeklerin penis boyunun kendi türüne göre büyük olmasını kadın seçilimi olarak açıklamıştır ve sebebini 2 ayak üstünde yürümemizle ilişkilendirmiştir [Maxine Sheets- Johnstone, Hominid bipedalty and sexual selection theory, Evolutionary Theory, 1990]. Maymun türleri 4 ayak üstünde yürüdüğü için penislerini sergilemezler. Oysa ki insan türü dik durduğu için penis belirgin hale gelir ve kadının dikkatini çeker. Böylece cinsel bir süs olarak evrimleşir.

Neyse ki toplumsal kurallar sebebiyle saklıyoruz, aksi durumda denetimsiz seçilimle bütün erkekler bereket tanrısına dönüşebilirdi. Yine de bazı maymunlara göre gösterişli değiliz. Seçilimle evrimleşmiş bu türlerde mavili, morlu testisler, beyaz kıllar ve kırmızı penisler mevcuttur.

Erkeklerin boşalması kadınlara göre oldukça basittir, mekanik bir süreç gibidir. Kadınlar gibi güçlü bir seçim yapmak zorunda değillerdir. Bu sebeple bir çok türde erkeklerin çok eşli olduğunu görmekteyiz. Kadınlar ise korunma üstüne evrimleşmiştir, özellikle regl periyodu olan dişiler belli dönemler yumurtlar ve erkeğin bunu bilme şansı yoktur, dışarıdan belli olmadığı için korunurlar. Bu da kadına bilinçli olarak farkında olmasa bile doğum yapmayı kontrol etme ve seçim hakkı verir ve genelde seçimleri duygusal, fiziksel vs yakınlık duyduğu güvendiği ve arzu duyduğu erkeklerden oluşur.

Daha ilginci insan türünün diğer türlere göre sarsıntılı, hareketli, bütün bedenin farklı pozisyonlarda kullanıldığı yüksek miktarda enerjiye ihtiyaç duyulan tukulu bir seks türünü yapmasıdır. Özellikle penis boyu ve esnekliği farklı pozisyonlara ve fantazilere olanak sağladığı için evrimleştiği düşünülmektedir.

Bu göstergelerin hepsinin insanlığın cinsel tarihinde erkeklerin kadınlara zorla sahip olmadığı gerçeğini ortaya çıkartır ki bazı dönemlerde kadın esaslı grupların kendi besinlerini kendi buldukları ve onların dikkatini çekmek için gruba çeşitli erkeklerin sızdığını biliyoruz. Kadın ise bu erkek grupları içinden belli birini seçmektedir. Belli bölgelerde olsa da toplulukların tecavüze hoş bakmadığını ve engellediklerini de hatırlatmak isterim.

Klitoris ve Cinsel Seçim

Kadınların cinsel evriminde klitorisin önemsiz olduğunu görüyoruz, erkeklerin seçiminden bağımsızdır. Cinsel süs göstergesi değildir. Bazı türlerde penisle aynı boyuta gelse de insanlarda böyle olmamıştır. Daha çok zevk alma nesnesi veya seçim aygıtı olarak gelişmiştir diyebiliriz. Oldukça hassas olmasına rağmen cinsel doyuma zor ulaşan bir mekanizmaya sahiptir. Öyledir ki tecavüz esnasında ıslansa bile kadın o erkeği eğer istemediği için orgazma ulaşamamaktadır. 

Oral seks konusunda da erkeler evrimsel olarak kadının sağlıklı olup olmadığını anlamak, önceden cinsel ilişkiye girip girmediğini kontrol etmek ve periyodunu anlamak için yaparken, kadınlar oral seksi muhtemelen arzu duydukları için yani güç göstergesi, evrimsel bir süs olduğu için yapmaktadır. Bunu yapmayan kadın sizi kabul etmiyor, sizi takmıyor anlamına gelir.

Günümüzde Tek Gecelik Hızlı İlişkilerde Kadın ve Erkek

Cinsel seçilim açısından Geoffrey Miller kitabında kadının yüksek uyum yeteneğine sahip, arzu duyduğu zihni ve kişiliğine bağlılık duyduğu erkekten orgazm olabileceğini belirtir. Hatta Natalie Angier’in “Kadın: Sonsuz Coğrafya” isimli kitabından şöyle bir alıntı yapmıştır:


“Bir kadının seks yapma olasılığı bir erkeği çekici bulmasına ve onun yanında kendini çeşitli nedenlerle rahat hissetmesine bağlıdır. Kadın böyle bir erkeği bulduğunda kişisel, politik ve genetik tasarımlarını arttırabilecektir.”


Ne diyor? Kadın ancak gelecek gördüğü çekici adamla birlikte olursa kendini daha üst seviye birine dönüştürür. Bunu psikolog Dr. Herb Goldberg de şöye açıklar: “Kadınlar olmak, erkekler yapmak için varolmuştur.” 

Yani kadınlar tek gecede tanıdıkları bir erkekle öylece orgazm olamaz. Bu erkeğe özgü bir durumdur ve bu yüzden kadınlar tek gecelik sekse uygun yaratılışta değildir. Benzer şekilde devamlı zihni ve kişiliğe bağlı olarak birilerine arzu duymaları ve eş değiştirmeleri de kadınları ruhsal olarak yıpratır. Şöyle düşünün erkek bir ilişki için tek fiş takıyor ama kadın 10 tane fiş takarak bağlantı kurabiliyor. Bu maliyeti karşılaması zamanla o kişiyi yıpratacaktır, zevk alabilmek için sanal bir güven ağı oluşturan ve kendini bağlıymış gören kadının algıları bozulacaktır. Bu sebeple devamlı tek gecelik ilişki yaşayan kadınlar genellikle ya ailevi problemleri olan ya da büyük travma sonrası böyle yaşamayı tercih eden kadınlardır diyebiliriz. Erkeklerin böyle bir şeyi yapmasını onaylıyorum gibi bir anlam çıkmasın tabii. Duygusuz seks erkeklerde de sertleşme problemi yaratmaktadır ama duygusal açıdan kadındaki gibi derin bir sorun yaratmamaktadır.

Klitoris Seçer

Özetle şöyle diyebiliriz ki kadının klitorisi erkek seçilimi üstüne kurulu bir adaptasyondur ve uygun olduğu kişiyle zevk alacak şekilde evrimleşmiştir. Uyarım esnasında “hipotalamus” ve “serebral korteks” etkileşime geçer ve cinsel uyarım bunun uzantısıdır. Penis uyarım sunarken, klitoris ise bu uyarım kadın seçimine uygunsa detaylıca toplar, değilse sadece ıslanır ve kendini deformasyondan korur. Kadına güven verme sürecinde bu sebeple ön sevişme önemlidir.

Az Sevişen Kadının Vajinası Dardır Miti

Yeri gelmişken vajina darlığının da bir genetik yapı olduğundan bahsedelim. Yani çok sevişen kadının vajinası geniştir, zevk alamazsınız gibi bir düşünce tamamen yanlıştır. Hiç seks yapmamış kadının genetik açıdan vajinası geniş olabilirken, jeton atıp içeri girdiğiniz bir bar sürtüğünün dar olabilir ki kendi tecrübelerim de bunu ispatlıyor.

Kalçalar ve Göğüsler

Kadın gelişiminde çekiciliğe en çok katkı sağlayan görseller kalça ve göğüslerdir. En büyük yanılgılardan biri göğüslerin süt verebilmek için büyüdükleridir, oysa ki primatların göğsü düz olmasına rağmen süt üretebilir. Mesele aynı testis boyutu gibi aktif beze dokusunun miktarı ile ilgilidir. Peki neden atalarımıza göre kadınların memeleri büyüdü?

Atalarımız göğüs büyüklüğünü 2 sebepten tercih etmiştir.

1) Gençlik göstergesi olmasıdır, sütyen kullanılmayan çağlarda dik, büyük ve simetrik göğüsler yaşlı kadın ile genç kadını ayırt etmekte kullanılıyordu. Özellikle simetri daha önemliydi ve evrimsel psikolog Thornhill’e göre büyüyen göğüslerde simetriyi ayırt etmek daha kolaydı. Özetle hem bir süs hem de yağ depolama amacıyla geliştiklerini söyleyebiliriz.

Erken dönemde eş seçimi önemliydi çünkü kadınların çocuk sahibi olması hem daha kolaydı ve hem de sağlıklı bireyler dünyaya gelmiş oluyordu. Erken doğan bireyler de nesli daha hızlı şekilde ortaya çıkartıyordu. Unutmayın ki evrimle etik birbirini doğrulamak zorunda değildir. Evrimin amacı hep gelecek ve sonraki nesillerdir.

2) İnsanlığın ilk döneminde teknoloji gelişmediği için yiyecek bulmak zordur, iyi ve doğru beslenen kadınlarınsa göğüsleri ve kalçaları öncelikli olarak büyürdü, yani sağlıklı beslendiklerinin bir kanıtı olarak görünmekteydi. Bu kadınlar daha zor hasta olur, güçlü immün sisteme sahip olurlardı. Aç kalan bir kadınsa düşük doğurganlık sebebiyle çocuk yapamaz ya da ölürdü. Yani kadınlar evrimsel olarak yağlanmayı göğüs ve kalça bölgelerine taşıyarak evrimleşmişlerdir.

Kalçaların temel büyüme sebebi ise dik yürüyerek evrimleşmemizdir. Bu yüzden bacak ve popo kaslarımız güçlenmiş, erkeklerde kas, kadınlarda ise destekleyici yağ miktarı artmıştır. Primat türleri için kalçası geriye doğru büyüyen tek tür biziz. Bunun ise çekici geldiği konusunda erkek ve kadın hemfikir durumdadır. Bu kalça gelişimi özellikle Afrika’da daha belirgindir ve ilk insanlar olan Afrikalılı erkeklerin kadınları bu yüzden tercih ettiği sonucuna varabiliriz. Bu orada normdur.

İnce bel, büyük kalça kadınlarda sağlık ve doğurganlığın simgesidir. Altın oran kadının en verimli çağında 0,7 olarak (Bel/Kalça) verilmiştir ve bu oran yaşlandıkça artar. Tabii ki orantılı artması tercih sebebidir. Hatta korse kullanımı ile erkekleri etkilemenin de temel sebebi de budur.

Neden En Çekici Organlarımız Herkeste Maksimum Boyutta Değildir?

Burada penis ve göğüs boyutunda ortalamaların evrimi temsil ettiğini unutmamak gerekiyor. Eğer en büyüğü örneğin kafası hariç 30 cm veya 100DD göğüs en çekici olan olsaydı, günümüzde en küçük boyutlar handikap ilkesine göre buradan başlardı fakat insanlar çeşitli konularda cinsel maliyetlerini evriltecek şekilde gelişmiştir. Bu yüzden her türden özellik hala mevcuttur. Birinin göğüsleri küçüktür fakat ataları muhtemelen büyük kalça veya güzel yüz olarak tercih edilmiştir.  

Bunu erkekler açısından; erkeğin çekici özellikleri yazımda biraz anlatmıştım. Herkesin genetik açıdan kendine has özellikleri mevcuttur. Bazıları daha zekidir, bazılarının yüzü daha güzeldir, bazıları kaslıdır, bazıları daha içe kapanıktır, bazıları ise dışa dönüktür. Ailevi durumunuza göre bu özellikleri daha iyi açığa çıkartabilir ya da hiç bir konuda gelişemeyebilirsiniz.

Bazı şanslı insanlar doğuştan hepsinde iyi özellikler gösterebilir. Mesele elinizde kartları doğu oynamaktır. Seçilim konusunda çeşitli insanlar çeşitli göstergeler gerçekleştirdikleri için bazıları güçlü kaslara sahip olurken, bazıları iyi bir eğitime ya da finansal güce sahip olabilir. Finansal güç de o kişinin pratik zekası hakkında bilgi vermektedir.

Son olarak geçen gün ekşi sözlükte bir kadın güzel olmaması sebebiyle iyi eğitim almasına rağmen tercih edilmediğini yazmıştı. Sonrasında ise para kazanıp çeşitli operasyonlar geçirerek güzel bir kadın olmuş. İşte bu da uyum sağlamaya örnektir. 

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

İleri Okumalar

  • Geoffrey Miller – Sevişen Beyin, Alfa Yayınları
  • Robin Baker – Sperm Savaşları, Klan Yayınları
  • Desmond Morris – Çıplak Adam, NTV Yayınları

Yanlış Kadınla İlişkiden Doğru Zamanda Çıkmak

Sorunlu Kadınla İlişkiden Doğru Zamanda Çıkmak

Sorunlu kadınla doğru ilişki yaşanamaz. Konumuz: sorunlu, kırmızı alarmları kadınlar ve başınıza gelecekler ve tabii ki yanlış kadınla ilişkiden doğru zamanda çıkmak.

 

Sizi İyi Hissettirirler!

Bu kadınlar erkekleri iyi hissettiren dengesiz varlıklardır. Maalesef ben de zamanında 30 yaşında hiç de böyle olacağını düşünmediğim bir kadında deneyimlemiştim. Öyle ki nasıl ilişkiye sürüklendiğinizi genelde anlamazsınız. Bu kadınlar size aşırı iyi davranarak ilişkiden çıkmanızı önler. Bu sebeple bağlanmadan “kısa süreli” bakarak çıkmak yapacağınız en akıllı hamle olacaktır. Çoğu bu kadınları zor sanır ama bu kadınlar çok kolaydır. Hem kolay bağlanırlar hem de siz kolay ayrılacağınızı düşünürsünüz.

 

Davranış Paternleri

Genellikle ilişki başında sizin için çıldırırlar. Bir şey yapmadan size büyük bir hayranlık duyarlar. Bunu yaşayan kişiler ve esas acı olan bunun gerçek olup olmadığını anlayamamanız, kendinizi büyük zannetmenizdir. Oysa ki kadının size yüklediği bir projeksiyondur. Daha acısı ise davranışının gerçekliğini anlayamamanız ve bunun fark etmemesidir. Aradaki ani soğumalar ise en karakteristik özellikleridir.

Önceden bahsettiğim güzellik söz konusu olduğunda en başta Ayşe ile Fatma’nın fark etmeyeceği kuralını atlamayın. Yani sorunlu olmasına rağmen hoşunuza gitti diye bir kadınla devam etmeyin. Bir erkek neden böyle yapar? Çünkü güzeldir, tipidir filan. Hani bir erkek daha ne ister? Kendi için çıldıran bir kadın var ve o kadın o erkeğin tam tipi ama yine de bir arzu sorunu var. Yani aşık değilsiniz ama zamanla neden olmasın diyorsunuz ve bu varsayımlar gerçekleri görmenizi, o kadının hatalarını, dengesizliğini görmenizi engelliyor. Unutmayın erkeği güzellik manipule eder!

 

İlk Aylar

1. ayda kıskançlıklar öyle bir boyuta gelmişti ki o an fark edemedim. Hatta normal geliyordu. Şu an rahat anlatıyor olabilirim fakat ilişki için hiç huzurlu olduğumu hatırlamıyorum. Böyle bir tutku görmemiştim. Aynı zamanda aşırı reaktif doğası beni rahatsız eder olmuştu. Şimdi çoğu kişi şöyle düşünebilir: “Ne şanslısın abi, çok sevilmişsin, o kadın seni hayatta bırakmaz hem, devamlı arkadanda olurdu.”

Öyle olmuyor gençler. İşte erkeğin yanılgısı burada başlıyor! Esas kuralı şudur: Bir kadın başta ne kadar yüksek ilgi gösteriyorsa size bir o kadar zarar verme potansiyelini taşır. İlişkiler yavaş yavaş olgunlaşmalıdır. Ateşli başlayan ilişki çabuk söner. En azından o kişi, gururundan unutuyormuş davranışını o kadar net gerçekleştirir ki gerçekliğini siz bile algılayamazsınız.

 

Bağlanma Sebebi Siz Değilsiniz!

Burada bağlandığı siz de değilsiniz aslında, kadın geçmişte yaşadığı bir paterni tekrardan oluşturup bir şeyleri çözmeye çalışıyor ama siz göremiyorsunuz. Bu patern ailesi ile ilgili uzantılar taşıyor olabilir. Mesela bu kadının annesi  önceki yazımda anlattığım gibi aşırı otoriterdi. Kimsenin psikiyatrı olmaya çalışmayın! Benimleyken en sonunda aldatma girişimi ile intikam alarak çözmeye çalışmıştı ki ben önce davrandım. Bana da zaten aldatıldığından bahsetmişti. Geçmiş sorunlarını sayemde kesin çözmüştür diye tahmin ediyorum. Sizi seven bir kadın sizden öylece vazgeçiyorsa mesele asla siz değilsinizdir. Siz onun duygularında bir “öcüyü” ifade ediyorsunuzdur ve aslında kadın öcüyü öldürmeye çalışıyordur.

Böyle bir durum yoksa kadın duygusal patlama yaşar, sizi kolay kolay unutamaz ta ki durumu öyle ya da böyle hazmetmek için çarpıtana kadar, bunun için de sizin güçsüz bir tavır sergilemeniz, kadına olanları rasyonalize edebilmesi için fırsat vermeniz gerekir. Hem güçlüsünüz hem kadın size onca hayranken sizden öylece vazgeçiyor? Ancak hastalıklı bir insan (kadın veya erkek) bunu yapabilir.

 

En azından şu dersi çıkartabiliriz

Böyle bir kadına izin vermeniz ve tuzağına düşmeniz, onun bir çok iç sorununu çözmesine sebep olur ve sizi bir daha umursamaz, çünkü “derdi” siz değilsiniz, o kendine terapi yapıyor. Yani sizinle hamur gibi oynayıp, istediği şekli verip, sonra da o şekile zarar vererek, kendini iyileştirmeye çalışıyor. Ben bazen kendim gibi davranmadığım zamanları bilirim.  

Burada erkeğin en büyük hatası buna izin vermeyeceğini ve kontrolün kendisinde olduğunu sanmasıdır fakat bir bakarsınız onun oyununu oynamışsınız, çünkü her şeyi arkanızdan çevirmiştir. Yalan söylemiştir.

 

30+ Yaşında Kadın

Dediğim gibi benim kız “30 yaşındaydı” o dönem, yani tipik bir “epiphany phase” geçiren ve kendini gerçekleştirmek üzere geçmişle hesaplaşmalarını kapatmak isteyen bir kadın modeliydi. Ama borderline karakter özelliklerinde bir drama kraliçesi hayal edin. Online oldunuz diye başka kızlarla flörtleştiğinizi düşünen, ekşi sözlükten her dakika yazdıklarımı okuyup, sinirlenen, her  şeyi üstüne alınan ve daha kötüsü bunlar yüzünden intikam almaya çalışan biri. Bir bu kadar ilgisizken, aynı zamanda bir bu kadar ilgili biri.

En başta komikti, hatta hoşuma gidiyordu. Uzun süredir de ciddi bir ilişki yaşamamıştım ama şartlar giderek zorlaştı. Hem de kontrolümden çıkarcasına… Bunu burada tarif etmek zor ama gerçek bir kabustan bahsediyorum. Mutlu olmayan bir kadın var. Her dakika gereksiz yere darlandığınızı hayal edin. İşte, evde, uyurken… Bir uyanıyorsunuz 10 tane mesaj gelmiş, yarısı “Neredesin sen! Yine bara gidip kızlarla sürttün değil mi!” ya da “İşteyken biliyorum o esmer kızla bir şey yaşıyorsun, o kızın bakışlarını sevmedim, evet şu an yattın onunla biliyorum!” diye histeri krizine giren, arabayla gidip kaza yapan bir varlık düşünün. Uç seviye paranoyaklık. Ben neden o kadınlayım? Muhtemelen benim de geçmişte çözemediğim bir duygumu alevlendiriyordu ki bazı tavırları ilk kız arkadaşıma benzediğini fark etmiştim.

 

Neden Sorunlu Karakterlere Çekiliriz?

Maalesef erkekler bu konuda daha kötü durumda. Kadın güçlü erkeği yontmaya çalışırken, erkekler sorunlu kadını düzeltmeye çalışır. Kendilerini kurtarıcı sanırlar ve bir şekilde geçmişteki kötü hislerini ya da çözemedikleri kadınlara benzer kadınlar bulup aynı paterni tekrardan izlerler. Burada esas amaç bir çeşit terapi gibi geçmişi çözmeye çalışmaktır.

Kötü karakterler (erkek ya da kadın) bunu yaparken sizi önceki sevgilisine benzetip, sizden intikam almak için yapıyor,  iyi karakterlerse bunu sizin duygu durumunuzu çözmeye çalışarak, yani sizi iyileştirmeye çalışarak yapıyor. Tabii ki erkeklerin çoğunluğu kurtarıcı aktör yapısına sahip olduğu için iyi karakter tarafındadır. Kadınlar en iyi ihtimalle aynı kurban rolünü yaşamayacaklarını düşünerek intikamcı modda hareket edebilirler ama erkekler reaksiyon alır.

Daha kötüsü bunu fark etmeden bir çok insan yapıyor. Yani “bana da hep sorunlu kadınlar geliyor” durumunun özeti budur.

 

İntikam Almak veya Almamak

Bu kadınların en kötü tarafı ise anlattığım amaçla sizden intikam almaya çalışmalarıdır. Rekabete girer ve sizin canınızı yakmaya çalışırlar. Hatası varsa affetmeyin derim. Burada tabii her kadının yaptığı gibi cinselliğini nasıl silah olarak kullandıklarını anlatmıyorum bile. Oysa ki hepsi bir oyunun parçasıdır. Hep söylediğim gibi: “Bir kadın hata yaparsa net olarak hatasını farkında olmasını ve özür dilemesini sağlayın.” Çünkü kadınlar bir şeyi itiraf etmedikleri sürece solipsist yapılarıyla o olayın farklı gerçekleştiğine inanırlar, ancak cümle ağızlarında çıkarsa bunu rasyonalize edemezler. “Bu yüzden kadın sizden özür diliyorsa bir şansı, dilemiyorsa hiç şansı olmalıdır. Bu gururdan dolayı değil, sizin iyiliğiniz, ilişkinin tutarlılığı için geçerlidir.”

 

Sonuçlar

Belki süreç doğru yöneltilse her şey iyi olur diyebilirsiniz ama bu asla gerçekleşmez. Çünkü öyle bir ilişki düşünün ki hiç bir şey “olması gerektiği” gibi ilerlemiyor.  Siz asla tam olarak yapmanız gerekeni bulamıyorsunuz. İyi davrasanız olmuyor, kötü davrasanız olmuyor. Hep bir yanlışlık, oturmamışlık vardır.

En kötüsü de bitişi… Bittikten sonra kurtuldunuz mu? Hayır! Ben ayrılma sonrası çok mutlu olmuştum fakat o beni pek rahat bırakmadı. İntikamım çok ağır oldu ama mutlu olmadım. Mutlu olmama sebebim intikam almak değil, üzülüp geri adım atmaktı. Makyavel’in dediği gibi:


“İnsanlara ya iyi davranınız ya da onları ayaklarınızın altında eziniz. Çünkü az incindiklerinde intikam peşine düşebilirler, daha fazlasındaysa bunu akıllarına bile getiremezler.“


İşte tam anlamıyla bu öğüde uymadığım için kötü sonuçlar yaşadım. Sonrasında bir kız arkadaşım daha oldu, ne garip ki benzer bir şeyler oldu, bir baktım o da takıldığım mekana gelmiş, belki iyi niyetliydi bilemiyorum ama silindir gibi üstünden geçtim. 1 hafta sonra o kadın ki kendisi, 23 yaşındaydı instagramını bile kapattı. Toz oldu resmen, hiç görmedim. Tabii bu kız küçüktü, yanlış kişiye hamle yapmıştı ve travmalı değildi. Acı çekmek yerine uzak durmayı tercih etti.

Tecrübelerimle çok net bir şey söyleyebilirim:

“Mantıklı kadınlar acı çekmemek için kaçar, rahatsız kadınlar sizi kovalar ta ki siz onun eline koz verene kadar. Oysa ki yapılması gereken sessiz kalmak veya çok sert tepki vermektir. Arafta kalırsanız, kaybedersiniz.”

 

Sonunda;

Bunun tabii güzel tarafları da var, örneğin benzer paternleri görünce az çok sonunu tahmin edebiliyorsunuz. Daha farklı yaklaşabiliyorsunuz. Bir daha borderline veya paranoid karakter yapılanmaları gördüğünüzde kişilik bozukluğuna sahip olmasalar bile o kadını hayatınızdan hemen atıyorsunuz. Bilmelisiniz ki sizi sever görürken, en fazla zarar vermeye çalışan da onlar olacaktır.

Siz siz olun sorunlu olduğunu gördüğünüz bir kadını hayatınıza alıp kontrol edebileceğinizi sanmayın. Erkek kolay inanan bir varlık, evet o kadın zarar görecek ama emin olun siz de göreceksiniz. O sebeple güç sizdeyken, kadının sorunlu olduğunu görmüşken, o ilişkiden çıkın. O oyunda ne kadar uzun süre kalırsanız, o kadar gerçekliğiniz olur. Oyun gibi düşünün, üstten main–>exit.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin)

Bir Evlilik ve Boşanma Hikayesi

Boşanma Hikayesi        

Geçen gün bir aile dostumuzun boşanma hikayesini dinledim. (Karar karısından gelmiş.)

Tabii o benim bu konuda neler bildiğimi pek bilmiyordu, ben de o yaştaki adama “şöyle hata yapmışsın bak” diyemedim ama anlattıkları erkek doğasını net şekilde açıklıyordu.

Kadın hatalı olsun ya da olmasın yaptıkları erkeğin etkilerine uygundu.

Çocuklar

Önceki konuşmalarda şunu söylemişti: “Oğlum ve kızım bana cephe aldı, bir haylaz oğlan ne yapsa annesi koruyor. Bir kere yanımda olmuyor.” 

Bu bir hata… Erkeğin maskülen gücünün kırılmasınn bir yansıması. Anne o kadar sallamıyor ki bilinçaltında diğer “erkeği” haklı buluyor. Oğlunun durumunu düşünün: Güç semboli olan zamanında iğdiş kompleksine sebep olan babayı ezip geçiyor.

Ebeveynler yanlış bile olsa birbirlerini statü sebebiyle savunmalıdır. Bunun olmaması aile yapısında bir sarsıntıya işarettir ama yavaş yavaş ısınan su içindeki kaynayan erkek bunu fark etmez, hatta normalleştirir. Çünkü bu kısa süreli bir sorundur. Basite indirger ve işine gücüne daha fazla kendini bilir, iç sıkıntıdan kaçmaya çalışır.

Klasik bir dırdır: “Ev İşleri”

Boşanma kararı ciddi bir karardır ama biten ilişkilere ve evliliklere baktığımızda sebepler basittir. Dürtüsel ilk dırdır da ev işleridir. “Ben ev işleri yapmak için mi evledim? Ben senin hizmetçin miyim?” ki erkek şöyle demiyor “Ben elektrik işlerini yapmak için mi evlendim? Eve para getirmek zorunda mıyım?”  Yakın bir arkadaşım ve akrabımızda bu yüzden boşandı ve hepsi de bu durumu kabullenmişti! 

Burada da senelerdir ev işlerinde aksamalar varmış. Örneğin karısı bütün gün evde olmasına rağmen yemek bile yapmıyormuş ve devamlı “ben çalışan bir kadındım, artık çalışmasam da senin hizmetçin değilim” gibilerinden söylemlerde bulunuyormuş.

Bu abi seneler önce bana şunu demişti: “erkek gerekirse evi temizleyecek, yemek yapacak, ben yıllardır böyleyim.” Hata burada başlıyor. Neden bu pazarlık kabul edilir ki? Onca işin yükün altında bir erkek mutfaktan ya da temizlikten sorumlu olmamalıdır. 

Bu kadın ağır temizlik yapacak, köle gibi çalışacak demek değildir. Ağır işleri tutulan biri de yapabilir ama kadın doğasının daha düzenli olduğu biliniyor. Etrafı çeviremeyen, evde boşken 15 dklık toparlama işlerini yapamayan, “kalk sen de topla” diyen bir kadının feminen yönden eksiktir. Bu aynı erkeğin hiç bir teknik ev işinden anlamamasına, kablo bile bağlayamamasına benzer (Mesele hizmetçilik değil. Umarım detay anlaşılmıştır. Duyar yapan feminazilere de buradan selam olsun.)

Gerçekleri Reddetmek

Kadının asli görevi kesin olarak çocuğudur(tartışmasız) ve iyi bir aile temeli de buna bağlıdır. Kadın her zaman az stres gerektiren ve kendine zamanı kaldığı bir düzen seçmelidir. En basitinden rekabet ve stresi dengeleyen testosteron hormonuna sahip değil. Bu olaylarla başa çıkmasını zorlaştırıyor ve kadının cinsel arzusunu da azaltıyor. Sonra etrafta dolaşan karar bile alamayan yöneticileri görüyoruz. 

Kadının kendi doğasını reddetmesi ve aşırı çalışarak, evden ve çocuğundan uzak bir yaşam seçmesi sadece mutsuzluğa sebep oluyor. 

Bununla ilgili yapılan bir çalışmada kadınların ilk çocuk sonrasında %29‘unun işine ilk 3 senede geri döndüğü, 5 senede ise bunun %15‘e düştüğü görülüyor. Çünkü kendi amacını gerçekleştirmiş hissediyor. Bu iç güdüsel tipik bir tepkidir. Aynı erkeklerin rekabet ortamında başarılı olmasına benzer. Çünkü erkeğin çocuk yaratma yeteneği yoktur, kendini gerçekleştirebilmesi başka yaratımlara bağlıdır. Eğer bir aile yönetecek maddi-manevi güce sahip değilseniz bu işe girmeyin. Çünkü sorumluluk sizde olacaktır, üstteki çalışmada da çocuk sonrası 3. senede aile gelirinin %69‘unun erkek tarafından karşılandığını bulunmuş.

Bu anlattıklarım bazı kişilere ters gelebilir ama en basitinden kadınlar sevdikleri erkekler için feminen arzuyla yaptıkları işleri düşünsünler. O zaman anlayacaklar. Buna hipergami diyoruz ve hipergami varken kadınlar iç güdüsel olarak yapmam dedikeri bir çok şeyi erkek diretmeden isteyerek yaparlar. Yoksa her işte “eşitlik, feminizm, dayatma, ataerkillik” gibi yaftalara başvururlar. 

Bunu 3 sene önce duyduğumda abi çok yanlış yerdesin geçmişti aklımdan ama bir şey diyemedim, tam tersi o bana tavsiye veriyordu, “sen de yapacaksın, eşitlik” filan diye. İşte sonuçları ortada. Böyle duyarların sonu ayrılıktır.

Mavi Haplı Erkeğin Dramı

Boşanacak erkeğe bir tavsiye olarak uyanın! Mavi haplı erkek kafası şunu anlamaz: “Kadının etkin olduğu feminen alanlara girip, yardımın ötesinde o işleri yaparsanız kadının saygısı azalır. Çünkü hipergamik dürtüsü her alanda eşitlenmeye başlar.” Tabii ki belli konularda yardım edebilirsiniz ama kadın bunun jest olduğunu anlamalıdır. Bunun yanında tamirat, elektrik, ağır işler sizden sorumlu olmalıdır ve bu sizi maskülen görmesine sebep olacaktır ama “ben yemek yapmıyorum, kendi yemeğini yap, kendi bulaşığını yıka, senin hizmetçinmiyim” gibi saçma buyruklar sadece ilişkinin bittiğini gösterir. 

Unutmayın ki kadın sevdiği zaman zaten ait hisseder, böyle cümleler kurmaz. Hele ki bunu eşitlik adına size sunuyorsa buna eşitlik değil kötü niyet denir.

Evli Olduğu Evde Kendi Yemeğini Yapan ve Azarlanan Erkeğin Dramı

Bu abinin son yaşadığı olay çok daha ilginç. Kendi yemeğini kendi yapıyor, kendi odasını kendi süpürüyor(evet odasını, son 1 senedir seks yok.), hatta işe gittiğinde gürültü yaparsa karısı tarafından azarlanıyor. Beklentisi kadının isteklerini yaptığında her şeyin iyi olması değil miydi? Demek ki eşitlik sağlandığında kadın o kadar da mutlu olmuyor ya da zaten sorun olduğu için bu problemleri çıkartıyor diyebiliriz.

Evde zaten yok, devamlı annesine giden bir kadın modeli mevcut. Bütün yöneticilik vasıfları tamamen kadına geçmiş, erkerkse eve para getiren atm moduna dönüşmüş. Abi şey diyordu:


“Valla kardeşim, eve gitmeyi sevmiyordum. Şimdi ne diyecek, hangi huzursuzluk çıkacak, nasıl masraf çıkacak diye korkuyordum.”


Hem seks yaşamları ölmüş, feminen bazı vazifelerini yerine getirmiyor, iş bölümü yok. Baya gemileri yakmış bir kadın sunumu görüyoruz ki bu son yavaş yavaş yaklaşmış. Gördüğüm genel bir gerçek var, kadın belli özelliklerinizden dolayı size aşırı reaktif bir tavır gösteriyorsa ona batmaya başladıysanız, sona yaklaşmışsınız demektir. Bence boşalınacaksa genç yaşta boşanmak daha iyidir.

Nafaka 

Boşanmda davası öncesinde ilk düşüncesi şuydu: “kaç senelik karım, nafaka almaz benden, tabii çocuklarıma yapmam gerekeni yaparım” dedi. Orada uyardım. Çünkü boşanma davalarında her türlü yasanın kadının yanında olduğunu maalesef bilmiyor ve bir çok erkek gibi “iyi niyetli” yaklaşıyordu. Oysa ki size; bütün gün evdeyken yemek yapmayan, çalışmayan kadın; survivor moda geçtiğinde götünüzden kan alır. Hele ki boşanmayı aklına koymuşsa güvendiğini bir çok şey vardır, bir sürü kişiden akıl almıştır. Abi beni yine dinlemedi ve karısı “sana gençliğimi verdiğim, kazandığın paranın yarısı benim” diye  ağlayıp zırlamış. (Burası abartısız şekilde gerçektir.) Hikayeyi dinlerken aklıma ünlü Kramer vs Kramer filmi geldi.

Özetleyelim

  • -Ev işleri yapan, feminen nitelikler kazanmış bir erkek modeli mevcut.
  • -Evde kendi işlerini görmesi bile kadına batıyor ve ses yaptığını söylüyor, azarlanıyor.
  • -Çocukları bile ona karşı olmuş ve anne hep çocukların tarafını tutuyor.

Bence anneme benzemek istemiyorum kadınlarında anlattığım Alfred Adler örneğinde olduğu gibi her şey rağmen erkek maskülen tutumunuzu savunmalıydı.

Abinin dediğini güzel bir cümle vardı ve aslında bu beni etkiledi, çünkü sosyal yapılanmamızı çok iyi açıklıyor.


“Ben de her şeyin kötü gittiğinin farkındaydım ama karımı terk edemezdim. Çünkü bu çaresiz birini ortada bırakmak olurdu, ailem ve çevrem ne derdi? Bir erkek karısını nasıl boşamayı düşünür?”


Kadın yaptığı zaman sorun olmuyor ama erkek bu düşüncelerle de mücadele etmek zorunda. Yani mahalle baskısı günümüz toplumunda aslında daha yüksek bir seviyededir.

Boşanmanın eşiğinden dönülmez. Her konuda eşitlik hiç bir zaman yoktu ve olmayacaktır. Bu boşanma sonunda muhtemelen, çocuklar anneye verilecek, babadan yüklü tazminat+nafaka alınacak ve çocukları babaya maalesef düşman olarak büyüyecektir.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Çirkin Erkek ile Güzel Kadın Birlikteliği

Çirkin Erkek ile Güzel Kadın Birlikteliği

Çirkin erkek ile güzel kadın birlikteliği’ni kıskanan erkekler benim en sevdiğim erkek grubudur! Elde edemediği kadının yanındaki erkekleri aşağılayan ve bundan pirim sağladığını sanan zavallılardır.

Erkeklerin ve kadınların bakış açısı bambaşkadır. Erkek projeksiyonu önceki yazılarımızda da bahsettiğim gibi kadını güzelliğine göre sınıflandırır, haliyle erkekleri de benzer şekilde görebilir. Emin olun ki erkeğin erkeği beğenmemesi kadının erkeği beğenmemesine göre daha fazladır. Kadınlar kadınların güzelliğini, erkeklerse o erkeğin yanındaki kadını kıskanır ve elde etmek ister.

Çirkin erkekler neden güzel kadınlarla birlikte olabiliyor?

Belki de kadın güzel değildir. Bu erkek aylardır seks yapamadığı ya da başarısızlıkları sebebiyle ilişki 1 ay sürdüğü için o kadını güzel görme eğilimine girmiş olabilir. Tipik bir meriç düşünün, güzel kadınların hepsine uydu olmuş fakat hiç biriyle yatamamış, tabii ki ona ilgi gösteren kadını dünya güzeli görecektir ama bu erkek genellikle kaypak olacak ve zamanla başka kadınlara doğru ilerleyecektir, boşuna meriç demiyoruz.

Bir diğer durum üstte bahsettiğim gibi “erkek projeksiyonu” sebep olarak karşımıza çıkar. Ona göre güzel kadınlar yakışıklı erkeklerle olmalıdır, aksi halde kendi gibi bir yakışıklıyı kimse seçmeyecektir. Burada psikolojik açıdan bir yansıtma olduğunu görüyoruz. Hatta öyle ki bu kişi yakışıklı bile olsa ona kusur bularak aşağılamaya çalışır. Subjektif olarak o erkeği değersiz görme eğilimindedir.

Hayatta her şeyin fiziksel olduğunu düşünür oysa ki böyle bir durum yoktur. Erkek gücü temsil eden bir varlıktır ve muhtemelen o kadın için de yüksek bir değer ifade ediyordur ama dışarıdan bakan erkek bunu yapısı gereği kavrayamaz. Oysa ki kadın çıkarcı, erkek ise fırsatçıdır ama erkeğin fırsatları yakalayabilmesi için alttaki nitelikleri taşıması gerekir. Kadın da hipergami sebebiyle çıkarcıdır, merak etmeyin çirkin de olsa o erkekten alabileceği çok fazla şeyi bulmuştur.

O erkekte ne fazla?

En başta erkeği çekici yapan kriterleri biliyor. Özetleyelim:

  1. Daha maskülen ve sahiplenici
  2. Sözde değil özde güven sahibi
  3. Herhangi bir özelliği yüzünden incitilemeyecek kadar bilge
  4. Konuşmayı ve etkilemeyi bilen
  5. Kadının sızlanmalarını dindirebilen
  6. Yeterli kıskançlık gösteren, aşırıya kaçmayan
  7. Yeterli güveni veren, aşırıya kaçmayan
  8. Kendini her zaman geliştirmeyi bilen
  9. Geleceğe karşı planları olan ve hayata pozitif bakan
  10. Muhtemelen ortalamada bir vücuda ve yüz hatlarına sahip olandır.

Açılın Ben Meriçim!

Tabii ki meriç oğlan, bu adamın başarılarını kıskanır ve “benim zaten param yok” ya da “ben daha iyisini hak ediyorum” diye kendini yer durur. Kendinin her zaman yeterli olduğuna inanır ve kıskançlık harici bir harekette bulunmaz. Çünkü hata onda değil, dünyadadır. Ellerindeki kartları iyi oynamak yerine, bir erkeğe yakışmayacak şekilde hayıflanmayı tercih eder. Çünkü kolay olan budur. Bu erkeklerin bazıları da narsist bir karaktere sahip olabiliyor. Yani iyi oldukları konuları abartırken, başarısız oldukları konularda baştan kabullenerek geri adım atıyorlar.

Unutmayın ki kendi hayatınızı kontrol altına alamazsanız, iyi biri olmanızı hiç bir kadın önemsemez. Jordan Peterson’ın bu konuda müthiş bir cümlesi var. Ne diyor?


“Zararsız bir erkek iyi bir erkek değildir. İyi bir erkek çok tehlikeli bir erkek olabilecekken kendini kontrol edebilendir.”


Hele ki efendi bir erkek olarak övünmenin hiç bir anlamı yok. O kadın sizi fark etmeyecek, tehlikeli fakat kendini kontrol edebilen piç ve çirkin erkekle birlikte olacaktır. Çünkü heyecanı sağlayan o erkektir. Kadının şimdiki zamanını garantileyen yine o erkektir.

Yine black pill sahiplerinde ve insellerde de aynı sorun mevcut. İnseller en azından baştan yenik olduklarını kabul ediyor, black pilldekiler kadınların hepsine eşya muamelesi yapabiliyor. Bence kendini çok yakışıklı görüp de başka erkekleri kıskanarak, yanlarında olan kadınları istemek çok daha ezikçe bir davranış.

Çirkin erkek ile güzel birlikteliği durumunda siz neredesiniz? Her konuda söylenen haset tarafta mı, yoksa her şeye rağmen elinizdekilerle savaşan tarafta mı?

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)

Erkeğin Fiziksel Özellikleri Belirleyici Midir?

Erkeğin Fiziksel Özellikleri Belirleyici Midir?

Erkek çok yönlü bir varlıktır ve çeşitli avantajları vardır. Tip, oyun ve para olarak önceden açıklamıştık. Bu yazıda erkeğin fiziksel özellikleri belirleyici midir? Buna devam edeceğiz.

Bir kadın neden fiziksel özelliklerden etkilenir? Güzel olduğumuz için mi? Kıvrımlarımız yüzünden mi? Erkek projeksiyonundan bu soruyu cevaplamak zordur. Erkek bilinci güzelliği 2 şekilde yorumlar ki Freud üstünden bunu kadınların doğasını anlamak yazısından açıklamıştık:

  • Annesinden dolayı gelen şefkat niteliği ve o kadının sırf görsel niteliğinden ötürü (hale etkisi) melek zannetme yanılgısı.
  • Şehvet sebebiyle seks yapmaya yatkın görmek. Yani hormonal sebepler.

1. şık oedipus kompleksi sebebiyle gelişse de her 2’sinde de seks arzusu mevcuttur ama kadında durum böyle değildir.

Kadın Nasıl Algılar?

Dr. Otto F. Kernberg’in kitabında bahsettiğini Braunscweig ve Fain (1971 ve 1975) makalerine göre: küçük kız, annesinden oğluna gösterdiği gibi yakın bir davranışı bilinç dışı olarak göstermemesi cinselliği daha geç keşfetmesine sebep olur. Annenin erotizmiyle özdeşleşmesi başka alanlarda yakınlaşmalarına ve annenin bunu desteklemesi ile erkeğe göre daha olumlu bir hal alır. Küçük kız, bir yerde nesnesini anneden babaya kaydırır ve babaya aşık olur ve sonunda onun tarafından kabul edilip cinselliğinin özgür kalacağına inanır. Bu inanç, kadının cinsel kapasitesini artırır ve bu sebeple de kadının bağlılığı başta daha güçlüdür. (Kişisel olarak eklemeleyim ki evde bir baba ile büyümeyen veya daddy-issues kadınların da temel sorunu bu. Dengesizlikleri ve düşük sevme kapasiteleri buradan geliyor.)

Bunun benzerini Freud da bir makalesinde anlatmaktadır. Bence hipergamik dürtü ve güç beklentisi de buradan gelmektedir ve bu gücü simgeleyen araçlar önem kazanır. (Erkekte bu durum kıskançlık üstünden gelişir. Hatta  biseksüel eğilimin de buradan çıktığı savunulabilir, erkek kendini hem anne hem baba yerine koyarak biseksüelliğe daha yatkın hale gelir, zaten istatistiksel olarak da erkeklerin eşcinsellik oranlarının kadınlara göre yüksek olduğunu biliyoruz.)

Kadınlar, Güç ve Maskülenlik

Özetle kadın itiraf etsin ya da etmesin “gücü” sever. Fiziksel özellikleriniz örneğin boy-kilo; özgüven, sosyal statü, kaynaklara erişim arasında bilinçaltında bağlantı kurar. Yine hale etkisyile sizi “özgüvenli ve maskülen” olarak kodlar. Örneğin uzun-boy bunları vadeder ama her zaman gerçekle uyuşmayabilir. Gördüğümüz üzere kadınların fizikselllik algısı pek de erkekler gibi değildir.

Fiziksel özellik konusunda özellikle “yüzünüz”, “simetrik olmanız”, “bel-kalça oranınızın” ve V formunda üst vücudunuz daha baskın nitelikler taşıyor ve kadınlara maskülen bir sinyal gönderiyor. Önceden bir yazımda detaylı anlatmıştım. Kadınlar genelde fiziksel özellikleri düzgün (hafif kaslı, yağsız) erkekleri kısa dönem “döllenme” ihtiyaçları nedeniyle seçerken, yağlı, düşük testosterona sahip erkekleri “sağlayıcı” nitelikleri sebebiyle seçiyor ve bu çalışmada bile %100lük bir oran mevcut değil ama alfa döller, beta öder kuralı geçerli.

Çok net birkaç örnek: Brad Pitt, Tom Cruise, Jonny Depp, Kit Harington, vs… Hiç biri çok uzun boylu değil ama bir çok kadın tarafından çekici bulunuyor. Kadınların uzun ve kısa vade seçimlerinde yüzün daha önemli olduğunu araştırmalardan biliyoruz.

Kadınlara erişememede tek sebebiniz fiziksel nitelikleriniz değil, evet önemliler ama doğru yönetilmedikleri sürece anlamsızlar. Aslında temel nedeni 6,5/10 çekicilik değerini yakalayamamış olmanızla ilgilidir. Tabii ki bu özelliklere sahip olmadığınız için gösterdiğiniz agresif, negatif, kendine güvensiz tavır daha belirleyicidir. Bir olay olduğu zaman “çünkü şuna sahip değilim” diye kendinizi ketlemiş oluyorsunuz, bu da siyah hap düşüncelerine neden oluyor. Düşünceniz duygularınızı uyarıyor ve bu düşünce akımı sizi negatif etkiliyor ki fiziksel özelliklerle zihinsel niteliklerinizi etkileyerek başarısız hissetmenize neden oluyor.

Eminim ki 180+ cm üstünde olup tipi olmadığı için partnere ulaşamayan bir çok erkek anlattıklarımı anlayacaktır. Hele ki o boyla 155’lik kıza diz çöküp ağlayanlardan rahatlıkla boğaziçi köprüsü yaparız.

İnsan Evriminde Gelişen Fiziksel Özellikler Nedir? 

İnsan evriminin en verimli zamanı olarak  10bin senelik “Pleistosen” dönemi olduğu biliniyor. Bu dönemde beyin, iq ve dolayısıyla kur yapma yeteneklerimiz ciddi şekilde gelişmiş durumda, bu da bilim ve sanatta gelişme sağlıyor. Çirkin erkek yazımda bahsettiğim gibi; boy, kilo ve kas oranlarında ufak değişiklikler olsa da cinsel seçilim tarafından direkt seçilmemiş özelliklerdir. Kas oranlarımızın sadece yeri değişmiş, hatta biraz azalmıştır; doğal şartlara uyarken kireçlenme ve bel ağrısı gibi yeni sorunlar ortaya çıkmıştır. 

Dünyada asırlar sonunda en uzun boya ulaşan ırkın Hollandılılar olarak biliniyor. boy ortamaları 165 cm’den 185 cm’e artmış fakat bu son 150 yıl içinde gerçeklemiş! Araştırmalarla bunun cinsel seleksiyonla, evrimle yani kadının seçimiyle gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmış. regresyon analizlerine göre evrimsel olarak son 150 sene hariç erkek boyu 2,28 mm artması gerekiyorken son 150 senede 20 cm artmış ve evrimle ters düştüğü görülmüştür. Arada %1,1’lik bir fark mevcut. kalıtsal olarak bir şeyleri ispat etmiyor.

Kuzey Avrupa ülkelerinin de çoğunda uzama durmuş durumda. Genel olarak boy uzamasını genetik faktörler yanında endustiriyelleşme ile ortaya çıkan iyi beslenme alışkanlıklarına ve takviyelere bağlı olduğu düşünülüyor. Örneğin Japonya’da da ortalama boy artışı yakın süreçte olmuş ve yapılan çalışmalarda 2. dünya savaşı esnasında tüketilen süt miktarındaki artışla bağlantılı olduğu görülmüş.

Bergman Kuralı

Bu kurala göre ısınan havayla boylar uzuyor, böylece yüzey alanımız sayesinde daha az üşüyoruz. Yani küresel ısınma da boyumuzu uzatıyor. Yine kadın seçimi devre dışı kalıyor, doğal seleksiyon daha etkin bir mekanizma haline geliyor. Hatta araştırmalara göre uzun boylu erkeklerin çocuk sahibi olma yaşları daha yüksekken kısa boylu erkeklerin daha erken yaşta çocuk sahibi olduğu görülmüş. Bu da cinsel seleksiyonla açıklanamıyor. Kadınlarda da benzer durum var. Uzun boylu kadınların daha az evlilik gerçekleştirdiği ve çocuk sahibi olmadığı görülüyor.

Sperm Sayısı ve Fiziksel Özellikler

Benzer şekilde sperm sayısı ve üreme oranları arasında da net bir ilişki kurulamamış. Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da evrimin boy uzatması ve güçlenmiş olmaları gerekirdi fakat bunun da olmadığını görüyoruz, hatta son yüzyılda Amerikalıların ortalama boyunda düşüş mevcut (ve göçlerle bu durum arasında negatif bir korelasyon mevcut değil, yani etkilememiş).(Referans 1 Referans 2 Referans 3 Referans 4)

Boylu-Poslu Yiğit Olmak

Evet boy güzel bir avantaj, yarattığı algı da pozitif. (David Buss – The Evo Of Desire). Araştırmalar da bize bunu söylüyor ama ilişki için tek başına yeterli olmadığını ve cinsel seçilimde tek parametre olmadığını da görüyoruz. Çünkü kadınlar da girift yaratılışta psiko-sosyal varlıklar. Bir erkeğe çok katmanlı bakıyorlar ve sizin toplamda ne sunduğunuz daha önemli.

“Gert Stulp ve Ark.” makalesine göre uzun boyla kaynaklara kolay erişen, yüksek sosyal statü ile ilişkileniyor ve kadın temelde dikkat edin “boyu” değil, belirtilen özellikler bunun göstergesi olduğu için bu erkekleri çekici buluyor ki makalede bu belirtilmiş. Bu sebeple günümüzdeki gen havuzunda her boydan erkek hala mevcut (sonuçlar-3). (Referens: Gert Stulp and Louise Barrett “Evolutionary Perspectives On Human Height Variation”, Biological Reviews, syf: 206-234, 2016.)

Kadına Güçlü Olduğunuzu Gösterme Yolları

Demek ki kadına bunları temsil ettiğimizi(güç, statü, para vs.) ispat edebilirsek, aynı arzuyu oluşturabiliriz. Peki bunu nasıl yaparız? Nasıl hissettiririz?

Çekiciliğinizi bir güç pastası olarak düşünün. Bu 360 derecelik pastayı nasıl doldurduğunuz önemlidir. Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi tipinizi, oyununuzu ve maddi kaynaklarınızı arttıracak şekilde kendinizi geliştirebilirsiniz.

Kısa Kısa

1) Fiziksel olarak hisseder. Yapılan bilimsel araştırmaya göre özellikle üst vücut kaslarının kadınları çektiği görülmüştür. “abartıya kaçmadan” üst vücut kaslarını(göğüs-kol-sırt-omuz) geliştirmeniz ve v tipi süperman görüntüsünde vücuda sahip olmanız kadını etkiler. Kadın bilinci bu görüntüyü “erkeksi ve çekici” bulur ve bu evrenseldir. Boyunuzu uzatamazsınız ama bunu yapabilirsiniz. İyi haber: kısa boylu erkekler daha rahat kas yapabiliyor ve sergiliyor özellikle de kol kaslarını. Çünkü vücut hacimlerini doldurmaları daha kolay.(Referans 1,  Referans 2)

2) Psikolojik olarak hisseder. Bir kadını etkilemedeki en büyük nitelik maskülenliktir. Alfa olmak diyoruz ya işte bu ta kendisi oluyor. Psikotisizminizin yüksek olması (sert-umursamaz-inatçı-salgırgan-mesafeli) en önemli koşul. Kolayca yaralabilen, psikolojisi zayıf, etki altına giren, vazgeçemeyen, mücadele edemeyen erkek zayıftır ve kadınlar zayıflığı sevmez. Bilge olmak yazısında bunun felsefi yönünü ele almıştık.

3) Sosyo-ekonomik olarak hisseder. İstatistiklere baktığımızda kadınların %78’nin gelecek kaygısıyla “sürekli işi” olan erkekleri partner olarak tercih ettiği görülüyor (Referans). Yalnız tamamiyle kadını böyle etkilemeye çalışmanız “sağlayıcı” olarak görünmenize neden olabilir, yani kadının sizi fiziksel olarak çekici bulması da önemlidir.

Sosyo-ekonomik sebepler bu 3 madde içinde eş seçiminde belki en önemli seçici kriter de diyebiliriz. Siz 10k kazanan bir lavabo ustasısınız, kadın ise mühendis ve o da 8k kazanıyor diyelim. Ekonomik açıdan o erkek daha yukarıdadır fakat sosyo-ekonomi sınıf farkı yüzünden o kadına görünmez olursunuz.

Yani

İyi eğitim, yüksek kazanç ve bunların göstergesi olan “pahalı saat ve kaliteli giyim tarzı, araba, ev vs.” kadınları etkiliyor. Aynı boy gibi kadında güç algısı oluşturuyor. (Ref: David M. Buss, Pete Foley, “Mating and Marketing”, Journal of Business Research)

Bunların yanısına kadınların azimli, güçlü, tuttuğunu koparan erkekleri daha başarılı bulduğu ve eş olarak seçtiği biliniyor. Erkek çekici yapan kriterlerde anlattığımız gibi: babadan zengin bir erkektense sonradan kendi işini kurup devleşmiş bir adam daha çekici, kas yapabilen erkek disiplin gösterdiği için daha çekici. Sosyal statüde üstte olan, dikkat çeken kişi (örneğin yazar, şair, sanatçı ve hatta alanına göre genel müdür), olmayandan daha ilgi çekici fakat boy ve yakışıklılık bunların içinde değil. Çünkü geliştirilebilir özellikler değiller ama “etkin” değiller demiyorum. Kesinlikle etkinler. Bu yüzden geliştirebildiğiniz bütün fiziksel özelliklerinizi maksimum düzeye çıkartmalısınız. Tipiniz sadece “tek parametreye” bağlı değil.

Takıntılı Kadın

Son not olarak ekleyeylim, fiziksel özellikleri şöyle-şöyle olmayan erkekle birlikte olmam diyen kadınların %80’ni gerçekçi değildir ve kendinde neyin tutku oluşturacağını çoğunlukla kestiremezler. İngilizcede bu abartı duruma: “The Rules of 6” diyorlar. Yani 6″ boy(190+ cm), 6-pack, 6 haneli gelir ve işinde uzmanlık (lisans+yüksek lisans). Bunun sebebi kadınların iç dünyalarına dönük dış dünyaya ise kapalı olmasıdır. Bir diğer neden ise bu erkeklerde nadir olarak yüksek özgüvenle karşılaşmışlardır. Gerçekten de fiziksel özellikler, iyi bir zihinsel yapılanma yoksa kişide özgüven eksikliğine sebep olacaktır. Karşılarına zıt davranan, düşünceleri net, stoik bir erkek çıkmadığı sürece de bu görüşleri değişmeyecektir. Bu konuda gerçekten uç tavırlar sergileyen kadınlarla da mümkünse birlikte olmayın derim. Çoğu 30 yaşından sonra sorun yaşayacak. Çünkü o kadın bugün tipinize bakar, yarın paranız sorun olur. 1 sene sonra da neden daha fazla kazanmadığınız sorun olur ve ilişki biter.

(Makaleyi oylamayı ihmal etmeyin.)